T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1695
KARAR NO: 2025/916
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2022
NUMARASI: 2021/397 Esas - 2022/243 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin ... plakalı 2019 model ... marka, ... cinsi aracı 31/05/2019 tarihinde 252.852-TL bedelle satın aldığını, aracın 09/04/2020 tarihinde fren pedalının şişmesi ve frenlerin tutmaması şikayetiyle kurtarıcı ile yetkili servise götürüldüğünü, servis tarafından "kısa test uygulaması" notuyla 09/04/2020 tarihinde teslim edildiğini, daha sonra aracın 06/10/2020 tarihinde motor arıza ikazı yanması şikayetiyle yine servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından"kısa test uygulanması, ... tertibatının kontrolü, ... katalizatörü sonrası ... sensörünün elektrik kumanda ünitesiyle birlikte yenilenmesi" notuyla 06/10/2020 tarihinde teslim edildiğini, araçta aynı arızanın ikinci kez tekrarı sebebiyle 16/10/2020 tarihinde motor arıza ikazı yanması şikayetiyle aracın yetkili servise götürüldüğünü, araçtaki sorun giderilemeden müvekkiline teslim edildiğini, aracın 21/10/2020 tarihinde bu sefer aracın kombi gösterge ekranında ... arızası şikayetiyle aynı servise götürüldüğünü, arıza kontrol edilerek aracın 21/10/2020 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, araçta aynı arızanın ikinci kez tekrarı nedeniyle 09/11/2020 tarihinde aynı şikayetle aynı servise götürüldüğünü, aracın son olarak 22/01/2021 tarihinde kombi gösterge ekranında akü ikazı yanması şikayetiyle servise götürüldüğünü, servis tarafından yapılan inceleme sonunda aracın 22/01/2021 tarihinde teslim edildiğini, müvekkili şirketin aracını birden fazla şikayet sebebiyle sürekli yetkili servise bırakmak zorunda kaldığını, araçtaki arızalar giderilmediği gibi aracın uzun süre serviste kaldığını, bu süre zarfında servis yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de aracın ayıbının çözümlenemeyecek boyutta ve üretimden kaynaklandığının belirtildiğini, araç ayıplı olup araçtan beklenen verimin alınamadığını belirterek, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine,mümkün olmaması halinde ödenen 252.852-TL'nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; ayıp ihbarının süresinde olmadığını, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, aracın ayıplı olmadığını, kullanım hatasından kaynaklanan ve zamanla aşınan, yıpranan parçalar için müvekkilinin aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte, aracın ayıplı olduğunun kabulü halinde de arızanın giderilebilir olup olmadığı, araçtan beklenen faydanın sağlanıp sağlanmadığı hususlarının irdelenmesi gerektiğini, araçtan faydalanmayı ortadan kaldırmayan bir durumda bedel iadesinin söz konusu olamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;alınan bilirkişi raporunda, araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığı, var olan hataların garanti kapsamında giderildiği, aracın kullanımında herhangi bir sorun bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle uyuşmazlık konusu araçta beklenen faydanın davacı yararına azalmadığı, dolayısıyla aracın misli ile değiştirilmesi şartları oluşmadığı gibi, bedel iadesi şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin, dava konusu aracını birden fazla şikayetin birden fazla tekerrür etmesi sebebiyle sürekli yetkili servise bırakmak zorunda kaldığını, araçtaki arızalar giderilmediği gibi aracın uzun süre serviste kaldığını, araçtaki sorun giderilmediği gibi müvekkili şirketin de aracı verimli kullanamadığını, bu durumun aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini,müvekkili şirketin talebi olmamasına rağmen servisin onarım konusunda ısrarcı olduğunu,yaklaşık iki yıllık sürede aracın verimli kullanılamadığını, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve kendi içinde çelişkili olduğunu, sıfır olarak alınan aracın 20 kez servise götürülmesinin ve araçtan beklenilen randımanın alınamamasının aracın gizli ayıplı olduğunu ortaya koyduğunu, aracın arızalarının içerisinde aracın en önemli parçaları olan motor ve fren arızalarının da bulunduğunu, her ne kadar arızaların giderildiği belirtilse de aracın beklenen performansla kullanılamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız benzeriyle değişim, olmadığı takdirde sözleşmeden dönme istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirerek satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı incelemeyi, bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak,olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Dava konusu aracın 31.05.2019 tarihinde davalı tarafından satışının yapılarak teslim edildiği, aracın 17.06.2019 tarihinde klima, motor ve ... uyarısı şikâyeti ile servise götürüldüğü, arızaları giderilen aracın davacıya 18.06.2019 tarihinde teslim edildiği, 09.04.2020 tarihinde araç yaklaşık 52.000 km'de iken fren pedalı şişmesi, fren tutmaması şikayeti ile yetkili servise götürüldüğü, parça değişimleri ile arıza giderilerek aracın 09.04.2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, 06.10.2020 tarihinde araç 72.985 km'de iken motor arıza ikazı yanması şikayeti ile servise götürüldüğü, yine arızaların giderilerek aracın davacıya teslim edildiği, 16.10.2020 ve 21.10.2020 tarihlerinde aracın kombi gösterge ekranında ... sistem arızası uyarısı şikayetiyle servise başvurulduğu, arızanın giderilerek aracın davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Arızanın ortaya çıkması üzerine davacı tarafından, yukarıda belirtilen tarihlerde aracın yetkili servise götürülerek onarım için başvurulduğu görüldüğünden arızanın kullanımla ortaya çıkması nedeniyle, ihbar süreleri bakımından TBK'nın 223. maddesinin uygulanması gerekmekte olup,arıza üzerine davacı tarafça yetkili servise başvurulması ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan süresinde ayıp ihbarı yapıldığının kabulü gerekir. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmedikçe, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Somut olayda dava konusu araç davacıya 31.05.2019 tarihinde teslim edilmiştir. İşbu dava ise 03.05.2021 tarihinde açıldığından sorumluluğun devam ettiği dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; araca uygulanan diagnoz testi sonucunda mevcut durumda bir hata olmadığı, önceden var olan fren sistemi ve ... arızalarının giderildiği, aracın 17.06.2019 tarihinde 2.068 km'de iken klima, motor ve ... uyarısı şikâyeti ile servise götürüldüğü, arızaları giderilen aracın davacıya 18.06.2019 tarihinde teslim edildiği, 09.04.2020 tarihinde araç yaklaşık 52.000 km'de iken fren pedalı şişmesi, fren tutmaması şikayeti ile yetkili servise götürüldüğü, parça değişimleri ile arıza giderilerek aracın 09.04.2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, 06.10.2020 tarihinde araç 72.985 km'de iken motor arıza ikazı yanması şikayeti ile servise götürüldüğü, kısa test uygulanması, ... katalizör sonrası ... sensörünün yenilenmesi notu ile şikayetlerin giderilerek aracın davacıya teslim edildiği, müşterinin şikayetleri doğrultusunda yetkili servisin arızaları giderdiği, araçta bir değer kaybı bulunmadığı, dava tarihine kadar aracın iki kez fren arızası çıkardığı ve onarım ile arızanın giderildiği, yine beş kez ... arızası olduğu, yalnızca 06.10.2020 tarihinde onarım yapıldığı, diğerlerinde herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan giderildiği, fren sisteminde oluşan ve giderilen arızanın tekrar oluşmadığı, ... sisteminin sensör değişimi sonrası sorunsuz çalıştığı, 16 ay sonra çıkan ikaz uyarısının da servis müdahalesi ile giderildiği, arızaların aracın emniyet ve konforunu etkilemeyen giderilecek arızalar olduğu, ... arızasının hız ve güç azalması gibi büyük arıza haline gelmediği, dolayısıyla araçtan beklenen faydayı olumsuz etkilemediği, araçta ayıp olmadığı için ayıpsız benzeri ile değişim ve bedel iadesi şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle,araçta meydana gelen ve gizli ayıp niteliğinde bulunan fren sistemi ve ... arızasının yetkili servisçe garanti kapsamında ücretsiz olarak giderildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında bilirkişi tarafından yaptırılan kısa test ile de mevcut herhangi bir arıza kaydına rastlanmadığı, arızaların niteliği ve tamamen giderilmiş olması da dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeriyle değişim ya da sözleşmeden dönme koşullarının mevcut olmadığı, araçta değer kaybı bulunmadığı anlaşılmakla,davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 45,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2025