T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/750
KARAR NO:2025/816
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/11/2021
NUMARASI:2019/609 Esas - 2021/781 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkili nezdinde ... nolu nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalının satın aldığı 10 adet motor cinsi emtiayı İtalya’dan Türkiye’ye davalının taşıdığını, davalının İstanbul'daki antreposunda forklift ile yükleme yapılırken ... Model ... seri nolu emtianın forkliftten düşerek zayi olduğunu; sigortalıya 9.602-TL hasar ödendiğini ve müvekkilinin halef olduğunu; davalıya ve davalının sorumluluk sigortacısı ... Sigorta'ya gönderilen rücu ihtarlarının 21/05/2018'tarihinde tebliğ edildiğini, fakat cevap verilmediğini; bu nedenle davalı aleyhine 9.602-TL asıl alacak ve 289,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.891,84-TLnin avans faiziyle TBK 100'e göre tahsili için Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... (Yeni Esas: Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ...) sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takipten sonra ... Sigorta'nın 6.559-TL ödediğini, TBK 100 gereği bu ödemeden önce takip çıkışı (asıl alacak, işlemiş faiz), icra harç, vekalet ücreti ve masraflarının ödenmesi gerektiğini; davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının 6.384,15-TL bakımından iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davanın TTK 855 ve CMR 32'deki bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin bilgisi dışında ... Sigorta tarafından ödeme yapıldığını, ödemenin asıl alacak üzerinden mahsubunun gerektiğini, davacının temlikname sunmadığını, poliçede imza bulunmadığını, ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, hasarda müvekkilinin kusurlu olmadığını, istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, somut olayda emtianın 11/09/2017' tarihinde zarar gördüğü ve davalının tutanak tuttuğu, eksper raporunun 24/10/2017 tarihli olduğu, takibin 11/09/2018' tarihinde başlatıldığı, davanın ise 11/11/2019' tarihinde açıldığı, bu durumda itirazın iptali davası hak düşürücü sürede açılmış ise de CMR hükümleri uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı, zira 11/09/2018' tarihinde takiple kesilen zamanaşımının tekrar işlemesiyle 11/09/2019' tarihinde dolacağı, bu süreye arabuluculukta geçen 1 ay 5 günün eklenmesi gerektiği ve zamanaşımının 16/10/2019' tarihinde dolduğu, davanın zamanaşımının dolmasından sonra 11/11/2019'da açıldığı ve kötüniyet tazminatı şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, somut olayda 11/09/2018' tarihinde başlatılan icra takibiyle zamanaşımının kesildiğini, davalının 05/10/2018'tarihinde takibe itiraz etiğini ve takibin durduğunu,Yargıtay ilamlarına göre zamanaşımının bu süreden sonra yeniden işlemeye başlayacağını, davadan önce 13/09/2019' tarihinde arabulucuya başvurulduğunu ve sürecin 18/10/2019 tarihinde sonuçlandığını, bu tarihler arasında 6325 sk uyarınca zamanaşımının durduğunu, 05/10/2018 tarihli itiraz ile yeniden başlayan zamanaşımı süresinin 05/10/2019 tarihinde dolacağı düşünüldüğünde aradaki sürenin 22 gün olduğu, bu 22 günün arabuluculuk sürecinin bittiği tarih olan 18/10/2019 tarihine ekleneceğini, ayrıca arabuluculuk sürecinde geçen 1 ay 5 gün de üzerine ekleneceğinden, davanın 14/12/2019 tarihine kadar açılması halinde zamanaşımı süresinin dolmayacağını ve 11/11/2019 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığını; ayrıca takipteki davalının itirazı müvekkiline tebliğ edilmediğinden 1 yıl içinde açılması zorunlu olan bu davada sürelerin işlemeye başlamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taşıma sırasında ziya olmuş emtia bedelinin nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taşımanın İtalya'dan Türkiye'ye olan güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 32. maddesinde, bu anlaşma gereğince doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği ancak bilerek kötü hareketin varlığı tespit edilmesi halinde üç yıl içinde açılacağı düzenlenmiştir. Teslimde kısmi kayıp ve hasar olması halinde bu sürenin teslim ile başlayacağı öngörülmektedir. Zamanaşımının kesilmesini düzenleyen TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı dava, defi, icra takibinde bulunulması halinde kesilir, kesilme ile birlikte aynı süre kadar yeniden işlemeye başlar. TBK'nın 158. maddesine göre zamanaşımı icra takibi ile kesilmiş ise icra dosyasında yapılan her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Buna göre eldeki davada, emtiadaki zararın 11/09/2017 tarihinde meydana geldiği, bu tarihten sonra 1 yıllık süre dolmadan 11/09/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının takibe 05/10/2018 tarihinde itiraz ettiği ve aynı tarihte İcra Dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği, zamanaşımı süresinin borçlunun itirazı üzerine 05/10/2018 tarihinde kesilerek yeniden 1 yıllık sürenin işlemeye başladığı (Yargıtay 11. HD'nin 2016/798 E., 2016/6249 K. sayılı ve 06/06/2016 tarihli ilamı), yeni sürenin 05/10/2019 tarihinde sona ereceği ancak arabuluculukta geçen 13/09/2019-18/10/2019 tarihleri arasındaki 36 gün boyunca zamanaşımının işlemediği, zamanaşımının durduğu 13/09/2019 tarihi itibariyle zamanaşımının dolmasına 23 gün kaldığı, kalan 23 günün 19/10/2019 tarihinden yeniden işlemeye başladığı gözetildiğinde zamanaşımı süresinin son günü 10/11/2019 tarihinin Pazar gününe rastlaması nedeniyle 11/11/2019 Pazartesi günüdür (Yargıtay 4. HD'nin 2018/2064 E., 2018/5173 K. sayılı ve 28/06/2018 tarihli ilamı). Buna göre davanın bir yıllık süre içinde 11/11/2019 tarihinde açılmasına rağmen, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.CMR'nin 17. maddesi; "1.Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir.Somut olayda davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı şirketin İtalya'dan satın aldığı motor emtiasının Türkiye'de davalının antreposunda 11/09/2017 tarihinde forkliftte taşınırken düştüğü ve hasarlandığı davalı tarafından aynı tarihte tutulan tutanakla belirlenmiştir. Buna göre artık davalının ileri sürdüğü gibi emtianın ambalajının yetersizliğinden bahsedilemeyecek olup, davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Alınan bilirkişi heyeti raporunda emtiadaki zarar tutarının talep gibi 9.602-TL olduğu, emtianın ağırlığı üzerinden yapılmış hesaplamada sorumluluk üst sınırının 21.004-TL olduğu ve belirlenen zarar tutarının üst sınırın altında kaldığı, ihbar edilen ... Sigorta'nın 14/01/2019 tarihinde davacıya 6.559-TL ödeme yaptığı, davacının icra takibinde TBK'nın 100. maddesine göre tahsilat yapılmasını istediği; eldeki davayı 6.384,15-TL üzerinden açtığı; bilirkişi ek raporunda söz konusu ödemeye istinaden TBK 100 kapsamındaki hesaplamaya göre kalan borç miktarın 7.340,60-TL olduğu hesaplanmıştır. Denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davacının 6.384,15-TL asıl alacak üzerinden kabulü gerektiği, ancak alacak tazminata ilişkin olup likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. CMR'nin 27. maddesinde, hak sahibinin tazminat için faiz talep edebileceği, faizin başlangıç tarihinin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir isteğin bulunmaması halinde ise faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı hüküm altına alınmıştır.Davacı tarafça keşide edilen ihtarname davalıya 21/05/2018' tarihinde tebliğ edilmiş, takip 11/09/2018'tarihinde başlatılmıştır. Bu nedenle, takipte istenilmiş işlemiş faizin yerindedir.Ancak davalının sigortacısı ... Sigorta'nın davacıya yaptığı kısmi ödeme nedeniyle TBKnın 100. maddesine göre işlemiş faiz dikkate alınarak yapılan hesaplama nedeniyle , eldeki davada kabul edilen asıl alacak miktarı için ödeme tarihi olan 14/01/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın 6.384,15-TL asıl alacak bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek ,itirazın kısmen iptaline , davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 Tarih 2019/609 Esas 2021/781 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile; Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ...(Yeni Esas: Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ...) dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 6.384,15-TL asıl alacak bakımından kısmen iptaline, asıl alacağa 14/01/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Koşulları bulunmayan icra inkar tazminatının reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme ve icra veznesine yatırılan toplam 109,03-TL harcın mahsubu ile kalan 506,37-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 153,43-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 3.500-TL bilirkişi ücreti, 159,40-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.659,40-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 6.384,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından sarf edilen 76-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025