T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2174
KARAR NO: 2025/762
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2022
NUMARASI: 2022/52 Esas - 2022/604 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline 3 ayrı faturadan kaynaklı toplam 172.029,84-TL cari hesap borcu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, alacağı doğurur davacı tarafından müvekkiline verilmiş bir hizmet veya teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafa takipteki gibi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, davacı ve tarafa ait 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, tarafların defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 0,01-TL farkla davacı taraf davalı taraftan, davacı taraf kayıtlarına göre 172.029,83-TL, davalı taraf kayıtlarına göre 172.029.82-TL alacaklı olduğunun; davacı tarafından davalı adına kesilen tüm faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlendiğini, faturalara itiraz edilmediği, davacının davalıdan 172.029.82-TL alacaklı olduğunun her iki tarafın defterleri ile tesbit edildiğini, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı ve davalının ticari defterlerinde alacak olarak görünen miktar üzerinden davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı çekişmeli olduğu için davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, fatura bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge olduğundan verilmesi; ticari işletmesi bağlamında bir mal satılması, üretilmesi, bir iş görülmesi veya bir menfaat sağlanması (TTK.m.21.) gibi bir sözleşmenin yani muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmayacağını, geçersiz bir sözleşmeye 8 gün içinde itiraz etmeme muteber olmayan sözleşmeye geçerlilik de sağlamadığını, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatabı tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklindeki bir görüş hem mantıki hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ispat yükünün fatura tanzim eden davacı firmaya ait olduğunu, fatura sözleşmenin ifa safhası ile ilgili olup mutlaka bir sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, irsaliyeli faturalarda müvekkili firma yetkililerinin imza, kaşeleri ve taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, itiraza konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, cari (açık)hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı taraf; taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu ileri sürerek alacağın tahsili talep edilmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. HMK nın 222.madde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2020, 2021 yılında E-defter tuttuğu, her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle, davacının ve davalının ticari defterlerinde davalının davacıya 172.029.82-TL borçlandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyen davalının fatura muhteviyatı malları teslim aldığının kabulü gerekir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Davalı vekili, faturalara konu emtianın müvekkiline kendisine teslim edildiğinin kanıtlanamadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; devam eden ticari ilişki içinde teslim alıp itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle davacı teslimi kanıtlamış olduğundan aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca ticari defterlerinde kayıtlı borç miktarı davalı bakımında borç miktarı likit(bilinebilir) niteliktedir. Likit alacağa haksız itiraz nedeniyle alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasa gereğidir. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 172.029.82-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 11.751,36-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.937,85-TL harcın mahsubu ile kalan 8.813,51-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/05/2025