T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1110
KARAR NO:2025/740
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/12/2021
NUMARASI:2019/687 Esas 2021/934 Karar
DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/05/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketten olan 18.640,80-TL alacağının tahsil amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının alacağın 8.991,92-TLsine itiraz ettiğini, müvekkili şirket alacağının 2016 yılından süregelen ticari ilişkiden kaynaklandığını, alacağın müvekkili tarafından düzenlenen ve davalı şirkete gönderilen faturalar, ticari defterler ve cari hesap dökümü ile sabit olduğunu belirterek, davalı şirketin kısmi itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili;online alışveriş hizmeti veren kurumsal bir şirket olduğunu, ticari faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi firma ile çalıştığını ve tedarikçilerden satın aldığı ürünleri üyelerine fatura karşılığı sattığını, davacı şirketin de müvekkili şirketin tedarikçisi olduğunu,müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle 9.648,88-TL borcu olduğunu, kabul edilen kısmın tüm ferileri ile birlikte icra dosyasına ödendiğini ve bakiye için borca itiraz edildiğini, 12 adet fatura dışında hiçbir faturaya itiraz edilmediğini,12 adet faturanın ise taraflarca sürekli olarak iade edilmekte olduğunu, bu faturalardan 732,21-TL tutarlı faturanın, davacı tarafın kendilerine kırık gönderildiği iddiasıyla düzenlediği faturaya karşı düzenlendiğini, davacının ürünü müvekkiline göndermediğini, 59,51-TL tutarlı iki faturanın tedarik edilemediğinden müşteriye gönderim sağlanamadığı için davacı tarafından iptal edilen siparişlere istinaden düzenlendiğini, 2.135,80-TL tutarındaki depo tarafından müvekkiline düzenlenen ürün iade faturası olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu faturaya iade faturası kesildiğini, geri kalan faturaların ise fiyat farkı faturalarına istinaden düzenlenen karşı faturalar olduğunu, faturalar toplamının 6.004,89-TL olup, müvekkili şirket tarafından siparişlere ilişkin davacı tarafından iletilen fiyat listesine istinaden aradaki fark sebebiyle düzenlendiğini, icra dosyasına yapılan ödeme ile müvekkili şirketin davacıya bir borcu kalmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, davalının iade faturalarına dayanak belge sunmadığı, iadelerin izaha muhtaç olduğu tespitlerinde bulunulduğu, davacının lehine delil vasfına haiz ticari defterleri kapsamında 8.991,92-TL alacaklı olduğu, davalı yanca iade faturaları düzenlenmişse de iade nedenlerinin delillendirilemediği,borca itiraz tarihinden sonra davalı yanca 31/08/2019 tarihinde itiraza konu 8.991,92-TL yönüyle davacıya mutabakat mektubu gönderilmesi ve borcun ödendiği iddia edilmediğinden, davacının uyuşmazlık konusu 8.991,92-TL alacak isteminin haklı bulunduğu,alacağın likit ve itirazın haksız olduğu gerekçesiyle ,davalının kısmi itirazının iptaline, takibin devamına,alacağın %20'si nispetinde 1.798,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili; bilişim uzmanı bilirkişinin de bilirkişi heyetine eklenerek rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, cari hesaba konu davacıya gönderilen 12 adet fatura dışında hiçbir faturaya itiraz edilmediğini, 12 adet faturanın ise taraflarca sürekli olarak iade edildiğini, bu faturalardan 732,21-TL tutarlı faturanın, davacı tarafın kendilerine kırık olarak gönderildiği iddiasıyla düzenlediği faturaya karşı düzenlendiğini, davacının ürünü müvekkiline göndermediğini, ürünün gönderildiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, 59,51-TL tutarlı iki faturanın tedarik edilemediğinden müşteriye gönderim sağlanamadığı için davacı tarafından iptal edilen siparişlere istinaden düzenlendiğini, bu iki fatura yönünden ürünün tüketiciye teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, 2.135,80-TL tutarındaki depo tarafından müvekkiline düzenlenen ürün iade faturası olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu faturanın kabul edilmeyerek iade faturası kesildiğini, kalan 6.004,89-TL tutarlı faturaların ise fiyat farkı faturalarına istinaden düzenlenen karşı faturalar olduğunu, bu faturaların, davacı tarafından verilen fiyat listesine istinaden aradaki fark sebebiyle düzenlendiğini, faturalara dayalı alacağın varlığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, icra dosyasına yapılan ödeme ile müvekkili şirketin davacıya bir borcunun kalmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava,cari(açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafça davalı aleyhine 18.640,80-TL açık hesap alacağının tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafça borcun 9.648,88-TL'lik kısmı kabul edilerek ferileriyle birlikte icra dosyasına ödendiği, kalan 8.991,92-TL alacak yönünden ise borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 27/04/2021 tarihli raporda; her iki şirkete ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ile davalı şirketin cari hesap bakiyelerinin 31.12.2018 ve 05.02.2019 takip tarihi itibariyle 18.640,80-TL olduğu, 31.08.2019 mutabakat tarihi, 05.12.2019 dava tarihi, 31.12.2019 tarihi ve 17.09.2020 tarihleri itibariyle yine her iki taraf defterlerinde 8.991,92-TL alacak kaydı bulunduğu, davalı tarafından düzenlenen 8.991,92-TL tutarlı 12 adet iade faturasının davacının 2019 yılı faturalarına karşılık düzenlendiği, bu faturalara ilişkin karşılıklı faturalaşmanın 17.09.2020 tarihine kadar sürdüğü, bu tarih itibariyle 8.991,92-TL davacı alacağı konusunda taraf defterlerinin mutabık olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın karşılıklı olarak düzenlenen 8.991,92-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, davalının ihtilaflı işlemlere ilişkin dayanak belge sunmadığı tespitleri yapılmıştır.Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacının tüm satış faturaları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, taraf defterleri arasındaki 8.991,92-TL hesap farklılığı, davacı faturalarına karşılık davalı tarafından düzenlenmiş olan 12 adet iade faturasından kaynaklanmaktadır.Söz konusu faturalar dönem içerisinde taraflarca defalarca karşılıklı iade faturalarına konu edilmiştir. Davalı tarafça; iade faturalarından 732,21-TL tutarlı faturanın, davacı tarafın kendilerine kırık olarak gönderildiği iddiasıyla düzenlediği faturaya karşı düzenlendiği, 59,51-TL tutarlı iki adet faturanın tedarik edilemediğinden müşteriye gönderim sağlanamadığı için davacı tarafından iptal edilen siparişlere istinaden düzenlendiği, 2.135,80-TL tutarındaki faturanın depo tarafından müvekkiline düzenlenmiş olan ürün iade faturası olduğu, kalan 6.004,89-TL tutarlı faturaların ise müvekkili şirket tarafından siparişlere ilişkin davacı tarafından iletilen fiyat listesine istinaden aradaki fark sebebiyle düzenlendiği ileri sürülmüştür. Ancak iade faturalarının dayanağını ispat yükü bunu ileri süren davalı üzerinde olup, davalı tarafça bu hususta delil sunulmamıştır. İlave olarak davalı tarafça icra dosyasına yapılan kısmi ödeme sonrasında olmak üzere 27.09.2019 tarihinde düzenlenen mutabakat mektubuna göre de davacının 8.991,92-TL alacağı konusunda taraflar mutabakat yapmışlardır.Açıklanan nedenlerle, davalı davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık iade faturası düzenlemekte haklılığını gösteren bir delil sunmadığından iade faturaları miktarınca davacının talebinde haklı olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedeni yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 154-TL harcın mahsubu ile kalan 461,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2025