T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/824
KARAR NO: 2025/360
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2021
NUMARASI: 2016/1044 Esas - 2021/1074 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki sebebiyle davalıdan olan 31.171-TL alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinde davalıdan 20/04/2016 takip tarihi itibarıyla 31.171,87-TL alacaklı göründüğü, davalının takipte 20.515,31-TL borcunu kabul ettiği ve bu tutarı ferileriyle icra dosyasına 04/05/2016 tarihinde 23.404,40-TL olarak ödediği; taraflar arasındaki cari hesap farkının (31.171,87-20.515,31=) 10.656,56 TL olduğu ve sebebinin davacının davalıya düzenlediği 28/11/2015 tarihli ... numaralı 10.656,56-TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmaması olduğu, davalı vekilince 02/02/2021 tarihli duruşmada fatura içeriği ürünlerin davalının çalışanları ve imzaya yetkili kişilere teslim edildiğine dair beyanda bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 10.656,56-TL asıl alacak ile işleyecek yasal faiz yönünden aynen devamına, fazla istemin reddine; asıl alacağın %20'si oranında 2.131,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalı tarafın kötüniyet tazminat koşulları oluşmadığından reddine ve 23.404,40-TL'lik ödemenin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemenin itirazlarını gerekçeli kararda değerlendirmediğini; takipte istenilen 31.171-TL asıl alacağın 20.515,31-TL'sinin kabul edildiğini ve ferileriyle beraber 04/05/2016 tarihinde ödendiğini, kalan kısma itiraz edildiğini; talebe konu malların müvekkiline teslim edilmediğini; ihtilafa konu 30/11/2015 tarihli 10.656,56-TL'lik faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, irsaliyelerin malların teslimi sırasında düzenlenmek zorunda olduğunu; hükme esas alınmış 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı tanzim edildiğini, bilirkişinin davacı tarafla görüş alışverişi içinde olduğunun görüldüğünü, bilirkişinin tarafsız olmadığını ve dosyanın yeni bir bilirkişiye verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan malların faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık 30/11/2015 tarihli ve 10.656,56-TL bedelli faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Bilirkişi incelemesinde söz konusu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davacının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 30/01/2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, söz konusu faturanın içeriğini teşkil eden inşaat malzemelerinin 28/11/2015, 02/12/2015, 04/12/2015 tarihli toplam 4 adet irsaliye ile imza karşılığı teslim edildiğinin belirlendiği ifade edilmiştir. 02/02/2021 tarihli duruşmada davalı vekili tarafından, irsaliyelerdeki teslim alan kısmında isim ve imzaları bulunan kişilerin müvekkilinin çalışanları olduğunu ve imzaların da o kişilere ait olduğu beyan edilmiştir. Buna göre davacının çalışanları tarafından imzalanan sevk irsaliyeleri kapsamında fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Fatura muhteviyatı inşaat malzemelerinin tamamının sevk irsaliyeleri nakli ve teslimi sağlanan ürünler ile aynı olduğu fatura ve sevk irsaliyelerinin karşılaştırılmasından anlaşılmakta olup, Davalı tarafça sevk irsaliyelerindeki imzaların davalı çalışanlarına ait olduğunun kabulü karşısında imzalı beyan ile teslimin yapıldığı kanıtlanmakla davalı vekilinin soyut nitelikte bilirkişi raporunun yeterli olmadığı ve bilirkişinin tarafsızlığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davacı alacağını kanıtladığından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 728-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 182-TL harcın mahsubu ile kalan 546-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2025