T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/691
KARAR NO: 2025/448
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2020/914 Esas - 2021/1148 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalıya düzenlenen 18/05/2020 tarihli 229,63-TL, 25/06/2020 tarihli 17.822,95-TL ve 24/07/2020 tarihli 303,72-TL bedelli faturaların ödenmediğini, bu alacağın tahsili için davalıya karşı Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak yetkiye ve borca kısmen itiraz ederek borç miktarının 229,63-TL olduğunu, kalan 18.505,75-TL için borçlu olmadığını belirttiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının müvekkiline gönderilen faturalara itiraz ettiğini, kabul edilmeyen faturalara ilişkin taşımanın müvekkiliyle ilgisinin bulunmadığını, borç 229,63-TL olduğundan takipteki bu bedeldeki fatura ile buna isabet eden fer’i alacak için 581,72-TL ödeme yapıldığını, Ankara icra dairesinin ve mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, TBKnın 89/1 maddesi gereğince davacının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerektiği; bilirkişi raporunda davacının navlun faturasında taşıma bedeli alacağına ek olarak posta hizmeti, acil durum bedeli ve yakıt farkı taleplerinin ayrıca alacak olarak talep edilmesi için davalının bu yönde taahhüdü bulunması gerektiği, bunun miktarının 2.762,92-TL hesaplandığı, ayrıca, 303,72-TL noter masrafı yansıtma alacağı talebinin de yerinde olmadığı, bu durumda davacının iki adet faturada davalıya yansıtamayacağı alacak toplamının 3.066,64-TL olduğu görülmekle iki adet faturanın toplamı olan 18.126,67-TL'den 3.066,64-TL'nin tenzili ile davacının talep edebileceği fatura alacağı toplamının 15.060,03-TL olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 15.060,03-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili, davalının takibe konu faturalara itiraz etmediğini, reddedilen alacak kalemlerinin yansıtma faturası niteliğinde olduğundan davalının sorumlu olduğunu,işlemiş faiz talebinin kabul edilmesi gerektiğini, şartları bulunmasına rağmen icra inkar tazminatının reddinin hatalı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı vekili, müvekkiline elektronik ortamda düzenlenmiş faturaların kabul edilmeyerek 8 gün içinde 25/06/2020 tarihli 17.822,95-TL ve 24/07/2020 tarihli 303,72-TL bedelli iade faturaları düzenlendiğini, sistem üzerinden davacıya gönderildiğini ve defterlerde kayıtlı olduğunu; taraflar arasında sözleşme olmadığından cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davaya konu edilen taşımanın ne göndericisinin ne de alıcısının müvekkili olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura bedelinin fahiş olduğunu; müvekkilinin yerleşim yeri Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, yetki itirazının kabulüne, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı cari hesap kapsamında hava taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. Yetkili icra dairesi, İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.HMK 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup, İİK'nın 50. maddesinin 1/1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından talep olunan alacak faturaya dayalı para alacağı olup TBK 89/1 hükmü gereği davacının yerleşim yeri (Yenibosna) itibariyle Bakırköy İcra Dairesi ve Mahkemeleri de yetkilidir.Davacı taraf icra takibinde davacı üç adet faturaya dayanmış olup,faturalar 18/05/2020 tarihli 229,63-TL, 25/06/2020 tarihli 17.822,95-TL ve 24/07/2020 tarihli 303,72-TL bedelli faturalardır. Davalı takibe itiraz dilekçesinde 18/05/2020 tarihli 229,63-TL bedelli faturayı kabul etmiş, o faturaya ilişkin olarak takip dosyasına ödeme yapmış, ancak diğer iki fatura alacağına itiraz etmiştir.25/06/2020 tarihli ... nolu 17.822,95-TL bedelli e-fatura incelendiğinde, açıklama kısmında 15.060,03-TL'sinin taşıma ücreti, 19,40-TL'sinin acil durum ücreti, 409,21-TL'sini posta hizmeti ücreti ve 2,334,31-TL'sinin yakıt farkına ilişkin olduğu, taşımanın göndericisinin ..., alıcısının ise ...Almaata/Kazakistan olduğu görülmüştür. Diğer yani 24/07/2020 tarihli ... nolu 303,72-TL bedelli e-fatura da incelendiğinde, noter faturası açıklamasının yazılı olduğu görülmüştür. Davalı ayrıca ABD-Kazakistan arasındaki taşıma fişini de dosyaya sunmuştur. Davalı faturaların 8 günlük süresi içinde kabul edilmeyerek iade faturaları düzenlendiğini belirterek sunduğu iade faturalarının 29/06/2020 tarihli ... nolu 17.822,95-TL bedelli e-fatura incelendiğinde, fatura tipinin "iade" olduğu, iade sebebinin "fatura bedeli firmalar arası uygulamaya aykırı ve fahiş olması sebebi ile fatura iade edilmiştir." şeklinde yazılı olduğu; diğer yani 29/07/2020 tarihli ... nolu 303,72-TL bedelli e-fatura incelendiğinde, fatura tipinin "iade" olduğu, iade sebebinin "böyle bir hizmetin şirketimizle ilgisi olmadığından faturayı kabul etmiyoruz." şeklinde yazıldığı görülmüştür. Ayrıca 17.822,95-TL bedelli e-faturanın davalının BA ve BS kayıtlarında bulunduğu belirlenmiştir. Yargılama aşamasında her iki tarafın da ticari defter kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiş, davacının davalıya düzenlediği her iki faturanın da kayıtlarında olduğu, fakat davalının iki iade faturasının davacı kayıtlarında olmadığı; davalının defterlerinde de davacının faturalarının ve kendi iade faturalarının kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişiden alınan bilirkişi raporlarında, davalının talebe konu faturalara süresinde itiraz ettiği ve iade faturası düzenlediği, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği tespitleri yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde, faturalarla ilgili olarak taraflar arasındaki e-posta yazışmalarını sunmuştur. Davalının davacıya gönderdiği 23/06/2020 tarihli e-postada faturanın haksız yere bilgilendirilmeden kesildiği ve fahiş bir rakam olduğu için iade edildiği ifade edilmiştir. Davalı yargılama aşamasındaki tüm beyanlarında söz konusu taşımanın kendisiyle ilgisi olmadığını savunmuştur. Davacı da davalının bu savunmasına karşı her hangi somut bir beyanda bulunmadığı gibi, davalının söz konusu taşıma hizmetiyle ilgisini-ilişkisini, ABD'den Kazakistan'a yapılan taşıma için davacıya talimat verdiğini gösteren bir delil de sunmamıştır. Taşıma uzmanının bilirkişi raporunda, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği hususundaki tespitin neye göre yapıldığı anlaşılamamaktadır. Gerekçeli kararda da buna dair bir belirleme yoktur. Buna göre davacının, davalı tarafınca kabul edilmiş her iki fatura alacağı için de davalının sorumluluğunu ispat edemediğinden, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Davacının davalıya kötüniyetli icra takibi başlattığı tespit edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 Tarih 2020/914 Esas - 2021/1148 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, mahkeme veznesine yatırılan 222,32-TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 93,72-TL harç olmak üzere toplam 316,04-TL harcın mahsubu ile kalan 299,36-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 18.505,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına" Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 257,20-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 34,80-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025