T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/161
KARAR NO: 2025/110
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/06/2021
NUMARASI: 2016/461Esas - 2021/497 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten almak istediği malların siparişini verdiğinde teminat olarak önceden çekler ve senetlerin davalıya verildiğini, ancak malların müvekkiline teslim edilmediğini, teminat olarak verilen senetler ve çekler için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ile ... ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ile ... esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde icra dosyalarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, tarafların ticari defterleri, makbuz ve belgeler incelendiğinde malların müvekkiline teslim edilmediğinin görüleceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000-TL'nin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, 78.398-TL'ye artırdıklarını belirterek, 1.000-TL'nin dava, 77.398-TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili, aradaki ticari ilişkiye istinaden davacı tarafından senetlere ve çeklere ilişkin malların davacıya teslim edildiğini, TBK nın 207'ye göre peşin satış karinesinin aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ve kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre davacının bono ve çeke dayalı takiplerin yapıldığı 2011 yılı defterlerinde davalıya borçlu göründüğü, 2012 yılı defterlerini sunmadığı, sunulan defterlerin ise usulüne uygun tutulmadığı, kambiyo senetlerinin davacının kendi defterlerinde dahi kaydı olmadığı,davalı defterlerini ibraz etmemiş ise de davacının kendi defterleri usulüne uygun olmadığı gibi 2011 yılı defterlerinde davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının ticari defterlerini sunmadığını, bu durumda HMK nın 220'maddedeki prosedürün uygulanmadığını, kararın eksik incelemeye dayandığını, cari hesap ekstresinde davaya konu çek ve senetlerin kayıtlı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava,davalıdan satın alınacak mallar için verildiği ileri sürülen çek ve senetlerin, mal teslim edilmemesine rağmen icra takibine konulması sebebiyle ödenmek zorunda kalınan paranın istirdatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “....Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. O halde, malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans ödemesi yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer yandan bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa aittir.Bonoda malen kaydı bulunduğunda,verilen bono karşılığında malın teslim alındığı yolunda karine vardır. Kural olarak çek bir ödeme aracıdır.Çekin ödeme dışında başka bir amaçla verildiği iddiasının aksini iddia eden davacı tarafça kantlanması gerekir. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ve ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takiplerine dayanak teşkil eden 2010 ve 2011 yılı vadeli toplam 10 adet bonodan 8'inde "malen" kaydı bulunmakta; kalan ikisi ise bir kayıt içermemektedir. Ancak taraflar mal satışı için verildiğini kabul etmektedir. Bu durumda davacı taraf,peşin satış karinesi aksine bonoların avans olarak verildiğini kesin delillerle kanıtlaması gerekir.İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ,... esas sayılı dosyalarında takibe konu çeklerin avans olarak verildiği hususunda delil sunulmamıştır.TBK’nın 207/2 maddesinde ki karinenin aksi, davacı tarafından kesin delillerle kanıtlanamamıştır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde davalının ticari defterlerini sunmaması hususunda HMK 220'nin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de tarafların ticari defterlerini ibrazı ve ibraz etmemenin sonuçları HMK'nın 222. maddesinde düzenlenmiştir. Davacının 2010 ve 2012 yıllarına ilişkin ticari defterlerini ibraz etmediği , usulune uygun tutulmayan 2011 yılı defterlerine göre davalıya borçlu göründüğü ve takiplere konu çek ile bonoların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir.Bu halde davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin davacı lehine bir sonucu bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025