T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/830
KARAR NO: 2025/118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/01/2022
NUMARASI: 2019/462 Esas - 2022/25 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalının fatura borcunu ödemediğini, bu nedenle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyanlarında davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının müvekkili davalıya fatura kesmediğini, davalının defterlerinde böyle bir fatura olmadığını, davacı şirketin çalışanının davacı şirket aleyhine işlem tesis ettiği kanaati oluştuğunu, fatura konusu ürünün müvekkiline teslim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 19/01/2022 tarihli dilekçesinde ise bahsi geçen malın davacının çalışanı olduğunu iddia ettiği ...'dan aldıklarını ve bedelini ...'a ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemenin 26/02/2019 tarih 2019/97-145 sayılı arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının Dairemizin 20/06/2019 tarih 2019/1093-842 sayılı kararı ile kaldırılması üzerine devam eden yargılamada mahkemece; fatura konusu ürünün ... isim ve imzasına teslim edildiği, SGK kayıtlarına göre ...'nin irsaliye tarihinde davalı şirketin çalışanı olduğu, davalı vekilince 19/01/2022 tarihli dilekçeler ile cevap dilekçesinin ıslah edildiği bildirilerek, fatura içeriğindeki uyuşmazlık konusu ürünün dava dışı ... tarafından davalı şirkete satıldığı, ürün bedellerinin ...'a ödendiği, ürünün bozuk çıkması nedeniyle ...'a tamir edilmek üzere iade edildiği, ancak ürünün tekrardan davalı şirkete teslim edilmediği beyan edilerek bir kısım belge ibrazında bulunulmuş ise de davalı yanın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, bu nedenle ıslah işlemi yapamayacağı, davacının muvafakatinin bulunmadığı, davalı yanın fatura kapsamında davacı şirkete ödeme yaptığına dair iddia ileri sürmediği, davalının itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın harçlandırılan dava değeri üzerinden kabulü ile, davalının itirazının 15.340-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 3.068-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; cevap süresinin uzatılması için talepte bulunmalarına rağmen buna ilişkin ara kararın taraflarına tebliğ edilmemesi nedeniyle sürenin başlamadığını, bu nedenle cevap dilekçesi ile ıslah dilekçelerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bahsi geçen ürünün davacının çalışanı ... tarafından müvekkiline satıldığını ve bedelinin bu kişiye ödendiğini, sehven müvekkili firmanın çalışanı olarak ...'nin isminin belirtildiğini, davacının SGK kayıtlarının ibraz edilmesi halinde bu kişinin davacının çalışanı olduğunun ortaya çıkacağını, ürünün bozuk olması nedeniyle ...'a ürünün tamir için iade edildiğini, ancak bu ürünün bir daha taraflarına teslim edilmediğini, kendi çalışanının davacıya verdiği zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, 06/01/2018 tarihli 15.340-TL bedelli toz toplama ünitesi açıklamalı faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatılmış olup, davalı önce akdi ilişkiyi inkar etmiş, sonraki aşamalarda ise bahsi geçen malın davacının çalışanı olduğunu iddia ettiği ...'dan aldıklarını ve bedelini ...'a ödediklerini ileri sürmüş, buna ilişkin sipariş formu, havale dekontu ve çek sureti ibraz etmiştir. Dava dilekçesinin davalıya 21/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 01/10/2019 tarihli talebi doğrultusunda mahkemece 02/10/2019 tarihli ara kararla cevap süresinin bitiminden başlamak üzere 2 haftalık ilave süre verildiği, davalı vekilinin dilekçesini 11/03/2020 tarihinde sunduğu görülmektedir. Her ne kadar davalı vekili cevap süresinin uzatılmasına ilişkin ara kararın tebliğ edilmediğini, bu nedenle cevap dilekçesinin süresinde olduğunu ileri sürmekte ise de HMK'nın 127. maddesinde ek sürenin cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayacağı açık bir şekilde düzenlendiği gibi mahkemenin ara kararında da kanuna uygun olarak ilave sürenin cevap süresinin bitiminden itibaren başlamasına karar verildiğinden davalının 11/03/2020 tarihinde sunduğu dilekçe cevap süresi içerisinde değildir. Cevap dilekçesinin verilmemiş olması hâlinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden davalının bahsi geçen ürünü davacının çalışanı olduğunu iddia ettiği ...'dan satın alındığına dair beyanı savunmanın genişletilmesi mahiyetindedir. Davacının savunmanın genişletilmesine muvafakati bulunmamaktadır. Davacının dayandığı fatura konusu malın sevk irsaliyesinde teslim alan olarak ... isimli şahsın imzası bulunmakta olup bu şahsın davalının sigortalı çalışanı olduğu SGK'dan gelen yazı cevabından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı ile davalı arasında fatura konusu ürüne ilişkin akdi ilişkinin davacı ile davalı arasında kurulduğu, malın davalıya teslim edildiği, davacının fatura bedeline hak kazandığı hususu sabittir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanınkabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.047,88-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 261,97-TL harcın mahsubu ile kalan 785,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 76-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025