T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/205
KARAR NO: 2024/1514
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/02/2021
NUMARASI: 2019/244 Esas - 2021/95 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Davanın davalı ... Mobilya ... A.Ş yönünden kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin orman ürünleri siparişi için avans olarak davalı ... Mobilya'ya ... banka İkitelli şubesine ait ... no'lu 01/08/2018 keşide tarihli 309.000-TL bedelli çeki verdiğini, davalı şirkete avans olarak verilen çekin karşılığında müvekkiline orman ürünü teslim edilmediği gibi çekin de iade edilmediğini, çekin davalı şirket tarafından muvazaalı olarak diğer davalı ...'a ciro edildiğini ve çek hamili tarafından icra takibine konu edildiğini, davalıların birlikte hareket ederek haksız kazanç elde etmek istediklerini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmayıp aksine alacaklı olduğunu belirterek, müvekkili şirketin dava konusu çek ve çekin konu edildiği icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; dava konusu çekin davalı ... Mobilya tarafından ciro edilerek müvekkiline verildiğini, çek bedelinin davacı borçlu ve diğer davalı şirket tarafından ödenmediğinden, davacı ile diğer davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, çekin avans çeki olduğu yönündeki iddianın müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, avans iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, davacının çekin müvekkiline muvazaalı olarak ciro edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket ile diğer davalı şirket arasında ortak ve yetkilileri bakımından organik bağ bulunduğunu, bu nedenle kurucu ve ortakları aynı olan bu iki şirketin birbirine karşı muvazaalı işlem yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili takipte kötü niyetli olmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Mobilya davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; her ne kadar davacı tarafından dava konusu çekin avans olarak davalı şirkete verildiği ve davalı şirketin de muvazaalı olarak çeki diğer davalıya ciro ettiği iddia edilmiş ise de; çekin davalı ... tarafından muvazaalı olarak alındığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, davacı tarafından çekin avans olarak verildiğine dair davalı ... Mobilya'ya yemin teklif edildiği, ancak davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen teklif edilen yemini eda etmediği, bu bağlamda dava konusu çekin davalı şirkete avans olarak verildiği hususunun davacı tarafından kanıtlandığı, davacının, dava konusu çekin muvazaalı olarak davalı şirket tarafından davalı ...'e ciro edildiği hususunu ispatlayamadığı, ayrıca davacı tarafın davalı ...'in çeki muvazaalı ve kötü niyetli olarak iktisap ettiği şeklindeki iddiasının HMK 226/1-c maddesi gereğince yemine konu edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... Mobilya aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalı ... Mobilya yönünden davanın kabulüne rağmen tazminat talepleri hakkında bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların temel ilişkiyi ve aralarında gerçek bir ticari ilişki olduğunu ispatlayamadıklarını, ispat külfetinin müvekkili üzerinde olmadığını, davalı ... bakımından müvekkiline yemin teklif hakkı hatırlatılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek haksız kazanım elde etmek istediklerini, bilirkişi raporunda davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini, ... Mobilya şirketinin cirosunun gerçek bir ciro olmadığını, cironun kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı ...'in müvekkili ile diğer davalı şirket arasındaki ilişkiyi bilerek hareket ettiğini, davalı şirketin defterlerinde çekin Derya İnşaat şirketine verildiğinin gözüktüğünü, ancak çekin doğrudan davalı ...'e ciro edildiğini, bu nedenle davanın her iki davalı yönünden kabulü gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ... Mobilya aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans olarak ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında kişisel defidir. Bu nedenle bedelsizlik iddiası, düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehdarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik defini ileri sürebilir. Bu kapsamda kambiyo senedinin avans olarak verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı, ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Somut olayda; davacının keşidecisi olduğu ... banka İkitelli şubesine ait ... no'lu 01.08.2018 keşide tarihli 309.000-TL bedelli çekin lehtarının davalı ... Mobilya olduğu, çekin davalı ... Mobilya tarafından diğer davalı ...'a ciro edildiği, çekin davalı ... tarafından Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; davacının ticari defterlerini inceleme için sunmadığı, davalı ... Mobilya'nın ticari defterlerinde ise çekin davacıdan alındığı ve Derya İnşaat şirketine verildiğinin kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 3.169.316,66-TL borçlu olduğu ve diğer davalı ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı ... aleyhine açılan davada; yukarıda da açıklandığı üzere çeki düzenleyen ile lehtar arasındaki temel ilişkiye dayalı kişisel defi niteliğinde bulunan avans iddiası, ancak davalı hamil İbrahim'in çeki iktisap ederken bilerek davacı borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanması halinde ileri sürülebilecektir. Ancak bu husus ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu kapsamda çekin davalı şirket tarafından diğer davalı ...'e ciro edilmesine rağmen, davalı şirketin ticari defterlerinde ... İnşaat şirketine verildiği kaydı olması da tek başına davalının kötü niyetli iktisabını kabule yeterli değildir. Davacı yemin deliline dayanmış ise de ; konusu suç teşkil eden hususlarda (TCK nın 156.maddesinde yazılı bedelsiz senedi kullanma suçu) yemin deliline başvurulamayacağı gözetildiğinde, mahkemece davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan mahkemece davalı ... Mobilya aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının tazminat istemi bakımından olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. İİK'nın 72/5 maddesine göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Anılan yasa hükmüne göre davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle davalının takipte taraf olmasının gözetilmesi, devamla icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetle yapılması şarttır. Somut olayda ise davalı ... Mobilya icra takibinde taraf değildir. Bu nedenle mahkemece davalı ... Mobilya aleyhine açılan dava bakımından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usule aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin davalı ... Erarslan bakımından davanın reddine yönelik istinaf nedeni yerinde değil ise de ,aleyhindeki dava kabul edilen davalı ... Mobilya aleyhine açılan dava bakımından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.Mahkemece,yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davalı şirket bakımından kesinleşen kararın tekrarına "koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine" ,diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2021 Tarih 2019/244 Esas - 2021/95 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı ... Mobilya ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, davacının, dava konusu ... banka İkitelli Şubesine ait 0021516 çek no'lu 01/08/2018 keşide tarihli 309.000-TL bedelli çekten dolayı bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 21.108-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.277,78-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.830,22-TL'nin davalı ... Mobilya ... A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 5.322,18-TL peşin harcın davalı ... Mobilya ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 860,90-TL yargı giderinin davalı ... Mobilya ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.080-TL vekalet ücretinin davalı ... Mobilya ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ... için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 73,70-TL istinaf yargı giderinin davalı ... Mobilya ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024