T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/184
KARAR NO: 2024/1517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/03/2021
NUMARASI: 2014/1452 Esas - 2021/223 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İST. 6. ATM'NİN 2014/1498 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında ... Bankası Aksaray Şubesine ait ... numaralı, 30/01/2015 keşide tarihli, 55.000-TL bedelli çekin teminat olarak davalı ...'e verdiğini, davalıların müvekkiline çeki iade etmediği gibi çek konusu malları da teslim etmediğini, çeke istinaden müvekkili tarafından davalı ...'e Bakırköy ... Noterliğinin 10/12/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak şifahi görüşmeler ve ihtarnamelere rağmen çekin ve malların müvekkiline teslim edilmediğini, dava konusu teminat çekinin bankaya ibrazı ya da çekin icra takibine konulması durumunda müvekkilinin zarara uğrayacağını belirterek müvekkilinin çekten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı ...'in müvekkili şirketten değişik tarihlerde mal satın aldığını, fatura içeriği belirtilen mallar nedeniyle dava konusu çekin teslim alındığını, müvekkili şirketin yasal hamil olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında resmi ve gayri resmi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davalı ...'in müvekkili şirketin müşterisi olduğunu, müvekkili ... bakımından ise davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, ...'un müvekkili şirketin ortağı olduğunu ve ... arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin medikal, kozmetik ve temizlik işleri ticareti yaptığını, davalı ile bir kısım ürünlerin alımı konusunda davacı şirketin anlaştıklarını ve anlaşmaya istinaden 15/07/2014 tarihli sipariş ve çek teslim formunun imzalandığını, forma istinaden davalı ...'e 45.000-TL bedelli 30/01/2015 keşide tarihli çek verildiğini, davalı tarafça davacıya ürün teslimatı yapılmadığı gibi teslim edilen çekin de iade edilmediğini belirterek, öncelikle dava konusu çek için icra takibi yapılmasının tedbiren durdurulmasına, ayrıca çek ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili; davalı ...'in dava konusu çek karşılığında mal aldığını, çekin teminat çeki olduğu konusunda bilgisinin bulunmadığını, çekin mal karşılığında babası ...'ya cirosuz olarak verildiğini, çek nedeniyle Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; asıl davada davacı tarafından ticari ilişki kapsamında davaya konu çekin davalı ...'e ödeme aracı olarak verildiği, çekin üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığı, davalı ... tarafından ürünler teslim edilmediğinden dava konusu çekin bedelsiz kaldığı, ancak dava konusu çekin davalı ... tarafından diğer davalı ... San. Tic Ltd.Şti'ye ciro edildiği, dava tarihi itibariyle dava konusu çekin hamilinin şirket olduğu, davalı şirketin dava konusu çeki davalı ...'den fatura alacağı karşılığında aldığı, çek karşılığında davalı ...'e mal satıldığı ve malların teslim edildiği, davalı ... ile davalı şirket arasında herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile tanıkların bu durumu doğruladığı, her ne kadar davalı ... tarafından keşide edilen ihtarnamede davalı şirketin dava konusu çekin teminat olarak verildiğini bildiğini belirtilmiş ise de dosyada bu durumu kanıtlayan bir delil bulunmadığı, davacının sadece bu ihtarnameye dayandığı, başkaca bir delil sunmadığı, davalı şirketin dava konusu çeki ticari ilişki kapsamında devir aldığı, adı geçen davalının çeki bile bile borçlunun zararına hareket ederek iktisap ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacının şahsi defilerini davalı şirkete karşı ileri süremeyeceği, diğer davalılar ... ve ... açısından dava konusu çekin hamili olmamaları sebebiyle pasif husumetlerinin bulunmadığı, birleşen davada davalılar hakkında Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/434 E. Ve 2018/557 K. Sayılı ilamı ile dava konusu çek nedeniyle bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet kararının kesinleştiği, dosya kapsamı itibariyle davalıların gerçek bir ticari ilişki olmaksızın hatır çeki olan davaya konu çeki icra takibine koyarak tahsil etmeye çalıştıklarının sabit olduğu, davaya konu çekin hamilinin dava dışı ... olduğu, ... tarafından dava konusu çekin tahsili için ... ve ... aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takibinin başlatıldığı, davacı tarafından dava konusu çeke ilişkin olarak icra aşamasında ...'ya ödeme yapıldığı, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talebinin ancak çek hamiline yöneltilebileceği, dava dışı ... hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi 20/04/2015 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile davacıya ...'ya karşı dava açıp birleştirmesi konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafından davaya konu olan 45.000-TL bedelli çekin hamili olan ...'ya dava açılmadığı, birleşen davada davalıların pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. açısından esastan reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın her iki davalı açısından pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, dava tarihi itibariyle çeki elinde bulunduranın ... değil ... olduğu bilindiğinden davanın ...'ya karşı açıldığını, ...'ya karşı dava açılıp birleştirilmediği gerekçesiyle eksik inceleme ile karar verildiğini, yazılı deliller karşısında davalının tanıklarının dinlenemeyeceğini, asıl ve birleşen davada davalıların, diğer davalı ...'e mal teslim ettiği iddiasının ispatlanamadığını, davalılar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, çekin davalı ...'e müvekkili tarafından teminat olarak verildiğinin davalı ...'in ihtarnamesindeki beyanı ile sabit olduğunu, ...'in bedelsiz senedi kullanmaktan dolayı ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davacı, davalı ... ile bir kısım malların satın alınması konusunda anlaştıklarını, avans olarak asıl ve birleşen davanın konusunu oluşturan çekleri davalı ... lehine keşide ettiği, ...'in sözleşme ile üstlendiği mal teslim edimini yerine getirmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, diğer davalıların da bu durumu bilerek çeki iktisap ettiklerini belirterek asıl ve birleşen davanın konusunu oluşturan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Diğer taraftan TTK nın 818(1)-d maddesi atfıyla uygulanacak 687(1) maddesi "poliçe nedeniyle kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Her ne kadar mahkemece davalı ...'in dava konusu çeklerin hamili olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de eldeki menfi tespit davası kambiyo senedine karşı açıldığından davacı keşidecinin çeki takibe koyan hamil ile birlikte lehtara karşı açılması mümkündür (Yarg. 11.HD 05/10/2011 tarihli, 2011/1423-11961 sayılı içtihadı).Bedelsizlik iddiasının çeki ciro eden lehtara karşı hamil ile birlikte ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır. Hamile karşı davası reddedilen keşidecinin cirantaya karşı borçlu olmadığını tespit ettirmesinde hukuki yararı vardır. Zira, hamile odeme mecburiyetinde kalan borçlunun bu ödemeden dolayı borçlu olmadığını tespit ettirdiği lehtara karşı, ödediği senet bedelleri bakımından TTK.nun 72/6. maddesi hükmü gereğince istirdat talebi hakkı da mevcut bulunmaktadır. (Yarg. 11.HD., 02.03.1982 tarihli 530/852 sayılı; 18.01.1988 tarihli 1987/5330 E.1988/5 K. Sayılı içtihatları). Dolayısıyla davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusu davalı lehtar ... yönünden haklı görülmüştür. Davacının dava konusu senetleri davalı ...'e avans olarak verdiği 15/07/2014 tarihli sözleşmeden açıkça anlaşıldığı gibi davalı ... tarafından davacıya gönderilen Bakırköy ... Noterliği'nin 10/12/2014 tarihli ... sayılı ihtarnamesinden çekin bedelsiz kaldığının kabul edildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının asıl ve birleşen davanın konusunu oluşturan çekler bakımından bedelsizlik iddiasını ispatladığı açıktır. Asıl ve birleşen davanın bu davalı yönünden kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. Bedelsizlik iddiası şahsi defi olup hamile karşı ileri sürülebilmesi için çekin bile bile borçlu zararına iktisap edilmesi gerekmektedir. Asıl davada dava konusu çekin bedelsiz olduğu halde davalı ... tarafından diğer davalı ... Ambalaj Ltd.Şti'ye ciro edildiği, davalı ... Ltd.Şti'nin dava konusu çeki davalı ...'den fatura alacağı karşılığında aldığı, çek karşılığında davalı ...'e mal satıldığı ve malların teslim edildiği, davalı ... ile davalı ... Ambalaj Ltd.Şti arasında herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirketin çeki bile bile borçlunun zararına hareket ederek iktisap ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacının şahsi defileri davalı ... Ambalaj ...Ltd.Şti'ye karşı ileri süremeyeceği sonucuna varıldığından asıl davada davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl davada ... Bankası ... no'lu 30/01/2015 tarihli, 55.000-TL bedelli çekin davalı ... lehine keşide edildiği, çeke lehtarın cirosu ile davalı ... Ambalaj Ltd Şti'nin hamil olduğu, davalılardan ...'un ise çeke hamil olmadığı; birleşen davada ise ... Bankası ... no'lu 30/01/2015 tarihli, 45.000-TL bedelli çekin davalı ... lehine keşide edildiği, lehtar tarafından dava dışı ...'ya cirolanan çekin ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve icra takibi başlatıldığı, gerek asıl davada ...'un gerek ise birleşen davada ...'nın çeke hamil olmadıkları anlaşılmaktadır. ...'nın dava konusu senetle ilgili bedelsiz senedin kullanılması suçundan dolayı mahkumiyetine dair kararının İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2018/2386 E. 2020/392 K. Sayılı kararıyla kaldırılarak beraatine karar verilmiştir. Bahsi geçen davalılar, dava konusu kambiyo senetlerine dayalı olarak davacıya karşı hak iddia edebilecek kişiler olmadığından, davada bu davalılara husumet düşmediğinden mahkemece asıl davada ..., birleşen davada ise ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İİK'nın 72. maddesinin 6. fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı alınmamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borç alacaklıya ödenirse açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Buna karşılık menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi halinde, istirdadına karar verilen alacakla ilgili faize de hükmedilebilmesi için davacının açıkça faiz talebinde bulunması gerekmektedir. Asıl davaya konu çeke dayalı davalı ... Ambalaj Ltd Şti tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinin, birleşen davaya konu çeke dayalı dava dışı ... tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibi harici tahsil ile infaz edildiği, davanın istirdata dönüştüğü anlaşıldığından davacının borçlu olmadığı halde asıl ve birleşen dava dosyasına konu olan takip alacaklılarına ödenen bedelin davalı ...'den istirdatına karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekili ödenen bedelin faizi ile birlikte istirdadı istemini sadece takip alacaklıları yönünden ileri sürmüş olup davalı ... yönünden açıkça talepte bulunulmadığından faize hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, asıl davada; davanın davalı ... yönünden kabulü ile davaya konu çek nedeniyle davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespiti ile alacaklıya ödenen 70.000-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Ambalaj Ltd Şti yönünden reddine, birleşen davada; davanın davalı ... yönünden kabulü ile davaya konu çek nedeniyle davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespiti ile alacaklıya ödenen 58.000-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 Tarih 2014/1452 Esas 2021/223 Karar sayılı kararın asıl ve birleşen dava yönünden HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl davada; davanın davalı ... yönünden kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında takibe konu edilen dava konusu ... Bankası ... no'lu 30/01/2015 tarihli, 55.000-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespiti ile alacaklıya ödenen 70.000-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davanın davalı ... Ambalaj Ltd Şti yönünden reddine,""Birleşen davada; davanın davalı ... yönünden kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında takibe konu edilen dava konusu ... Bankası ... no'lu 30/01/2015 tarihli, 45.000-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespiti ile alacaklıya ödenen 58.000-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Asıl dava yönünden; alınması gereken 3.757,05-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 939,30-TL harcın mahsubu ile kalan 2.817,75-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 964,50-TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti ile 262-TL posta masrafı olmak üzere toplam 862-TL yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 100,40-TL yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Davalı ... ..Ltd. Şti. 7.950-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ..Ltd. Şti.'ne verilmesine," "Birleşen dava yönünden; alınması gereken 3.073,95-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 768,50-TL harcın mahsubu ile kalan 2.305,45-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 793,70-TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 143,90-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Asıl davada davalı ... ...Ltd. Şti. Tarafından yapılan 9,60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024