T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1278
KARAR NO : 2026/874
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2022
NUMARASI : 2018/86 Esas - 2022/14 Karar
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 13/03/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/05/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti tarafından Nijerya'da yerleşik ... Ltd. şirketine satılan kullanılmış LPG tankı ve aksesuarları emtiasının nakliye rizikolarına karşı emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Mersin'den .../Nijerya Limanına nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, taşımaya ilişkin konşimento ve ... faturasının da yine İngiltere'de mukim ... ... tarafından düzenlendiğini, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu, davalı'ya izafeten hasım gösterilen ... ...AŞ'nin ise dava konusu hasarın meydana geldiği taşımada, davalı taşıyanın Türkiye'deki temsilcisi sıfatı ile hareket edip müvekkilinin sigortalısı ile taşımaya ilişkin işlemleri yürüttüğünü, bu hususun ... proforma faturası ile sabit olduğunu, bu itibarla davalı ... şirketinin TTK m.103(1/b)'de belirtildiği şekilde acente sıfatına sahip olduğunu, TTK nın105/2 maddesi gereği davalı'ya izafeten husumet yöneltildiğini, nakliyenin gerçekleştirilebilmesi için emtianın gemiye yüklenmekle birlikte yaklaşık 10 aylık uzun zaman geçmesine rağmen alıcıya teslim edilmediğini, ekspertiz çalışmalarında davalı ... ...AŞ'nin İzmir'deki adresin posta kutusundan ibaret olduğunun tespit edildiğini, anılan şirketin bir çok firmayı zarara uğrattığını, söz konusu emtianın teslim edilmemesi sebebiyle sigortalının zararı 32.468,70-TLnin sigortalıya 05.01.2017 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin bu şekilde halef sıfatını kazandığını, İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalı ...'in TTK m.103/1 (b) hükmü gereğince ... sözleşmesinin kurulmasında taşıyan için işlem yapan kişi olduğu ve acentelik hükümlerine tabi tutulacağı, bu halde davanın izafeten davalı ... üzerinden davalı taşıyan Essential Service'a yöneltilmesinin mümkün olduğu, ayrıca davalı ... firmasının ... faturası düzenlediği BA/BS formlarından anlaşılmakla TTK'nın 921. maddesi gereğince husumeti bulunduğu, dosyaya sunulan Hasar Tazminatı ve İbraname başlıklı belgeden dava dışı sigortalı firmanın alacağı tazminat karşılığı tüm talep haklarını davacıya devrettiği, dava dışı sigortalı satıcı tarafından düzenlenen mal faturasında mal bedeli 7.540-USD olarak belirtildiği, eşyanın teslim şekline ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği, davalılarca eşyanın teslim edildiğine dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, FOB teslim şartı nedeniyle emtianın gemiye yüklenmesi ile hasarın alıcıya geçtiği, dava dışı sigortalının satım bedelini tahsil ettiği belirtilmekle davacı vekilinin beyanının aksine sonrasında satım bedelinin iade edilmediği, bu nedenle davacının emtia bedeli talebinin dosya kapsamında ispat olunamadığı, davacının dava dilekçesi ile emtia bedeli ile birlikte ödenen ... bedelinin de tahsilini talep etmiş olmakla, TTK'nın 1199/1. maddesi uyarınca ... bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 10.145,78-TL asıl alacak ile 170,32-TL işlemiş faiz bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin davanın reddine, 2.029-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; sigortalı firmanın defterlerinin incelenmesinde hem alacak hem de borç sütununda fatura bedeli olan 22.322,92-TL yazılı olduğunu, bakiye başlığı altında ise sıfır yazdığını, bu hususun sigortalıya ödenen bedelin iade edildiği anlamına geldiğini, ayrıca eksper raporunda satıcı ile alıcının mal bedelinin iade edildiğine ilişkin birbiri ile uyumlu beyanlarını içerdiğini, dolayısıyla müvekkilinin aktif husumetinin bulunduğunu belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalılar vekili; 30/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline hatalı olarak husumet yöneltildiğinin tespit edildiğini, 24/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin acente sıfatının tespit edilemediğinden bahsedilmiş ise de navluna ilikin proforma faturası ile e-posta yazışmalarından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını,davacı ... şirketinin niçin tazminat ödemesini yaptığının anlaşılmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalanan emtianın taşıma sırasında zıyaı nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalı taşıyıcılardan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda dava dışı sigortalı ....Ltd Şti tarafından ...'da yerleşik ... Ltd firmasına FOB teslim şartı, peşin ödeme şekli ile 7.540-USD bedelle satılan yeraltı tankı ve ekipmanlarının davacı tarafından düzenlenen emtia nakliyat sigorta poliçesi teminatı ile ... gemisiyle Mersin'den .../Nigeria'ya sevkinin davalılarca üstlenildiği, emtianın kaybolması nedeniyle ortaya çıkan hasar nedeniyle davacı ... tarafından sigortalıya emtia ve ... bedeli ile 1.000-USD ilavesiyle toplamda 11.000-USD karşılığı 32.468,70-TL'nin 05/01/2017 tarihinde ödendiği, dava dışı sigortalı tarafından davacı lehine 09/12/2016 tarihli temlikname ve ibraname düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... ... tarafından düzenlenen 4.300-USD tutarlı ... faturasında muhatap dava dışı sigortalı olup diğer davalı ... tarafından düzenlenen aynı tutarlı proforma fatura da sigortalı adına düzenlenmiştir. Dava konusu taşımaya ilişkin M/V ... gemisi donatanı tarafından kaşelenip imzalanan ... tarafından düzenlenen konişmentoda yükletenin dava dışı sigortalı, gönderilenin ise alıcı .... olduğu kayıtlıdır. Bu durumda ...'ın fiili taşıyan sıfatına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan tek konişmento fiilen taşımayı gerçekleştiren ... tarafından, proforma fatura ise davanın izafeten yöneltildiği ... tarafından düzenlenmiştir. Bu halde davalı ...'nin acente sıfatına sahip olmadığı kabul edilse dahi TTK 103/1(b) maddesi hükmü gereğince ... sözleşmesinin kurulmasında taşıyan için işlem yapan kişi olduğu ve acentelik hükümlerine tabi tutulabileceğinin kabulü gerekir. Diğer taraftan davalı ... firmasının ... faturası düzenlediği BA/BS formlarından anlaşılmakla davanın fiili taşıyana izafeten ve akdi taşıyıcı sıfatıyla asaleten ... şirketine yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalıların pasif husumete sahip oldukları sonucuna varılmıştır.
TTK'nın 1178. maddesinde (1) taşıyanın, ... sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, (2) taşıyanın, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmesi şartıyla sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; eşyanın varma limanına ulaşamadığı süreçte taşımayı fiilen gerçekleştiren ... tarafından gönderilen elektronik postalarda ... gemisinin makine arızası yaptığı, arıza giderildikten sonra sefere devam edeceği hususlarında dava dışı sigortalının yetkilisine bilgi verilmiş, son olarak 22/05/2016 tarihli e-postada gemi kaptanına ulaşılamadığı bilgisine yer verilmiştir. Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan belgelerden dava konusu eşyanın gemiye yüklendiği anlaşılmakla birlikte emtianın varma limanında alıcısına teslimine dair hiç bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda eşyanın varma limanında ilgilisine teslim edilemediğinden zayi olduğunun ve zayi nedeniyle meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacının temlik alan sıfatıyla davalılardan tazminat talep edebilmesi için söz konusu alacak hakkının mevcut bulunması gereklidir. Faturada teslim şekli belirtilmemiş olmakla birlikte gümrük beyanında teslim şeklinin FOB olduğu kayıtlıdır. Bu teslim şekline göre emtianın gemiye yüklenmesi ile hasara katlanma yükümlülüğü alıcıya geçeceğinden eşya üzerinde sigortalanabilir menfaate alıcı sahip olacaktır. Dava dışı sigortalının defterleri üzerinde yaptırılan incelemede satıcının mal bedelini tahsil ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda hasar alıcı firmanın üzerinde doğduğundan, alıcının sigortalı satıcıya ödeme yapılmasına ilişkin muvafakati de bulunmadığından davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yapması mal bedeli yönünden davacı ... şirketine aktif husumeti kazandırmayacaktır. Bu nedenle emtia bedeli yönünden davanın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır. ... yönünden ise; TTK m. 1197 uyarınca, navlunun eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda muaccel olacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm navlunun muacceliyet anına ilişkin olmakla birlikte taşımanın gerçekleştirilmiş ve boşaltma süresinin sona ermiş olması halinde navlunun ödenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Eşyanın zıyaa uğramasının ... alacağına etkisinin düzenlendiği TTKnın 1199 madde hükmü ise kaza sonucunda ortaya çıkan zıya durumundaki navlunu düzenlemektedir. Bu özel ve istisnai haller dışında taşıma edimini ifa etmiş olan taşıyan navluna hak kazanacaktır. Somut olayda ise emtianın varış limanına ulaştığına dair bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda, sigortalıya yapılan hasar ödemesinin navluna isabet eden kısmı yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesi yerindedir. Bunun dışında ... alacağı faturada açıkça düzenlenmiş olup miktarı tartışma konusu olmadığından likit ve belirlenebilir niteliktedir. Dolayısıyla davalılar vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalılardan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 200-TL harcın mahsubu ile kalan 532-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026