T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2472
KARAR NO : 2026/938
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI : 2023/253 Esas 2023/654 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 18/04/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 14.02.2014 tarihli Alım-Satım Sözleşmesi ve 25.9.2014 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin kendisine ait ... AŞ isimli şirketini davalı ... ...Ltd Şti’ye devrettiğini ancak sözleşmede ... AŞ’nin ... AŞ nezdinde bulunan C Grubu payları ile bu paylardan kaynaklı temettü haklarını Pay Alım – Satım Devir Sözleşmesinin dışında tuttuğunu, sözleşmeler uyarınca satış ve devri yapılmayan paylardaki temettü dahil tüm hak ve yükümlülüklerin tamamının müvekkili ...’e ait olduğunun ve bilahare bu payların müvekkilinin istediği tarihte hiçbir kısıtlama olmaksızın kendisine veya onun ticari tüzel kişiliğe sahip kuruluşlarından birine devredileceğinin hükme bağlandığını, müvekkili ...’in ... AŞ nezdinde bulunan paylarının devri ve bu paylardan kaynaklı bugüne değin oluşan temettülerin kendisine ödenmesi hususunda davalılara 11.12.2020 ve 25.11.2022 tarihli ihtarnamelerin keşide edildiğini, davalıların ihtarlara kayıtsız kaldığını, müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan ve ... AŞ tarafından ödenmekle birlikte müvekkiline ödemesi yapılmayan temettü alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkilinin 2015 yılından itibaren kendisine ödenmesi gereken temettü haklarını halen alamadığını belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının talep ettiği alacağın TBK'nın 147/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının tüm haklarını taraflar arasında akdedilen 25.09.2014 tarihli Ek Hisse Devir Sözleşmesi'nin 3.3. maddesinde belirtildiği üzere devrettiğinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının imzası bulunan "Makbuz başlıklı ibra belgesinde ... AŞ hisselerinin devri ile ilgili müvekkilini ibra ettiğini, ibranameden de açıkça anlaşılacağı üzere davacının uhdesinde herhangi bir hisse ve hakkı kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; imzası inkar edilmeyen ibraname ve 25/09/2014 tarihli sözleşmeden itibaren takip tarihine kadar TBK'nın 147. Maddesi uyarınca belirlenen 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davanın konusunun mahkemece anlaşılamadığını, kararın gerekçesiz oluşturulduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niçin ortaklık ilişkisi olduğunu açıklamadığını, makbuz başlıklı ibra belgesine hiç yer verilmediğini, taraflar arasında hiç bir zaman ortaklık ilişkisi kurulmadığını, ihtilafın satış sözleşmesinden kaynaklandığını, mahkemece sözleşmenin niteliğinin hatalı değerlendirilerek hatalı olarak davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığını, taraflar arasında imzalanan 14/02/2014 tarihli alım satım sözleşmesi, 25/09/2014 tarihli ek hisse devir sözleşmesi ve makbuz isimli belge uyarınca hiç bir zaman hisse devrine konu edilmediğini, sermaye yeterlilik rasyosunu tutturabilmesi için ve SPK mevzuatı gereğince bir süre davalılar uhdesinde bırakılan ... C grubu paylardan kaynaklanan alacağın talep edildiğini, taraflar arasında hiç bir zaman ortaklık bulunmadığını, taraflar arasındaki ortaklık olarak kabul edilebilecek ortak amaç, süreklilik, kişi birliği gibi unsurların bulunmadığını, ayrıca makbuz başlıklı ibra belgesinde 14/02/2014 tarihli alım satım sözleşmesinin ve 25/09/2014 tarihli ek hisse devir sözleşmesinin süre sınırlaması olmaksızın cari ve hükümleri saklı kalmak kaydı ile imzalandığından temettü alacakları yönünden davalıların ibra edilmediğini, mahkemenin hukuki ilişkiyi yanlış tespit etmesi nedeniyle davanın hatalı olarak zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında 01/04/2014 ve 25/09/2014 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmeleri gereği, davacıya devredilmesi gereken davalı ... AŞ'ne ait olan ... AŞ'nin C grubu 15.971.094 adet hissesi nedeniyle biriken temettü alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ile davalı ... ...Ltd.Şti arasında 14.02.2014 tarihinde akdedilen sözleşme ile, ... AŞ'de davacı ...'e ait nama yazılı payların %45'inin ... ...Ltd Şti'ye satışının yapıldığı anlaşılmakta olup, sözleşmenin birinci sayfasında Giriş Beyanları başlığı altında "..Ancak bu hisselere ... (...) içinde bulunan ve yüzde 4 oranındaki ( C Grubu Hisseleri) hisseler dahil olmayıp; bu hisseler ... AŞ tarafından aracı kuruluşlara ücretsiz olarak tahsis edilmiştir ve bu hisseler ... AŞ ... borsa hisselerine tekabül etmekte olup; bu hisselerin üzerlerinde bulunan tüm hak ve yükümlülükleri de üzerlerinde hiçbir kısıtlama olmaksızın ...'e veya onun ticari tüzel kişiliğe sahip kuruluşlarından birine devredecektir." düzenlemesini içermektedir.
Taraflar arasında akdedilen gerek 14/02/2014 tarihli alım satım sözleşmesi ve gerekse 25/09/2014 tarihli ek hisse devir sözleşmeleri nitelikleri itibarıyla satım sözlemesi olmakla birlikte anonim şirket ortaklığına dair sözleşmelerdir. 6098 sayılı TBK 147/4 maddesi "4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar."bakımından zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu belirlenmiştir. İlgili düzenlemede dava konusunun satış, bağış, istisna kira eser gibi hangi alt ilişkiden kaynaklandığının bir önemi olmayıp bu kişiler arasında ve ortaklıktan kaynaklı olması yeterlidir. Bu nedenle ilişkinin satım akdinden kaynaklanması TBK 147/4 hükmünce 5 yıllık zamanaşımının uygulanmasına engel bir hal değildir. Şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devir sözleşmesine dayalı işbu davada zamanaşımı mülga BKnın 126.maddesinde (TBK. 147) düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.(emsal Yargıtay 11. HDnin 2015/3202 e. 2015/11608 k, 2021/3489 e. 2022/7761 k. Sayılı ilamları) bu haliyle ilk derece mahkemesince zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak belirlenmesi yerindedir.Bununla birlikte TBK'nın 149 maddesi gereğince zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için alacağın muaccel olması gerekir.
Ancak, tarafları aynı olan İstanbul 7. ATM'nin 2023/266 E. 2024/355 K. Sayılı dava dosyasında davalı ... AŞ'ne ait olan ... AŞ'nin C grubu 15.971.094 adet hissenin davacıya iadesi talep edilmiş olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın, İstanbul BAM 43. HD'nin 11/12/2025 tarihli 2024/1592 E. 2025/1848 K sayılı ilamıyla "sözleşmenin yapıldığı 14 şubat 2014 tarihinde ... A.Ş nin ana sözleşmesine göre hisselerin davacıya devrinin objektif olarak imkansız olduğu, bu aşamada ifa olanağının varlığından söz edilemeyeceği, SPK nın 07/03/2019 tarih ve 13/335 sayılı kararı ile esas sözleşmede değişiklik yapıldığı ve hisse devrinin mümkün hale geldiği, bu aşamada geçici imkansızlığın ortadan kalkıp artık alacağın talep edilebilir hale geldiği ve muaccel olduğu ... eldeki davanın açılış tarihi olan 18/04/2023 tarihi itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği ..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.Anılan davada ... AŞ'nin C grubu 15.971.094 adet hissenin mülkiyeti hususunda taraflar arasında ihtilaf devam etmekte olup sözleşmede belirtilen bu hisselerin davacıya devri yapılmamıştır. Bu halde, dava konusu edilen alacak için 5 yıllık zamanaşımı geçerli ise de alacak isteminin mülkiyete dayalı olduğu ve mülkiyet ihtilafının devam ettiği nazara alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davacının temettüsünü talep ettiği hisselerin mülkiyeti ile ilgili ihtilaf İstanbul 7. ATM'nin 2026/69 E. (Eski Esas no: 2023/266 E.) devam etmekte olup davacının ... AŞ hisselerin sahibi olup olmadığı bahsi geçen dava dosyasında belirlenecektir. Bu durumda 6100 sayılı HMK m.165 gereği, eldeki bu davanın sonucunu etkileyebilecek olan dava dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 Tarih 2023/253 Esas 2023/654 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026