T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/936
KARAR NO : 2026/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/01/2023
NUMARASI : 2021/523 Esas - 2023/20 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 22/06/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı ve katılma yoluyla davalı ... ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; dava konusu aracın ithalatçısı ve imalatçısının davalı ..., yetkili servisinin ise diğer davalı ... şirketi olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın bakım için davalı ... yetkili servisine bırakıldığını, davalının bakım yaparak aracı müvekkiline teslim ettiğini, ancak aracın servisten alındıktan sonra bırakıldığı otoparkta çalıştırılmak istendiğinde çalışmadığını, aracın çekici vasıtasıyla servise götürüldüğünü, davalı yetkili servisin araca yeni motor takılması gerektiğini bildirdiğini, müvekkilinin de ücretsiz onarım talep ettiğini, ancak davalı yetkili servisin ayıplı servis hizmeti vermiş olmasına rağmen motor değişimi için 300.000-TL civarında bir bedel talep ettiğini, aracın bir an önce kullanılabilmesi için müvekkilinin davalının düzenlediği 133.617,77-TL fatura bedelini ödemek zorunda kaldığını, ancak bu bedelin müvekkiline iadesi gerektiğini, zira aracın son bakımını davalı yetkili servisin yaptığını, aracın bakımdan sonra yaklaşık 40.000 km yol yaptıktan sonra motor arızası verdiğini, aracın servisten hemen çıktıktan sonra arıza yapmasının davalının hizmetinin ayıplı olduğunu gösterdiğini, aracın 2015 model 5 yaşında bir araç olduğunu ve 160.000 km’de iken bakım için servise bırakıldığını, bu marka bir aracın bu kilometredeyken arıza vermesinin gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, ayıptan davalı yetkili servis ile diğer davalı imalatçı ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduklarını, ileride motor arızası verecek aracı yetkili servisin çok basit bir şekilde anlayabileceğini, değişen motorun bedeli müvekkilince ödenmesine rağmen davalı yetkili servisin eski motoru müvekkiline iade etmediğini ve motorun incelenmek için Almanya fabrikasına gönderileceğini beyan ettiğini, bu nedenle motor üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığını, aracın motorunun değişmesinin değer kaybına neden olduğunu belirterek, şimdilik 5.000-TL onarım bedelinin ödeme tarihi olan 29.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte, şimdilik 500-TL değer kaybının alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, aksi halde ise eski motorun aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde 4.500-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 09.11.2022 tarihli dilekçesiyle onarım bedeli talep miktarını 104.000-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; onarım hizmetinin ithalatçı olan müvekkilince verilmemesi nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dayandığı Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin yalnızca tüketici işlemlerine uygulanabileceğini, oysa davanın taraflarının tacir olduğunu, davacının 2015 model aracı 2020 yılında 157.000 km'de iken üçüncü kişiden ikinci el olarak satın aldığını, ancak aracın periyodik bakımlarının önceki maliki tarafından gereği gibi yaptırılmadığını, bir zarar varsa sorumluluğun aracın satıcısına ait olduğunu, müvekkilinin verdiği 2 yıllık garanti süresi sona ermiş olmakla davanın zamanaşımına uğradığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, araca 2015 yılından bu yana bir servis işlemi uygulanmadığını, 5 yıl ve 170.000 km sorunsuz kullanılan araçta üretimden gelen bir hata olduğu iddiasının soyut olduğunu, aracın periyodik bakımları düzenli olarak yaptırılmadığı gibi, 136.000 km'de gördüğü bakımı takiben 30.000 km'den fazla kullanıldığını ve bakım görmediğini, motor değişiminin değer düşüklüğüne neden olmayacağını, yetkili servislerin araç bakımında çıkarılan kirleticileri toplama merkezine göndermek ve çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf etmekle yükümlü tutulduğunu, davacının da servis formunda araçtan sökülen motorun kendisine teslimini talep etmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu aracın 26.02.2021 tarihinde 169.612 km'de iken müvekkilinin yetkili servisine çekici ile getirildiğini, yapılan kontrolde çok fazla çapak olduğunun görüldüğünü, motor söküldüğünde ise ikinci silindir ana yatağında sarma olduğunun görüldüğünü, araçta motor ve katalizatör değişimi gerektiğinin tespit edildiğini, bunun yanında araca 33.448 km'den bu yana bakım yapılmadığının görüldüğünü, aracın garanti sorgulamasında ret cevabı geldiğini, bunun üzerine müvekkilinin ısrarları sonucunda diğer davalı tarafından 5.000-Euro olarak verilen desteğin 8.000-Euro'ya çıkarıldığını, aracın onarım bedeli 350.547,50-Tl olmasına rağmen onarım bedelinden 8.000-Euro indirim yapılıp çekici ve işçilik bedelinin bir kısmı davacıya yansıtılmayarak davacıya bedelin 133.617,78-TL olarak yansıtıldığını, akabinde davacının onayı ile onarım yapılarak aracın 29.04.2021 tarihinde davacıya 169.627 km'de sorunsuz şekilde teslim edildiğini, aracın 157.000 km'de iken davacı tarafından üçüncü kişiden satın alınmış olması ve aracın bakımlarının aksatıldığı da dikkate alındığında, müvekkilinin verdiği hizmetin ayıplı olmadığını, ...'in müşteri memnuniyeti kapsamında destek sağladığı işlemlerde çıkan parçaların kendilerine gönderilmesi talep edildiğinden, araçtan çıkan parçaların diğer davalıya teslim edildiğini, somut olayda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, miktarı belirli olan onarım bedeli bakımından belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının ayıplı hizmet iddiası soyut olup, arıza ile müvekkilinin verdiği servis hizmeti arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, aracın davacı tarafından 157.000 km'de iken dava dışı 3. kişiden satın alındığını, aracın bakımlarının düzenli yaptırılmadığını, özellikle 45.000 ve 150.000 km bakımlarının yaptırılmadığını, müvekkilinin hatalı bir işlemi söz konusu olmayıp, motorda meydana gelen arızanın servis işlemleri neticesinde ortaya çıkabilecek nitelikte olmadığını, müvekkilince yapılan 170.000 km bakımının olağan rutin bakım niteliğinde olduğunu ve motora hasar verebilecek nitelikte olmadığını, aracın servise giriş sebebi bakım olup motor hakkında bir şikayet olmadığı için motorun açılmasının mümkün olmadığını, 170.000 km'de olan ve bakımları düzgün yaptırılmamış aracın motorunun değiştirilmesinin değer kaybına neden olamayacağını, motorun diğer davalıya teslim edilmiş olması nedeniyle motor bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ile, araçtaki hasarın yağsızlık/yağ basıncı düşüklüğünden kaynaklanması halinde araçta birden fazla yatak ve bilyede arıza meydana geleceği, dava konusu olayda tek yatakta arızanın mevcut olduğu, aracın bakımının yapılmasından sonra 40 km mesafe katettikten sonra arızalanması nedeniyle, davalı ... şirketince verilen hizmetin ayıplı olmadığı tespit edilmekle, araçtaki erken dönemde meydana gelen arızanın salt bakım eksikliği ile ilişkilendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, onarım konusunda sorumlulukların motor onarımına ilişkin detaylı evrakların dökümünün bulunmaması, ölçüme dayalı raporun sunulmaması ve onarımın detaylı dökümünün bulunmaması sebebiyle taraf kusurları yönünde kanaat oluşturulamadığının belirtildiği, genel bakımı ile yağ bakımını gerçekleştiren davalı ...'ın hizmet kusurunun olmadığının tespit edildiği, davacı aracını tamir sonrası onayıyla servisten teslim aldığını beyan etmekle, davalıdan değiştirilen motoru talep ettiğine ilişkin bir delil sunmadığı, davacı Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 13. maddesi kapsamında arızalı parçaların kendisine iade edilmesi gerektiğini öne sürse de, ilgili maddede iade hususunda Çevre Kanunu hükümlerinin saklı tutulduğu, davalı ... şirketi tarafından 26.02.2021 tarihinde onarım için teslim alınan araçtaki motorun, davalı ... şirketine gönderildiği, ... şirketinin ise arızalı motoru imha edilmek üzere 01.10.2021 tarihinde yurtdışına gönderdiği, motorun Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde bertaraf edilmesi üreticinin sorumluluğuna hasredilen tehlikeli atıklardan olduğunun anlaşıldığı, bu halde tacir olan davalının söz konusu motorun kendisine teslim edilmesi yönünde talepte bulunmakla yükümlü olduğu, bu halde bile Çevre Kanunu ve Atık Yönetimine İlişkin Yönetmelik çerçevesinde motorun imha sürecinin usulüne uygun şekilde işletildiği ve motorun davacıya tesliminin de mümkün olmadığı, bu halde davalıların delilleri yok etmek amacıyla hareket ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davacının iddiasını davalı ... şirketi tarafından verilen bakım hizmetinin ayıplı olduğu hususuna hasretmiş olmakla, bilirkişi raporu ile hizmet ayıbının olmadığı hususunun tespit edildiği, bununla birlikte bilirkişi raporu ile araçtaki arızanın salt bakım eksikliğinden ileri gelmesinin mümkün olmadığı, tarafların müterafik kusurlarının bulunduğu belirtilmişse de, somut hiçbir delil ile desteklenmediğinden salt bu tespit dikkate alınarak mahkemece belirlenecek bir kusur oranı ile davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığı, zira ispat yükü davacı üzerinde olup, salt dava konusu motorun imha edilmiş olması nedeniyle araçtaki arızanın ayıptan kaynaklı olup olmadığı hususunun tespitinin yapılamaması ve araçtaki arızanın bakım eksikliğinden kaynaklanmış olduğunun değerlendirilemeyeceği yönündeki bilirkişi raporu nedeniyle, davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının ayıp iddiasını ispat edemediği, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 14. maddesinde, ithalatçıların yetkili servis istasyonları ile birlikte satış sonrası hizmetler kapsamında verilen hizmetlerden müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlendiği, söz konusu maddenin kıyasen davacı tacir için de uygulanabileceği değerlendirilmekle birlikte, dava konusu aracın 2015 model olduğu ve arızanın 2021 yılında meydana geldiği, araca mahsus iki yıllık garanti süresinin sona erdiği, bu halde ayrı tüzel kişilikleri bulunan davalıların ilgili madde çerçevesinde veya davalı ...’ın davalı ...’in ifa yardımcısı olduğu kabul edilerek söz konusu ayıp iddiasına dayalı tazminattan müteselsil olarak sorumlu tutulabileceklerinin kabulü mümkün olmamakla, davalı ... şirketi yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalı yetkili servisin kusurlu bulunduğu ve eksik servis fişi tuttuğu, ayrıca onarım faaliyetlerinin detaylı olarak belgelendirmediği sabit olmasına rağmen, mahkemece bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığını, müvekkili şirket her ne kadar tacir olsa da, müvekkilinin satın aldığı aracın kullanım amacının ticari olmamasına rağmen, müvekkilinin kendi alanıyla ilgili olmayan bir konuyla ilgili basiretli tacir hükümlerine tabi tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ilgili yönetmeliğin değişen parçanın tüketiciye iadesini zorunlu tuttuğunu, değişen motorun imha edilmesi gerektiğine dair bir rapor mevcut olmamasına rağmen imha edilmesinin zorunlu olduğuna dair varsayımsal görüş bildirilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesindeki diğer taleplerinin araştırılmadığını, alınan bilirkişi raporlarında davalı yetkili servisin kusurlu bulunduğunu, davalı yetkili servisin arızanın kök nedenine dair raporlama yapmadığını, gerekli iş emirlerini oluşturmadan motor değişimi yaptığını, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 11. maddesine göre davalı yetkili servis yaptığı tamirle ilgili tüm evrakları ve raporlamaları oluşturmakla yükümlü olduğunu, ancak davalı yetkili servisin üzerine düşenleri yapmadığını, arızanın kök nedenine ilişkin kayıtları oluşturmadığını, ancak mahkemece davalı yetkili servisin bu kusurlu davranışına ilişkin herhangi bir gerekçelendirme yapılmadığını, davalı yetkili servisin motor değişimine ilişkin gerekli servis kayıtlarını oluşturmadığı gibi, araçtan söktüğü eski motoru da müvekkile teslim etmeyerek kusurlu davrandığını, müvekkilinin değişen motoru istediğini ispatla yükümlü olmadığını, aksine ispat yükünün davalılar üzerinde olduğunu, 2014 yılında yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin yürürlük tarihinden öncesine ait HGK kararının emsal olarak alınamayacağını, bilirkişi raporunda motorun imha edilmesini haklı kılacak bir görüş bulunmadığını, yönetmeliğin 14. maddesi gereğince satış sonrası hizmetler yönünden davalı ...'in de servis ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, buna rağmen mahkemece davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca mahkemece dava dilekçesindeki diğer taleplerinin değerlendirilmediğini, eski motorun değerinin tespit edilmediğini, aynı zamanda motor değişimi araçta değer kaybı oluşturmasına rağmen bu hususta da hüküm kurulmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; mahkemenin tüketici mevzuatında bulunan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği hükümlerinin kıyasen tacirler arası işlemlerde de uygulanabileceği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin somut olayda aracın satıcısı veya hizmet sağlayanı olmadığını, garanti süresi dolmuş, imalattan gelen bir kusurun varlığı iddia edilmeyen araca ilişkin ayıplı hizmet iddiasına dayanan davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ayıplı servis hizmeti iddiasına dayalı olarak onarım bedeli ile değer kaybı alacağının tahsili, bunun mümkün olmaması halinde araca ait eski motorun iadesi, aksi halde ise eski motor bedelinin ithalatçı ve yetkili servis olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı ...'in ithalatçısı olduğu 2015 model aracın davacı şirket tarafından 21.12.2020 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden ikinci el olarak satın alındığı, aracın davacı tarafından 26.02.2021 tarihinde 169.612 km'de seyir halinde stop ettiği şikayeti ile davalı yetkili servise götürüldüğü, yetkili servisçe yapılan inceleme sonucunda motor ve katalizatörün değişmesi gerektiğinin, bakım düzensizliği bulunduğunun, bu kapsamda 45.000 ve 150.000 km bakımlarının yapılmadığının tespit edilerek toplam 133.617,77-TL bedelle motor değişiminin yapılarak davacıya teslim edildiği, araçtan çıkarılan eski motorun ise davalının Almanya fabrikasına gönderilerek bertaraf edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan 26.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; aracın 24.02.2021 tarihinde 169.573 km'de iken davalı yetkili servisçe periyodik bakımının yapıldığı, 26.02.2021 tarihinde stop etme şikayeti ile davalı yetkili servise götürüldüğü, servisçe kapsamlı motor onarımının yapıldığı, servis evrakında arızanın kök nedeni ile onarım detayı bulunmamakla birlikte, motorun tamamen ithal edilerek değiştirildiği, davalı yetkili servisçe motorun ikinci silindir ana yatağında hasar oluştuğu gerekçesiyle yenilendiği, içten yanmalı motorda yağsızlık nedeniyle oluşan yatak hasarlarında birden çok ana yatakta hasar görülmesinin beklendiği, somut olayda sadece bir yatakta oluşan hasarlarda münferit yatak kaynaklı arızadan bahsedilebileceği, bakımın 24.02.2021 tarihinde 169.573 km'de iken yapıldığı, hasarın ise bakımdan yaklaşık 40 km sonra 26.02.2021 tarihinde araç 169.612 km'de iken meydana gelmiş oluşu, tüm yataklarda hasar olduğunun raporlanmamış oluşu ve kat edilen mesafe göz önüne alındığında, yetkili servisin hizmet ayıbının bulunmadığı kanaatine varıldığı, bununla birlikte aracın periyodik bakımlarının bir kısmının yapılmadığı, yapılmış bakımların yetkili servis dışında gerçekleştirildiği, bu bağlamda bakım eksikliğinin hızlandırıcı bir etmen olduğu, aracın tasarım ömründen önce motor arızasının oluşmasında tarafların müterafik kusurunun bulunduğu, motor üzerinde ölçüm ve raporlama gerçekleştirilmemiş olduğundan, onarım bedelinin kadir maruf olup olmadığı ve tarafların kusuruna dair bir kanaat oluşturulamadığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazları üzerine alınan 08.09.2022 tarihli ek raporda ise; dava konusu aracın motorunda meydana gelmiş olan yağsızlık kaynaklı yatak hasarının, motorun ömrüne kıyasla erken safhada ortaya çıktığı, motorun değiştirilmesini gerekli kılacak arızanın kök nedeninin tespitine dair servis evrakı ve rektefiye atölyesi raporunun bulunmadığı, erken safhada ortaya çıkmış bahse konu durumun salt bakım eksikliği ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, mevcut bilgi ve bulgular ışığında tarafların kusur oranlarına yönelik değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.
Davacı tarafça, davalı yetkili servisin yaptığı bakım işleminin ayıplı olduğu ve zararın ayıplı servis hizmetinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Davalı ... aracın satıcısı ya da servis hizmeti veren olmayıp, ithalatçı konumundadır. 2015 yılında ilk satışı yapılan dava konusu araç bakımından bu davalının 2 yıllık garanti yükümlülüğü de dava tarihi itibariyle sona ermiştir. Davacı tarafça bu davalının sorumluluğuna dayanak gösterilen Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayalı olarak yayımlanmış olup, tarafları tacir olan somut uyuşmazlıkta söz konusu yönetmelik hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Yine davacı tarafça üretimden kaynaklanan bir ayıp iddiası ileri sürülmemiş olmakla, davalı ithalatçının 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununa dayalı sorumluluğundan da söz edilemez. Bu nedenle davalı ...'e husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Mahkemece kısa kararda bu davalı yönünden ret sebebi açıkça yazılmamış olmakla birlikte, mahkeme gerekçesinde bu davalı bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği açıklanmıştır. Bu nedenle bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde olup, ret gerekçesi de belirtilmiş olmakla, davalı ... vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Aracın davacı tarafından ikinci el olarak dava dışı 3. kişiden satın alındığı sabit olup, önceki dönem periyodik bakımlarının bir kısmının yapılmadığı ya da yetkili servis dışında yapıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve raporunda da, davalı yetkili servisçe bakımın 24.02.2021 tarihinde 169.573 km'de iken yapıldığı, hasarın ise bakımdan yaklaşık 40 km sonra araç 169.612 km'de iken meydana geldiği, motorun tüm yataklarında hasar olduğunun raporlanmadığı ve kat edilen mesafe göz önüne alındığında, yetkili servisin hizmet ayıbının bulunmadığı kanaatine varıldığı, bununla birlikte aracın periyodik bakımlarının bir kısmının yapılmadığı, yapılmış bakımların yetkili servis dışında gerçekleştirildiği, bu bağlamda bakım eksikliğinin hızlandırıcı bir etmen olduğu tespitleri yapılmıştır. Davacı tarafça üretim ayıbı ileri sürülmediği ve ithalatçı olan diğer davalı ... firması bakımından garanti yükümlülüğünün de sona erdiği tespit edildiğine göre, davalı yetkili servisin sorumluluğu bakımından söz konusu arızanın yetkili servisçe gerçekleştirilen periyodik bakımın ayıplı olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Ancak bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, söz konusu motor arızasının davalının ayıplı hizmetinden kaynaklandığı hususu ispatlanamamıştır. Davalı tarafından arızadan 2 gün önce yapılan periyodik bakımda, herhangi bir şikayet bulunmadığından motora ilişkin bir işlem yapılmamış olup, servis kayıtlarından da söz konusu bakımın rutin bakım işlemi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yetkili servisçe eski motorun diğer davalı ithalatçıya iade edilmiş olması ve bu nedenle motor üzerinde inceleme yapılamamış olması ise tek başına davalı yetkili servisin ayıplı hizmet verdiğini kabule elverişli değildir. Bu nedenle davacının onarım bedeli ve değer kaybı taleplerinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının aracın eski motorunun iadesi ya da bedelinin tahsili istemi bakımından dayandığı Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 13. maddesinde, yetkili servis istasyonlarının, bakım ve onarımını yaptıkları mallara ait değiştirilen yedek parçaları; garanti süresi içerisinde tüketiciye göstermesi, garanti süresi dışında ise 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri saklı kalmak üzere iade etmesi zorunlu olduğu düzenlenmekle birlikte, söz konusu hükmün tarafları tacir olan somut uyuşmazlıkta uygulanabilir değildir. Dolayısıyla davalı yetkili servisin yenisi ile değiştirilen eski motoru davacıya iade yükümlülüğü bulunmadığı gibi, davacı tarafından iadesi talep edilmeyen eski motorun diğer davalı ithalatçı tarafından Almanya'da bulunan üretici fabrikasına gönderilmiş olması karşısında, davacının eski motorun ya da bedelinin iadesini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ... ... AŞ alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı ile davalı ... ... AŞ tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/05/2026