T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1257
KARAR NO : 2026/880
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/12/2021 (Gerekçeli Karar) - 08/04/2022 (Ek Karar)
NUMARASI : 2018/312 Esas 2021/968 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
DAVA TARİHİ: 04/04/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/05/2026
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalılar vekilleri, ek kararın davalı ... ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, sigortalısı dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye ait sigortalı limon emtiasının Mersin-İzmir arasındaki taşımasının davalı (yeni unvan) ... ... AŞ tarafından üstlenildiğini, taşıma sırasında trafik kazası nedeniyle emtia hasarlandığından ekspertiz raporuna göre tespit edilen 41.325-TL'nin sigortalısına ödendiğini, TTK 1472'deki halefiyet ilkesi gereği davalı taşıyıcıya ve onun yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olan diğer davalıya karşı İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar, süresinde davaya cevap vermemiş; davalı ... ... AŞ vekili, yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi heyet raporunda davalılardan ... ... AŞ'nin araç sürücüsü ...'ın olayda %100 kusurunun bulunduğu, davacının kendi sigortalısı ...'a 41.325,24 TL hasarı ödediği tutarı davalılara rücu edebileceği ve 23/12/2012 ödeme tarihinden takip tarihine kadar davalı taşıyıcıdan işlemiş faiz talep edebileceği, davalı sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı ... ... AŞ'nin icra takibine itirazının 41.325-TL asıl alacak, 5.659,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.984,81-TL için iptaline, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı ... Sigorta'nın icra takibine itirazının 41.325-TL asıl alacak için iptaline, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; her iki alacak bakımından asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle takibin devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine,
Mahkemece 08/04/2022 tarihli ek kararla, eksik istinaf karar harcının muhtıra tebliğine rağmen davalı ... ... AŞ vekili tarafından ödenmediği gerekçesiyle, istinaf kanun yoluna başvurulmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... ... AŞ vekili, alacağın TTK'nın 855. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımına uğradığını; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve müvekkili şirketin sigortalısı olduğu diğer davalı sigorta şirketinin alacaktan sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...vekili, alacağın TTK'nın 855. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımına uğradığını; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını; ödemenin geçerli poliçeye göre yapılmadığını, hatır ödemesinin rücu edilemeyeceğini, davacının aldığı ekspertiz raporunda dahi poliçe şartları gereği dava dışı sigortalının davacıya sevkiyatları bildirmediğinden ve ve bizzat sigortalının böyle bir bildirim yapılmadığını söylediğinden hasarın teminat dışı kaldığını ifade ettiğini, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını; taşımanın himaye altına alındığını gösteren spesifik poliçenin bulunmadığını; davacının hak sahibi olmayan satıcı sigortalısına hatır ödemesi yaptığını, hak sahibinin ve gerçek menfaatin alıcıda olduğunu; davacının sigortalısının zararın artmasına sebep olduğunu, bu husus dikkate alınmaksızın karar verildiğini ve kusur oranında tazminattan indirim yapılmadığını, ekspertiz raporunda emtiaların ekspertiz tarafından görülmediği ve emtiaların akıbetleri hakkında bilgi edinilemediği, kaza sonrası emtiaların toplanarak yol kenarına atıldığı, olay yeri fotoğraflarına göre limon tonajının ekspertiz çalışması uyarınca fazla olduğu ve emtiaların muhtelif kişilerce olay yerinden toplandığını; gerçek zararın araştırılmadığını, bilirkişi raporunda piyasa ve emsal değer karşılaştırmasının yapılmadığını, davacının beyanları doğrultusunda rapor hazırlandığını; kabul anlamına gelmemek üzere, sorumluluk sigortacısı olan müvekkilinin kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca primli abonman sigorta poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece 08/04/2022 tarihli ek kararla muhtıra tebliğine rağmen kesin süre içinde eksik harç yatırılmadığından istinaf yoluna başvurulmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, davalı ... ... AŞ vekilinin gerekçeli karara karşı 11/03/2022 tarihli dilekçesiyle süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu, adı geçen davalı vekilinden eksik kalan 721,68-TL istinaf karar harcının tamamlamasının istenildiği, tebligatın davalı vekiline 19/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekiline hakim tarafından düzenlenen muhtıra tebliğ edilmediği, sadece tebligat zarfında yer verilen uyarının geçerli bir bildirim olmadığından 08/04/2022 tarihli ek karar kaldırılarak, davalı ... ... AŞ'nin istinaf başvurusu esastan incelenmiştir.
Somut olayda, dava dışı sigortalı ... ... Ltd. Şti.'ye ait emtianın taşıma rizikolarına karşı 24/11/2012 tarihli primli abonman sigorta poliçesiyle sigortalandığı, dava dışı sigortalıya ait 940 kasa 23.540 kg limon emtianın Mersin-İzmir arası karayoluyla taşınması işinin davalı taşıyıcı ... ... AŞ tarafından üstlenildiği, 10/12/2012 tarihinde başlayan taşımada aracın Konya'da çift taraflı trafik kazası yapması sonucu emtianın yola dökülmek suretiyle hasarlandığı, 12/12/2012 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu, sigortalı tarafından ise 20/12/2012 tarihinde davalı taşıyıcıya hasar ihbarı yapıldığı, davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda belirlenen hasar bedelinin 23/12/2013 tarihinde 41.325,24-TL olarak sigortalıya ödendiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 67/1. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. Davaya dayanak teşkil eden icra takip dosyasında, davalıların takibe itiraz dilekçeleri davacıya tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle madde hükmündeki 1 yıllık dava açma süresi başlamadığından, davalıların davanın süresinde açılmadığı itirazı haklı bulunmamıştır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin hasardan önce bildirim ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça, taşınan emtianın sigorta kapsamında olduğu kabul edilemez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu tutulamaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve sözleşme niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı ise her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. Somut olayda 10/12/2012 tarihinde taşımaya alınan emtia, taşıma esnasında aracın çift taraflı trafik kazası yapması sonucu yola dökülerek hasarlanmış, sigortalı tarafından davacıya ihbarda bulunulmuş, ancak yargılama aşamasında davacıdan getirtilen hasar dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davaya konu taşıma için spesifik poliçe düzenlemediği anlaşılmıştır. Sigortalının hasar tarihinden önce spesifik poliçe düzenlenmesi konusunda, davacı sigorta şirketine sevkiyat bildirimde bulunduğuna dair bir delil yoktur. Hatta davacının aldığı 11/01/2013 tarihli ekspertiz raporunda da, söz konusu bildirimin yapılmadığından poliçe özel şartlarına istinaden hasarın teminat dışı kaldığı ve hasar ödemesi yapılmaması açıkça belirtilmektedir. Bu durumda davacının kanuni halefiyet koşulları oluşmadığı, ayrıca davacı ile sigortalısı arasında mevcut bir temlikname de bulunmadığı anlaşılmakla lütuf ödemesi niteliğinde bulunan sigortalıya yapılan ödeme bakımından davacının rücu koşulları oluşmayacağı gözetilerek, resen incelenmesi gereken davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.
Ayrıca davalı ... ... AŞ vekili, icra takibine karşı sunduğu itiraz dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımı def’ini ileri sürmüş olan borçlunun-davalının, itirazın iptali davasında bu def’iyi tekrar ileri sürmesi gerekmeyeceğinden, adı geçen davalının süresinde cevap vermemesi zamanaşımı def'inin incelenmesi için engel teşkil etmemektedir (Yargıtay HGK'nın 2017/(19)11-945 E., 2021/1069 K. sayılı ve 22/09/2021; 2013/17-1101 E., 2014/716 K. Sayılı ve 01/10/2014 tarihli ilamları). Ne var ki husumetin, zamanaşımı def'inden önce incelenmesi gerektiğinden, davalı ... ... AŞ'nin zamanaşımı def'i üzerinde durulmamıştır (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü C.I, 6. Baskı, İstanbul 2001, s.1196).
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata/eksiklik yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ....AŞ vekilinin 08/04/2022 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/312 Esas 2021/968 Karar sayılı 08/04/2022 tarihli ek kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 Tarih 2018/312 Esas - 2021/968 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Aktif husumet yokluğundan davanın reddine,"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Peşin yatırılan 896,28-TL harçtan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 164,28-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı ....AŞ vekili lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... AŞ'ye verilmesine,"
İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davalı ...AŞ 802,38-TL, davalı ....AŞ 161,40-TL) istek halinde kendilerine iadesine,
Davalı ....AŞ tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026