(5271 S. K. m. 230, 237, 260, 280) (5237 S. K. m. 150)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı Sanık D. E. U., Katılan M. A. Vekili ve Katılan Hazine Vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müşteki M. A.'in atılı suçun zarar göreni olup müşteki vekili tarafından mahkemeye sunulan 28/02/2017 tarihli dilekçe ile sanıkların cezalandırılmasının talep edilmesi karşısında bu talebin katılma iradesini de içerdiği ancak Yerel Mahkeme tarafından bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla CMK 237/2, 260 maddeleri gereğince müşteki M. A.'in davaya katılmasına karar verildikten sonra;
Sanık D. E.U.'ın katılan M. A.'e vermiş olduğu 29.000 TL karşılığında aylık ödemelerle faizli şekilde kazanç elde etmek amacıyla anlaştıktan sonra katılanın düzenli olarak faizleri ödeyememesi üzerine diğer sanık T. E. U. vasıtasıyla 52.000 TL tutarlı senet aldığı, borcun ödenmesi için sanıkların katılanı tehdit ettikleri ve sonrasında sözü edilen senedin icra yoluyla takibe sokulduğu böylece sanıkların katılana yönelik tehdit ve tefecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1-İddia, tanık S. A.'in yeminli beyanları, tanık Ö. A.'in yeminli beyanları karşısında tehdit eyleminin sanıklardan T. E. U. tarafından gerçekleştirildiğinin ifade olunuşuna göre sanık D. E. U. hakkındaki tehdit suçundan Yerel Mahkemece beraatine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi gereğince katılan M. A. vekilinin bu sanık yönünden tehdit suçu işle ilgili İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-İddianamede tehdit suçu ile ilgili olarak sanık tarafından verilen faiz karşılığı borç para ve sonrasında katılanın rızası ile verdiği 52.000 TL lik senet nedeniyle mevcut hukuki ilişkiden dolayı sanıkların tehdit suçunu işlediklerinin iddia olunması, sözü edilen hukuki ilişkinin müşteki tarafından inkar edilmeyişi karşısında, tehdit suçu yönünden TCK 150/1 maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesini gerektirir yağma suçunun oluşmadığı ve bu konuda delil takdirine ihtiyaç bulunmadığı anlaşıldığından görev noktasında tehdit suçu ile ilgili mahkemenin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Sanık T. E. U.'ın iddiaya konu olan tehdit eylemini katılan M. A.'e karşı gerçekleştirdiğine ilişkin iddiayı doğrulayan tanık beyanları bulunduğu halde kararda bu beyanlara neden itibar edilmediği gösterilmeden gerekçesiz şekilde CMK 230. maddesine aykırı olarak "yeterli delil bulunmadığı" belirtilerek sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi CMK 289/1-g. maddesi gereği bozma nedeni olup, katılan M. A. vekilinin sanık T. E. U.'ın tehdit suçundan beraatine dair karara yönelik istinaf talebinin belirtilen gerekçe ile kabulü ile CMK 280/1-b, 289/1-g maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
3-a)Sanık T. E. U.'ın tefecilik suçu ile ilgili olarak diğer sanık tarafından başlangıçta verilen 29.000 TL ana miktarlı borcun verilmesini sağlayan kişi olduğu, eyleme TCK 37 maddesi anlamında katıldığının tanık olarak dinlenen Sema Akyel'in yeminli beyanı ve sonrasında bu beyanları doğrulayacak şekilde katılandan 52.000 TL'lik senedi aldığının bizzat ikrarı ile sabit olması karşısında faiz karşılığı verilen borcun bu sanık tarafından diğer sanık ile birlikte gerçekleştirildiği anlaşılmasına rağmen belirtilen delillere neden itibar edilmediği yönünde herhangi bir gerekçe gösterilmeden CMK 230. maddesine aykırı olacak şekilde tefecilik suçundan sanığın beraatine karar verilmesi,
b)Sanık D. E. U.'ın tefecilik suçu açısından eyleminin sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği ancak suçun zarar göreninin Maliye Hazinesi olup, talep olunan faiz miktarlarının CMK 231. maddesi anlamında zarar olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın dosya içerisinde mevcut sabıka kaydına göre geçmiş sabıkasının bulunmadığı ve hakkında verilen ceza, miktar ve nevine göre de hükmün açıklanmasının ertelenmesi sınırları kapsamında olmasına rağmen sanıktan bu konuda kabulünün olup olmadığının sorulmadan ve herhangi bir gerekçe de gösterilmeden olumlu yada olumsuz bir değerlendirme yapılmayarak gerekçesiz şekilde yapılan uygulamanın CMK 230. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla tefecilik suçu ile ilgili sanık T. E. U.'ın beraati ile diğer sanık D. E. U.'ın mahkumiyetine yönelik hükümlere ilişkin katılan Hazine vekili, M. A. vekili ve sanık D. E. U.'ın istinaf talepleri belirtilen gerekçelerle yerinde görüldüğünden bu suça ilişkin olarak CMK 280/1-b, 289/1-g maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 16/05/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)