(5271 S. K. m. 230, 237, 260, 280, 289) (5237 S. K. m. 244, 158)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan Maliye Hazinesi Vekili ve Sanık Müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Vergi Dairesinde memur olan sanığın toplam 86 adet aracın motorlu taşıt vergisini EVDO sistemi üzerinden plaka hatası, hatalı tescil gibi nedenlerle iptal ederek borcu gözüken araçların borçlarının gözükmemesini sağlayarak motorlu taşıtlar vergisinin ödenmemesi suretiyle devrinin yapılmasını sağladığı ve bu şekilde görevini kötüye kullandığının iddia olunduğu olayda; eylemin teselsül edecek şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını oluşturacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek sanığın yargılamasının yapıldığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyete dair verilen kararın Hazine vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi suretiyle dava dosyası Dairemize gelmekle yapılan incelemede;
Hazine vekili tarafından katılma talep edilmesine rağmen Yerel Mahkemece bu konuda olumlu yada olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmekle CMK 237/2, 260. maddeleri gereğince atılı suçun niteliği gereği suçtan zarar görme ihtimaline göre Maliye Hazinesinin davaya katılmasına karar verildikten sonra;
Sanık müdafiinin oluş ve kabule yönelik istinaf talepleri mevcut delil durumu karşısında yerinde görülmemekle birlikte;
Sanığın vergi dairesinde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak çalıştığı ve toplam 86 adet araca ait yaptırılan hesaplamaya göre 243.675 TL miktarlı motorlu taşıt vergilerini kurumun bilişim sistemi niteliğindeki EVDO olarak adlandırılan sistem üzerinde bir takım hileli faaliyetlerle borcun gözükmemesini sağladığının iddia olunduğu olayla ilgili olarak gerek görevsizlik kararı ile suçun nitelikli dolandırıcılık şeklinde oluştuğunun iddia edilmesi gerek dinlenen tanık ifadeleri ile anlaşılacağı üzere eylemin şifresi sanıkta olan bilgisayar üzerinde toplam 86 adet araç yönünden gerçekleştirilmiş oluşu karşısında öncelikle Yerel Mahkeme kararı gerekçesine göre suç kastı ile hareket edip araç kayıtlarını bu şekilde iptal etmek suretiyle vergi borçlarının ödenmesini engelleyerek araçların borçsuz olarak satılmasını sağladığının kabul edilmesine göre belirlenen bu kabulün görevi kötüye kullanma suçunu değil TCK 1581-e maddesinde düzenlenen kamu kurumuna yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gibi bundan başka bilişim sistemi üzerindeki verilerin yok edilmesi suretiyle araç vergilerini ödenmiş gibi göstermek şeklindeki eylemin ayrıca TCK 244/2-3. maddelerinde düzenlenen sistemi engelleme, bozma verileri yok etme veya değiştirme başlığı altında düzenlenen suçu da oluşturacağı, ayrıca görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından olayla ilgili kurumda çalışan diğer görevliler ve araç işlemlerinin takibini sağlayan sivil kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılmasına göre bu kişiler hakkındaki soruşturma akıbetinin araştırılması, açılmış dava var ise aynı eyleme dayalı olduğundan birleştirme hususunun düşünülmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlara rağmen Yerel Mahkemece görevsizlik kararında iddia olunup, sevk maddeleri gösterilen nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçları yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmayarak bu konudaki iddialar karşılanıp gerekçede gösterilmeden, üstelik sanığın üzerine atılı eylem sabit kabul edilmesine rağmen, CMK 230. maddesi anlamında herhangi bir gerekçe göstermeden görevsizlik kararında ileri sürülen nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçları yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan suç vasfına ilişkin gerekçesiz şekilde hüküm kurulması CMK 289/1-g maddesi anlamında bozma nedeni olup, Hazine vekilinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmekle, CMK 280/1-b, 289/1-g maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)