(5237 S. K. m. 204) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
PTT dağıtıcısı olan sanığın, katılan Alp Bodur'a gönderilen tebligatı adı geçen tebliğ etmediği halde tebliğ edilmiş gibi gerçekleştirdiği işlem nedeniyle görevini kötüye kullandığının iddia olunduğu olayda;
Öncelikle sanığın taşeron firma elemanı olarak görev yapmasına göre özgü suç niteliğinde bulunan görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağı ve bu kapsamda 233 ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olmadığı, ihale yoluyla gördürülen işlerde çalıştırılan özel firma görevlilerinin kamu görevlisi olarak kabul edilemeyeceği, eylemin sanık açısından Kabahatler Kanununun 32.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, zarar bilinç ve kastının ispatı halinde ise TCK 204/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin açıklanmasında zorunluluk görülmüştür.
Sanığın kovuşturma aşamasında 12/09/2016 tarihinde ölümü nedeniyle yerel mahkemece hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair verilen kararda ise herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı açık olmakla CMK 280/1-a maddesi gereğinde katılanın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)