(5237 S. K. m. 43, 53, 54, 243) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesinden sonra Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: İstanbul C.Başsavcılığının 25/08/2011 tarihli, 2011/90467 esas sayılı iddianamesi ile her iki sanığın mağdurlar R. D. ve Y. Z. G.'e izinsiz faiz karşılığı borç para vermek suretiyle tefecilik suçunu işledikleri iddia olunarak TCK 243/1, 53, 54. maddeleri ile cezalandırılmaları talebi ile İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada bu mahkemenin 2011/765-689 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
Mağdurlar davaya katılmışlar ve Yerel Mahkemede sanıklardan faiz karşılığı borç para aldıklarını söylemişlerdir.
Maliye Hazinesi davaya vekili aracılığıyla katılmış, ve hazine vekili sanıkların cezalandırılmasını istemiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiş ancak Sanık D. B. yönünden aynı eylemden dolayı İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesince cezalandırılması nedeniyle, sanık O. O. yönünden Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesince cezalandırılması nedeniyle her iki sanık yönünden aradaki teselsül miktarı kadar cezalandırılmalarına karar verilmiş karara karşı sanıklar müdafiileri ve hazine vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce açılan duruşma neticesinde katılan hazine vekili, sanıkların cezalandırılmasını istemiştir.
İddia makamı sunmuş olduğu yazılı mütalaasında; sanıklar hakkında daha önce verilen ve kesinti öncesi gerçekleşen eylemlerinden dolayı yargılama sırasında TCK 43. maddesinin uygulanması karşısında Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA;
Sanıklar yerel mahkemedeki savunmalarında tefecilik suçu yönünde yargılandıklarını özünde suçlamayı kabul etmediklerini, faiz karşılığı borç para vermediklerini savunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucu toplanan delillerden;
Sanıkların üzerine atılı iddianın, izinsiz olarak faiz karşılığı borç para vermek suretiyle tefecilik yaptıkları iddiasıdır.
Tefecilik suçu yönünden birden fazla mağdura iddianame ile hukuki kesinti gerçekleşmeden önce faiz karşılığı borç para vermek eylemleri suçun gerçek zarar görenin Maliye Hazinesi olması karşısında tek suç kabulü ile eylem fazlalığının aynı suç işleme kararına dayalı olmasından dolayı TCK 43 maddesi anlamında teselsül edeceği bilinmektedir.
Somut olayda davamıza konu suç tarihinin sanıklar hakkında gerek sanık O. O. yönünden Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/521-2011/346 sayılı kesinleşmiş kararına konu iddianameden önce oluşu gerek sanık D. B. hakkında İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/542-2012/1846 sayılı kesinleşmiş kararına konu iddianame tarihinden önce olup hukuki kesinti öncesinde gerçekleştiğinin anlaşılması ve sözü edilen her iki kesinleşmiş kararlarda da sanıklar hakkında TCK 43. maddesi gereğince teselsül hükümlerinin uygulanması karşısında iş bu dava ile ilgili olarak ayrıca teselsül hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilen gerekçelerle davanın reddinin gerektiği anlaşıldığından yerel mahkemece verilen karada isabet görülmemekle sanıklar müdafiilerinin istinaf talepleri belirtilen gerekçelerle yerinde görüldüğünden Yerel Mahkeme kararının kaldırılması ile sanıklar hakkındaki kamu davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanıklar O. O. ve D. B. haklarında Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2016 tarihli, 2012/165-2016/511 sayılı kararına yönelik sanık O. O. müdafii ve sanık D. B. müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile mezkur kararın CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanıklar O. O. ve D. B.'ın tefecilik yapmak suçundan açılan haklarındaki kamu davasının CMK 223/7 maddesi gereğince REDDİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanıkların, sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı O. M. hazır olduğu halde talebe uygun olarak CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN OLARAK oybirliğiyle verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2017 (¤¤)