(5237 S. K. m. 250, 255) (5271 S. K. m. 289) (5235 S. K. m. 12)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık O. D. tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstanbul Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan sanık O. D.'in yanında bulunan, haklarında verilen kararlar kesinleşen diğer iki sanıkla birlikte trafik denetleme yetkisi olmaması ve istinaf dışı diğer iki sanığın görevli memur olmayıp buna rağmen polis kıyafetlerini giymek suretiyle kiraladıkları aracı kullanarak, sanık O.'ın görev mahalli dışında müştekinin aracını durdurarak araçtaki eksiklikleri bahane etmek suretiyle aracı bağlamamak için 20 TL para aldıklarının ve bu şekilde sanığın nüfuz ticareti suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
Suç tarihinin 14/12/2015 tarihi oluşuna göre, 02/07/2012 tarihli 6352 sayılı yasanın 89.maddesiyle değişik TCK 255/1 maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun oluşabilmesi için yetkili olan kamu görevlisine haksız bir işi yaptıracağına ilişkin girişimde bulunulması amacıyla yarar sağlanmasının gerekeceği;
Somut olayda sanığın müştekiyi başka bir kamu görevlisi nezdinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle hareket ederek haksız bir işin gördürülmesi amacıyla yarar sağlamayıp, bizzat kendisinin kamu görevlisi olup, müştekinin aracını trafikten men edeceği tehdidiyle aslında bu konuda yetkisi olmamasına rağmen gördüğü kamu görevindeki nüfuzunu (polislik nüfuzunu) kötüye kullanarak yarar sağladığı anlaşılmakla, eyleminin TCK 250/2 maddesinde tanımlanan muhatabını kamu görevlisi olarak kendilerine duyulan güveni kötüye kullanarak aldatmak suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği, tüm delillerin takdir ve tartışmasının 5235 sayılı yasanın 12.maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı olmakla sanığın istinaf yasa yolu başvurusunun bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün CMK 289/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 23/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)