(5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, mağdur Y.G.'e 2009 yılı içerisinde toplam 200.000 TL miktarlı parayı faiz karşılığında borç olarak vererek mağdurun hisse sahibi olduğu taşınmazlar üzerine toplam 700.000 TL'lik ipotek koydurmak suretiyle tefecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
TCK 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun zarar göreninin Maliye Hazinesi ve borç para alan kişiler olduğu, hukuki kesinti öncesi birden fazla kişiye karşı gerçekleştirilen eylemlerin müteselsil suç kapsamında değerlendirileceği bilinmekle;
Sanığın dava konusu yapılan eyleminin 2009 yılı içerisinde gerçekleştirdiğinin anlaşılmasına göre sanık hakkında tefecilik suçundan dolayı da Kocaeli C. Başsavcılığının 2013/3505 esas sayılı iddianamesi ile 13/05/2013 tarihinde kamu davası açıldığı sanığın içinde tefecilik suçunun da bulunduğu eylemlerinden dolayı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/97 esasına kayden görülmekte olan davada yargılanmakta olduğu anlaşılmakla, sözü edilen dava dosyasının getirtilmesi ve ilgili davanın yargılaması sonuçlandırılmamış ise dava dosyalarının birleştirilme yoluna gidilmesi buna imkan yoksa denetime olanak sağlanması için onaylı suretlerinin dava dosyasına konularak iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, hukuki kesinti gerçekleşmemiş ise suç çokluğundan bahsedilemeyeceği, teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği ve hukuki kesintinin gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde sözü edilen davanın da mahkumiyetle sonuçlandığının belirlenmesi durumunda da TCK 43. maddesi gereği teselsülden kaynaklanan fark kadar cezaya hükmolunması gerektiği, ilgili dava dosyası derdest ise belirtildiği gibi dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi gerektiği, değerlendirilmeden savunma hakkını kısıtlayacak şekilde hukuki kesinti öncesi gerçekleştirilen ve teselsül eden eylemlerden dolayı birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verecek şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemekle sanık müdafiinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK 280/1-b 289/1-h maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 05.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)