(5237 S. K. m. 257) (5271 S. K. m. 226, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Malatya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlenerek davacı vekili sıfatıyla İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin (kapatılan Üsküdar 3. İş Mahkemesi) 2009/744 esasında açmış olduğu davada birden fazla duruşmaya mazeretsiz katılmayarak sonucunda dosyanın işlemden kaldırılması ile yenilenmesinden sonra tekrar mazeretsiz katılmayarak yeniden işlemden kaldırılmasına, yenileme sonrasında bu kez aynı şekilde duruşmaya mazeretsiz katılmayıp davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine sebebiyet vermek suretiyle görevini kötüye kullandığının iddia olunduğu olayda;
Sanığın, katılanın vekili sıfatıyla takip ettiği ilgili davanın duruşmalarına mazeretsiz katılmayarak sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olduğuna yönelik kabul ve Yerel Mahkemece buna göre yapılan vasıflandırmada herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ise de; sanık hakkında düzenlenen iddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında eylemin görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu olarak vasıflandırılarak TCK 257/1 maddesi gereği sanığın cezalandırılmasının talep edilmesi ve C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasının da sanığın yokluğunda verilmesi karşısında, CMK 226. maddesi gereğince bu konuda sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmekle savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşıldığından sanığın istinaf başvurusunun belirtilen nedenlerle kabulü ile CMK 280/1-b, 289/1-h, maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)