(5237 S. K. m. 20) (5271 S. K. m. 280) (5464 S. K. m. 36)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların herhangi bir hizmet alım satımı olmadığı halde, mağdurların kredi kartlarını pos makinesinden geçirmek suretiyle kullanarak kredi borçlarını ödedikleri, karşılığında komisyon aldıkları, bu şekilde tefecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1-Sanık A.A.'nın diğer sanığın yanında çalışmakta olan elemanı olduğu, mağdurların kredi borçlarının diğer sanığın işletmekte olduğu iş yerinde pos makinesinden kredi kartlarının çekilmesi suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmakla TCK 20/1 maddesi gereğince ceza sorumluluğunun şahsiliği ve başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamama ilkesi gereği, eylemi gerçekleştirmeyip bundan herhangi bir yarar sağlamayan sanık A.A. hakkında atılı suçtan beraatine dair verilen kararda Dairemizce belirtilen gerekçeyle sonucu itibariyle herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi gereğince bu sanık hakkında yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Mağdurların tüm aşamalarda suçun sübutuna dair herhangi bir hizmet alım satımı olmadan kredi borçlarının sanık A.G. tarafından, verdikleri kredi kartlarının kullanılması suretiyle ödendiği ve karşılığında adı geçen sanığa komisyon adı altında borçlandıklarını söylemeleri, sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yapılan, suçun sübutuna dair tespitler, dava konusu olay dışında da sanığın bu şekilde eylemlerinin bulunduğunun dava konusu olayın delili niteliğinde ilgili raporda tespit edilmesi karşısında yerel mahkemece sanığın dosya kapsamıyla örtüşmeyen savunmasının esas alınarak iddianın sübutuna dair deliller yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan yetersiz gerekçeyle CMK 230 maddesine aykırı şekilde beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, bundan başka, belirtilen delillere rağmen somut olayda sanığın tefecilik suçu için zorunlu olan kazanç kastının ispatlanamaması halinde iddianamede anlatılan eylemin bu kez 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 36.maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturacağı, bu konuda yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirmede bulunulmayıp gerek tefecilik, gerekse 5464 sayılı yasa yönünden yeterli gerekçe gösterilmeden sanığın beraatine karar verilmesinde isabet görülmediğinden katılan Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüyle CMK 280/1-b, 289/1-g maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Kesin olmak üzere 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)