(5237 S.K. m. 53, 257) (5271 S. K. m. 226, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, Baro tarafından müdafii olarak görevlendirildiği İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin 2015/49 esasına kayden görülmekte olan davada, suça sürüklenen çocuğun müdafiliğini üstlendiği halde 26/03/2015 tarihli ve 18/06/2015 tarihli celselere katılmamak suretiyle yargılamanın uzamasına sebebiyet vererek görevini kötüye kullandığının iddia olunduğu olayda;
İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin 2015/49 esasına kayıtlı dava dosyasında sanığın Baro tarafından SSÇ müdafii olarak görevlendirildiği ve 26/3/2015 tarihli duruşmaya katılmadığı, mahkemece bu sebeple celse taliki yapıldığı ve bu şekilde yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği, duruşma gün ve saatinin Baro tarafından sanığa SMS yoluyla bildirildiğinin de dosyada mevcut belge örneğinden anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğu anlaşılmakla birlikte sanık hakkında gerek iddianamede, gerekse son soruşturmanın açılması kararında görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK 257/1 maddesi ile cezalandırılması talep edilmesine rağmen CMK 226 maddesine aykırı olarak sanığa ek savunma hakkı verilmeden ve iddia makamının TCK 257/2 maddesiyle cezalandırılmasını istediği esas hakkındaki mütalaasının da sanığın yokluğunda verilmesi karşısında, görevi ihmal suçunu düzenleyen TCK 257/2 maddesiyle mahkumiyetine karar verilmesi CMK 289/1-h maddesi anlamında savunma hakkının ihlali niteliğinde olup ayrıca (CMK 289 maddesi kapsamında olmamakla birlikte) sanık hakkında TCK 53/5 maddesi gereğince hak yoksunluğuyla ilgili infazda tereddüte yol açacak şekilde TCK 53/1-e bendinde gösterilen haklardan yoksunluğunun belirtilmesinin gerekmesine rağmen, hükümde TCK 53/1 maddesi olarak gösterilmesinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK 280/1-b, 289/1-h maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)