(5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan Hazine vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların, katılan Y. O.'a ödünç para karşılığı, verdikleri paranın üzerinde senet imzalatarak kazanç sağlamak suretiyle tefecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1-Katılan Y. O.'ın aşamalardaki beyanları, sanık Y. K.'in dosya kapsamına uygun savunması karşısında eylemin sanık Y. K. tarafından gerçekleştirilmediği anlaşıldığından Yerel Mahkemece sanığın atılı suçtan beraatine dair verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi gereğince katılan vekilinin sanık Y. K.'e yönelik olarak İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık B. K. tarafından katılan Y. O.'a borç para verildiği ve karşılığında 10/10/2011 tarihli senedin alındığı, iddia ve savunma ile de sabit olup aralarında akrabalık ilişkisi bulunmayan taraflar arasında karşılıksız olarak sözü edilen senette gösterilen 8.000 TL'nin karşılıksız olarak verilmesinin olağan akışa aykırılığı, katılanın tüm aşamalardaki istikrarlı anlatımları, bu anlatımları doğrulayan hazırlıkta dinlenen tanık E. Ü.'ın beyanı ile sanığın aynı tür suçları işlediğine dair düzenlenmiş iddianamelerin bulunuşu karşısında yetersiz gerekçe ile sanık B. K.'in beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiş, bununla birlikte;
Tefecilik suçlarının mağdurunun Maliye Hazinesi olduğu, hukuki kesinti gerçekleşmeden önce birden fazla kişiye kazanç elde etmek maksadıyla izinsiz olarak ödünç para verme eylemlerinin teselsül edecek şekilde tek suç oluşturacağı, dosya içeriğine göre sanık hakkında davanın konusu olan 2011 yılındaki borç para verme eyleminden sonra Tekirdağ C. Başsavcılığınca 23/09/2014 tarihli, 2014/2754 esas sayılı iddianame ile Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılıp bu mahkemenin 2014/896 esasında kayıtlı olduğu yine 12/11/2015 tarihli 2015/3138 esas sayılı iddianame ile aynı mahkemenin 2015/1087 esasında kayıtlı kamu davasının bulunduğu anlaşıldığından her eylem nedeniyle suç çokluğunun oluşmayacağı zira dava konusu eylemin sözü edilen ve hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihlerinden önce gerçekleştiği, savunma hakkı kapsamında sözü edilen dava dosya akıbetlerinin araştırılması, sonuçlanmamış ise dosyaların birleştirilmesi ve suçun sübutu halinde zincirleme tefecilik suçundan tek hüküm kurulması, şayet davalar sonuçlanmış ise ve teselsül hükümleri uygulanmamış ise teselsül miktarı kadar cezaya hükmolunması, teselsül hükümleri uygulanarak davalar sonuçlandırılmış ise kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden CMK 289/1-g maddesi anlamında yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi ve ayrıca CMK 289/1-h maddesi anlamında sanık hakkındaki diğer tefecilik suçu ile ilgili dosyaların sonucuna göre hüküm kurulmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması karşısında Hazine vekilinin istinaf talepleri belirtilen gerekçelerle yerinde görüldüğünden sanık B. K. yönünden CMK 280/1-b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)