(5237 S. K. m. 241) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan Hazine vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların müştekiden 100.000 TL bedelli 4 adet çeki karşılığında 80.000 TL vermek şartıyla müşteki tarafından tanık R.T. vasıtasıyla gönderilen çekleri almalarına rağmen sözü edilen parayı vermedikleri gibi suça konu çekleri de iade etmedikleri, bu şekilde tefecilik suçunu işledikleri, sonrasında sanık O.A.'nin, çeklerini geri isteyen müştekiyi tehdit ettiğinin iddia olunduğu olayda;
Tehdit suçu nedeniyle verilen karara yönelik herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından sanıklar hakkında tefecilik suçu yönünden verilen beraat kararına yönelik yapılan incelemede;
TCK 241 maddesinde düzenlenen tefecilik suçlarında failin yasal izni olmadan kazanç elde etmek maksadıyla ödünç para vermesi eylemleri cezalandırılmakta olup, suçun fail tarafından ödünç para verme işleminin verilmesiyle tamamlanacağı bu yönüyle neticesi hareket bitişik bir suç olduğu, bilindiği üzere bu suçlara teşebbüsün kural olarak mümkün olmadığı ancak hareketin kısımlara bölünebildiği hallerde teşebbüse elverişli hale geldiği, bu nedenle faiz karşılığı para alacak kimseyle anlaşmanın yapılmasından sonra paranın henüz herhangi bir sebeple verilmemesi halinde eylemin kesileceği ve tefecilik suçunun teşebbüs aşamasında kalacağı açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda sanık B.Ş.'in hazırlıkta suça konu çekleri dinlenen tanık R.T.'dan aldığına dair iddiayı doğrulayıcı beyanı, tanık R.T.'ın tüm aşamalarda suça konu 4 çeki katılanın isteği doğrultusunda sanıklara verdiğinin karşılığında 80.000 TL para alınacağının ancak bu paranın verilmediğini söylemesi karşısında ve katılanla sanıklar arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığının da açık oluşuna göre yerel mahkeme kararında hangi gerekçeyle katılan ve tanık beyanlarına itibar edilmediğinin iddiaları karşılayacak şekilde gösterilmeyip CMK 230 maddesi şartlarının taşımayan yetersiz gerekçeyle beraat kararın verilmesinde isabet görülmediğinden Hazine vekilinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülerek CMK 280/1-a, 289/1-g maddeleri gereği tefecilik suçundan verilen HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)