(5237 S. K. m. 43, 53, 247, 248) (5271 S. K. m. 191, 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında suçun niteliğine göre TCK 53/5 maddesinin uygulanmaması istinaf edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, Belediyede tahsildar olarak görevli olup, 2011-2015 yılları arasında Belediye otobüs bilet paralarının şoförler tarafından kendisine verilmesine rağmen, kurum kayıtlarına geçirmeyerek uhdesinde tutmak suretiyle zimmet suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Her ne kadar görev yazısı dosyaya getirtilmemiş ise de; iddia, savunma, dosyada mevcut disiplin soruşturmasına ait yazı ve belgeler, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun memuriyetten çıkarma kararı ve aksine bir iddianın bulunmayışı da gözetildiğinde sanığın ilgili Belediyede para alımında görevli tahsildar olarak görev yaptığı ve bu şekliyle bilet paralarının kabulü hususunda görevli ve yetkili olup, tahsil edilen paralar üzerinde hüküm ve tasarruf sahibi olduğu anlaşılmıştır.
İlgili Belediyede tahsildar olarak görevli olan sanığın imzasını kabul ettiği, Belediye Başkanlığına vermiş olduğu paraları yatırmadığına dair dilekçesi, 29/12/2015 tarihli tutanak başlıklı otobüs biletlerinin miktar ve kullanımlarını belirtir tutanak, ilgili disiplin soruşturması raporu, bilirkişi heyeti tarafından verilen 13/07/2016 tarihli rapor değerlendirildiğinde; Sanığın 2011-2015 yılları arasında Belediye otobüs şoförlerinden tahsil edilen bilet bedelleri olan 98.701,50 TL'yi kuruma yatırmayarak zimmetine geçirdiği, soruşturma öncesinde dosyada mevcut tahsilat makbuzlarından anlaşılacağı üzere 29/12/2015 ve 02/02/2016 tarihlerinde zimmet bedeli ve gecikme bedelini yatırmak suretiyle etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla, eyleminin TCK 247/1, 43 maddeleri kapsamında zimmet suçunu oluşturup, etkin pişmanlık nedeniyle TCK 248/1 maddesinin uygulanması gerektiği, hileli herhangi bir davranışın bulunmadığı görülmekle, Yerel Mahkemece yapılan uygulamanın yerinde olduğu, cezanın zimmet miktarına göre oluşan zarar gözetildiğinde alt haddin üzerinde belirlenmesinin ve eylem sayısına göre TCK 43/1 maddesi ile teşditli arttırım yapılmasının da cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından Yerel Mahkeme kararında yukarıda belirtilen eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi gereği sanık müdafiinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)