(5271 S. K. m. 225)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Avukat olan sanığın müvekkili hakkındaki açmış olduğu alacak davasında karar verilmesine rağmen icra takibine ilamlı takip yerine ilamsız takip olarak açması ve açtığı bu icra dosyasını da işlemsiz bırakması suretiyle görevinde yetkisini kötüye kullandığı ve ihmal ettiğinin iddia olunduğu olayda;
Sanığın katılanın vekili sıfatıyla açtığı davada Bakırköy 8. İş Mahkemesince 13/03/2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.000 TL kıdem tazminatının 30 TL ferileri ile birlikte davacıya verilmesine karar verdiği, karar kesinleşmeden sanığın İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2013/23474 Esas sayılı takip ile toplam 59.365 TL miktarlı ilamsız takip ile icra takibinde bulunduğu, takibe itiraz üzerine durdurulduğu, anlaşılmıştır. Katılanın yazılı talimatı ile ilamsız icra takibine gidilmesi yönünde sanığa talimat verdiği sunulan belgeden anlaşılmaktadır.
CMK 225/1 maddesi gereğince hüküm ancak iddia olunan fiil ve fail hakkında verilebileceğinden katılan tarafından kovuşturma aşamasında ve katılan vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sanık avukatın süresi içerisinde davayı ıslah etmediği iddiasına yönelik bu eylemden dolayı sanık hakkında açılmış bir dava bulunmamaktadır. Dava konusu, sanığın ilamlı takip yerine ilamsız takip yolunu seçmesi ve icra dosyasını işlemsiz bırakması fiilleridir.
İlamsız takip yapılması sebebi, bizzat katılanın sanığa bu yönde vermiş olduğu yazılı talimata dayandığı, yazılı belge ile anlaşılmış kaldı ki ilamın 1.030 TL olmasına rağmen icraya konulan miktarın çok daha yüksek olduğu da görülmekle, bu şekilde ilamlı takibe konu edilemeyeceği de anlaşılmaktadır.
Dosyanın işlemsiz bırakılması ile ilgili olarak ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulacağı yasa gereği olup verilen durdurma kararından sonra sanık avukat tarafından yapılacak işlemin icra yasası gereği itirazın iptali ya da itirazın kaldırılması davalarını açmak olup sözü edilen İş Mahkemesindeki davanın halen Yargıtay da olduğu ve sonrasında da bozulmasına karar verildiği değerlendirildiğinde bu yönde açılacak bir davanın derdestlik itirazı ile karşılaşacağı açık olup, katılanın bunda bir menfaatinin olmayacağı da görüldüğünden yasanın aradığı anlamda bir zarardan bahsetmek de bu sebeplerle mümkün görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi gereğince yukarıda belirtilen sebeplerle katılan vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 26/01/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)