(5235 S. K. m. 12) (6475 S. K. m. 29) (5271 S. K. m. 280, 283, 289) (5237 S. K. m. 204) (7201 S. K. m. 21)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Posta memuru olan sanığın, katılan adına icra müdürlüğü tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerinin ilk ikisini katılanın adreste bulunmadığı gerekçesiyle 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi gereği muhtar imzasına tebliğ ettiği, ancak katılanın evde olduğu, üçüncü haciz ihbarnamesini ise katılana tebliğ ettiğini belirtmesine rağmen katılana tebliğ etmediği iddia olunarak teselsül edecek şekilde görevini kötüye kullandığının iddia olunduğu olayda;
Suç tarihi itibariyle posta dağıtıcılarının 23/05/2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamına dahil olup bu yasanın 29. maddesi gereğince ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları ancak soruşturmanın genel hükümlere göre yapılacağı bilinmekle aynı maddede hizmet akti ile çalışan işçilerin bu kuraldan hariç tutulduğu da belirtildiğinden öncelikle sanığın kurumda hizmet aktiyle çalışıp çalışmadığı yönünde statüsünün belirlenmesi ve buna göre iddianamedeki anlatım karşısında şayet hizmet akdi ile çalışmadığı tespit edilirse katılana tebliğ edilmiş gibi düzenlemiş olduğu 31/03/2015 tarihli tebligatın memurun resmi evrakta sahteciliği suçu yönünden suç kastının değerlendirilmesi açısından yargılamanın (TCK 204/2 maddesinin uygulanması ihtimaline göre 5235 Sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince) Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı bu nedenle Asliye Ceza mahkemesinin iddianamedeki 31/03/2015 tarihli tebligatın sahteliğinin iddia olunuşuna göre olayda görevsiz olduğu, bunun dışında Yerel Mahkemenin kararında 12/02/2015 tarihinde ve 16/02/2015 tarihinde katılana gönderilen haciz ihbarnamesinin 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre yapılmasına rağmen ve yargılama sırasında dinlenen muhtarın tebligatı sanıktan aldığını açıkça belirtmesine rağmen, bu eylemleri yönünden teselsül oluşturacak şekilde görevi kötüye kullandığına dair bir gerekçenin gösterilmediği, iddianın karar gerekçesine yazılmak suretiyle sonuca ulaşıldığı anlaşılmakla sanığın istinaf talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK 283/1. maddesi gözetilerek aynı yasanın 280/1-b, 289/1-d,g maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 19/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)