(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilerin karara karşı Sanık müdafii ve Katılan S. K. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği, bu cümleden olarak 21/08/2015 tarihinde katılanların kızları 04/07/2015 doğumlu Z. S. K.'ün ses kısıklığı nedeniyle Ö. E. Hastanesine götürüldüğü, sanık tarafından bebeğin muayenesinin yapıldığı ancak ayırıcı tanı için gerekli olan kan tetkiki ve akciğer grafisi tetkiklerinin istenmediği, fizik muayene bulgularına göre akutnazofarenfit tanısı konulduğu ve reçete düzenlendiği cihetle ayırıcı tanı için akciğer grafisi ve kan tetkiklerinin istenmemesi nedeniyle çocuk hastalıkları uzmanı sanık M. K.'nın kusurlu olduğu, tanısı konularak uygun takip ve tedavisi yapılmış olması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı cihetle çocuk hastalıkları uzmanı sanığın kusurlu eylemi ile bebeğin ölümü arasında kesin bir iliyet bağının kurulamayacağı sebebiyle sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, kamu görevlisi sıfatı olmayan Ö. E. Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı anlaşılan sanığın hangi sebeple kamu görevlisi olarak kabul edildiğinin gerekçede gösterilmediği, İstanbul ATK 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27/01/2016 tarihli rapora göre kusurlu bulunan sanığın eylemi ile ölüm orasında illiyet bağının tespiti açısından İstanbul ATK 1. Genel Kurulu veya Yüksek Sağlık Şurasından rapor alınmak suretiyle oluşan çelişkinin giderilmeden yerel mahkemece iddia ve savunmalar gerekçeli karara kopyalandıktan sonra yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan ve sözü edilen sübuta dair deliller değerlendirilip gerekçeye yansıtılmadan CMK 230 maddesine aykırı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden Sanık müdafii ve Katılan vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmekle CMK 280/1-d, 289/1-g maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 14/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)