(5271 S. K. m. 34, 230)
Yerel Mahkemece verilerin hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, tanık beyanları, hisse devir sözleşmeleri şikayet dilekçesi, ibraname, noter ihtarnamesi, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Mahkeme kararlarının dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre yapı koopratifi başkanı olan sanık hakkında ilk derece mahkemesince kooperatif üyesi olan bir hisse sahibinden hisse satın almış olan katılan üye olarak kooperatif ortaklığına kabul etmemek eylemini işlediği sabit görülüp görevini kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olup; İbranameyi sanığın değil hisse satan şahsın katılana verdiği husus katılanın savcılıktaki net beyanı ile sabit olduğundan sanığın dolandırıcılık suçunu işlemediği yönündeki mahkemenin kabulü isabetli görülmüş ise de; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/02/2007 tarihli 2005/12794 E- 2007/1170 K sayılı içtihadında belirtildiği üzere öncelikle kooperatif ana sözleşmesinin getirtilip üyelik başvurusunun reddi halinde katılanın bu karara karşı genel kurulda itirazda bulunma hakkının olup olmadığı araştırılıp böyle bir hakkı varsa sırf sanık tarafından başvurunun reddi eyleminin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu da gözetilerek böyle bir hakkı olmasa dahi suçun unsurlarının ne şekilde oluştuğu kararda yeterli gerekçe ile açıklanmadan hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabule göre;
-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin " 21/08/2013" yerine " 15/08/2013" olarak yazılması,
-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasının gözetilmemesi,
-TCK 53/5 maddesinin sanık hakkında tatbik edilmemiş olması (eleştiri sebebi yapılmıştır),
-Sanık hakkında CMK 231 ve TCK'nın 51.maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-d ve 289/1-g. maddesi uyarınca hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)