T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/192 Esas
KARAR NO : 2018/177 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2017/672 Esas
TARİH : 31/07/2017 (Ara Karar)
KARAR TARİHİ: 07/03/2018
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ortak ve yetkililerinin aynı olduğu ve .. Tic. Ltd. Şti adına ve hesabına 20/07/2017 tarihinde ..Bankası İzmit Şubesi ... numaralı hesabından ödenmesi gereken 22.500,00 TL'nin ödenmesi için şirket muhasebe çalışanına talimat verildiğini, söz konusu talimata rağmen muhasebe çalışanın 22.500,00 TL'yi dava dışı ... Ltd. Şti adına ve hesabına ödemesi gerekirken sehven müvekkili şirketle daha önce ticari ilişkisi bulunan ve müvekkilinin kullandığı internet bankacılığı hesap gönderim listesinde kayıtlı olan davalı .. Ltd. Şti adına ve hesabına ödeme yapıldığını, işlemin hatalı gerçekleştiğini ve yanlış kişiye paranın transfer edildiğini, hak kaybına mahal vermemek adına söz konusu tutarın davalı şirket . ... Ltd. Şti tarafından kullanılmaması ve 3. Şahıslara ödenmemesi için mezkur davaya konu tutar üzerine HMK 389/1. Maddesi doğrultusunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını ve dava sonuna kadar kullanımının engellenmesine karar verilmesini ve sehven gönderilen 22.500,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye ... vekili cevap dilekçesi ile, havale tutarının havale alıcısı .. Tic. A.Ş.'nin hesabına geçmesi ile birlikte müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, havale işleminin davacı havale göndericisi şirketin talimatı çerçevesinde tamamlandığını, havale alıcısının yazılı onayı alınmadığı veya söz konusu havale tutarının iadesine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı müvekkili bankaya edilmediği sürece, müvekkili tarafından havalenin göndericiye iadesi veya hesaba bloke konulmasının mümkün olmadığını, davanın müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 31/07/2017 tarih 2017/672 Esas sayılı ara kararında;
"HMK. 389. Maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişim nedeniyle hakkın elde edilmesine önemli ölçü de zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK 390/3 maddesine göre ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanını esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK 390/3 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verme hususunda mahkememiz de olumlu yönde kanaat uyandırmadığı düşünülmekle talepte bulunan ihtiyati tedbir isteminin yerinde görülmediğinden karar verme gereği doğmuştur.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesi ile her ne kadar davalı şirketin ... Bankası İzmit/Kocaeli şubesine ait hesabına sehven gönderildiği iddia olunan 22.500,00 TL ile ilgili olarak bu hesaba ihtiyati tedbir yoluyla bloke konulması talep edilmiş ise de HMK.390/3.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talepte bulunan davacının davaya konu bu meblağın davalı şirket banka hesabına sehven gönderildiği yönündeki iddiasının dava dilekçesi ekinde sunacağı delilerle yaklaşık olarak ıspat etmesi gerekmekte olup..."gerekçesi ile,
İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,
İlk derece mahkemesinin tedbirin reddine ilişkin ara kararının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
Mahkemenin karar gerekçesinde ''davaya konu meblağın davalı şirket banka hesabına sehven gönderildiği yönündeki iddiasının dava dilekçesi ekinde sunacağı delillerle yaklaşık olarak ispat edilememiş olmasına'' binaen ihtiyati tedbir talebini reddetmiş ise de söz konusu talebin ispatı tahkikat neticesinde tarafların ticari defterlerinin celbi neticesinde ispatlanabileceğinden şu aşamada ispat külfetini tam anlamıyla müvekkili şirketten beklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, ilgili para internet şubesi üzerinden gönderildiğini, gönderen kişinin, para gönderilen kişiyi yanlış olarak bilgisayar ortamında işaretlemesinden kaynaklandığını,
Mahkemece tedbir talebinin, teminat yatırılması koşuluyla da irdelenmediğini, her geçen gün müvekkili aleyhine işlediğini,
İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, talebin öncelikle teminatsız olarak, aksi halde teminatlı olarak kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/672 Esas sayılı dosyası kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davacı vekilince dava konusu tutarın davalı banka nezdindeki hesaptan diğer davalının hesabına sehven havale edildiğini ileri sürerek tedbiren davalı hesabına bloke konulması talep edilmiş, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş, davacı vekilince karar istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde de vurgulandığı üzere, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca tedbir isteyen davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. (HMK 390/3). Davacı iddiaları yargılamayı da gerektirdiğinden, davanın esası yönünden yargılama yapıp karar verecek olan ilk derece mahkemesince HMK 390/3 maddesi kapsamında koşulların oluşmadığı yönünde
delillerin takdiri ile tedbirin reddine dair verdiği kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 85,70.TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90.TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2018 tarihinde HMK' nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.