T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/186 Esas
KARAR NO : 2018/181 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2016/1054 Esas (Derdest Dosya)
TARİH : 07/07/2017 (Ara Karar)
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) - İhtiyati Haciz Talebi
KARAR TARİHİ: 07/03/2018
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile, dosyada bulunan ihtarnameden sabit olduğu üzere müvekkili şirketin 26/09/2007 tarihli sözleşme nedeniyle uğradığı zararların davalılardan tazmininin talep edildiği, ancak davalıların cevabi ihtarnamesiyle söz konusu alacağın varlığını reddettiklerini, bu itibarla alacaklarının muaccel hale geldiği hususunun tartışmasız olduğunu, dava konusu alacağın muaccel hale gelmiş para alacağı olması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nun 257.maddesi uyarınca davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, İİK 258/1/c.1maddesi uyarınca alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğunu, bu hükümle ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün getirildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirecek, alacağın alacağı hakkında kanaat edinmeye çalışacak, bu kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar da mevcut ise ihtiyati haciz talebini kabul edeceğini, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ya da alacağın likit olmadığı şeklindeki gerekçelerle ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığı ve muaccel olduğuna dair iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğu, alacağın yargılamayı gerektirmesi vs.kanunda yer almayan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu hükme bağladığını, (Yargıtay 11. HD. 14/05/2012 tarih 2012/5431 Esas 2012/7701 Karar, Yargıtay 11. HD. 26/04/2014 tarih 2014/9364 Esas 2014/11980 Karar, Yargıtay 22. HD. 02/06/2014 tarih 2014/15502 Esas 2014/15382 Karar) ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK 257.vd.maddeleri uyarınca davalıların yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve dahi alacaklarıyla diğer haklarının 1.058.002,31.TL tutarında ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davacıların ihtiyati haciz talebinin reddi gerekeceğinin hem yasal hükümler hem de Yargıtay İçtihatları uyarınca açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ihtiyati haciz talebi kabul edilmesi halinde mahkemece belirlenecek teminatın davacılar tarafından dosyaya depo edilmesi gerekeceğini, davacılar tarafından sunulan kanun maddeleri ve Yargıtay içtihatlarının davacıların işbu davada sunduğu deliller ve ileri sürdüğü iddialar kapsamında değerlendirilemeyeceğini, fatura, cari hesap dökümündeki alacaklar vb.belgelere dayalı alacak iddialarında dahi ihtiyati haciz talebi kabul edilmediğini ve işbu belgelerin dahi alacağın varlığının yaklaşık ispatı olarak kabul edilmediğini, davanın mesnetsiz ve kötüniyetli olarak ikame edildiğini savunarak, öncelikle davacıların ihtiyati haciz talebinin, daha sonra da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 07/07/2017 tarih 2016/1054 Esas sayılı ara kararında;
"İstanbul . İcra Müdürlüğünün .. sayılı takip dosyasında dava dışı ... A.Ş. Tarafından takip alacaklısı ...'ye yapılan ödemelerin davacılar tarafından rucuen davalılardan istenip istenemeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden ..."gerekçesi ile,
İhtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile,
İlk derece mahkemesi ara kararının yasaya aykırı olduğunu,
26/09/2007 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi tahtında, davalıların da aralarında bulunduğu satıcılar, .. Tic. A.Ş.'deki hisselerinin müvekkillerinin de aralarında bulunduğu alıcılara devrettiklerini,
Dosyada mübrez ihtarname ile sabit olduğu üzere, müvekkili şirketin 26/09/2007 tarihli sözleşme sebebiyle uğradığı zararların davalılardan tazminini talep ettiğini, ancak davalıların cevabi ihtarnamesiyle söz konusu alacağın varlığını reddettiklerini, bu itibarla alacağın muaccel hale geldiği hususunun tartışmasız olduğunu, ayırca davalıların taahhütlerden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme ve yurtdışına kaçırma hazırlığı içinde olduğunun öğrenildiğini, ihtiyati haciz borçların tahsilinde önemli rol oynamakta olup, ihtiyati haciz isteminde yargılama yaparak, alacağın esası hakkında bir karar vermekten kaçınılması gerektiğini,
İlk derece mahkemesi tarafından alacağın bulunup bulunmadığı hususunda yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin Yargıtayın yerleşik içtihatlarına ve yasaya aykırı olmakla birlikte, yargılama tamamlandıktan sora müvekkili şirketin alacağına kavuşma imkanını da ortadan kaldıracak mahiyette olduğunu,
Gerek alacaklının mallarını gizleme ve kaçırma hazırlığı içinde olması, gerekse dava konusu alacağın muaccel hale gelmiş para alacağı olması sebebiyle, davalıların mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddi yönünde verilen kararın kaldırılması gerektiğini,
İİK 258/1/c.1maddesi uyarınca alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğunu, bu hükümle ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün getirildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirecek, alacağın alacağı hakkında kanaat edinmeye çalışacak, bu kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar da mevcut ise ihtiyati haciz talebini kabul edeceğini, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ya da alacağın likit olmadığı şeklindeki gerekçelerle ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu,
Doktrinde de istisnasız bir şekilde kabul edildiği üzere, ihtiyati haciz isteminde alacağın esasına ilişkin araştırma yapılmasından kaçınılmasını, bu sorunun, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde giderilecek olup, anılan merasimin de bilahale ikame edilecek olan dava olduğunu somut olayda da bu hususun mahkemenin önündeki derdest dava çerçevesinde mahkemece değerlendirileceğini,
Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da ihtiyati haciz talep edenin alacağının varlığı ve muaccel olduğuna dair iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğu, alacağın yargılamayı gerektirmesi vs.kanunda yer almayan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu hükme bağladığını, (Yargıtay 11. HD. 23/05/2017 tarih 2016/5718 Esas 2016/5497 Karar, Yargıtay 11. HD. 30/05/2016 tarih 2016/5667 Esas 2016/5864 Karar, Yargıtay 11. HD. 15/02/2016 tarih 2016/914 Esas 2016/1485 Karar, Yargıtay 11. HD. 04/10/2016 tarih 2016/8631 Esas 2016/7767 Karar, Yargıtay 11. HD. 14/05/2012 tarih 2012/5431 Esas 2012/7701 Karar, Yargıtay 11. HD. 26/04/2014 tarih 2014/9364 Esas 2014/11980 Karar, Yargıtay 22. HD. 02/06/2014 tarih 2014/15502 Esas 2014/15382 Karar)
İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 07/07/2017 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, İİK'nun 257. vd. Hükümleri uyarınca davalıların yed'inde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve dahi alacaklarıyla diğer haklarının 1.058.002,31.TL tutarında ihtiyaten haczedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1054 Esas sayılı dosyası kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davada, taraflar arasındaki 26/09/2007 tarihli dava dışı şirketin hisselerinin alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşme hükümleri uyarınca, şirket eski çalışanının açtığı dava sonucu davacılarca icra dosyasına yapılan ödeme, teminat mektupları için ödenen komisyon tutarları, avukat ücretleri ve ödenmek zorunda kalının harçlar nedeniyle uğranılan zararlar nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca davalılar sorumluluğunda olduğu ileri sürülen 1.058.002,31.TL'nin davalılardan tahsilinin talep edildiği, davalıların davaya usulü yönlerden ve esastan karşı çıktıkları, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddedildiği ve bu karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı yanın alacak iddiasını taraflar arasındaki 26/09/2007 tarihli hisse alım sözleşmesi hükümlerine dayandırdığı, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde de belirtildiği üzere hisseleri devrolunan şirket çalışanının açtığı dava kapsamında yapılan ödemelerin davalılar sorumluluğunda olup olmadığı, davacılar tarafından rücu edilip edilemeyeceği, rücu edilebilecek alacak tutarı olması halinde dahi tutarının yargılama ile belirlenebileceği dikkate alındığında, davanın esasında yargılamayı sürdürüp karar verecek olan ilk derece mahkemesinin delil takdiri ile ihtiyati haciz talebinin reddi kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan 85,70.TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90.TL istinaf karar harcından davacılar tarafından yatırılan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50.TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2018 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.