T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/40 Esas
KARAR NO: 2024/787 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/853 Esas - 2021/985 Karar
TARİH 14/12/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında ticari faaliyet devam ederken davalı şirket, kendisine gönderilen ve hiçbir itirazda bulunulmayan ve ticari defterlerine işledikleri fatura bedelini vadesinde ödemediğini gerekçe göstererek davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile takibe giriştiğini, davalının takibe itiraz ettiğini açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesiyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini taleple huzurdaki davayı açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, "Faturada taşıtan firma olarak gözüken ... Tic. A.Ş. İle her hangi bir organik veya fatura konusu taşımaya dair bir ticari ilişkisi veya bir talimatı söz konusu olmadığından varsa bile böyle bir taşıma hizmetinin davalı müvekkile nasıl oluyor da fatura edildiğini davacı izah etmek ve ispatlamak zorundadır. Davacı icra takibine konu yaptığı 24.03.2020 tarihli fatura içeriği; tarafımızca cevap dilekçemize ekli olarak ibraz edilecek olup davacı tarafından davalıya gönderilen 25.02.2020 tarihli Fatura No: ..., Navlun Ücreti açıklamalı 2.550-USD bedelli fatura ile yapıldığı iddia edilen aynı taşımaya dairdir. 25.02.2020 tarihli faturaya karşı davalı müvekkile tebliğ edildiği gün 25.02.2020 tarihinde ... numaralı iade faturası düzenlenmiş, davacı tarafa da gönderilmiştir. İş bu durum davalı tarafından icra müdürlüğü ve dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeler ile de sabittir. Davacı beyanları ile ekli delil listesi incelendiğinde davalı şirket tarafından itiraz edilen fatura dışında taşıma iddialarını destekleyici belge ibraz edilebilmiş değildir. Davacı iddialarını ispatlayamamıştır. Sayın Mahkemeye arz etmeye çalıştığımız nedenler ışığında; Davacı beyanları ve ekli delil listesi incelendiğinde davalı şirket tarafından itiraz edilen fatura dışında taşıma iddialarını destekleyici hiç bir belge ibraz edilebilmiş değildir. Davalı şirket adına yapılmış bir taşıma söz konusu değildir Davacı iddialarını ispatlayamamıştır." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddi ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacının kötü niyet tazminatına, yargılama giderine . vekalet ücretine mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/12/2021 tarih 2020/853 Esas 2021/985 Karar sayılı kararında; "....Toplanan deliller, hükme elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 2.550,00 USD olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 2.550,00USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE, 2.550,00USD asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak DEVAMINA,2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 3.813,94TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine konu yapılan alacak; Cari Hesap Ekstresi- 24.03.2020 tarihli ... NOLU 2550,00USD bedelli FATURA olup yasa süresi içinde itiraz edilmesine mütakip açılan itirazın iptali davasında icra takibi konu edilen alacakla hiç ilgisi olmayan davacının beyanı ile "Davacı taraf davalı şirket ile arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı firmaya delil listesinde ekinde yer alan 08.04.2020 vade tarihli ,2.550.00USD bedelli ve ... numaralı müvekkil şirketçe davalıya kesilen faturalardan kaynaklı alacağı icra takibi ve davaya konu yapmış 8.04.2020 vade tarihli, 2.550,00 USD bedelli ve ... numaralı faturadır (Ek 1). Bu fatura davalı tarafa gönderilmiş olup faturalar davalı tarafça hiçbir itiraz veya çekince bulunmaksızın kabul edilmiş ve ticari defterlerine işlenmiştir. " olarak davaya konu itirazın iptali davası açıldığını, Davacı, ödeme emrinde 24.03.2020 tarihli ... nolu 2550,00USD bedelli FATURA dışında Cari Hesap Ekstresine dayansa da İcra İnkar tazminatı tazminatı talebine dair "Ayrıca söz konusu alacak tutarı davalı tarafça, herhangi bir yargılamaya tabi olmaksızın tespit edilebilir tek bir fatura alacağı olduğundan " beyanı ile dava dilekçesinin bütününden alacak tek bir faturaya dayalı olduğunu, Ticari defterlerin cari hesap yönünden Bilirkişi İncelemesine sunulması ve Cari Hesap yönünden davalının borçlu olduğuna dair bilirkişi tespitlerinin hiç bir anlamı olamayıp, itirazın iptali davasında araştırılması gereken husus icra takibine konu faturaya dair alacağın( Hizmetin) var olup olmadığı noktasında olduğunu, davanın alacak davası olmadığını, itirazın iptali davasında icra takibine konu fatura alacağının var olup olmadığı dışında hiç bir araştırma yapılamayacağını, Davacı davasını icra takibine konu yaptığı alacak konusu fatura dışında 08.04.2020 vade tarihli 2.550.00USD bedelli ve ... numaralı faturaya konu davalı şirkete taşıma hizmeti verdiği iddiasıyla dava açıldığını, Davalı taraf olarak icra konusu yapılan faturaya taşıma hizmeti verilmediğinden bahisle itiraz edilerek cevap verildiğini, Dava dilekçesinde taşıma hizmeti verdiğinden bahisle faturaya dayalı alacak iddiasında bulunan davacı Bilirkişi Raporuna karşı beyanlarında fatura konusu taşıma iddialarının tam aksi yönde " Bu kapsamda müvekkil şirket tarafından, hava taşımasının iptal olması sebebiyle 1.730 USD no-show bedeli, kara taşımasının iptal olması sebebiyle de 950 USD no-show ödemesi yapılmak zorunda kalınmıştır. Hava taşımasında fiili taşıma için ... A.Ş.ye, karayolu taşıması içinse ... şirketine ödemeler yapılmıştır. " şeklinde beyanı ile alacak konusu yaptığı faturaya dayalı taşıma işlemini yapmadığını kabul ettiğini, Taşıma olmadığına dair davacının ikrarı, taşıma iddiasıyla kesilip takibe konu yapılan faturayı açıkta bırakmakta olup tarafların ticari defterinde kaydının bulunmuş olması davacıya alacak hakkı tanımayacağını, Bu bağlamda esas mahkemesinin davacının taşıma iddiasıyla kesip takibe konu yapılan faturaya dair taşıma işlemi yapılmış gibi davanın kabulüne dair "Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir." (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) gerekçesinin hatalı olduğunu, Davacının iddiasının hüküm doğurabilmesi için, faturanın, taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanmasının şart olduğunu, fatura, sözleşmenin kuruluş safhasıyla ilgili olmadığına ve TTK. m.21/no.2 hükmündeki karine faturanın içeriğine dair olup, sözleşmenin kuruluşuyla ilgili bulunmadığına göre, faturaya itiraz edilmemesi de sözleşme ilişkisinin varlığını göstermeyeceğini,
Eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkar ederse, o zaman, TTK. m. 21/no.2’deki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen (satıcı, işi yapan veya diğer bir menfaati sağlayan) tarafın üzerinde olup davacı icra takibine konu taşıma hizmetini vermediği kabul ettiğini, faturaların tümünün iade edildiği dosya kapsamında da sabit olduğunu, Dava konusu taşıma iddiasıyla kesilen faturaya dayalı alacak iddiasından çıkmış, davalının eylemleri nedeniyle yapılmayan bir taşımaya dayalı zarar iddiasına döndüğünü, bu zarara dair davalı tarafa keslip de gönderilen bir fatura da olmadığını, Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere davacı bu iddiasını da ispatlayamadığını, Davacı dava dilekçesine konu zarar iddiasını icra takibine konu fatura içeriği ile hiç ilgisi olmayan "Bu kapsamda müvekkil şirket tarafından, hava taşımasının iptal olması sebebiyle 1.730 USD no-show bedeli, kara taşımasının iptal olması sebebiyle de 950 USD no-show ödemesi yapılmak zorunda kalınmıştır. Hava taşımasında fiili taşıma için ... A.Ş.ye, karayolu taşıması içinse ... şirketine ödemeler yapılmıştır. " şeklinde iki temel olaya dayandırdığını, Davacının "Kara taşımasının iptal olması sebebiyle de 950 USD no-show ödemesi" iddiası bilirkişi raporunun 9. Sayfasının 5,3 Karayolu Taşımasındaki Zarara ilişkin Değerendirmeler başlığı altında değerlendirildiğini özetle "........ Dosya içeriğindeki beyanlardan karayolu taşıması olduğu anlaşılsa da kara yoluna ilişkin herhangi bir veri beyan haricinde mevcut değilidir...... Ancak dosyada organize edilen bir kara yolu taşımasına,davalı yan ile kara yolu ile taşıma ilişkisine bu taşımanın zarara uğrayan bir kara yolu taşıması olduğuna ilişkin doğrudan bir veri ( MR senedi belgesi,Taşıma Senedi Numarası,Yük Ve Güzergah Bilgileri vb. Detayları tespit edilemediğinden...) yine; Davacının "Hava taşımasının iptal olması sebebiyle 1.730 USD no-show bedeli ödemesi" iddiası Bilirkişi Raporunun 10. Sayfasının sonuç kısmının Bu Doğrultuda başlıklı beyanın devamında "Dava konusu 2.500 USD lik fatura üzerinde yer alan "Notlar" kısmında gönderen bilgisinde davalı işletmeden farklı bir firmanın ismi (...) yer aldığı yük bilgilerinin AWB 'lere dair yapılan rezervasyonlardakilerden farklı olduğu" "Bu sebeple faturadaki farklı bilgiler sebebiyle hukuki açıdan davalı yana yansıtılıp, yansılmayacağının nihai takdirinin sayın mahkemede olduğu" tespitlerinin mevcut olduğunu, Davacı taraf "Davalı şirket ile arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalı şirkete taşıma hizmeti vermediğini ikrar etmiştir o halde taşıma iddiasıyla kesilen 08.04.2020 vade tarihli ,2.550.00USD bedelli ve ... numaralı faturalardan kaynaklı alacak konusunun dinlenebilir hiç bir yanı kalmamıştır. ( Keza İş Bu fatura icra takibine de konu yapılmadığından , takibe konu icra takibine konu alacak farklı bir fatura olup alacak konusu sadece bu faturaya hasredildiğinden İtirazın iptali davalarında cari hesap ilişkisi içinde de değerlendirilemez) Davacı, davalının rezervasyon iptali iddiasıyla uğradığı zararları faturalandırmamış, davalıya tebliğ etmediğini, itirazın iptali dava konusunu oluşturup icra takibine konu yapılan fatura, iddia edilen zarara ait olmayan davalının ikrarı ile hiç yapılmayan taşıma iddiasıyla kesilen bir fatura olduğunu, Davacı zarar iddiasını hukuki işlem niteliğinki kesin delillerle ispatlayamadığını, Arabuluculuk süreci kanunun amacına aykırı özensiz işlemlerle sonuçlandırıldığını, davanın konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına vekil sıfatı ile itiraz edildiğini,Yargılama esnasında müvekkili şirket ile yapılan görüşmelerde davet mektubundan haberdar olmadıkları anlaşıldığını, arabuluculuk sürecinin nasıl yürütüldüğü araştırıldığında ARABULUCUNUN ... barkot numarası altında iadeli taahhütlü mektup ile davet mektubu gönderdiği ancak geri dönen olmadığından bahisle sadece davacı katılımı ile tek bir telefon dahi açmadan vekil ile temsil edildiği halde vekili aramadan süreci sonlandırdığının anlaşıldığını,Tüzel Kişilere tebligatın nasıl yapılacağı Tebligat kanununda açıklanmış olup esas mahkemesi dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak yasalara uygun tebligat ile sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığını RESEN araştırmak zorunda olduğunu, Esas mahkemesi, davacı vekilinin arabulucuk başvurusu ile başlayan sonrasında arabulucunun arabuluculuk yasasının amacına aykırı asile ve vekiline ulaşmaya yönelik çabasız, duyarsız eylemleri ile devam eden yine HMK'nın 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. Maddeleri ile Tüzel Kişilere tebligatı düzenleyen maddelere aykırı işlemleri ile devam ettirilen arabuluculuk sürecini itirazları doğrultusunda araştırmadan " Davalı vekilinin yargılamanın son aşamasına kadar itirazı olmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da sulh olma ihtimalinin bulunmadığını belirttiği, icra dosyasında vekilinin olması ayrı bir dava niteliğinde olan itirazın iptali davasında da vekili olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu nedenle usuli eksiklik olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır." kararının hatalı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. ava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhinde 24/03/2029 tarihli 2.550,00 USD bedelli fatura ve cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek 2.550,00 USD alacağın tahsili talebiyle 09/09/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, davacı alacaklı tarafından süresi içerisinde istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı, icra takibine dayanak 24/03/2020 tarihli ... nolu 2.550,00 USD miktarlı faturanın davacı tarafından davalı firma adına e fatura olarak düzenlendiği, içeriğinde uluslararası taşımacılık navlun ücreti açıklamasının yazdığı, davalı taraf cevap dilekçesi ile, davacının icra takibine konu yaptığı 24.03.2020 tarihli faturadan önce davacı tarafından 25.02.2020 tarihli, ... nolu, Navlun Ücreti açıklamalı, 2.550-USD bedelli faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafça bu faturanın kabul edilmeyip 25.02.2020 tarihinde ... numaralı iade faturası ile davacıya iade edilmesi üzerine davacının İcra takibine konu yaptığı 24.03.2020 tarihli faturanın, daha önce iade faturası kesilen 25.02.2020 tarihli ,Fatura No: ..., Navlun Ücreti açıklamalı ,2.550-USD bedelli faturanın tekrar gönderiminden başka bir şey olmayıp davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla 25.02.2020 tarihli faturaya konu taşıma hizmetinin verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini belirtip davacı tarafından davalı adına yapılmış bir taşıma hizmetinin olmadığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraf ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişilerden rapor alındığı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarından ve taşıma senetlerinden, davacı firmanın davalının talepleri doğrultusunda mail yoluyla yapılan anlaşma uyarınca uluslararası taşıma işi için hava ve kara taşımasını organize ettiği, davalıdan kaynaklanan sebeplerle (davalının yükünü zamanında hazır edememesi nedeniyle) rezervasyonun iptal edildiği, hava taşımasının iptal olması sebebiyle 1.730 USD no-show bedeli, kara taşımasının iptal olması sebebiyle de 950 USD no-show ödemesinin dava dışı firmalar tarafından davacıdan tahakkuk ettirildiği, hava taşımasında fiili taşıma için ... A.Ş.ye, karayolu taşıması içinse ... şirketine no-show ücreti olarak yapılan ödemelere ilişkin davacı vekili tarafından 28/10/2021 tarihli dilekçe ekinde ödeme belgelerinin ibraz edildiği, davaya konu edilen faturanın da, davacı tarafından ödenen bu bedellerin davalıya rücu edilmesi amacıyla kesilen fatura olduğu ve bu hususun mail yazışmalarıyla da sabit olduğu, davacı tarafından davalı şirket adına rücu talebiyle keşide edilen ilk faturanın; ... nolu 25.02.2020 tarihli navlun ücreti açıklamalı fatura olduğu, bu faturanın davalı tarafça aynı tarihte düzenlenen ... nolu iade faturası ile davacıya iade edildiği, Davaya konu edilen ... nolu navlun ücreti açıklamalı faturanın ise; 24.03.2020 tarihinde davalı şirket yasal defterlerinde kayda alındıktan sonra davalı tarafından ... nolu iade faturası düzenlenerek davacıya iade edildiği, takip tarihinden sonra davacı tarafından yine 31.12.2020 tarihinde keşide edilen ... nolu faturanın 1245 nolu yevmiye maddesi ile davalı tarafça kayda alınmış olduğu ve davalı tarafça iade edilmediği, dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarından ve belgelerden davacı tarafça davalıya taşıma hizmeti verildiğinin anlaşıldığı, davalıdan kaynaklanan sebeple hava ve kara taşıma rezervasyonunun iptal olması sebebiyle dava dışı taşıma firmaları tarafından davacıdan no-show ücreti olarak tahsil edilen ücretin davacı tarafından davalıdan rücu edebileceği, tarafların BA/BS formlarında mutabık oldukları ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbiriyle örtüştüğü, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre de davacıya 2.550,00 USD borçlu gözüktüğü tesbit edilmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan borcun ödendiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davalı tarafından ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği,İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın tahkikat aşamasında, arabuluculuk aşamasında arabulucu tarafından davalı tarafa usulüne uygun davet mektubunun TK. Uygun şekilde tebliğ edilmediğinden, geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyaya ibraz edilen 13/11/2020 tarihli arabulucuk son tutanağı incelendiğinde, davalı firma adına başvuruda belirtilen ve sicil kaydından teyit edilen adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla davet mektubunun yollandığı ve iletildiği halde toplantıya katılan olmadığının tutanağa geçirildiği, arabuluculuk tutanağının geçersizliği iddiasıyla davalı tarafça ayrı dava açılıp arabuluculuk son tutanağı mahkeme kararıyla iptal edilmediği sürece geçerli olduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.302,66-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 325,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 976,99-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.