T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/31
KARAR NO: 2024/840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/07/2021
DOSYA NUMARASI: 2021/65 Esas - 2021/615 Karar
DAVA: Müdürlük Görevinin Sona Erdiğinin Tespiti
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ortağı iken şirketteki hissesinin tamamını diğer ortak davalı ...'a noterde düzenlenen senet ile devrettiğini, devir işleminden sonra müdürlük görevinin sonlandırılması için istifa beyanını ihtarname ile davalı tarafa bildirdiği halde kendisinin müdürlük görevine son verip gerekli tescil işleminin yaptırılmadığını, şirket ile herhangi bir ilgi ve alakası kalmadığından müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine ve davalı ...'ın şirket müdürlüğüne atandığının tespiti ile söz konusu tespit kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili beyan dilekçesinde özetle; davacının hissesini noter senediyle devrettiğinden dolayı ayrıca bu hususun ve müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine gerek olmadığını, ayrıca müvekkili ...'ın müdür olarak atanması yönündeki istemin de yasal dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/07/2021 tarih ve 2021/65 Esas - 2021/615 Karar sayılı kararı ile; " Her ne kadar müdürlük görevinin sona erdiğine ilişkin tespit davasının şirket aleyhine açılması gerekli ise de, şirketin iki ortaklı olduğu, her iki ortağında davalı olarak gösterilmiş olması nedeniyle taraf teşkilinin bu şekilde sağlanmış olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, dava konusu şirketteki hisselerinin tamamını 23/08/2013 tarihli noter senediyle diğer hissedar olan davalı ...'a devrettiği, bu şekilde davacının şirketle ilgisini kestiği, ancak ticaret sicil kaydında davacının halen şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğu, davacının müdürlük görevinden istifa ettiğine ilişkin bildirimi dava konusu şirket ile şirket ortaklarına noter ihtarnamesiyle bildirdiği, bu bağlamda davacı tarafın şirket müdürlüğünün sona erdiğinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu (Yargıtay 11. HD'nin 2019/4503 Esas, 2020/2760 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere) dikkate alınarak bu yöndeki istemin kabulüne; ancak şirket müdürünün davalı ... olduğunun tespiti yönündeki istemin yasal dayanağı bulunmadığından, mahkememizce verilen kararın ticaret sicil memurluğu nezdinde tescil ve ilanının ise tespit kararının infazıyla ilgili olması ve yetkinin de ilgili ticaret sicil memurluğuna ait olduğu dikkate alınarak reddine karar vermek kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile;" 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davacının, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ni temsilen yetkili müdürlük görevinin sona erdiğinin TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/65 E. - 2021/615 K. sayılı ve 07/07/2021 tarihli kararı ile Müdürlük Görevinin Sona Erdiğinin Tespitine ilişkin ikame olunan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de işbu ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasa ile yerleşik Yargıtay uygulamalarına da aykırı olmakla istinafen incelenerek kaldırılması/ bozulması gerektiğini, İlk olarak; mahkemece her ne kadar Müdürlük Görevinin Sona Erdiğinin Tespitine karar verilmiş ise de sona ermenin hangi tarih itibariyle geçerli olduğu yönünde gerekçeli kararda bir husus yer almadığını, Ne var ki, mahkemece yapılması gereken pay devrinin tescili tarihinde mi yoksa pay devrini onaylayan genel kurul kararı tarihinde mi müdürlük görevinin sona erdiğinin esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, ortaklık sıfatının kazanılması için devrin, pay defterine kaydedilmesi gerekli değil ise de temsil yetkisi sona erdikten sonra şirketi borç altına sokacak hukuki bir işlem yapılmadığından, davacının kendisinden sonra şirket adına yetkili temsilcilerin ödemesi gereken bir borçtan dolayı kişisel sorumluluğu bulunmayacağını,Bu minvalde davacının, kurumlara karşı olan sorumluluğu yönünden sona ermenin hangi tarih itibariyle geçerli olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının zaruri olduğunu, zira Vergi Dairesi' nden müvekile gelen bir takım cezalardan sonra haricen yaptığı araştırmada müvekkilin devirden kısa bir süre sonra limited şirket faaliyetinin tamamen durmuş olduğunu, şirketin de ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığına müşahede ettiğini, şirket sahipleri tarafından beyannameler verilmediğinden Vergi Dairesi tarafından terk verildiğinin ortaya çıktığını, dolayısıyla, vergi borçlarından kaynaklı olarak idare tarafından müvekkilin sorumluluğuna gidilmiş olmasının müvekkil açısından büyük maddi mağduriyetler yaratmış bulunmakta olduğunu, bu hususların çözümü açısından da mahkemece hangi tarih itibariyle Müdürlük Görevinin Sona Erdiğinin tespitinin yapılması gerektiğini, İkinci olarak, müvekkilin 23.08.2013 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile 6.000-TL tutarındaki şirket hissesini davalılardan ...’a devrettiğini ve kendisine istifa dilekçesi verdiğini, işbu devre ilişkin ortaklar kurulu kararının da Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edildiğini, dolayısıyla Müdürlük Görevinin Sona Erdiğinin Tespiti ile hisse devir sözleşmesi gereği de pay devrinin tescili tarihi ya da pay devrini onaylayan genel kurul kararı tarihi itibariyle devir alan ...’ ın atandığının tespitine, anılan durumların ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini, zira pay devrinin tescili tarihi ya da pay devrini onaylayan genel kurul kararı tarihi itibariyle sorumlu kişinin tespitine karar verilmemiş olmasının hukuki olarak sorumluluğu müvekkil üzerinde bırakacak nitelikte bir sonuç doğuracağını, ki bu hususun kabul görecek nitelikte olmadığını, Yerleşik Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, “Davacı vekili, müvekkilinin iki ortağından birisi olduğu davalı şirketteki hissesini noter devir sözleşmesi ile diğer davalıya devrettiğini, dava dışı ortağın da ortaklar kurulu kararı devre muvafakat ettiğini, yine aynı ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin müdürlük görevinin de sona erdiğini, davalı ...'ın davalı şirket müdürü olarak atandığını, ancak pay devrinin ve yeni müdür tayininin tescil ve ilan edilmediğini, davacının kayıtlarda hala hem ortak ve hem de şirket müdürü olarak gözüktüğünü ileri sürerek, müvekkilinin tüm payının davalı ...'a devrettiğinin ve devir nedeni ile devir tarihinden itibaren şirketle bir ilgisinin kalmadığının ve müdürlük görevinin sona erdiğininve yerine davalı ...'ın atandığının tespitine, anılan durumların ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir…
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün açıklanan değişik gerekçelerle (ONANMASINA), 10.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” ( 11. Hukuk Dairesi 2007/1550 E.N , 2008/2845 K.N. ) Maruz durum sebebiyle, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/65 E. - 2021/615 K. sayılı ve 07/07/2021 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak “Davanın Yeniden Görülmesine”, aksi halde “Hükmün Bozularak Mahkemesine İadesi” ne karar verilmesini temin babında işbu istinaf talebinde bulunmak zarureti hasıl olduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; - Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/65 E. - 2021/615 K. sayılı ve 07/07/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak “davanın yeniden görülmesine” aksi halde “hükmün bozularak mahkemesine iadesi” ne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/65 E. - 2021/615 K. sayılı ve 07/07/2021 tarih sayılı kararı ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, red kararı verilen kısma ilişkin itirazlarının bulunmadığını, ancak kabul edilen kısma ilişkin kararın kanun ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın hissesini devrettikten sonra ticaret siciline tescil yaptırması gerektiğini, kendi ihmalini müvekkiline yüklediğini, bu sebeple Mahkemece verilen kararın kabul kısmının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının dava konusu şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiği gerekçesi ile müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti, tescil ve ilanına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava konusu ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde pay sahibi ve münferiden yetkili müdür iken hissesini davalı ...'a Bakırköy ... Noterliği'nin 23/08/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesi ile devretmiş ve şirket tarafından 23/08/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devrinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine karar verilmiş ve karar tescil edilerek 23/03/2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Ancak aynı ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olan davacının müdürlük görevine son verilmemiş ve yeni müdür atanmamıştır. Davacı dava konusu şirkete 25 yıllığına müdür olarak seçilmiş olup, halen dava konusu şirketin münferiden yetkili tek müdürüdür. Davacı tarafından dava konusu şirketin müdürlük görevinden istifa ettiğine ve istifanın tescil ve ilanı için dava konusu şirkete ve davalılara Bakırköy ... Noterliği'nin 25/07/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname düzenlenmiş, dosyada ihtarnamenin tebliğine ilişkin evraklar bulunmadığından davacı vekilinin beyanına göre ihtarname tebliğ edilememiştir. Davacı vekili, davacının dava konusu şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin ve yerine davalı ...'ın atandığının tespiti ve tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece de davacının dava konusu şirkette müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir. TTK'nın 623. Maddesinde; "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/13645 Esas-2017/1451 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak olmasına ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacak olmasına, görev son bulmadan sicile tescil edilemeyecek olmasına, dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğurmasına (TTK 37. madde) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetimin (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlüdür. Davacı tarafından dava konusu şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiğine dair istifa ihtar ve ihbarının davalı şirkete ve diğer ortaklara gönderildiği ve tebliğ edilemediği belirtilmiş, ancak Mahkemece ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebligat evrakları, dava konusu şirketin ticaret sicil kayıtları celbedilerek tebligat sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve davacının istifa beyanının sonuç doğurup doğurmadığı, müdürlük görevinin sona erip ermediği ve sona ermiş ise hangi tarihten itibaren sonra erdiği hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenle, davacının ve davalıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının ve davalıların sair istinaf başvurusu sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 07/07/2021 tarih ve 2021/65 Esas - 2021/615 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.