T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/773 Esas
KARAR NO: 2023/804 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI: 2019/397 Esas - 2023/37 Karar
TARİHİ: 01/02/2023
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 11/05/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında taşımacılık alanında faaliyet gösteren bir lojistik firması olduğunu, davalılardan ... Dış. Tic. San. Ltd. Şti.’nin yükleteni, diğer davalı ... Par. San. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin de taşıtanı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...122249 numaralı 10 adet konteynerin İstanbul’dan Mısrata/Libya’ya taşıma organizasyonu da fiili taşıyan ... şirketinin ... numaralı konşimentosu tahtında müvekkili şirketçe organize edildiğini, bahse konu taşıma ile ilgili olarak müvekkili şirketçe de taşıma organizatörü olarak ... numaralı konşimento düzenlendiğini, yükün Libya mevzuatına aykırı olması sebebi ile yük uzun süre boşaltma limanında teslim alınmak üzere beklemesine rağmen alıcısınca teslim alınamadığını ve 01/12/2018 tarihinde sadece 5 konteyner alıcısınca teslim alındığını, geri kalan 5 konteynerın ise teslim alınmadığını ve Türkiye’ye geri getirilmesinin talep olunduğunu, bu doğrultuda 07/02/2019 tarihinde Türkiye’ye geri taşımasının gerçekleştirildiğini, bu çerçevede teslim alınan 5 konteyner için yükün varış tarihi olan 15/08/2018 tarihinden teslim alınarak konteynerin boş olarak iade edildiği 01/12/2018 tarihine kadar demuraj tahakkuk etmiş olup, alıcısınca teslim alınmayarak Türkiye’ye iade taşınan 5 konteyner için ise yine yükün varış tarihi olan 15/08/2018 tarihinden Türkiye’ye geri taşınmak üzere gemiye yüklendiği 07/02/2019 tarihine kadar demuraj tahakkuk ettiğini, Libya Gümrük Departmanı tarafından tanzim edilen resmi yazı ile yük üzerindeki orijinal etiketlerde sahtecilik yapılmış olduğu ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin ülkeye etiketleri değiştirilmek sureti ile sokulmaya çalışıldığının öğrenildiğini, davalı yanın talebi üzerine alıcısınca çekilemeyen 5 adet konteyner aynen Türkiye’ye geri taşınmış olmakla birlikte, teslim alınan 5 konteyner için teslim tarihi olan 01/12/2018 tarihine kadar ve iade taşınan 5 konteyner için de geri taşımanın gerçekleştiği 07/02/2019 tarihine kadar demuraj tahakkuk ettiğini, müvekkili şirketin konşimentosunun incelenmesi halinde ilk 10 gün serbest süre olmakla, yani bu sürede demuraj tahakkuk etmemekle birlikte, 11. gün sonrasında günlük konteyner başına 8 ABD Doları olarak, 21. gün sonrasında günlük konteyner başına 16 ABD Doları olarak demuraj tahakkukuna ilişkin tarife görülebileceğini, 30. gün sonrasında tahakkuk etmesi gereken demuraj miktarı basım hatası sebebi ile şerh düşülememiş olmakla birlikte, fiili taşıyan konşimentosu uyarınca 30. gün sonrası 30 ABD Doları demuraj tahakkukunu kabul etmekte olduğunu, Libya’da alıcısınca teslim alınmayan ve davalıların talebi ile Türkiye’ye geri taşınan 5 adet konteyner ise, 30/01/2019 tarihinde İstanbul’a ulaştığını ve alıcısınca çekildiğini, müteakiben çekilen yük davalılardan yük sahibi ... tarafından Libya mevzuatına uygun hale getirildiği beyanı ile yeniden aynı konteynerlere yüklendiğini ve taşıtan davalılardan ...’in talebi doğrultusunda 18/03/2019 tarihli ve ... numaralı fiili taşıyan ... konşimentosu tahtında yeniden Libya’ya taşıması gerçekleştirildiğini, Libya'ya yeniden geri taşınan yük Libya’ya ulaşmış olmakla birlikte, bu 5 konteynerlik yüke de Libya gümrük otoritesince uygunsuzluk sebebi ile el konulduğunu ve ülkeye girişine izin verilmemiş olup, yük hala varış limanında beklediğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı yanlardan olan toplam 76.806,00 ABD Doları tutarındaki alacağın faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili ... şirketinin, dava dışı yurt dışı ...-Libya şirketine bebek bezi cinsi eşyayı satışı gerçekleştirdiğini ve bu eşyanın taşıma işinin davacı tarafça yapıldığını, taşıma bedeli olarak da müvekkili ... tarafından davacı tarafa 10.04.2019 tarihinde 21.000,00-USD ödeme yapıldığını, davacı tarafın, taşıma konusu eşyayı yürt dışına taşıma işini gerçekleştirdiğini ancak defaatle uyarıda bulunulmasına rağmen eşyayı yurt dışı alıcısına teslim etmediğini, her ne kadar davacı taraf, taşıma konusu eşya üzerinde bulunan etiketlerin son kullanım tarihlerinde sahtecilik yapıldığını, eşyanın yurt dışı alıcısı tarafından teslim alınmadığını iddia etmiş ise de, bu iddianın tamamen mesnetsiz olduğunu, her üründe olduğu gibi davaya konu taşıma eşyasının ihracatının yapılmasından evvel üretici firma olan ... firması tarafından ürün denetimi yapılmakla, ürünlere ait adet, fiyat, gümrük kodu ve son kullanım tarihlerini içerir rapor tanzim edildiğini, rapor tanzim edildikten sonra, ürünlerin taşıyana tesliminden evvel uluslararası denetim şirketi tarafından uygunluk raporu alındığını, dava konusu olayda da, eşyanın taşıyanı olarak davacıya tesliminden evvel, ... Şirketi tarafından ... referans nolu, 26.08.2018 tarihli uygunluk belgesi tanzim edildiğini, raporda ürünlerin son kullanma tarihi olarak 06.06.2021 tarihinin tespit edildiğinin görüldüğünü, ürünlerin kalitesinin, miktarının, paketlemesinin faturaya uygun olduğu tespitine yer verildiğini, tüm bu denetim raporlarına ve uygunluk belgelerine rağmen davacı taraf, taşıma konusu eşyanın yurt dışı alıcısı tarafından teslim alınmadığını, ürünler üzerinde yer alan etiketlerde sahtecilik yapıldığını ileri sürerek, ürün tesliminden kaçındığını, bu durum müvekkili davalı şirketler açısından maddi kayıplara ve zararlara neden olduğu gibi, yurt dışı alıcısının da zarara uğradığını, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacı tarafa defaatle taşıma konusu eşyanın yurt dışı alıcısına teslim edilmesi talimatı verilmiş ise de, davacı tarafın bu talepleri ya görmezden gelmiş ya da mesnetsiz iddialar ile reddetmiş olduğunu, bu hususta müvekkili ... şirketi tarafından davacı tarafa hitaben Bakırköy ... Noterliğinin 03.05.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ve yine Bakırköy ...Noterliğinin 27.06.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, bu ihtarnameler içeriğinde, taşıma konusu eşyalara ait navlun ödemesinin yapıldığı ancak bu zamana kadar eşyaların yurt dışı alıcısına teslim edilmediği, bu nedenle zararın doğduğu belirtilerek, eşya tesliminin ivedilikle yapılması talimatı verildiğini beyanla davacının haksız olan davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih ve 2019/397 Esas - 2023/37 Karar sayılı kararında; "...Dava rücü davası niteliğinde olduğundan davacı öncelikle husumet ehliyetine sahip olduğunu, bir başka ifadeyle davalılardan tahsili istenilen demuraj ücretini davadan önce fiili taşıyana ödediğini ispatlamalıdır. Davacı vekilinin bu konuya ilişkin açıklamalarını içeren 15/01/2021 tarihli beyan dilekçesinde müvekkili şirket tarafından fiili taşıyan ... şirketine demuraj bedelleri ödenmiş olmak ile birlikte hususi olarak bu yüke özgülenmiş demuraj faturası bulunmadığı, dava konusu yükün demurajına özgülenmiş bir ödemenin de olmadığı, demuraj ödemesinin fiili taşıyan ile aralarındaki ticari teamüle göre mahsuplaşma yöntemi ile ödendiğini beyan etmiştir. Dilekçe ekinde sunulan ... Tic. A.Ş.'nin düzenlediği 25/12/2020 tarihli demuraj ödeme bildirimi başlıklı belgede de; ... Tic Ltd Şti'nden, ... numaralı konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin olarak toplam 76.806,00 USD demuraj ücretinin ... Denizciliğe olan borçtan mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiği belirtilmektedir. Söz konusu belge ... tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden davacı açısından delil kuvvetine haiz değildir. Tarafları tacir olduğundan iddia edilen demuraj ödemenin belgesinin sunularak aynı zamanda ticari defterlerine de işlenmiş olması gerekmektedir. Davacı vekili ile dava dışı ... tarafından ileri sürülen mahsuplaşma suretiyle ödeme iddianın tespiti açısından davacı şirket ile fiili taşıyan ...'in defter kayıtlarının muhasip bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. Her iki şirketin ticari defter kayıtlarıyla ilgili 07/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; cari hesap hareketlerinden davaya konu olan taşımalara ilişkin olarak sadece dava dışı ... tarafından davacı ... adına tanzim edilen 09.08.2018 tarihli 13.055,00 USD tutarlı navlun faturasının taraflarca karşılıklı olarak kayıt altına alındığı, davaya konu demuraj bedeller için fiili taşıyan ... tarafından davacı adına her hangi bir fatura tazim edilmediği gibi demuraj bedellerine ilişkin olarak da, tarafların ticari defterlerinde herhangi bir fatura ve ödeme kaydının yer almadığı dolayısıyla cari hesaba mahsuben bir ödemenin de tespit edilemediği belirtilmiştir. Böylelikle yapılan defter incelemesi ile davacının fiili taşıyan ...'e cari hesapta mahsuplaşma suretiyle demuraj ücreti ödediği tespit edilememiştir. Sonuç olarak davacı iş bu davada fiili taşıyana ödediği demuraj ücretinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek rücu talebinde bulunmakta ise de fiili taşına ödeme yaptığını herhangi bir ödeme belgesi ya da ticari defter kayıtları ile ispatlayamadığından işbu davada aktif husumet ehliyetine haiz olmadığı kanaatine varılmakla" gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ikrar teşkil etmemek kaydıyla, müvekkili şirketçe düzenlenmiş olan konşimentoda demuraj tarifesi açıkça yer almakta olup, davalılardan ... Şirketi'nin müvekkili şirket konşimentosunda yükleten olarak yer almakla konşimento hükümleri ile bağlı olduğunu, hal böyle iken, müvekkili şirketin fiili taşıyana yapmış olduğu demuraj ödemesinden bağımsız olarak, davalı ... Şirketi'nin müvekkili şirket konşimentosunda yer alan demuraj tarifesi uyarınca tahakuk eden demurajdan sorumlu olduğunu, fiili taşıyan tarifesi müvekkili şirketi bağlamakta ise, müvekkili şirket tarifesinin de davalıyı bağladığını, Yerel mahkemenin “fiili tasına ödeme yaptıgını herhangi bir ödeme belgesi ya da ticari defter kayıtları ile ispatlayamadıgından” gerekçesi ile aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermiş olması hususunda dilekçenin devamında ileri sürecekleri itirazları saklı kalmak ve ikrar teşkil etmemek kaydıyla, davaya konu taşıma tahtında müvekkil şirketçe ... numaralı konşimento düzenlenmiş olup, işbu konşimentonun incelenmesi ile 1 numaralı davalı ... Şirketi'nin müvekkili şirket konşimentosunda “Yükleten/Shipper” olarak yer aldığının açıkça görüleceğini, Yerel mahkeme tarafından bu hususta bir araştırma yapılmadığını, dava konusu yükün işlem gördüğü Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nden taşıma evrakı celp edilmiş olsaydı, gümrük bildirimini yapan 2 numaralı davalı ... tarafından gümrüğe bildirilen konşimentonun da müvekkili şirket konşimentosu olduğunun ve Mahkemece de esas alınması gereken konşimentonun bu konşimento olduğunun görülebileceğini, bu açıdan 2 numaralı davalı ...’in de müvekkili şirket konşimentosu ile bağlı olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin konşimentosunun ön yüzünde aşağıdaki şekilde demuraj tarifesinin taraflarını bağlayacak şekilde açıkça yer aldığını, müvekkili şirketin konteyner tedarikçisi ile taşıtanın talebi doğrultusunda doğrudan sözleşme kurduğunu ve konteyner tedarikçisine karşı doğrudan borçlandığını, konteynerlerin süresi dahilinde gereğince iade edilmemesi halinde tüm riski konteyner tedarikçisine karşı tek başına ve doğrudan üstlendiğini, konteynerlerin süresinde iade edilmemesi halinde konteyner tedarikçisi nezdinde itibar ve güven kaybına uğrayanın müvekkili şirket olduğunu, hal böyle iken taşımayı fiilen üstlenmemiş de olsa müvekkili şirketin kendi demuraj tarifesini belirlemesi hakkaniyet dahilinde olup, bu durumun ticari teamüle uygun olduğunu, hal böyle iken, ikrar teşkil etmemek kaydıyla, müvekkili şirketin tarafı olduğu fiili taşıyan konşimentosundaki demuraj tarifesi gereği müvekkili şirketçe fiili taşıyana ödeme yapılmış olup olmadığının tartışılmasına lüzum olmaksızın, doğrudan davalının tarafı bulunduğu müvekkili şirket konşimentosu esas alınarak, davalıların müvekkili şirket konşimento hükümleri tahtında demurajdan sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğinin tartışmasız olduğunu, işbu sebeple, Yerel mahkemenin müvekkili şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönündeki kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki tahtında müvekkili şirket demuraj tarifesinin esas alınması gerektiği yönündeki talepleri baki kalmak kaydıyla, mahkemece fiili taşıyana yapılan ödemenin ispatlanmamış olduğu iddia edilmekle birlikte, ödemenin yapılmış olduğuna ilişkin fiili taşıyan beyanının dosyada mübrez olduğunu, taraflar arasındaki mahsuplaşma teamülünün sadece muhasebesel suretle sınırlı olmayıp, süregelen taşımalarda indirim yapılması vb. suretler ile mahsuplaşma da uygulandığını, dava konusu demuraj bedelinin müvekkili şirketin taşımasını organize ettiği bir başka yüke ilişkin oluşan demuraj bedelinden “mahsup” edildiğini, fiili taşıyan ... (...) ve müvekkili şirket, Türkiye- Libya arası taşımalarda uzun yıllardır süregelen bir iş birliği içinde çalışmakta olup, taraflar arasındaki ödeme ilişkisinin ticari teamül tahtında mahsuplaşma yoluyla yürütüldüğünü, işbu mahsuplaşmanın kimi zaman tarafların birbirinden olan alacakları üzerinden muhasebesel kayıtlar ile olabilmekteyken, kimi zaman da yürümekte olan taşıma bedellerinde indirim uygulanması ve sair başkaca teamüle dayalı suretlerde gerçekleştiğini, Yerel mahkemenin “Davacı, işbu davada fiili taşıyana ödediği demuraj ücretinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek rücu talebinde bulunmakta ise de fiili taşıyana ödeme yaptığını herhangi bir ödeme belgesi ya da ticari defter kayıtları ile ispatlayamadığından….” tespiti hiçbir şekilde taraflarınca kabul edilmemekle birlikte; yukarıda bahsedilen süregelen ticari ilişkiler çerçevesinde fiili taşıyan konşimentosuna göre ödeme yapılmasında ve bu konuda mutabık kalınmasında hiçbir hukuki engel bulunmadığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararda gerçekleştirilen ödemenin ödeme belgesi yahut ticari defter kayıtları ile ispatlanamadığını belirtmekle birlikte, ... (...) şirketi arasındaki ödeme ilişkisinin cari hesap şeklinde olması bir yana, çoğu zaman borcun/ alacağın bir sonraki taşımanın navlun bedelinden mahsup edilmesi/ indirim yapılması vb. şekillerde ticari ilişkinin aradaki teamül dahilinde yürütüldüğünü, işbu hususta taraflarınca dosyaya fiili taşıyan ... şirketinin bağlı olduğu ana şirket olan ... şirketinden demuraj alacaklarını mahsuplaşma yöntemi ile tahsil etmiş olduklarına ilişkin bir beyan sunulmuş olup, taraflarınca bilâ tarihli Muhasip Bilirkişi Raporuna ilişkin sundukları 20/01/2023 tarihli beyanlarında izah edilmiş olduğu üzere, dava konusu demuraj bedelinin müvekkili şirket ile dava dışı fiili taşıyan ... arasında başka yüklerin taşınmasından kaynaklanan demuraj bedelinden mahsup suretiyle ödenmiş olup, ayrıntısının şu şekilde olduğunu; a.İlk olarak, başka bir deniz yolu taşıması tahtında müvekkili şirketin yine dava dışı fiili taşıyan ...’e demuraj borcu bulunduğunu (... no.lu ve ... no.lu konşimentolar); b.Demuraj maliyetinin fazlalığı nedeniyle müvekkili şirket tarafından ...’e konteynerlerin satın alınması teklifinde bulunulduğunu, bir miktar iskonto ile 5 adet konteynerın müvekkili şirket tarafından satın alındığını, bu konteynerlerin satın alındığına ilişkin ödeme dekontlarının da müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığını; c.Akabinde müvekkili şirketçe satın alınan 5 adet konteynerin 3’ünün halen fiili taşıyan ... tarafından kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle, bu sefer ...’in müvekkili şirkete borcu doğduğunu; d.Karşılıklı oluşan işbu borç ilişkisi nedeniyle, müvekkili şirket ve fiili taşıyan ... arasında yapılan 12/06/2019 tarihli toplantıda mutabık kalınarak kısmi mahsup işleminin gerçekleştirildiğini, diğer bir ifade ile, müvekkili şirketin ... tarafından işgal edilen 3 konteynere ilişkin alacağından feragat ettiğini, bir miktar da iskonto alındığını, bunun karşılığında işbu huzurdaki dava konusu yükün taşınmasına ilişkin demuraj bedelinden mahsup edilmek suretiyle fiili taşıyana ödeme yapıldığını, izah edilen mahsuplaşma uygulamasına ilişkin olarak müvekkili şirket ile fiili taşıyan ... arasında gerçekleştirilen e-posta yazışmalarını sunduklarını, ilgili mail yazışmasında davada yer alan taşıması gerçekleştirilen yüklere ilişkin demuraj tablosunda kırmızı olarak işaretlenen dava konusu konteynerin yanında demuraj bedelinin 0,00 USD olarak belirtildiğini, ayrıca; ... yetkilisi tarafından mahsup ilişkisine ilişkin açıkça “Görüşmede de belirtildiği gibi, iade edilen 5 konteyner için oluşan demuraj tarafınıza yüklenmeyecektir. As mentioned on the meeting the demurrage occured for the 5 returned containers will NOT be charged to you.” (kendi çevirileri) şeklinde beyanda bulunulduğunu, her ne kadar ticari defterler tahtında kayıt altına alınmamış olsa da müvekkili şirket tarafından fiili taşıyana aralarındaki teamül ilişkisi kapsamında dava konusu demuraj bedelinin mahsuplaşma sureti ile ödendiğinin taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin demuraj tarifesinin davalının Yükleten/Shipper olarak yer aldığı müvekkili şirket konşimentosunda açıkça bildirilmiş olması ve davalının bahse konu konşimentonun tarafı olmakla hükümleri ile bağlı olması sebebiyle, uygulanması gereken tarifenin müvekkili şirket konşimentosunda yer alan demuraj tarifesi olduğu konusundaki itirazları baki kalmak ve kesinlikle ikrar teşkil etmemek kaydıyla, bir an için müvekkili şirketin demuraj tarifesinin esas alınamayacağının kabulünde dahi, fiili taşıyan ile uzun zamandır süre gelen ticari teamül ilişkisi çerçevesinde mahsuplaşma sureti ile ödemiş olduğu demuraj bedellerini rücu hakkının bulunduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkili şirket açısından taşıtan sıfatını haiz davalı şirketin demuraj borçlusu olduğunu, dava dilekçesinde ve diğer dilekçelerde ileri sürdükleri, davalı talebi ile Libya’ya taşınan ilk 10 konteynerlik taşımaya konu yükün, uzun süre boşaltma limanında teslime alınmak üzere beklemesine rağmen alıcısınca teslim alınamadığını ve 01/12/2018 tarihinde sadece 5 konteyner alıcısınca teslim alınabildiğini, geri kalan 5 adet konteynerin davalı ... tarafından Türkiye’ye geri getirilmesinin talep olunduğunu, bu doğrultuda 07/02/2019 tarihinde mahrece geri taşınan 5 konteyner yükleten davalı ... tarafından iade alındığını, konteynerlerin kendine teslimini talep eden ve konteynerleri bizzat teslim alan ... şirketinin TTK md. 1203 kapsamında dava konusu demuraj borcundan hukuki sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiğini, davalı ...’ın boşaltma limanında yükün kendisine teslimine ilişkin iradesinin dosyada mübrez delillerle sabit ve ihtilafsız olduğunu, konteyner demurajındaki amacın, süresinde iade edilmeme nedeniyle uğranılan zararın karşılığını oluşturan tazminatın götürü olarak önceden tayin edilmesi olmadığını, konteynerin iadesini sağlama, yani borçluyu ifaya zorlama amacını taşıdığını ve bu sebeple tarafların kararlaştırdığı demuraj bedelinin ceza koşulu olarak sayılması gerektiğini, ve gönderilen ya da taşıtanın demuraj borcundan sorumluluğunun olduğunu, davalı ...’ın 5 adet konteynerin kendisine teslimini talep etmiş olması ve yükleri teslim almış olmasına binaen TTK md. 1203 kapsamında dava konusu demuraj alacağından sorumlu olacağına ilişkin beyanları saklı kalmak kaydıyla, TTK md. 1200 uyarınca “Navlunun borçlusu taşıtandır.” bu kapsamda davalıların, müvekkili şirketçe hak kazanıldığı sabit olan demuraj alacağını ödeme yükümlülüklerinden kaçmaları hukuken mümkün değilken, Yerel mahkemenin davacı müvekkili şirket ile fiili taşıyan ... arasındaki ticari teamül tahtında gerçekleşen cari hesap sebebiyle, fiili taşıyana yapılan ödemenin ispat edilememesine binaen davanın reddine karar vermesinin usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini beyanla Yerel Mahkemece tesis edilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, akdi taşıyan tarafından fiili taşıyana ödendiği iddia olunan konteyner demuraj ücretinin yükleten ve taşıtandan rücuan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamında; davacı tarafından 09/08/2018 tarihli-... nolu konşimentoya konu İstanbul'dan Mısırata/Libya Limanı'na 10 konteyner yükün taşınması işinin üstlenildiği, taşımanın 09.08.2018 tarihli-... nolu konşimento tahtında fiilen ... Şirketi tarafından yerine getirildiği, davacı tarafından davalılar adına ayrı ayrı navlun faturası düzenlendiği, buna göre davacının akdi taşıyan, davalı ... Dış. Tic. San. Ltd. Şti.'nin yükleten, diğer davalı ... Yed. Par. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ise taşıtan olduğu, Mahkemece 25.02.2021 tarihli ara karar ile davacı vekiline iade edilmediği ileri sürülen konteynerlerin kim tarafından temin edildiğinin açıklanması ve sahiplik belgesinin sunulması konusunda süre verildiği, davacı vekilinin 24.03.2021 tarihli dilekçesi ile; "davalıların taşıma talebi doğrultusunda kendilerine yüklenmek üzere teslim edilen konteynerlerin fiili taşıyan ... (...) Şirketi tarafından temin edildiğini, mülkiyetinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketçe demuraj bedelinin fiili taşıyana ödenmiş olduğunu ve işbu dava ile ödenen bedel yönünden davalılara rücu edildiğini" beyan ettiği, aşamalardaki tüm dilekçelerinde de aynı beyanını tekrar ettiği ve demuraj ücretinin fiili taşıyan ... Şirketi tarafından düzenlenen konşimentodaki tarife uyarınca ödendiğini beyan ettiği sabittir. Buna göre dava, akdi taşıyan olan davacının fiili taşıyana 09.08.2018 tarihli-... nolu konşimento uyarınca ödediğini iddia ettiği konteyner demuraj ücretinin rücuan tahsili talebine ilişkin olup, davacının ilk kez istinaf dilekçesi ile ileri sürdüğü; kendisi tarafından düzenlenen 09/08/2018 tarihli-... nolu konşimentoda demuraj tarifesinin açıkça yer aldığı ve bu konşimentoda davalı ... Dış. Tic. San. Ltd. Şti.'nin yükleten olduğu, diğer davalı tarafından da Gümrük Müdürlüğü'ne anılan konşimentonun ibraz edilmiş olması sebebiyle Mahkemece fiili taşıyana ödeme yapılıp yapılmadığı ve rücu ilişkisi incelenmeksizin, doğrudan 09/08/2018 tarihli-... nolu konşimento uyarınca alacağın doğduğunun kabul edilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Deniz taşımacılığında kullanılan konteyner vasıtasıyla taşıma türünde konteyner ya taşıyan ya da emtia ilgilisi tarafından tahsis edilmektedir. Ancak, temin edenin kim olduğu fark etmeksizin taşıma kabı olarak kullanılan konteynerin tahsis edene iadesi gerekmektedir. Aksi halde, konteyner ilgilisi iade edilmeyen zamanla bağlantılı olarak demuraj adı altında bir bekleme ücretine hak kazanmaktadır. Bu bekleme ücretinin kaynağı genelde konşimento veya sözleşmedir. Ancak, sözleşme olmasa bile, deniz ticaret uygulaması bakımından zamanında iade edilmeyen konteyner nedeniyle konteyner ilgilisi demuraja hak kazanacaktır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; dava konusu taşımanın yapıldığı konteynerlerin dava dışı fiili taşıyan ... Şirketi'ne ait olduğu, dolayısıyla demuraj ücretinin bu şirket tarafından talep edilebileceği, davacı şirket dava dışı ... Şirketi'ne demuraj ücretini mahsuplaşma suretiyle ödediğini iddia etmiş ise de, İlk Derece Mahkemesi'nce de kabul edildiği üzere, bu iddiasını ispat vasıtası olarak sunduğu dava dışı ... Ticaret A.Ş. tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş 25.12.2020 tarihli, demuraj ödeme bildirimi başlıklı belgenin tacir olan davacı yönünden ödemeyi ispata elverişli bir belge olmadığı, dava dışı ... Şirketi tarafından davacı adına düzenlenmiş bir faturanın, davacı tarafından ise adı geçen şirkete ödeme yapıldığına dair bir belgenin sunulmadığı, davacı ile dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, cari hesap ilişkisinde mahsuplaşmanın da tespit edilemediği, bu minvalde davacının fiili taşıyan konteyner ilgilisi dava dışı ... Şirketi'ne ödeme yaptığını ve rücuan tahsil talebinde bulunma hakkına sahip olduğunu ispat edemediğinden Mahkemece davacının aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde, karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.