T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/160 Esas
KARAR NO: 2024/906 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2017/1152 Esas - 2021/619 Karar
TARİH: 21/09/2021
DAVA: ALACAK
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin Belarus’ta ticari faaliyet yürüten müşterisi “...” ... adlı şirket, ... Bankası İkitelli şubesi hesabına 19.542 .79 Euro havale yaptığını, fakat internette meydana gelen hatalar ve yanıltmalardan etkilenerek müvekkiline gönderilen bu havalenin ... Bankası’nın Radar Şubesi’nde bulunan ... hesabına işlendiğini, ... isimli şahsın ise banka hesabından parayı çektiğini, ortadaki yanlıştan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin kendi hesabına gönderilmesi gereken 19.542,79 Euro'nun dava tarihi itibariyle karşılığı 88.855,20 TL’nin ticari avans faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı taraf müvekkil Bankadan tazminat talep etmekteyse de gerçekten bir zararının bulunup bulunmadığı bile ispat edemediğini, davacının iddiasına göre dava konusu havaleye konu para kendisine ödenmesi gereken bir tutar olmasına rağmen müvekkil Bankaca üçüncü bir şahsa ödendiğini, öncelikle davacı tarafça bu paranın gerçekten kendisi adına gönderildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, buna ilaveten kesinlikle davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, bir an için paranın 3. kişilere ödenmiş olduğu düşünülse dahi, hakkı olduğunu ve alamadığını iddia ettiği parayı müvekkili bankadan değil, parayı çeken kişiden talep etmesi gerektiği; parayı anılan kişiden tahsil edemediğini ispat eder bir kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya aciz vesikası ile ispatlanmasından önce müvekkil Bankaya dava açılamayacağını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/09/2021 tarih 2017/1152 Esas- 2021/619 Karar sayılı kararında; "....Tüm bu açıklama ve tespitler ışığında yapılan değerlendirmede;Bankalar bir güven kurumu olup, yaptıkları işlemlerde azami sevide özenli ve dikkatli olmak zorundadırlar. Davalı banka, davacı şirkete swift ile gelen 19.542,79 Euroluk havaleyi asıl alıcısı hesabına değil de, bu konuda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yabancı uyruklu ... hesabına geçirmiş olup ve paralar da hesaptan çekilmiş olmakla, meydana gelen davacı zararından sorumludur. Davacının zararı 19.542,79 Euro'dur. Davacı bu bedelin dava tarihindeki TL karşılığı olan 88.855,20 TL' üzerinden dava açarak bu bedelin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Taraflar tacir olduğundan davacı tarafın ticari avans faizi talebi de yerinde bulunmuştur. Davacı tarafça temerrütün dava tarihinden önce oluştuğuna dair bir iddiası ve talebi olmadığından temerrütün dava tarihinde oluştuğu değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, DAVANIN KABULÜ İLE; 88.855,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafça davanın hiç bir aşamasında, müvekkili banka ve amir banka arasında yapılan mesajlaşmanın uluslararası standartlara uygun olmayan bir şekilde ve/veya yanlış yapıldığına ilişkin bir iddia ileri sürülmediğini, öte yandan ilk derece mahkemesi HMK'nın 25. Maddesine aykırı olarak davacı tarafından ileri sürülmeyen bir iddia/gerekçe ile davayı kabul ettiğini, İlk derece mahkemesi, hiç kimsenin ileri sürmemesine rağmen usule aykırı olarak gerekçesinde yer verdiği bu vakıayı da yanlış değerlendirdiğini, müvekkili Banka uluslararası muhabirlik ilişkileri çok kuvvetli ve bütün dünyada son derece güvenilir olarak bilinen bir banka olup, işlemlerinin uluslararası standartlara uygun olduğu hususu da hem ülkemizdeki hem de uluslararası/uluslarüstü kuruluşlar tarafından sürekli denetlendiğini, Bu kapsamda yılların getirdiği birikim ve deneyimle işlem yapan müvekkili bankanın dava konusu işlemi de uluslararası standartlara son derece uygun olduğunu, yerel mahkemece davacının hiç bir zaman iddia etmediği bir vakıayla, üstelik de hangi standartlara ne şekilde aykırı olduğu dahi gerekçelendirilmeden, müvekkili bankanın yaptığı swift mesajlaşmasının uluslararası standartlara aykırı olduğuna karar verdiğini, yerel mahkemenin davacı tarafından dahi ileri sürülmeyen bir iddia ile davayı kabul etmesinin mümkün olmadığı ortada olup, mahkeme kararının sırf bu nedenle dahi kaldırılması gerektiğini, Somut olayda müvekkili Banka Radar Şubesine 14.11.2017 tarihinde gelen havalenin hesap alıcısı ve hesap numarasında farklılık olduğunu fark ettiğini, 16.11.2017 tarihinde amir bankaya SWİFT mesajı göndermiş, bu mesaj ile hesap alıcısı ve hesap numarasında hata olduğu belirtilerek, bu hususun amir banka tarafından müşterisi ile temasa geçilerek netliğe kavuşturulmasını talep ettiğini ve parayı gönderici bankaya iade ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2021 tarih, 2019/1042 E., 2021/1121 K., sayılı kararında "TCMB'nin 2008/6 Sayılı Tebliğinin 7. maddesinde bankaların gelen ve alıcı hesap numarası iban olarak belirtilen para transferlerinde ibanın doğrulanması zorunlu kılınmış olsa da, iban ile hesap sahibi eşleştirmesi yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. " denilmek sureti ile açıkça vurgulandığını, müvekkili bankanın özensiz hareket ettiği gerekçesi ile, hiç bir zaman davacının olduğu ispat edilemeyen bir parayı ödemesine, üstüne üstlük davacı tarafından bu paranın zarar olduğu bile ispat edilmemesine rağmen tazminat olarak ödemesine karar verilmesinin ne denli hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili banka para ilk geldiğinde kontrol yükümlülüğü bulunmadığından parayı belirtilen İBAN numarasına doğrudan gönderse hiç bir sorumluluğu bulunmayacakken, bu hususta özen göstermiş olması sonrasında sorumluluğuna hükmedilmesi ne hukuka ne de adalete uygun olmadığını, Yerel mahkemeye sunulan 10/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili bankanın kusursuzluğu açık şekilde tespit edildiğini, yerel mahkemece bu kadar açık bir tespit varken neden ikinci bir rapor alındığı da anlaşılamamakta olup, müvekkili bankanın kusursuzluğu açıkken ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkeme davacının zararının tazmin edilmesine karar vermiş ise de davacı taraf gerçekten bir zararının bulunup bulunmadığı bile ispat edemediğini, davacının iddiasına göre dava konusu havaleye konu para kendisine ödenmesi gereken bir tutar olmasına rağmen müvekkili bankaca üçüncü bir şahsa ödendiğini, davacı tarafça bu paranın gerçekten kendisi adına gönderildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, üstelik bu ispatı yaptıktan sonra, bu paranın kendisine ödenmemesinin sorumlusunun müvekkili banka olduğunu ve sözde zarara sebebiyet veren eylemin de müvekkili bankaca yapıldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 25.03.2021 tarih, 2021/489 E., 2021/436 K. sayılı kararda da bu husus, "Hukuka aykırı eylemden giderim sorumluluğu doğması için ,özellikle zararın ve varlığının ,hukuka aykırı eylemle bu zarar arasında nedensellik bağının bulunduğunun kanıtlanması gerekir.Davalı bankanın , dava dışı lehdar ... Dış Tic.. Ltd. Şti' nin ... İBAN numaralı TL hesabına gönderilen usd cinsinden parayı aynı alıcının USD hesaba ilişkin başka bir(....) İBAN numaralı hesaba usd cinsinden aktarıldığı sabittir.Davacının iradesi yazılı talimattan anlaşıldığına göre müşterisi ...'e 14.166,47-usd havale etmek olduğu halde , müşterisi hesabına geçen paranın farklı bir numaradaki hesabına geçmesi ile ne gibi zarara uğradığını açıklamamıştır. Talimatta yazılı İBAN numarasından farklı bir İBAN numarasına paranın aktarıldığı sabit ise de ; EFT tutarı kadar zarara uğradığını ileri süren davacı bu zararın ne şekilde oluştuğunu açıklamamıştır.Talimata aykırılık nedeniyle tazmin talebinde bulunan davacı gönderdiği paranın (gönderilen para cinsi ile uyumlu ) hesabına geçirilmesi nedeniyle davacı ne gibi bir zarara uğradığını açıklayıp kanıtlamak zorundadır. Hukuka aykırılık var ise de ,tazmini gereken bir zararın varlığı ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir." denilmek sureti ile açıkça ortaya konulduğunu, somut olayda da paranın gerçekten kendisine gönderilmesi gerektiğini ispat dahi edemeyen davacının davasının reddi gerekeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.09.2014 tarih, 2014/8000 E., 2014/14827 K. Sayılı kararında "... Bu durumda davalı bankanın paranın yanlış kişiye ödenmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, kusurlu olduğu kabul edilse bile davacının öncelikle gönderilen parayı bankadan çeken diğer davalı şirketten talepte bulunması alacağını davalı şirketten tahsil edememesi halinde bankadan talepte bulunma hakkı olduğu" yönünde verilen yerel mahkeme kararını onayarak bu hususu açıkça ortaya koyduğunu, Davacı taraf müvekkili Banka İkitelli Şubesi nezdinde bulunan hesabına 19.542,79 Euro transfer edilmesi gerektiğini, fakat havalenin "internette yapılan hatalar ve yanıltmalar" sonucu müvekkili Banka, Radar Şubesinde bulunan ...'a ait ... Numaralı hesaba gönderildiğini iddia ettiğini, davacı tarafın "internette yapılan hatalar ve yanıltmalar" olarak bahsettiği husus şirket ve/veya yetkililerinin, kendilerine ait elektronik posta bilgilerini koruyamamış olduğunu, davacı şirketin ve/veya yetkilerinin e-posta adresinin denetimi, kontrolü yahut güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünün müvekkili Bankada olmadığını, bunların güvenliğinin sağlanamamasından doğan sonuçların tamamından davacı şirketin kendisinin sorumlu olacağı, bir zarara uğranılmış ise bile bunun müvekkili bankaca tazmininin talep edilmesinin mümkün olmayacağını, herkesin kendi kusurundan ortaya çıkan zarara katlanması gerektiğini, Davacı, dolandırıldığını, söz konusu paranın kendisine ait olduğunu, anılan paranın ...'a ödenmiş olmasından dolayı zararının bulunduğunu, bu zararı hiç bir şekilde tazmin edemediğini, diğer bir ifadeyle hiç bir şeyi ispatlayamamış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi, hem de davacı tarafça hiç ileri sürülmemiş vakıalarla, davayı kabul etmiş ve davacının sözde zararının müvekkili Banka tarafından tazmin edilmesine karar verdiğini, ki bu kararın hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yerel mahkeme dosyaya alınan ve fakat yanlış tespitler ile hukuki değerlendirmeler dahi içeren ikinci bilirkişi raporunda yer alan hususların aynısına yer vererek hüküm tesis ettiğini, böyle bir bilirkişi raporunun hükme esas alınması durumunda kararın da yanlış olacağını, Bilirkişilerin uzmanlık alanları kapsamında dosyadaki asli görevleri olan; davacı firmanın swift mesajında yer verilen şekilde bir ticaret gerçekleştirip gerçekleştirmediği, bu ticareti nedeni ile yurtdışındaki ithalatçı firmanın davacı ile olan ticareti, bu paranın ikinci bir kere ödenmek zorunda kalınıp kalınmadığı, davacının ayrıca yurtdışındaki firma hakkında hukuki girişimler yapıp yapmadığı, davacının parayı haksız şekilde aldığı iddia edilen şahıs ile ticari bir ilişkisi bulunup bulunmadığı gibi hususları değerlendirmek yerine paranın ödendiği şahsın pasaportunun şüpheli olduğu, hesabın müvekkili Bankaca eksik belgeler almak yoluyla açıldığı gibi görev alanlarının ve uzmanlıklarının bulunmadığı konularda değerlendirmeler ve tespitler yapıldığını, Bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması sonucunda da ilk derece mahkemesince yanlış karar verildiğini, Hükme esas alınmaması gereken söz konusu raporda eksik inceleme yapıldığını, paranın ödendiği tarihin davacı tarafından müvekkili Bankaya yapılan itirazdan önce olduğunun bile farkına varılamadığını, Cevap dilekçesinde davanın neden reddedilmesi gerektiğine ilişkin diğer itirazlara yer verildiğini onları aynen tekrar ettiklerini, davacı şirketin elektronik posta adreslerinin denetimi, kontrolü yahut güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünün müvekkili Bankada olmadığını, davacının ikrar ettiği şekilde hesaplarının hackerlar tarafından ele geçilmesi karşısında doğan sonuçların tamamından davacı şirketin kendisinin sorumlu olacağını, oluşan sözde zararın müvekkili Bankaca hesap açılırken alınan belgeler ya da paranın talimat uyarınca ödendiği kişinin savcılıklar tarafından aranıyor olması ya da sözde "standartlara uymayan yazışmalar" nedeni ile değil, davacının eylemleri/eylemsizlikleri nedeni ile gerçekleştiği, bu şekilde gerçekleşen bir zararın tazmininin de müvekkili Bankadan talep edilmesinin mümkün olmayacağını, herkesin kendi kusurundan ortaya çıkan zarara katlanması ve davanın reddedilmesi gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yurt dışından davacı adına gelen paranın dava dışı 3.şahsa ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin Belarus’ta ticari faaliyette bulunduğu “...” ... adlı şirkete 18/10/2017 tarihli proforme faturadaki malın ihraç edildiği, proforme faturada ödeme şeklinin peşin, mal bedelinin 19.542,78 EURO olarak belirtilip davacı tarafından düzenlenen proforma faturada alıcı ... olarak gösterilerek havale yapılacak banka ismi,şube adı, swift kodu ve iban numarasının belirtildiği, dava dışı firma tarafından da proforma faturada gösterilen alıcı davacı adına ... Bankası A.Ş.' ye 14.11.2017 tarihinde 19,542,79 Euroluk yurt dışı havale geldiği, Havalenin ...den ... Swift Kodu ile — ... ... Swift Koduna geldiği, Swift mesajında, Lehdar Müşteri İBAN Hesap Nosu ... olarak, lehdar müşteri bilgileri ise “... İMALAT SAN ve TİC LTD ŞTİ ... olarak, havale bilgilerinin ise 03.10.2017 den ... Sert Krom Wint CN için Ön Ödeme, 03.10.17 nin 1'i ve 12.10.2017 nin Spesifikasyon 2'si şeklinde yer aldığı, banka görevlisi tarafından yapılan kontrolde havale alıcısı olarak ... yazılı olduğu halde hesap nosunun ...'a ait olduğu için isim ve hesap numarası uyuşmadığından davalı banka görevlisi tarafından gelen havaleyi dış işler birimine iade edilerek gönderici bankadan düzeltme talep edildiği, davalı bankaya gelen yeni Swift mesajında alıcı ismi ..., hesap nosu da ...'a ait bilgisi alındıktan sonra hesap numarası ve ismin tutması nedeniyle davalı banka tarafından gelen havalenin ...'ın hesabına geçirilerek işlemin tamamlandığı, hesap sahibi dava dışı ... tarafından paranın çekildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin Belarus’ta ticari faaliyet yürüttüğü müşterisi “...” ... adlı şirketin, müvekkilinin ... Bankası İkitelli şubesinde bulunan hesabına 19.542 .79 Euro havale yaptığını, fakat internette meydana gelen hatalar ve yanıltmalardan etkilenerek müvekkiline gönderilen bu havalenin ... Bankası’nın Radar Şubesi’nde bulunan ... hesabına işlendiğini, bu ve benzeri hataların bilinçli ve bilinçsiz olarak internet ortamının güvensizliği nedeniyle meydana gelebildiğini, nitekim ... Bankasının Radar şubesinde isim ve hesap no’ları arasında bir uyumsuzluk olduğu tespit edildiğini, fakat bu hatayı yönlendiren kaynağa sorgulayarak hatalı işleme devam edildiği veya hatayı yaratandan doğrulama istendiğini, bu nedenle ... hesabına müvekkilinin parası işlendiğini, hesabında bu parayı gören ...'ın da parayı hesabından çektiğini, banka çalışanlarının açık ve net bir şekilde ihmalinden kaynaklı ortadaki yanlıştan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin kendi hesabına gönderilmesi gereken 19.542,79 Euro'nun dava tarihi itibariyle karşılığı 88.855,20 TL’nin ticari avans faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı banka vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın dilekçesinin 3. maddesinde müvekkili Banka İkitelli Şubesi nezdinde bulunan hesabına 19.542,79 Euro transfer edilmesi gerektiğini, fakat havalenin "internette yapılan hatalar ve yanıltmalar" sonucu müvekkil Banka, Radar Şubesinde bulunan ...'a ait ... Numaralı hesaba gönderildiğini iddia ettiğini, Davacı şirket yetkilileri müvekkili Banka Radar Şubesi'ni ziyaret ettiklerinde, Şube Müdürü ile durumu görüştüklerini, bu görüşmelerinde şirket veya yetkilisine ait elektronik posta hesaplarının ele geçirildiği ve bu nedenle dolandırıldıklarını iddia ettiklerini, esasen davacı tarafın "internette yapılan hatalar ve yanıltmalar" olarak bahsettiği husus şirket ve/veya yetkililerinin, kendilerine ait elektronik posta bilgilerini koruyamamış olmalarından başkaca birşey olmadığını, davacı şirketin ve/veya yetkilerinin e-posta adresinin denetimi, kontrolü yahut güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünün müvekkili Bankada olmadığı, bunların güvenliğinin sağlanamamasından doğan sonuçların tamamından davacı şirketin kendisinin sorumlu olacağı, bir zarara uğranılmış ise bile bunun müvekkili Bankaca tazmininin talep edilmesinin mümkün olmayacağı, herkesin kendi kusurundan ortaya çıkan zarara katlanması gerektiğini, kaldı ki, davacı taraf proforma faturasında teslimat tarihini bildirmiş ve ne zaman ödeme alacağı hususunda karşı tarafla anlaşmış olup, ihracat bedelinin kendisine gönderilip gönderilmediğini alacaklı olduğu firma ile irtibata geçerek takip edebilecek durumda olduğunu, havalenin ödenmesini talep eden ilk SWİFT mesajı ile ikinci SWİFT mesajı arasında 5 günlük bir süre olmasına rağmen davacı firmanın paranın kendisine neden gelmediğini araştırmak hususunda hiçbir girişimde bulunmadığını, banka görevlilerinin özen yükümlülüğünüyerine getirdiğini ve davalı bankanın kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Söz konusu eylem ile ilgili davacı tarafın şikayeti üzerine Bakırköy CBS.nin 2017/118612 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece, önce mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, rapora itiraz edilmesi üzerine 15/09/2020 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca önceki bilirkişinin yanına bankacı ve ingilizce bilen tercuman bilirkişi de eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınıp alınan rapor doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı bankanın zararın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafın, Belarus’ta ticari faaliyette bulunduğu “...” ... adlı şirkete gönderdiği 18/10/2017 tarihli proforme faturada alıcı isminin ... olarak gösterilerek havale yapılacak banka ismi,şube adı, swift kodu ve iban numarasının belirtildiği, davacı adına ...Bankası A.Ş.' ye 14.11.2017 tarihinde 19.542,79 Euroluk gelen yurt dışı havalede IBAN numarasının davacının proforme faturada bildirdiği IBAN Numarası olmayıp farklı bir numara olduğu, ilk gelen havalede IBAN numarasının yanlış yazıldığı, davalı bankanın SWİFT mesajındaki lehtarın ismi ile IBAN numarasını karşılaştırması sonucu havale alıcısı olarak ... yazılı olduğu halde hesap nosunun ...'a ait olduğu için isim ve hesap numarası uyuşmadığından davalı banka görevlisi tarafından gelen havaleyi dış işler birimine iade edilerek gönderici bankadan düzeltme talep edildiği, davalı bankaya gelen yeni Swift mesajında alıcı ismi ..., hesap nosu da ...'a ait bilgisi alındıktan sonra hesap numarası ve ismin tutması nedeniyle davalı banka tarafından gelen havalenin ...'ın hesabına geçirildiği, yurt dışındaki amir banka tarafından ilk gönderilen SWİFT mesajında IBAN numarasının yanlış yazılmış olması noktasında herhangi bir kusur değerlendirmesi yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dava konusu paranın havale edildiği dava dışı ...'a yönelik davacı tarafından alacak davası açılıp açılmadığı, davacı tarafından bu kişiden tahsilat yapılıp yapılmadığının araştırılarak ve söz konusu eylem ile ilgili Bakırköy CBS.nin 2017/118612 soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyada rapor alınmış ise bu raporunda getirtilip TCMB'nin 2008/6 sayılı Tebliğinin 7. Maddesi uyarınca davalı bankanın EFT talimatında IBAN numarası ile alıcı bilgilerini doğrulamak zorunluluğu olup olmadığı, ilk gelen SWİFT mesajında IBAN numarasının yanlış yazılıp zararın meydana gelmesinde SWİFT mesajını gönderen yurt dışındaki amir banka ile havale göndericisinin kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa müterafik kusur oranının belirlenmesi için bankacılık konusunda uzman bilirkişi heyetinden banka kayıtları da incelenerek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2017/1152 Esas - 2021/619 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.