T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/660 Esas
KARAR NO: 2024/1234 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/1300 Esas 2021/733 Karar
TARİHİ: 13/10/2021
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ...-... olarak faaliyet göstermekte olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu amaçla davalının davacıya vereceği malların avansı olarak ... Kocamustafapaşa/İstanbul Şubesi'ne ait ... seri numaralı 20.07.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 11.266,80-USD bedelli ve ... seri numaralı 30.07.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 6.126,00-USD bedelli olan iki adet avans çeki verildiğini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi bir de bedelsiz kalan çekleri bankaya ibraz ettiğini, bu çekler nedeniyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin işbu çekler nedeniyle borçlu olmadığından iş bu menfi tespit davasını açma gereği hasıl olduğunu beyanla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çeklerin, cari hesap kapsamında, davacının davalıya olan borçlarını ifa amacıyla, davacı/borçlu tarafından davalıya tevdi edildiğini, taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarına göre davacının davalıya halen 62.764,19.-USD borçlu olduğunu beyanla davanın reddine, davacı yanın, davaya konu edilen çek bedelleri toplamının %20 sinden az olmamak üzere müvekkiline tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/10/2021 tarih 2019/1300 Esas 2021/733 Karar sayılı kararında;".....Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; Taraflar arasında fatura ve cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak kendisine davacı tarafından tevdi edilen 11.266,80-USD ve 6.126,00-USD bedelli çeklere ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığı, davacı tarafça söz konusu çeklerin avans çeki olduğu iddiasıyla bu çekler nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespiti talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği, davalı tarafın Talimat Mahkemesi aracılığı ile incelenen ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre dava konusu çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu çeklerin öncesinde ve sonrasında davalı tarafça davacıya faturalar düzenlendiği, davalının davacıdan 386.251,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça yapılan ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmasından kaçınıldığı, dava konusu yapılan çeklerin avans çeki olarak sunulduğuna dair davacı tarafça ispata yarar delil sunulmadığı, bu hali ile davacı tarafça dava konusu yapılan çeklerin avans çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı taraça açılan davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak menfi tespit davası ikame ettiği hususunda davalı tarafça ispata yarar bir delil sunulmadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, davalı taraftan tavuk yeminin yapımına katılan yem maddesinin tedariki konusunda anlaşma yaptığı ve bu amaçla davalıya üç adet avans çeki verdiğini, Çeklerin detaylarının, ... Kocamustafapaşa/İstanbul Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 20.07.2019 keşide tarihli, 11.266,80 USD bedelli ve ... seri numaralı, 30.07.2019 keşide tarihli, 6.126,00 USD bedelli olduğunu, davalının, çekleri aldıktan sonra malları teslim etmediğini ve anlaşmaya aykırı davrandığını, çekleri bankaya ibraz ederek İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, müvekkilin, çekler nedeniyle borçlu olmadığını belirterek menfi tespit davası açtığını ancak ilk derece mahkemesince davanın reddedildiğini, Müvekkil ile davalı arasında mal alım satımına ilişkin sözlü bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme gereği avans çeklerinin verildiğini ancak davalının edimini yerine getirmediğini ve malları teslim etmediğini, ilk derece mahkemesi yargılamasında iddialar ve deliller yeterince incelenmeden hüküm kurulduğunu, müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesi halinde davalıya borçlu olmadığının açıkça görüleceğini, sevk irsaliyelerinin, fatura ile birlikte malın ticari olarak bir yerden başka bir yere taşındığının ve muhataba teslim edildiğinin ispatı olarak düzenlenmesi zorunlu belgeler olduğunu, dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinin gerçeği yansıtmaktan uzak ve tek taraflı düzenlenmiş belgeler olduğunu, bu sevk irsaliyelerinde fiili sevk tarihlerinin bulunmadığını, bu nedenle geçersiz olduklarını ve mal tesliminin yapılmadığının açık bir göstergesi olduğunu, Bilindiği üzere sevk irsaliyelerinin geçerli olabilmesi için "fiili sevk tarihlerinin" içermesi gerektiğini ve bu tarihler olmadan düzenlenen sevk irsaliyelerinin geçersiz sayılacağını, dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde teslim alan imzalarının bulunmaması ve fiili sevk tarihlerinin olmamasının malların teslim edilmediğinin göstergesi olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda sevk irsaliyelerinin tanzim tarihine yer verildiğini ancak fiili sevk tarihine dair bir inceleme yapılmadığını,Ticari defterlerin tacirler için kesin delil niteliğinde olduğunu ve müvekkilin ticari defterlerinde avans çeki olarak kaydedilen çeklerle ilgili mal teslimine dair bir kaydın bulunmadığını, İlk derece mahkemesinin, müvekkilin ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan kaçındığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kendilerine usulüne uygun bir ihtarat yapılmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilen celse zaptının ara kararları incelendiğinde usulüne uygun herhangi bir ihtarat yapılmadığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu,Yargıtay kararları doğrultusunda ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğunu ve müvekkilin ticari defterlerinde malın teslim edildiğine dair bir kaydın bulunmadığını, müvekkilin davalı ile arasındaki ticaret gereği avans olarak davalıya çek verdiğini ve bu çeklerin ticari defterine avans çeki olarak işlendiğini, davalı tarafın anlaşmaya aykırı davranarak malları teslim etmediğini ve kötü niyetli bir şekilde çekten kaynaklı icra takibi başlattığını beyanla, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1300 Esas, 2021/733 Karar sayılı ve 13.10.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulünü, takibin iptali ve çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe dayanak çeklerin avans olarak verildiği,mal teslimi yapılmadığı, bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ...-... olarak faaliyet göstermekte olup tavuk, yumurta ve tavuk yemi üretimi yaptığını, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup müvekkilinin tavuk yemi yapımı için davalı tarafla tavuk yeminin yapımına katılan yem maddesinin tedariki konusunda anlaşma yapıldığını, bu amaçla davalının müvekkiline vereceği malların avansı olarak müvekkilinin davalı tarafa; ... Kocamustafapaşa/İstanbul Şubesi'ne ait ... seri numaralı 20.07.2019 keşide tarihli, 11.266,80-USD bedelli ve ... seri numaralı 30.07.2019 keşide tarihli, 6.126,00-USD bedelli olan iki adet avans çekini verdiğini, davalının çeki aldıktan sonra vermesi gereken malları müvekkiline teslim etmeyip anlaşmaya açıkça aykırı davrandığını, çeklerin bedelsiz kaldığını beyanla davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili ... San ve Tic A.Ş.'nin yerli/ithal yem hammaddelerinin tedarik ve satışı işiyle uğraştığını, bu iştigal alanı kapsamında davacı/borçlu ile ticari ilişkileri olduğunu, iki tacir arasında "Çerçeve Alım Satım ve Kefalet Sözleşmesi" imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca bir cari hesap oluşturulduğunu, davaya konu çeklerin ise, bu cari hesap kapsamında, davacının müvekkiline olan borçlarını ifa amacıyla, davacı/borçlu tarafından müvekkiline tevdi edildiğini, bu çeklerin sipariş edilen malların tesliminden sonra tevdi edilmiş olup, avans değil borcu ifa amacıyla keşide edildiğini, taraflar arasında akdedilmiş çerçeve alım-satım ve kefalet sözleşmesinin 19. maddesinde "Taraflar arasındaki işlemlerle ilgili ticari defter kayıtlarında uyumsuzluk ortaya çıktığı takdirde Satıcının (yani müvekkilin) defter ve kayıtları esas alınır" hükmünün mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında 03/10/2018 tarihli çerçeve alım-satım ve kefalet sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda; Davacı tarafından davalıya tevdi edilen iki çekin de davalı kayıtlarında yer aldığı, iş bu çek öncesinde ve sonrasında da davalı tarafından davacıya fatura keşide ettiği , İş bu iki çekinde davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,diğer taraftan davalı tarafından dosyaya sunulu hammadde sipariş formunda öncelikle davacı tarafından davalıya talep oluşturduğu talep sonrasında davacı tarafın davalıya fatura düzenlediğinin tespit edildiğini, ayrıca dosya içeriğinde sunulu mutabakatlar ile ilgili ayın satışları karşılaştığında uyumlu olduğunun tespit edildiğini, davacının davalı ticari defterlerinde 120-201-732 ve 120-200-732 olmak üzere iki farklı alt hesapta takip edildiği, davacı tarafın menfi tespit talebinde bulunulan 11.266,80 USD bedelli ve ... seri numaralı 30.07.2019 keşide tarihli, 6.126,00 USD bedelli olan iki adet çekin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu çek öncesinde ve sonrasında da davalının davacıya fatura düzenlediği, davalı tarafından dosyaya sunulu mutabakat formları incelendiğinde tarafların mutabık oldukları, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıdan 386.251,84 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Mahkemece 27/01/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca inceleme günü verilerek, 22/02/2021 günü saat 14:30'de davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, ara kararda; davacı vekiline uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defter ve kayıtlarını inceleme gününde hazır etmesi, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam edilerek karar verileceği hususunun ihtarına karar verilip hazır olan davacı vekiline ihtarat yapıldığı, davacı tarafın inceleme gününde bilirkişi incelemesine defter ibraz etmediği, davacı vekili 09/06/2021 tarihli duruşmada; Pandemi koşulları nedeniyle ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, bu nedenle öncelikle davanın kabulüne karar verilmesini aksi kanaat halinde itirazları doğrultusunda defterlerinin incelenerek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece aynı tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davacının ticari defter ve kayıtları incelenerek ek rapor alınmak üzere dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine, İncelemenin 28/06/2021 günü saat 14:30'de Mahkeme duruşma salonunda yapılmasına, Davacı vekiline davacının uyuşmazlık dönemine ait ticari kayıtlarını sunmak üzere belirlenen inceleme tarihine kadar kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede davacının ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi halinde ticari defter ve kayıtlarının hazır edilmezse HMK 220/222 maddeleri gereğince ticari defterlere dayanma delilinden vazgeçmiş vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna yargılamaya devam edilerek karar verileceği hususunun ihtarına, Davacı tarafça belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtların sunulmaması halinde durumun Mahkeme kaleminde tutanak altına alınarak 1 numaralı ara kararı gereği ek rapor alınması ara kararından rücu edileceği hususunun davacı vekiline ihtarına, karar verilip davacı vekiline ihtarat yapıldığı, yapılan ihtara rağmen belirlenen inceleme gününde davacı tarafça ticari defter ve kayıtlarının incelemeye hazır edilmediği hususunun 28/06/2021 tarihli tutanak ile tespit edildiği, mahkemece iki kez verilen inceleme gününde davacı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilen celse zaptının ara kararlarında usulüne uygun herhangi bir ihtarat yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece atanan mali müşavir bilirkişinin dosya kapsamına göre rapor hazırlayıp ibraz ettiği, mahkemece, alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin somut davada olduğu gibi menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Dava konusu çeklerin avans olarak verildiği, teslimi gereken malların davalı tarafından teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca kesin delillerle davacının ispatlaması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) Dosya kapsamına göre davacı tarafça, teslimi gereken malların davalı tarafından teslim edilmediği,2 adet çekin avans olarak verildiği, çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını HMK 200 maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlayamamıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.