T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1460
KARAR NO: 2021/1322
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla )
NUMARASI: 21/05/2021 ( Ek Karar )
TARİH: 2020/471 Esas - 2021/63 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/09/2021
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı (borçlu) dan olan alacağının tahsili için 26.11.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, Müvekkilinin ... IMO nolu ... gemisinin İstanbul acentesi olduğunu, davalı tarafa ait olan Geminin Limana geldiğinde tamir ihtiyacının ortaya çıktığını ve acente olan müvekkilinden geminin ihtiyacı olan tamirin yapılması için gerekli olan işlerin yapılmasının organize etmesinin talep edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalıya ait ... (IMO no ...) gemisinin onarımının yapıldığını ancak onarım bedelinin bir kısmının ödenmediği için davalıya yönelik icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalının itirazı sonucunda takibin durmuş olup icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle dava açılması zaruretinin doğduğunu beyanla itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... (IMO no ...) gemisi gemisinin donatanı ... Ltd. izafeten acente sıfatı ile müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.’ne karşı başlatılan icra takibine Müvekkili şirketin adresinin Üsküdar/İstanbul olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, Yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra daireleri olduğunu, Davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketin, geminin İstanbul acentesi olduğunu belirttiğini ancak müvekkil Şirkete karşı izafeten dahi olsa dava açma hakkının bulunmadığını, Davacı'nın aktif husumet ehliyetinin olmadığını, Müvekkilinin borçlu olduğunu iddia edilen şirketin bu alacağın doğduğu tarihte acentesi olmadığını, iddia edilen alacağın dayandığı sözleşmeye de aracılık etmediğini, Müvekkil Şirketin 04.10.2019 tarihinde sınırlı süre ile yetkili donatan tarafından acente olarak atandığını, Oysa iddia edilen alacağın bundan çok önceki bir tarihte ve Davacı'nın bizzat acente olduğu zamanda doğduğunu, Bu nedenlerle, izafeten dahi pasif husumet ehliyetinin olmadığını, acentenin takip konusu borcun doğmasında bir aracılık işlemi yoksa acenteye yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu, müvekkili şirketin 28/10/2019 tarihinde yapılan acentelik hizmetinin ifası ile asıl donatanı ile acentelik ilişkilerinin sona erdiğini, müvekkili şirketin iş bu davada temsil yetkisinin bulunmadığını, husumet itirazları baki kalmak kaydıyla asıl alacağa, faize oranına ve miktarına, ferilerine itiraz ettiklerini, davacı tarafça faturanın düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, davacı tarafın fatura dayanağı alacağını ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın aktif dava ehliyeti, pasif dava ehliyeti bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı kararı ile; " Davacı vekili 03/02/2021 havale tarihli dilekçesi ile taraflarına ödeme yapılmış olmakla müvekkilinin herhangi bir alacağı kalmadığını, tarafların vekalet ücretlerinden karşılıklı olarak vazgeçmiş olup, yargılama giderlerinin üzerlerinde kalması hususunda anlaştıklarını beyanla esasın bu şekilde kapatılmasını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Davalı vekili 14/02/2021 havale tarihli dilekçeleri ile ... gemisinin donatanı/işletenin davacı şirkete borcunu ödemiş olduğunu, davacının davasından feragat ettiğini beyan etmiş ise de yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında aralarında herhangi bir sulh sözleşmesi ve karşılıklı feragat anlaşması bulunmadığını beyanla; müvekkili şirketin vekille temsil edildiğinden ve yargılama gideri yapıldığından lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davadan feragatın davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması sebebi ile HMK 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir, " gerekçesi ile; "1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 143,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ... " karar verilmiş, Mahkemece verilen işbu 15/02/2021 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 25/06/2021 tarihinde, davalı vekiline de 24/06/2021 tarihinde tebliğ olunduğu ve gerekçeli kararın istinaf edilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/05/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı Ek kararı ile; " 6200 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. Bendinde " bu madde uyarınca Arabuluculuk Bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılmaması halinde ise, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükmüne, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddesinde " Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşmamaları halinde iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Bakanlık bütçesinden ödenir... Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan Arabuluculuk ücreti, yargılama giderinden sayılır. Dava açılması halinde mahkeme tarafından dava incesi ödenen Arabuluculuk ücreti makbuz dosyaya eklenir..." hükmüne yer verilmiştir.HMK 6100 sayılı 326. Maddesinde yargılama giderlerinden sorumluluk halleri düzenlemiştir.Bu halde yasa ile ilgili yönetmelikte dava şartı olan rabuluculukda tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan iki saate kadar ki arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edileceği düzenlenmiş olmakla bu kapsamdaki arabuluculuk ücretinin resen dikkate alınması gerekmektedir.Mahkememizce yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı dava şartı olan arabuluculuk ücretinden sorumluluğa ilişkin Gerekçeli kararın hüküm kısmında hüküm kurulmadığından bu konuda resen ek karar alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/3105 Esas ve 2019/1827 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) " gerekçeleri ile; "Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacı tarafından davadan feragat edildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, " karar verilmiş ve verilen ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki davanın TARAFLARIN ANLAŞMASI ve uzlaşma protokolü ile sona erdiğini, davalı tarafın KUSURLU olduğunu kabul ettiğini ve TÜM zararı ödemeyi kabul ettiğini, Teknik olarak Davacı olarak davadan FERAGATın SÖZKONU olmadığını, sadece davayı sona erdirmek üzere sehven kullanılmış terim olup esas yönünden davalı tarafın dava dışı olarak kusurunu ve borcunu kabul etmesiyle dava konusunun ortadan kalktığını,Müvekkilinin anlaşma metnini tercüme edecek mali gücünün bulunmadığını, ekteki evrakların davanın anlaşma ile sona erdiğini teyit ve tevsik ettiğini, Davanın doğumuna sebep veren tarafın davacı olmadığını, davacının talebin de haklı olduğunun ortaya çıktığını ve davacının talep ettiği alacağında ödendiğini belirtip İstinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 17 ATM 2020/471E - 2021/63 EK KARARININ (1.320,00TL ödenmesine ilişkin kısmı) istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak 1.320,00TL ödenmesine ilişkin ek kararın kaldırılmasına ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İlk Derece Mahkemesi 15/02/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı kararı ile; Davanın feragat nedeni ile reddine, yönelik karar verildiği, Mahkemece verilen işbu 15/02/2021 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 25/06/2021 tarihinde, davalı vekiline de 24/06/2021 tarihinde tebliğ olunduğu tesbit edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 21/05/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı Ek kararı ile; Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacı tarafından davadan feragat edildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, " karar verilmiş ve verilen ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, gerekçeli kararın tebliğinden önce tarafların talebi olmadan gerekçeli kararda hüküm altına alınmayan arabuluculuk ücreti konusunda mahkemece resen dosyanın ele alınarak karar verilmesinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.HMK'nın 304/1 maddesi "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir."hükmünü içermektedir.HMK'nın 305/1. maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir", HMK'nun 305/2. maddesi ise "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmünü içermektedir.28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7521 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 27. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesini takiben; “Hükmün tamamlanması” başlığıyla 305/A sayılı yeni bir madde eklenmiştir.6100 Sayılı HMK. nın 305/A Maddesinde (Ek:22/7/2020-7251/27 md.);'' (1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir, ” hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda İlk Derece Mahkemesi 15/02/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı kararı ile; Davanın feragat nedeni ile reddine, yönelik karar verildiği, Mahkemece verilen işbu 15/02/2021 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 25/06/2021 tarihinde, davalı vekiline de 24/06/2021 tarihinde tebliğ olunduğu tesbit edilmiştir. Mahkemece dosya resen ele alınarak 21/05/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı Ek kararı ile, gerekçeli kararın hüküm fıkrasına zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsiline dair ibare eklenmiştir. 6100 Sayılı HMK. nın 305/A Maddesinde açıkça düzenlendiği üzere nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde tarafların başvurması şartıyla yargılamada ileri sürülen veya mahkemece kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken ancak hüküm verilmeyen talepler hakkında mahkemece ek karar verilebileceği hüküm altına alınmış olup 15/02/2021 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 25/06/2021 tarihinde, davalı vekiline de 24/06/2021 tarihinde tebliğ olunduğu ve gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmeden önce mahkemece taraf vekillerinin talebi olmadan kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken ancak hüküm verilmeyen arabuluculuk ücreti konusunda ek kararla hüküm altına alınması HMK'nın 304/1 maddesinde düzenlenen hükmün tashihi kapsamında kalmadığı gibi HMK'nın 305/A Maddesinde düzenlenen “Hükmün tamamlanması” kapsamında da kalmadığı anlaşılmakla; verilen ek karar usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle ek kararın kaldırılması gerekmektedir. Asıl karar istinaf edilmediğinden asıl karar yönünden arabuluculuk yargılama giderine ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 21/05/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı Ek kararının HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) verilen 21/05/2021 tarih ve 2020/471 Esas - 2021/63 Karar sayılı Ek Kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gidiş-dönüş gideri 17,63 TL olmak üzere; toplam 179,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/09/2021 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.