T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/391
KARAR NO: 2024/1155
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
DOSYA NUMARASI: 2020/672 Esas - 2021/842 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., sahip olduğu ... San. Dış Tic. Ltd şirketini, gelişmekte olan ve çok karlı bir işletme gibi göstererek Müvekkili ... Tic, Ve ith. Ihr. Anonim Şirketi yetkilisi ...'ı hisse devri konusunda ikna ederek, 21.08.2017 tarihli hisse devri sözleşmesi ile hisse devri yaptığını, davalı .... Danş. San, Dış Tic. Ltd şirketinin müdür unvanıyla yetkilisi olarak görev yaptığı 13.09.2017-07.01.2019 tarihleri arasında şirketin ortağı olan müvekkili ...'den işlerin iyileştirilmesi ve firma ödemeleri gibi sebeplerle sürekli para talep ettiğini, müvekkili tarafından firma ödemeleri açıklamasıyla toplamda 1.079.760,00 TL gönderildiğini, davalının 2019 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük görev ve yetkilerinden azledilerek, yerine münferit imza ile yetkili müdür olarak ...'in atandığını, şirket müdürü ... tarafından yapılan incelemede müvekkilinden talep edilen ve alınan paraların önemli bir kısmının davalı tarafından şirket hesaplarına alınmadığı veya hesaplardan başka yerlere aktarıldığı, muhasebe kayıtlarına işlenmediğinin görüldüğünü, davalının, hileli davranışlarla müvekkilinden almış olduğu 1.079.760,00 TL tutarındaki ana alacağa ilişkin olarak İstanbul 32, İcra Müdürlüğü ... E. icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazının şimdilik 75.000,00 TL'lik kısmının iptaline, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yıllık %9 yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın şimdilik 75.000,00 TL'lik kısmının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin, ... Bilişim Teknoloji Yaz. Dan. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin tek hissedarı iken, şirketteki hisselerini davacı şirketin ortaklık kurmak istemesi ve ...'ın da planlamış olduğu projeleri gerçekleştirmek için sermaye girişine ihtiyaç duyması nedeni ile bu ortaklığın gerçekleştirdiğini, ancak davacı şirketin müvekkiline vadetmiş olduğu projelerin gerçekleştirilmesi adına sunacağı finansal desteğin gerçekleştirmediğini, müvekkilinin ekibi ile birlikte geliştirdiği ve satış aşamasına getirdiği projelerin davacı şirketin ortak olarak vaad etmiş olduğu yatırımı yapmaması üzerine gerçekleşmediğini, davacı şirketin , müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, müvekkili ... hesabına hiçbir zaman ödeme yapmadığını, davacı şirket tarafından sunulan bir kısım banka ödeme ... Ltd. Şti. Hesabına gerçekleştirildiğini belirterek, davanın reddi ile dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/11/2021 tarih ve 2020/672 Esas - 2021/842 Karar sayılı kararı ile; " Dava; davacı tarafça hisseleri satın alınan dava dışı şirkete yatırım için davalıya paralar gönderildiği, ancak davalının bu paraları şirket için kullanmadığından bahisle paranın geri ödenmesine ilişkin icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Bilirkişilerden rapor alınmış, raporda özetle; ...'ın 111.432,64.-TL ...'a borçlu olduğu şirket pos hesabından gönderilen ödemelerin ... hesabında olmadığının görüldüğünü görüş ve kanaati bildirilmiştir. Her ne kadar davacı iddiasında paraları davalıya gönderdiği ve davalının şirkete yatırım amacıyla harcaması gerektiği ileri sürmüş ise de, davacı tarafından gönderilen paraların tamamanın ortak olunan ... şirketi hesabına yatırıldığı, davalının şahsi hesabına yapılmış bir ödeme olmadığı, davalının şirket yöneticisi olarak şirket işlerini yaptığı ve harcamalar olduğu, yapılan bu harcamaların davalının şahsına yapıldığına dair herhangi bir delil elde edilemediği, davalının kötü yönetim iddiasına dayalı bir dava olmadığı, TTK'nun 644/1-a maddesi yollamasıyla TTK 553 ve 555 maddelerine dayanan bir dava da olmadığı, bu durumda davaya sorumluluk davası da olarak bakılamayacağı, kaldı ki somut davasının şirket merkezinin bağlı bulunduğu Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu haliyle davacının alacak iddiasının ispatlanamadığı, davacının 18/10/2020 tarihinde ... şirketindeki tüm hisselerini dava dışı ...'ya devredip ortaklıktan ayrıldığı ve davanın ise 2 ay sonra açıldığı, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; "1-Davacının davasının subuta ermediğinden reddine, 2-Davacının kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 21. Asliye Ticaret 2020/672 E., 2021/842 K. Sayılı ilamının istinaf neticesinde kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Yerel mahkeme ilamı gerekçesinde "...Bilirkişilerden rapor alınmış, raporda özetle; ...'ın 111.432,64.-TL ...'a borçlu olduğu şirket pos hesabından gönderilen ödemelerin ... hesabında olmadığının görüldüğünü görüş ve kanaati bildirilmiştir. Her ne kadar davacı iddiasında paraları davalıya gönderdiği ve davalının şirkete yatırım amacıyla harcaması gerektiği ileri sürmüş ise de, davacı tarafından gönderilen paraların tamamanın ortak olunan ... şirketi hesabına yatırıldığı, davalının şahsi hesabına yapılmış bir ödeme olmadığı, davalının şirket yöneticisi olarak şirket işlerini yaptığı ve harcamalar olduğu, yapılan bu harcamaların davalının şahsına yapıldığına dair herhangi bir delil elde edilemediği, davalının kötü yönetim iddiasına dayalı bir dava olmadığı, TTK'nun 644/1-a maddesi yollamasıyla TTK 553 ve 555 maddelerine dayanan bir dava da olmadığı, bu durumda davaya sorumluluk davası da olarak bakılamayacağı, kaldı ki somut davasının şirket merkezinin bağlı bulunduğu Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu haliyle davacının alacak iddiasının ispatlanamadığı, davacının 18/10/2020 tarihinde ... şirketindeki tüm hisselerini dava dışı ...'ya devredip ortaklıktan ayrıldığı ve davanın ise 2 ay sonra açıldığı, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği..." denildiğinin görülmekte olduğunu, Ödemeler ... şirketi hesabına yapılmış ise de idaresinin belirtilen süre zarfında davalıda olduğunun anlaşılmakta ve ödemelerin şirketin iyileştirmesi için kullanılmadığının görülmekte olduğunu, İlk derece mahkemesindeki yargılamada da davalının şirket yönetimi esnasında bu ödeme girişlerinin olduğunun görüldüğünü, fakat bu tespite rağmen bilirkişilece de şirket için/ şirket lehine bu ödemelerin kullanılıp kullanılmadığı tam olarak tespit edilemeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Dosyada mevcut tek rapor olan bilirkişi raporuna detaylı beyan ve itirazların sunulduğunu, ancak mahkemece dosyadaki iddialarının sabitlenebilmesi için dosyanın tekrar bilirkişiye tevdiine tüm talep, itiraz ve beyanlarına rağmen karar verilmediğini, Mahkemenin bu yöndeki ret kararı esasen bizzat mahkemenin düzenlediği ön inceleme tutanağında "...Davacının ne kadar parayı şirkete, ne kadarını davalıya gönderdiği, gönderilen paralardan ne kadarının şirket için harcandığı, ne kadarının davalı uhdesinde kaldığı, şirket hesap ve kayıtları ile davalı hesapları arasında usulsüz para transferi olup olmadığı, davacı tarafın şirketin yatırım için gönderdiği paralardan ne kadarının takip tarihi itibariyle davalıda kaldığının tespiti hususlarında rapor sunulmasının istenmesine ..." şeklinde kurduğu 6 numaralı ara kararı ile de açıkça çelişmekte olduğunu, hem mahkeme ara kararındaki hususların sabitlenmediğini, hem de bilirkişi raporuna beyan ve dava dilekçelerindeki tüm konuların aydınlatılmadığını, Dava dilekçelerinde bahsedilen savcılık dosyasının da mahkemece celp edilmediğini, ilgili savcılık soruşturmasında huzurdaki davanın davalısı aleyhine ceza davası açılmasına karar verilmiş olup, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi' nde 2021/150 E. ile yargılamanın derdest olduğunu, Huzurdaki davanın sorumluluk davası olarak mahkemece algılanamamakta ise de takibe dayalı itirazın iptali olarak ikame edildiğini, alacağın davalıdan talep edilmesinin sebebinin kendisinin müvekkilinden "yetkili/müdür" sıfatı ile şirketin iyileştirilmesi ve şirketin faaliyetleri için ödeme isteyip- almış olması ve fakat şirkete gelen ödemeleri gereği gibi sarf etmemiş olması olduğunu, Mahkemece şirkete gelen ödemelerin müdür ve ortak olan davalı tarafından hangi şirket veyahut şahıslara aktarıldığının/ ne için kullanıldığının dahi araştırılmadığını, bu hususta dosyada bilirkişi raporu tesis edilmesine karar verilmediğini, eksik inceleme ile kurulan hükmün, belirttikleri nedenler ve tüm aşama beyanları dikkate alınarak kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan tüm nedenlerle; Usul ve yasaya aykırı İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/672 E - 2021/842 K sayılı kararının kaldırılmasına ve istinaf talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen hisse devri sözleşmesi sonucunda davacının da ortak olduğu dava dışı ...danışmanlık Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'ne davacı tarafından işlerin iyileştirilmesi ve firma ödemeleri için gönderilen paraların şirketin ortağı ve müdürü olan davalı tarafından şirket hesaplarına alınmadığı, başka yerlere aktarıldığı ve şirket için kullanılmadığı iddiası ile dava dışı şirkete gönderilen paraların iadesi ve tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen hisse devri sözleşmesi sonucunda dava dışı ... Bilişim Teknoloji Yazılım Danışmanlık Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ilişkin hisse devri yapıldığını, daha sonra davacı tarafından davalı şirkete firma ödemeleri için açıklaması ile paralar gönderildiğini, ancak davalının müdür olarak görev yaptığı sırada usulsüz işlem yaptığı tespit edilerek müdürlük görev ve yetkisinden azledildiğini, yeni yetkilendirilen müdür tarafından şirket hesaplarında yapılan incelemede davacı tarafından gönderilen paraların davalı tarafından şirket hesaplarına alınmadığı, başka yerlere aktarıldığı ve şirket için kullanılmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine dava dışı şirkete gönderilen paraların iadesine ve tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasında davanın şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin dava olmadığı beyan edilmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından davalı hesabına hiç bir zaman para gönderilmediğini, gönderilen paraların dava dışı şirket hesabına gönderildiğini ve bu şirket giderleri için kullanıldığı ve bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davalının dava dışı ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin % 100 hissedarı iken taraflar arasında akdedilen 21/08/2017 tarihli hisse devri sözleşmesi uyarınca hissenin % 51'nin davacı şirkete, % 19'nun dava dışı ...'a devri hususunda anlaşıldığı, hisse devri sonucunda davacının dava dışı bu şirkette ortak olduğu, daha sonra davacının hisselerini dava dışı ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında hisse devri yapıldığı ve davacı tarafından gönderilen paraların dava dışı şirketin hesabına gönderildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında istinafa gelen temel ihtilaf; davacı tarafından dava dışı şirket hesabına gönderilen dava konusu paraların şirket için kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmamış ise söz konusu paraların iadesinin davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususundadır. Mahkeme gerekçeli kararında da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı tarafından dava dışı şirkete gönderilen paralar davalı hesabına gönderilmemiş, dava dışı şirket hesabına gönderilmiştir. Söz konusu paraların şirket için kullanılıp kullanılmadığı, davalı tarafından usulsüz işlemler yapılıp yapılmadığı, usulsüz işlemler sonucunda dava dışı şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, paraların başka şahıs yada şirketlere aktarılıp aktarılmadığına ilişkin iddialar yöneticinin sorumluluğu davasında tartışılacak iddialar olup, iş bu davanın konusunu oluşturmayıp, iş bu davada tartışılması ve bu yönde araştırma/inceleme yapılması olanaklı değildir. Davacı vekili tarafından da davanın yöneticinin sorumluluğu davası olmadığı açıkça beyan edilmiştir. Bu durumda davacı tarafından dava dışı şirket hesabına gönderilen paraların davalıdan tahsilini talep etmesi mümkün olmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.