T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2265 Esas
KARAR NO: 2025/2222 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/1340 D.İş - 2025/1340 Karar
TARİH: 13/11/2025 (D.İş Karar Tarihi)
TALEP EDİLEN ALACAK : 2.464.627,95-TL
KABUL EDİLEN ALACAK: 2.032.993,29-TL
TEMİNAT BEDELİ: 406.598,65-TL ( Alacağın % 20' si )
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... takımlar satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, karşı tarafın 29.02.2024 tarihli bayi sözleşmesi ile müvekkili firmanın Bursa bayi olarak hizmet verdiğini, bu kapsamda müvekkilinden yüksek hacimli ürün aldığını, ancak ürünlerin bedelini ödemediğini ve iş yerini kapatarak kaçtığını, taraflar arasındaki sözleşmede mal bedelleri ödenmediği sürece mülkiyet hakkının davalıya geçmeyeceğinin yazılı olduğunu, bayinin basiretli tacir olarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin "Kredi ve ödeme koşulları" başlıklı 7 inci maddesinin 7.5 bendinde; " Yukarıda belirtilen ödeme koşullarına uyulmaması durumunda ve distribütörün kanunen ve/veya bu Sözleşme kapsamında hak kazanabileceği diğer herhangi bir hak veya çareye halel getirmeksizin, Bayi, bayinin Distribütöre borçlu olduğu gecikmiş tutarın veya diğer ödemelerin herhangi birini veya tamamını geri almak için, ilgili zamanda bayinin tesislerinde veya Bayinin kontrolü altında bulunabilecek Ürünlerin herhangi bir envanterini koşulsuz ve geri alınamaz bir şekilde alma, el koyma, müsadere etme ve geri alma hakkına sahip olacağını kabul ve beyan eder. Distribütöre verilen bu hak, gerekli görüldüğünde ve distribütörün takdirine bağlı olarak kullanılacaktır. 7.6. Bölüm 7.5 kapsamındaki haklarını kullanırken, Distribütör, Bayinin tesislerindeki veya Bayinin kontrolü altındaki başka herhangi bir yerdeki tüm Ürünleri inceleyecek ve gözden geçirecektir. Bu tür bir incelemenin ardından Distribütör, kendi takdirine bağlı olarak hangi Ürünlere el koyacağını belirleyecektir. Distribütör, bölüm 8.1'de tanımlandığı gibi, herhangi bir Kusurlu Ürün de dahil olmak üzere herhangi bir belirli Ürüne yeniden el koymak, geri almak veya müsadere etmek zorunda olmayacaktır." düzenlemesini içerdiğini, sözleşmenin EK-C kısmının "Genel satış şartları ve koşulları" başlıklı bölümünün "temerrüt" başlıklı 12 inci maddesinde; "Alıcının işbu Sözleşme kapsamında ödenmesi gereken herhangi bir tutarı ödememesi durumunda veya Alıcı tarafından Satıcı ile yapılan herhangi bir sözleşmenin ihlali veya beklenen ihlali durumunda veya Alıcı (i) iflas ederse, (ii) alacaklılarını toplantıya çağırırsa veya (iii) alacaklıların yararına herhangi bir devir yaparsa veya (iv) Alıcı tarafından veya Alıcı aleyhine bir iflas, ödeme aczi, yeniden yapılanma, tasfiye veya yeniden yapılanma işlemi başlatılırsa, Satıcı, kendi takdirine bağlı olarak, (1) Alıcı ile yapılan bu ve diğer herhangi bir sözleşmeyi iptal edebilir (Satıcının Alıcıya karşı herhangi bir çözüm yoluna başvurma hakkından feragat etmeden); (2) mülkiyeti Alıcıya geçmemiş olan Alıcının mülkiyetindeki herhangi bir Malın iadesini talep edebilir ve bu tür Malların mülkiyetini geri almak için izinsiz giriş veya iddia edilen herhangi bir hasar yükümlülüğü olmaksızın Alıcının tesislerine (veya bu tür Malların bulunduğu herhangi bir ilişkili Distribütörin veya acentenin tesislerine) girebilir; (3) buradaki herhangi bir sevkiyatı erteleyebilir; (4) Alıcının bu sözleşme veya herhangi bir sözleşme kapsamındaki tüm ödenmemiş faturalarını derhal muaccel ve ödenebilir ilan edebilir; ve/veya (5) teslim edilmemiş malların tamamını veya bir kısmını, bildirimde bulunmaksızın halka açık ve/veya özel satış yoluyla satabilir, Alıcı bu tür bir satışın tüm masraf ve giderlerinden ve Satıcıya ödenmesi gereken tutarların ödenmesindeki herhangi bir eksiklikten Satıcıya karşı sorumlu olacaktır." düzenlemesini içerdiğini; "Mülkiyetin Muhafazası:" başlıklı 13 üncü maddesinin "a) Mülkiyet, yalnızca mallar için alıcı tarafından tam ödeme yapıldıktan ve alıcı tarafından satıcıya ödenmemiş diğer borçların ödenmesinden sonra alıcıya geçecektir. Alıcı, Satıcının talebi üzerine, Satıcının mallardaki- mülkiyetini korumak için yürürlükteki yasalar uyarınca gerekli her türlü başta iş yeri sigortası ve güvenlik sistemleri olmak üzere her türlü önlemi alacak ve Alıcının mevcut veya potansiyel alacaklılarını Satıcının Mallardaki mülkiyeti ve menfaati hakkında yasal olarak bilgilendirecektir. b) Alıcı, Malların mülkiyeti devredilmediği sürece, Malları Satıcı için emanetçi ve mutemet olarak elinde tuttuğunu ve Malları ayrı ve iyi durumda güvenli ve emniyetli bir şekilde depolayacağını ve tutacağını, Satıcının Malların mülkiyetini açıkça göstereceğini ve sırasıyla Satıcının Malların mülkiyetini defterlerine kaydedeceğini kabul eder" düzenlemesini içerdiğini, müvekkili firma davalıya cari hesap ilişkisi ve bayi sözleşmesi gereği fatura kestiğini ve ödeme için 90 gün vade verdiğini, bayinin müvekkili firmaya vadesi geçen faturalarına ilişkin bakiye borcunu ödemediğini, ekte 12 adet müvekkil kurumdan vadesi geçen ve bizzat teslim alan firma yetkilisi ...'ın ve sigortalı çalışanı ...'ın teslim aldığı ürünler ve faturaya atılan ıslak imzalı suretleri sunduklarını, iş bu 12 adet fatura toplamının 2.464.627,95 TL olduğunu, kalan bakiye ürünlerin kargo yoluyla teslim edildiğini, kargo yolu ile teslim edilen ürünlerin teslim belgeleri için Yurtiçi Kargo firmasına yazılı başvuru yapıldığını, ancak henüz Kargo firmasından ilgili evraklar gelmediği için iş bu bakiye alacaklar için yasal başvuru haklarını saklı tuttuklarını, şimdilik teslimi elden yapılan faturalar üzerinden ihtiyati haciz başvurusu yaptıklarını, keza karşı tarafın iş yerini boşattığının, ürünleri spot satışa çıkarttığının ve karşı taraf hakkında başkaca haciz işlemleri başlatıldığının taraflarınca öğrenildiğini, karşı taraf daha fazla ürün kaçırmadan yasal süreci başlatma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili firmanın Bursa sorumlusunun, karşı tarafın gece geç saatte davalının iş yerini boşalttığını ve mülkiyet hakkı müvekkiline ait olan malları kaçırdığını öğrendiğini, bunun üzerine derhal davalının iş yerine gidildiğini, ancak ekte sunulan resimlerden görüldüğü üzere iş yerinin boşaltıldığının, kapının kilitli olduğunun, içki şişelerinin olduğunun malların olduğu rafların ve bankonun söküldüğünün tespit edildiğini, karşı taraf yetkilisine telefonla ulaşılmaya çalışıldığını, ancak tüm aramaların yanıtsız bırakıldığını, vekil olarak taraflarınca işlem öncesi irtibat kurulmaya çalışılmış ise de telefonla davalı firma yetkilisinin dönüş yapmadığını, karşı tarafın açıkça mülkiyet hakkı müvekkiline ait olan malları kaçırdığını, karşı tarafın icra takibine başlayana kadar veya mevcut durumdan haberdar olması halinde malları kaçırarak aktifini sıfırlamasından endişe ettiklerinden, buna engel olmak ve ileride telafisi olmayan zararlar vuku bulmaması için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemek zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek, şimdilik 2.464.627,95 TL bayilik sözleşmesine dayalı fatura alacağı için ihtiyaten haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/11/2025 (D.İş Karar Tarihi) tarih ve 2025/1340 D.İş - 2025/1340 Karar sayılı kararında; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması gerektiği, taraflar arısındaki Bayi Sözleşmesi'nin 7.2. Maddesine göre bayi tarafından distribütöre banka teminatı verilmesi kararlaştırıldığı, banka teminatın rehin olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz verilmesi şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki karar kılınmıştır."gerekçesi ile, '' İhtiyati haciz talep eden vekilinin, karşı taraf - borçlunun menkul gayrimenkul ile 3.Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemeden talep dilekçesindeki gerekçeler ve dilekçe ekindeki deliller ile birlikte ihtiyati haciz talep edildiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması gerektiği, taraflar arısındaki Bayi Sözleşmesi'nin 7.2. Maddesine göre bayi tarafından distribütöre banka teminatı verilmesi kararlaştırıldığı, banka teminatın rehin olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz verilmesi şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki karar kılınmıştır." gerekçesi ile başvuruyu reddettiğini, gerekçede atıf yapılan sözleşme maddesi incelendiğinde banka teminatı verilmediğinin açıkça görülmekte olduğunu, müvekkili firmanın herhangi bir teminat mektubu - rehin vb garanti almadığını; böyle bir rehin işlemi olması halinde ihtiyati hacze gerek kalmaksızın zararın giderilmesi imkanı olabileceğini; ancak taraflarınca bu imkan olmaması sebebiyle yerel mahkemeye başvurulduğunu; yerel mahkemenin bu konuyu netleştirmeden, gerekli bilgi ve belgeyi temin etmeden salt olarak işbu madde gerekçe gösterilerek talebi reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Karşı tarafın açıkça taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya çalıştığını ve alacaklı müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli işlemler yaptığını; yerel mahkemenin işbu durumu yok saydığını ve müvekkilinin mağduriyetinin katlanarak devam ettiğini; haricen aldıkları bilgi göre, karşı tarafın müvekkilinin mallarının spotçu yoluyla elden çıkarmaya çalıştığı olduğu yönünde olduğunu; müvekkilin ivedilikle mülkiyet hakkı kendisinde olan ürünler yönünden yasal işlem yapmasının üstün hukuki yararı gereği olduğunu;İleri sürerek, izah edilen sebeplerle; borçlunun menkul gayrimenkul ile 3.Şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız aksi halde teminat karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.464.627,95 TL bayilik sözleşmesine dayalı fatura alacağı için ihtiyaten haczine karar verilmesi taleplerinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında tanzim edilen satış faturalarına dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 257/2 fıkrası; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir. Müeccel alacaklar yönünden İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez(Bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 1039).
İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; ihtiyati haciz talep dilekçesi ve ekinde yer alan bayilik sözleşmesi, on iki adet fatura, sicil kayıtları, işyeri fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkemece taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 7.2 maddesi kapsamında alacağın rehinle temin edildiği gerekçesi ile istem reddedilmiş ise de; sözleşmenin 7.1 maddesinde; ödemelerin peşin veya fatura tarihinden itibaren 90.günde yapılacağının; sözleşmenin 7.2 maddesinde ise; vadeli satışlar bakımından; " Distribütör, 90 güne kadar ve Tarafların ihtiyaçlarına göre 5,000,000.00TL (150,000.00 EURO KARŞILIĞI) ("Kredi Koşulları") tutarına kadar ve Distribütör tarafından kabul edilebilir ilk uluslararası banka tarafından Distribütör lehine en az ...............tutarında ve distribütör tarafından fazla talimat verilen şartlara uygun olarak ("Banka Garantisi) önceden alınmış gayri kabili rücu ve koşulsuz banka garantisine tabi olarak Bayie kredi ("Kredi Limiti") vermeyi kabul eder." düzenlemesinin yer aldığı, İİK'nun 45 ve 257/1 fıkralarında düzenlenen rehin hakkının, şahsi değil ayni teminat olduğu, alacağın rehinle temin edilmemiş olmasının, alacaklı lehine taşınır, taşınmaz veya hak ile alacaklar üzerinde tesis edilmiş ayni bir hakkın varlığını gerektirdiği, dosya kapsamında ihtiyati haciz talep edene verilmiş bir banka garantisi bulunduğuna dair delil olmadığı gibi, şahsi teminat niteliğindeki banka garantisinin rehin hakkı olmadığı, mahkemece bu gerekçe ile istemin reddedilmiş olmasında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır. Aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin tek ortak ve yetkilisinin; talep dayanağı, "irsaliye yerine geçer" kaydını havi e-satış faturalarının tanzim tarihleri itibariyle ... olduğu, on iki adet faturadan toplam 2.032.993,29-TL tutarlı sekiz adedinin alt kısmında ...'ın ıslak imzası ve isminin bulunduğu, buna göre bu faturalara konu ürünlerin aleyhine ihtiyati haciz istenen şirkete teslim olunduklarına dair yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluştuğu, kalan dört adet faturada isim ve imzası yer alan kişilerin ise aleyhine ihtiyati haciz istenen şirket yetkilisi yahut çalışanı olduklarına dair yaklaşık ispat koşulunu sağlar delil bulunmadığı, öte yandan ...'ın ıslka imzasını havi faturalardan iki adedinin talep tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş ise de; talep dilekçesine ekli, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirket iş yerini gösterir fotoğrafların, bu şirketin taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlandığına dair yaklaşık düzeyde ispata yeterli olduğu, buna göre mahkemece istemin İİK'nun 257/1 ve İİK'nun 257/2 fıkraları uyarınca ihtiyati haciz koşulu oluşan 2.032.993,29-TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile reddedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak ihtiyati haciz talebinin 2.032.993,29-TL alacak yönünden %20 teminat mukabilinde kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2025 (D.İş Karar Tarihi) tarih ve 2025/1340 D.İş - 2025/1340 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ İLE; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 2.032.993,29-TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259, HMK 87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 2.032.993,29-TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 406.598,65-TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine 4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90-TL ihtiyati haciz karar harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 6-İlk derece mahkemesinde alacaklı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.013,90-TL ihtiyati haciz harcı ile 30,00-TL tebligat gideri olmak üzere; toplam 1.659,30- TL'nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 7-Dairemiz karar tarihi itibariyle alacaklı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 615,40-TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya iadesine, 9-İstinaf eden tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 10-Artan gider avansı olması ve talep halinde, avansı yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde İİK 258/2 ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.