T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1999 Esas
KARAR NO: 2025/2110 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2025/271 Esas - 2025/389 Karar
TARİHİ: 13/05/2025
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile borçlu-davalı şirket arasında ticari bir ilişki mevcut olduğu, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davalı şirkete mal teslim edildiği ve müvekkil şirketin davalıdan 35.535,50-TL alacağı kaldığı, davalı şirket tarafından bu bedel ödenmeyince İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı beyan edilmiştir. İcra takibinden hemen sonra, davalı şirketin teslim almış olduğu malların bedelini ödemediği gibi müvekkil şirketin bilgisi dışında ve muvafakati alınmaksızın 31.08.2017 tarihli ... NOLU 35.535,70-TL iade fatura düzenlenip müvekkil şirkete gönderildiği, müvekkil şirket tarafından da Beyoğlu 57. Noterliğinin 03.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği, davalı şirket tarafından tekrar Gebze 9. Noterliğinin 11.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tekrar gönderildiği, müvekkil şirket tarafından bu tebliği kabul edilmeyerek Beyoğlu 57. Noterliği 17.10.2017 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği bildirilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında süre gelen bir ticari ilişkinin olduğu, müvekkil şirketin davacı şirkete borçlarını ödediği, ancak ödenen bedel karşılığında teslim etmesi gereken ürünleri eksik teslim ettiği, bu sebeple talep ettiği, 35.535,50-TL'lik tutar müvekkil firma tarafından ödenmeyerek eksik ürünlere istinaden dosyada bulunan ... numaralı iade fatura kesildiği, eksik ürünlerin dışında kalan miktarın davacıya ödendiği, Müvekkil şirketin gönderilen kolilerin içerisinde koli içerisinde ürün miktarlarının farklı olduğu, sayıca fazla olan ürünlerin sayımının müvekkil firma tarafından yapıldığı, ürünlerin sayılmasında ciddi eksikliğin olduğu, bunun üzerine yasal süre içerisinde davacı şirkete ihbarda bulunulduğu, davacı şirket yetkilisinin bizzat durumdan haberdar olduğu ancak geri dönüş yapılmadığı, Faturanın davacı edimlerini yerine getirmeden düzenlendiği, davacının dosyaya malları eksiksiz teslim edildiğini ispatlayacak belge sunmadığı, Bu nedende davanın reddine ve haksız ve kötü niyetli açılmış olan takip ve itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/05/2025 tarih ve 2025/271 Esas - 2025/389 Karar sayılı kararında;
".......Davalı, ... ... Ürünleri Plastik ve Kömür Üretim İth. İhr. A.Ş.'nin 2017 yılı BA formlarında davacı ... Ambalaj Sanayi Ticaret A.Ş den 15 belge karşılığı 810.369,00-TL (956.235,42-TL- KDV li) mal aldığını beyan ettiği,
Davacı firmanın defter ve belgelerinin incelenmesinde 15 belge karşılığı KDV dahil 956.235,42-TL mal sattığı, davalı firmanın da BA formları ile beyan ettiği davacı firmadan mal alışlarının toplamının 956.235,42-TL olduğu ve davacı ve davalı kayıtlarının uyumlu olduğu Davalı firma tarafından kolilerde eksikliklerin olduğunun davacı firmaya mail yoluyla bildirildiği, ancak eksik çıkan ürün miktarı ve tutarı ile ilgili herhangi bir bilginin olmadığı gibi, eksikliklerin davacı firma tarafından yerine getirilip getirilmediği ile ilgili belgelerin de dosyada olmadığı, Davacı ve Davalı firma defter ve belgeleri ile dosyaya sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacı firmanın, davalı firmaya son düzenlediği faturanın 09.05.2017 tarihinde olduğu, davalı firma tarafından da yapılan son ödemenin 19.05.2017 tarihinde yapıldığı, Davalı firmanın, davacı firmaya 31.08.2017 gün ve ... numaralı 35.535,70-TL tutarındaki ... Çatal pembe- 250.000 adet ve ... kaşık pembe- 352.300 adet açıklamalı fatura içeriği ürünün eksik olduğu ile ilgili herhangi bir belgenin dosyada olmadığı gibi iade faturanın son düzenlenen faturadan 3 ay 22 gün sonra düzenlendiği ve davalı firmanın düzenlediği faturanın davacı firma tarafından teslim alınmadığı, S öz konusu iade faturası içeriği ürünlerin davacı firma tarafından teslim alındığına dair sevk irsaliyesinin dosya kapsamında ve fatura ekinde mevcut olmadığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde Temlik veren Davacı ... Ambalaj Sanayi Ticaret A.Ş'nin Davalı ... ... Ürünleri Plastik ve Kömür Üretim İth. İhr. A.Ş. den cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibari ile 35.535,50-TL alacağını ispat ettiği ve alacağın davalı şirketten tahsil şartlarının oluştuğu değerlendirilmiştirYargılama aşamasında Bakırköy 44. Noterliği 26.06.2019 tarihli ... yevmiye numaralı temliknamesi ile iş davaya konu alacağın Av ... Odaman Taşkın tarafından temlik alındığı anlaşılmakla temlik alan lehine davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile;1-İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğün 2017/26758 esas sayılı takip dosyasından davalının itirazının iptali ile takibin 35.535,50 TL asıl alacak bakımından DEVAMINA,2-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi UYGULANMASINA,3-Asıl alacak 35.535,50 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ticaret sicilinden terkin edildiği halde alacağı Bakırköy 44. Noterliğinin 26.06.2019 tarihli ... yevmiye numaralı temliknamesi ile devir alan Av. ... Odaman Taşkın'ın usule aykırı olarak ticaret sicilden terkin edilmiş olduğu anda tüzel kişiliği kalmadığını ve vekillerine verilen vekaletname hükümsüz olduğu halde davacı şirket adına vekil sıfatı ile 2 defa istinafa gitme aşamasına kadar davayı takip ettiğini, İstanbul BAM 13 HD.'nin kaldırma kararı sonrası gerek icra dairesinde gerekse dava dosyasında alacağı temlik alan sıfatı ile taraf değişikliği yaptırdığını, bu aşamaya kadar temlikten bahsedilmeden sicilden terkin edilmiş davacı şirket adına dava dosyasının takip edilmesi sebebi ile yapılan işlemlerin hukuken mutlak butlanla malul olması ve bu aşamada taraf değişikliğinin usul hukukuna aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin BAM kaldırma kararına rağmen müvekkil şirket tarafından davacı şirket ve yetkililerinin haberdar edilmiş olmasına ve eksik ürünler çıktığına ilişkin müvekkil şirketin e-mail mesajlarını dikkate almadığını ve kararını gerekçelendirmediğini, tüm bu hatalı sevk irsaliyeleri, müvekkil şirket yetkilileri tarafından davacı şirket yetkililerine gönderilen e-mail yazışmaları hiç nazara alınmadan aleyhe karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, Yerel mahkemenin müvekkil şirket tarafından teslim alınan faturaya istinaden eksik ürün sebebi ile "iade faturanın 3 ay 22 gün sonra düzenlendiği ve davalı firmanın davalı firmanın düzenlediği faturanın davacı firma tarafından teslim alınmadığı, söz konusu iade faturası içeriği ürünlerin davacı firma tarafından teslim teslim alındığına dair sevk irsaliyesinin dosya kapsamı ve fatura ekinde olmadığı" gerekçesi ile müvekkil davalı şirket aleyhine karar verdiğini, öncelikle müvekkil şirket tarafından düzenlenen 31.08.2017 tarihli ... ... no'lu iade faturasının yasal sürede olmamasının ayrı bir husus; buna rağmen kesilen iade faturasının davacı şirket tarafından kayıtlarına alındıktan sonra yasal sürede olan 8 günlük sürede iade faturası kesmemesi ve bu süreden 11 gün geçtikten sonra 03 Ekim 2017 tarihinde iade faturası kesmesinin ayrı bir husus olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında davacı şirketin iade faturasını teslim almadığı kararının kesinlikle hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu verilmiş bir karar olduğunu, müvekkil şirketin temel fatura olarak iade faturası kesmiş olduğunu, temel faturanın yasal olarak karşı tarafın defterlerine kabul edip etmemesine bakılmaksızın işlenen bir fatura şekli olduğunu, ticari kayıtlarına düşen bu faturayı kabul etmeyerek iade etmek isteyen tarafın aynı faturayı iade ederek değil, kendisi de iade faturası keserek karşı tarafa süresi içinde göndermesi gerektiğini, oysa davacı tarafın 14/09/2017'de teslim aldığı iade faturasını kayıtlarına aldığını, müvekkil şirkete yasal süre geçtikten sonra 03/10/2017'de iade ettiğini, dolayısıyla davacıya teslim edilmediği kararının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin iade faturasını davacı şirkete yasal süre içerisinde teslim ettiğini, nitekim davacı şirket vekili vasıtası ile Beyoğlu 57. Noterliği'nden 03 Ekim 2017 tarih ve ... yevmiye nolu iade faturasının iadesi ihtarında iade fatura teslim tarihinin 14.09.2017 tarihi olduğunun ikrar edildiğini, Müvekkil şirketin davacı şirketten çok yüklü miktarlarda adetli ürün satın aldığını, nitekim sadece 2017 yılı Nisan ve Mayıs ayı başında 1 ay içinde 13.003.540 adet ürün aldığını, davacı şirketten satın alınan ürünlerin kullan-at ürünler olması, adetlerinin çok fazla olması, geçmişe dayanan süregelen iyi ticari ilişki ve karşılıklı güven esası ile teslim alınan ürünlerin sayılmadan teslim alındığını, ancak piyasaya satılan ürünlerin son kullanıcılar tarafından müvekkil şirketin satış yaptığı zincir mağazalara ve diğer son kullanıcıya satış yapan müşterilerine sık sık eksik ürün şikayeti gelmesi ve hem müvekkil şirketin hem de müvekkil şirketin satış yaptığı zincir mağazaların ve diğer son kullanıcıya ürün satan müşterilerinin saygınlığına gölge düşürecek gelişmelere olması sebebi ile müvekkil şirketin öncelikle bu eksiklikleri e-mail yolu ile davacı şirkete bildirdiğini, daha sonra stoklarında bulunan kalan malları saydıklarında ise SARF-061 Kodlu ... ÇATAL PEMBE (1000 LİK PAKET) adlı üründen 250.000 adet 0,50 TL adet fiyatından 2.250 TL+KDV, yine SARF-064 Kodlu ... KAŞIK PEMBE(3000 LİK PAKET) adlı üründen 352.300 adet 0,50 TL adet fiyatından 3.170,70 TL +KDV olmak üzere toplam KDV Dahil 35.535,70 TL lik eksiklik tespit edildiğini, bu eksik ürünlerin 31.08.2017 tarihinde ... ... nolu iade faturası kesilerek davacı şirkete 14.09.2017 tarihinde teslim edildiğini, söz konusu faturanın davacı şirkete teslim edildiğinin davacı şirketin Beyoğlu 57. Noterliği'nden 03 Ekim 2017 tarih ve ... yevmiye nolu iade faturasının iadesi ihtarında ikrar edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin iade ihtarının hem iade faturasının davacı şirkete teslimi olgusunu ispat ettiğini, hem de davacı şirketin teslim aldığı iade faturasına yasal süre olan 8 günlük sürede itiraz ve iade etmeyerek hukuken iadeyi kabul etmiş sayıldıktan sonra yasal süreyi 11 gün geçirdikten sonra iade etmiş olmasının davalı müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini ve yasal süre içinde Gebze 9. Noterliği'nden 11.10.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iadeye itiraz edildiğini ve iade edildiğini, bundan sonraki iadelerin ve karşı iadelerin yasal süre içinde olması, davacı şirketin müvekkil şirketin ilk iade faturasını yasal sürede iade etmemiş olmasına itirazının kendisinin de iade faturasını yasal sürede iade etmemiş olması sebebi ile anlamsız kaldığını, yerel mahkemenin bu detayı hiç dikkate almadığı gibi eksik ürün teslimi sebebi ile eksik çıkan ürün sayısına göre müvekkil şirketin kesmiş olduğu iade faturası konusu malların davacıya iade edildiğine ilişkin sevk irsaliyesini sorgulamadığını, olayın mahiyetini kavrayamadığını, sanki bir tane ürün bile eksik çıksa o parti ürünlerin tamamının iade edildiği sanılarak böyle bir karar vermesinin kabul edilemeyeceğini, oysa müvekkil şirketin iade faturası kestiği ürünlerin tamamı eksik olan ürünler olduğunu, dolayısıyla eksik olduğu ve eksikliği sebebi ile davacı tarafından davalı müvekkil şirkete teslim edilmeyen eksik ürünlerin davacıya iade edilmesinin de eşyanın tabiatına ve hayatın olağan akışına aykırı bir tutum olduğunu, Yerel mahkemenin;-Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında süre gelen bir ticari ilişkinin olduğu, -Müvekkil şirketin davacı şirkete borçlarını ödediği, -Müvekkil şirketin davacı şirkete ödenen bedel karşılığında teslim etmesi gereken ürünleri eksik teslim ettiği, bu sebeple davacı şirkete müvekkil şirket tarafından 35.535,50-TL'lik tutar ödenmeyerek eksik ürünlere istinaden dosyada bulunan ... numaralı iade fatura kesildiği, -Eksik ürünlerin dışında kalan miktarın davacı şirkete ödendiği,-Davacı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilen kolilerin içerisinde ürün miktarlarının farklı olduğu, -Sayıca fazla olan ürünlerin sayımının müvekkil şirket tarafından yapıldığı, ürünlerin sayılmasında ciddi eksikliğin olduğu, -Bunun üzerine yasal süre içerisinde davacı şirkete söz konusu eksikliklerin e-mail yolu ile ihbarda bulunulduğu, -Davacı şirket yetkilisinin bizzat durumdan haberdar edildiği, ancak davacı şirket yetkilisi tarafından haberdar edildiği halde geri dönüş yapılmadığı, -Davacı şirketin faturasını söz konusu malları teslim etmeden çok önce düzenlendiği, aradaki süre gelen ilişkiye istinaden karşılıklı güven ilişkisine istinaden düzenlenen faturaya zimmet ve matlup şeklinde cari hesaplara işlendiği için süresi içinde itiraz edilmediği,-Davacı şirket fatura konusu malları eksiksiz teslim ettiğini ispatlayacak hiç bir belge sunmadığı, -Davacı şirketin çok da ciddi ve kurumsal çalışmayan bir üretici profilini, -Müvekkil şirketin e-mail ikazlarından sonra kendisinde aldığı 13.003.540 adet ürünün tek tek sayılmasının ciddi zaman ve emek alacak olması gerçeğini, -Taraflar arasında yıllara sari cari hesap ilişkisi gereğince 8 günlük fatura iade süresi ile bağlı olunmayacağı hukuki gerçeğini, -Üretici olan davacının ürünlerindeki eksiklik ve kusurları tekeffül eden hukuki hükümleri, -Davacının sürekli eksik gönderdiği ürünleri saymakla meşgul olarak davacının hata ve kusurlarını telafi etmesini beklerken davacı şirketin kötüniyetli olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatması karşısında müvekkil şirketin kötüniyetli bu tutuma karşı aksiyon alarak elindeki eksik ve kusurlu ürünlerin faturasını kesmesi gayet normal iken, eksik olan ürünlerin iadesinin de doğal olarak sevk irsaliyesi ile iade edilmesinin de söz konusu olamayacağı, -Bu nedende haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddi ile yapılmış olan icra takibi ve itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı şirkete tahmili, savunmalarının hiçbirisinin nazara alınmadığını, talepleri nazara alınmadan aleyhe karar verilmiş olduğunu, işbu kararın kaldırılması ve bozulması gerektiğini, Yerel mahkemenin davanın sadece hesap bilirkişisi ile aydınlatılamayacağı, davanın eksik teslim edilen ürünler ve hatalı teslim edilen ürünleri de ilgilendirmesi sebebi ile plastik ürünler üretiminden anlayan bir bilirkişinin de dahil edilmesi taleplerinin sebepsiz yere reddedilerek sadece hesap bilirkişi tarafından verilen kök ve ek rapora istinaden kararını verdiğini, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunun sadece işin hesap yönünü incelediğini, oysa dava konusunun sadece işin hesap yönü ile ilgili olmadığını, işin üretim yönü yani hatalı üretim ve eksik teslimat yönleri de olduğunu, plastik ürünlerin üretiminde ve üretimden kaynaklanan hata ve kusurlar ile eksik teslim edilmesinden ve bu işlerin ticari teamüller ve sektör yönünden değerlendirilmesi için konusunda uzman plastik ürünler üretiminden anlayan bir bilirkişiden de rapor alınmasının hak ve nesafet kurallarına uygun bir karar verebilmek için elzem olduğunu, işbu talepleri nazara alınmadan karar verildiğini, Davacının müvekkil şirketi mağdur ettiğini, buna rağmen bir de icra inkar tazminatına karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının bu kadar amotör çalışan, sürekli eksik ve hatalı ürün gönderen, hiç bir zaman kurumsal bir yapı gibi çalışmamasına rağmen, müvekkil şirketin mağduriyeti hiç nazara alınmadan sanki müvekkil davacının hakkı olan bir alacağı ödemiyormuş gibi kabul edilerek, taraflar arasında yazışmalar hiç nazara alınmadan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de müvekkil şirketin adalete bakışını olumsuz yönde etkileyecek bir yaklaşım olduğunu, müvekkilin haklı olduğu savunmasında haksız pozisyona düşürüldüğünü, bu itibarla usul ve esas yönünden mevzuata ve dosya münderecaatına uygun olmayan kararın istinaf yolu ile kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 13/02/2025 tarih ve 2022/1686 Esas - 2025/216 Karar sayılı kaldırma kararımız uyarınca yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir. Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, vergi dairesi müdürlüğünden gönderilen cevabi yazıya göre; Davalı, ... ... Ürünleri Plastik ve Kömür Üretim İth. İhr. A.Ş.'nin 2017 yılı BA formlarında davacı ... Ambalaj Sanayi Ticaret A.Ş den 15 adet fatura karşılığı 810.369,00-TL.( 956.235,42-TL- KDV dahil) mal aldığını beyan ettiği, davacı firmanın defter ve belgelerinin incelenmesinde 15 adet fatura karşılığı KDV dahil 956.235,42-TL mal sattığı, davacı ve davalı kayıtlarının uyumlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, davalı firmadan 35.535,50-TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı firma tarafından davacı firma adına düzenlenen ve davacı firma tarafından kabul edilmeyerek davalı firmaya iade edilen 31.08.2017 tarihli ... numaralı 35.535,70-TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı tarafından eksik mal teslim edildiğinden iade faturası düzenlendiği ileri sürülmüş ise de, davacı firmanın, davalıya firmaya son düzenlediği faturanın 09.05.2017 tarihli olduğu, davalı firma tarafından da son ödemenin 19.05.2017 tarihinde yapıldığı, davalı taraf cevap dilekçesinde, hangi faturalara konu ürünlerin eksik teslim edildiğine dair belge ibraz edilmediği gibi eksik ürün teslim edildiği iddia edilen faturalara süresi içerisinde itiraz edilip süresi içerisinde iade faturasının düzenlenmediği, davalı taraf eksik ürün teslimine ilişkin taraflar arasında mail yazışmaların olduğu ileri sürülmüş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesinin deliller bölümünde ve delil listesinde açıkça maillere delil olarak dayanmadığı gibi, cevap dilekçesi ve delil listesi ekinde de ibraz edilmediği, süresi içerisinde ibraz edilmeyen delillerin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında davacı tarafın açık muvafakati olmadan değerlendirilmeyeceği, davalı taraf cevap dilekçesinde, açıkça iade faturasının eksik ürün teslimi nedeniyle düzenlendiği belirtildiği halde davalı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinde hatalı, ayıplı ürün teslim edildiğine yönelik itirazda bulunduğu, bilirkişi ek raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, mal teslimine ilişkin ibraz edilen irsaliyeler üzerindeki teslim edilen mala ilişkin düzeltmelerin o irsaliyelere ait faturalardaki mal adedi ile uyumlu olduğunun belirtildiği, davalının BA formu ile vergi dairesine bildirdiği 15 adet KDV hariç toplam 810.369,00-TL (956.235,42-TL- KDV dahil) miktarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz etmediği gibi bu yönde dosya kapsamında delil olmadığı, davalının BA formu ile vergi dairesine bildirdiği ve ticari defterlerinde kayıtlı 15 adet faturanın ve içeriği malların davalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin kabulü gerekir. Bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispat etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan iade faturasına konu malların teslim alınmadığını, borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını, ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği, İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir. Somut olayda, davaya konu icra dosyasındaki icra takibine dayanak alacak faturadan kaynaklı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gereken ürünlerin eksik teslim edildiği, bu nedenle borcu olmadığı ve mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.427,43 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.812,03 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.