T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2045 Esas
KARAR NO: 2025/2016 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/850 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 13/10/2025 (Ara Karar Tarihi
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılmış olan icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, borçlu tarafından yapılan itirazın akabinde bahsi geçen icra dosyasında takibin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, davalı tarafından icra takibine karşı yapılmış olan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil tarafından davalı adına 356.763,21 TL tutarında, 13.07.2023 tarihli ve ... fatura numaralı; 304.612,09 TL tutarında 02.09.2023 tarihli ve ... fatura numaralı irsaliyeli faturalar keşide edildiğini, müvekkilinin bahse konu irsaliyeli faturalardan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan sorumluluğunu yerine getirerek, faturaya konu malları davalı yana teslim ettiğini, ancak gelinen aşamaya kadar, davalının, bahse konu faturaların bedeline ilişkin müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun yanında, davalının, bahse konu faturalara itiraz itiraz etmediğini, dolayısıyla faturaların içeriğini kabul ettiğini, faturalara konu malların müvekkili tarafından kendisine teslim edildiğini kabul ettiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı yana 15.11.2023 tarihinde mutabakat mektubu gönderildiğini, Bahsi geçen mektup vasıtasıyla, davalı tarafın, 31.10.2023 tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde bulunan cari hesap kayıtlarına göre 662.416,95 TL tutarında bir borç bakiyesi olduğu belirtilerek bu konuda mutabık olup olunmadığının bildirilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın, 31.10.2023 tarihi itibariyle müvekkili lehine 661.375,31-TL tutarında bir borç bakiyesi bulunduğuna dair mutabık olduklarını belirten bir mutabakat mektubunu imzalayarak müvekkiline gönderdiğini, bahse konu mutabakat mektubu ile davalının karşı borçlu olduğunu kabul ettiğini, dilekçe ekinde sundukları faturalar ve mutabakat mektubu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve bu ticari ilişkiye istinaden davalı yanın müvekkiline borçlu olduğu hususu sübuta erdiğini ileri sürerek, icra takibine yapılmış olan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, ayrıca huzurdaki yargılama sürecinde müvekkili açısından herhangi bir hak kaybı doğmaması adına davalı aleyhine öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin uygun bulacağı miktarda teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/10/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/850 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; " Bu itibarla yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtayiti haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır."gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, 13.10.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacının davalı yan adına 356.763,21 TL tutarında 13.07.2023 tarihli ve ... fatura numaralı; 304.612,09 TL tutarında 02.09.2023 tarihli ve ... fatura numaralı irsaliyeli faturaları keşide ettiğini, bu faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, davalının aldığı faturalara itiraz etmediğini ve TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş olduğunu, Dava dosyasında mübrez mutabakat mektubu gereğince de davalının, müvekkiline 661.375,31 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, takibin de dayanağı olan bu belgeler ile alacağın ispat olunduğunu, ihtiyati hacizde ispat çeşitlerinden olan tam ispatın değil yaklaşık ispatın gerekli ve yeterli olduğunu, teslim alınan faturalar ve mutabakat mektubu yönünden yaklaşık ispat gerçekleşmiş olup ekli faturalar ve mutabakat mektubu gereğince ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini, tüm bunların yanında davalının, borçlarını ödemediğini, alacaklılardan mal kaçırdığını kötü niyetli olarak ödemelerini süresiz olarak ötelediğini, müvekkilinin alacağını talep etmek için davalı şirket yetkililerine ulaşamadığını, ticari piyasada yaptığı araştırmada, borçlunun malvarlığını devretme gayreti içerisine girdiğinin tespit edildiğini; boİleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan sebepler ve mahkemece re'sen göetilecek sebeplerle; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, dosya üzerinden inceleme yapmak suretiyle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile dava dilekçesine ekli belgelerle sabit olduğu üzere davalının müvekkiline olan 3796.525,30 TL borcunu karşılayacak miktarda davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında varlığı iddia olunan ticari satış ilişkisine istinaden tanzim edilen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, derdest davada ileri sürülen ihtiyati haciz isteminin reddi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; takip dosyası, dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; davalı yanın taraf ehliyeti bulunup bulunmadığı, pasif husumetnin mevcut olup olmadığı uyuşmazlık konusu olduğu gibi, dava ve takip dayanağı irsaliyeli faturalarda teslim alan imzasının yer almadığı, dosyaya sureti ibraz edilen mutabakat mektubu altında mevcut kaşe ve imzanın kendisine husumet yöneltilen davalıya ait olup olmadığının da uyuşmazlık konusu olduğu, dosyadaki mevcut delillere göre bu aşamada davacının muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
...