T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2007 Esas
KARAR NO: 2025/1813 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/671 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 16/09/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile davalılardan ... Kimyasal arasında 07.04.2025 tarihinde tutkal alımına ilişkin bir sözleşme akdedildiği, bu sözleşme uyarınca ... Kimyasal 60 ton üretim yapmayı, Müvekkil Şirket ise 30 ton karşılığı bedeli 90 gün vadeli çek, kalan 30 ton karşılığı bedeli ise 120 gün vadeli çek ile ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkil şirketin işbu sözleşme kapsamında ... Bankası 07.07.2025 düzenleme tarihli, 500.000,00 TL bedelli ve 0018726 seri numaralı, ... Bankası 14.07.2025 düzenleme tarihli, 355.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı, ... Bankası 07.08.2025 düzenleme tarihli, 855.000,00 TL bedelli ve 0018728 seri numaralı çekleri ... Kimyasal’a avans olarak teslim ettiğini, ancak ... Kimyasal Şirketi' nin taahhütlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine taraflar, söz konusu çeklerin Müvekkil Şirket’e iadesi ve sözleşme bedelinin yeniden belirlenmesi suretiyle aralarında 24.06.2025 tarihinde yeni bir tutkal sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince iş bu davala olan ... Bankası 08.10.2025 tarihli, 500.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı, ... Bankası 14.10.2025 tarihli, 445.000,00 TL bedelli ve 7448219 seri numaralı, ... Bankası 10.11.2025 tarihli, 945.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı çekleri avans olarak ... Kimyasal’a teslim ettiğini, her iki sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmediğini ve söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, tedbir konusu ... Bankası’na ait 10.11.2025 tarihli 945.000,00 TL TL bedelli ve ... seri numaralı çekin diğer davalı ... ... şirketi tarafından ibraz tarihlerinde banka tarafından ilgililerine ödenmemesi için; çeklerin tahsil edilmesinin dava sonuna kadar önlenmesini, 3. iyi niyetli kişilere ciro yoluyla devrinin ya da bedellilerinin davalıya ödenmesinin önlenmesini ve yine ilgililer tarafından icra takibine konu edilmemesi adına söz konusu çeklerin davalı veya üçüncü kişiler tarafından kullanılmasının önlenmesi, bankaya ibrazında arkasına karşılıksız ibaresinin yazılmaması, TCMB bildirilmemesi için ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 16/09/2025 tarih ve 2025/671 Esas sayılı ara kararında;" Mahkememizin 16/09/2025 tarihli tensip tutanağının (22) numaralı ara kararı gereği, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin; şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davacının ihtiyati tedbir isteminin yaklaşık ispat koşulları şu aşamada oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Şirket arasında akdedilen Tutkal Üretim Sözleşmesi gereğince teslim edilmesi gereken tutkalların teslim edilmemesi sebebiyle, müvekkili tarafından avans mahiyetinde verilen çeklerin bedelsiz kaldığını; bu kapsamda, müvekkili tarafından teslim edilen çeklerden, diğer davalı ...’e ciro edilen 10.11.2025 tarihli, 945.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı çek yönünden işbu menfi tespit davası açılmış olup, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, Yerel Mahkeme usul ve yasaya aykırı olarak yaklaşık ispat koşullarının sağlanmadığından İhtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini; dava dilekçesinde, İİK’nın 72. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup, Yerel Mahkeme’nin de anılan maddede öngörülen şartlar çerçevesinde teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı vermesi gerekirken; somut olayda uygulanma imkânı bulunmayan HMK’nın 389. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığından bahisle tedbir talebinin reddine karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu, "Mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu durumda söz konusu özel kanunlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi için özel şartlar öngörülmüşse veya ne tür ihtiyati tedbir kararı verileceğine ilişkin bir takyit söz konusuysa, tedbir talep edilen mahkeme 6100 sayılı HMK’da öngörülmüş olan usule göre değil, özel kanunda öngörülen usule göre ihtiyati tedbir kararı verecektir. İhtiyati tedbirin düzenlendiği özel kanunda hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı HMK’nın ihtiyati tedbirlere ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır."(10 Pekcanıtez / Atalay / Özekes, a.g.e., s.876) "İİK’nun 72’nci maddesinin 2’nci ve 3’üncü fıkralarına göre, “İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.-İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.” Bu hükümde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulabileceği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmemesine karar verilebileceğinin öngörüldüğünü; menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu göz önüne alındığında, takibin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbirin, asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmadığını; bunun ötesinde, somut olaydaki gibi kanunda açıkça tedbir kararı verilebileceğinin öngörüldüğü hâllerde, verilecek tedbirin uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte olup olmadığı tartışma konusu yapılamayacağını ve bu nedenle tedbir isteminin reddedilemeyeceğini; aksi hâlinde kanunun açık hükmüne aykırı karar verilmesi anlamına geleceğini; bu nedenle mahkemece, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği şeklindeki gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu,( 19. HD., E. 2013/12464 K. 2013/17238 T. 5.11.2013)Tüm bu nedenlerle, Yerel Mahkeme’nce HMK’nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarından olan “yaklaşık ispat” koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebimizin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; somut olayda uygulanması gereken hükmün İİK’nın 72/2. maddesi olup, anılan madde uyarınca teminatın yatırılması suretiyle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Söz konusu sözleşme gereğince diğer davalı ... Şirketi'ne teslim edilen ve ... ... ciro edilen çeklere ilişkin olarak İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/700 E. Sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini; söz konusu mahkemenin kararını ekte gönderdiğini, İleri sürerek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiası ile davacının çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli davada, çekin ödenmemesi ve devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava konusu çekin davalı ....Ltd.Şti.ile aralarındaki 24/06/2025 tarihli Tutkal Sözleşmesi kapsamında bu davalıya avans çeki olarak verildiğini, ancak söz konusu çek karşılığı ürünlerin teslim edilmediğini ve çekin bedelsiz kaldığını, ürünlerin teslim edilmemesi karşısında diğer davalının da çeki usulüne uygun temlik almadığını, 6361 sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi uyarınca şahsi def'ilerin ... şirketine ileri sürülebileceğini ve bedelsiz kalan çeke ilişkin ödenmemesi ve devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, talep ekinde sözleşmeler, çek suretleri, ödeme dekontları, ihtarnameler ve whatsapp yazışmaları sunmuş ise de, davalı ... tarafından davacıya gönderilen ihtarname çek karşılığı ürünlerin teslim edildiğinin savunulduğu, çek karşılığı ürünlerin teslim edilip edilmediğinin davalı ... şirketinin çeki usulüne uygun olarak temlik alıp almadığının söz konusu deliller ile bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, çekin tedavülüne engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bedelinin ödenmesi halinde davanın istirdat davasına dönüşeceği dikkate alındığında hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin söz konusu olmadığı ve ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.