T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1481 Esas
KARAR NO: 2025/2182 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/768 Esas - 2025/251Karar
TARİH: 25/03/2025
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 27/04/2023 tarihinde Kazakistan merkezli "... ... Service LLC" firması ile forwarding sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında 14.408,20 USD taşıma bedeli karşılığında malların Almanya'dan Kazakistan'ın Uralsk şehrine taşınması hususunda anlaşıldığını, taşınacak ürün kodları ...olduğunu, anlaşmada malların Türkiye'den transit olarak geçeceğini, sözleşme gereğince malların taşınması için davalı ... firması ile 24/11/2022 tarihinde sözleşme akdedildiğini, malların tırlara yüklenerek İstanbul'daki depoya sağlam bir şekilde teslim edildiğini, ... Lojistik İstanbul'dan yükleme esnasında yükün fotoğraflarını gönderdiğini, yükün iyi durumda olduğunun görüldüğünü, söylenildiğine göre tırın arızalandığını, yeniden tamir edildiğini, ancak bunu destekleyen herhangi bir belge sunulmadığını, söz konusu aracın 29/06/2023 tarihinde Kazakistan'da alıcı firmaya varışı sırasında yapılan kontrollerde emtiaların hasarlı olduğunun görüldüğünü, emtianın fotoğrafları çekildiğini, alıcı tarafından ... belgesine "kargo 29/06/2023 tarihinde hasarlı olarak geldi. Hasar listesi ektedir." şeklinde şerh düşüldüğünü, davalı ... tarafından durumun sigortalısı diğer davalı ... A.Ş.'ne ihbar edildiğini, taşıma konusu emtianın ... tarafından ... sigortaya sigortalandığını, sonrasında davacı firma tarafından inceleme yapılıp ... Lojistik firmasına hak talebinde bulunulduğunu, alıcı ciddi hasarlar nedeniyle yükü bu durumda almayı reddettiğini, üretici tarafından nitelikle onarım yapılması için Almanya'daki göndericiye iade edilmesini talep ettiğini, davacı ... firmasından cevap beklerken eşyanın Kazakistan'daki gümrük deposunda kaldığını, göndericinin Almanya'daki onarım masraflarını kontrol edip hesapladıktan sonra onarımını ayarladığını, eşya onarıldıktan sonra yine davacı şirket tarafından Kazakistan'a gönderildiğini, ... Lojistik firmasının hasar ihbarını sigortacısına ilettiğini, aldığı yanıt üzerine tüm hasar bedellerinin tazmini taleplerini 28/11/2023 tarihli e posta ile reddettiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulü ile İstanbul 26. İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının kısmen iptali ile haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 27/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; diğer Davalı ... Uluslararası ... Petrol Ürün. Tur. Ticaret Limited Şirketi müvekkili şirket nezdinde ...-8 poliçe numaralı 01.03.2023 Başlangıç ve 01.03.2024 bitiş tarihli ...... Nakliyat Aracısı / Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Kadıköy olduğunu, bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu zararın davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu hususun gözetilmeksizin verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, zamanaşımı definin dikkate alınarak haksız davanın reddine, yetki itirazlarının dikkate alınarak haksız davanın reddine, dava konusu taleplerin davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının tespiti ile davanın reddine, her halükarda davacının fahiş talebinin reddine ve taşıyıcıların sorumluluk sınırının ... m. 23 uyarınca belirlenmesine, davacı tarafça dosyaya sunulan yabancı dildeki evrakların yeminli tercümesinin dosyaya sunulması için kesin süre verilmesine, aksi taktirde davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... lojistik A.Ş. Vekili 09/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, ikame edilen dava ile hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Almanya'dan, Kazakistan'a taşınan emtialarda meydana geldiği iddia edilen hasar bedellerinin ve taşıma bedellerinin ödenmesi, bu bağlamda İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün, ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talep edildiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işbu davanın tahkimde görülmesi gerektiğinden ve bu bağlamda, mahkemece davanın halli bakımından görevli olmadığından; davanın, görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesinin talep edilmesi zarureti hasıl olduğunu, davacı tarafça hasarlandığı iddia olunan emtiaların, 29.06.2023 tarihinde alıcı firmaya teslim edildiği, daha yalın bir ifade ile davaya konu hadisenin, 29.06.2023 tarihinde gerçekleştiği nazara alındığında iş bu davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediği de aşikar olduğunu, JMS AG firmasının göndericisi olduğu eşyaların, Almanya'dan, Kazakistan'a kara yolu ile nakliyesi bakımından anlaşma sağlanmış, taraflar arasındaki mutabakat akabinde de taşıma işi müvekkil şirket tarafından organize edildiğini, fiili taşıma işi davalılardan ... Uluslararası ... Petrol Ürün Tur. Tic. Ltd. Şti firması sorumluluğunda taşıma belgesinden de görüleceği üzere ... düzenleyen dava dışı ... ... ... tarafından gerçekleştirildiğini, nitekim taşınan eşyaların varış noktasına ulaşması akabinde, alıcı firma tarafından emtiaların hasarlı olduğu iddiasında bulunulması üzerine, durum derhal davalılardan ...'e aktarıldığını, devam eden süreçte ... firması ile davacı arasında iletişim kurulduğunu, iddia olunan hasarlar ile ilgili varsa zarar ve ziyanının tazmini bakımından süreç davacı ile davalılardan ... ve ... Sigorta firmaları arasında takip edildiğini, açıklanan bu nedenlerle; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen 24.11.2022 tarihli Sözleşme’nin, Tahkim başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, anlaşmazlıkların, davacının bulunduğu yerde Tahkim Mahkemesi'nde görüleceği hükme bağlandığından ve bu bağlamda, Sayın Mahkemeniz davanın halli bakımından görevli olmadığından; davanın, görevsizlik nedeni ile reddine; davacı aktif husumet ehliyetine haiz olmadığından; davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine; ... Konvansiyonu'nun 32. maddesi mucibince 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın, zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile reddine; müvekkili şirket söz konusu taşıma faaliyetini fiilen gerçekleştiren taraf olmadığı gibi meydana geldiği iddia edilen hasarlarda, müvekkil şirkete atfı kabil herhangi bir kusur da bulunmadığından, davanın ... Konvansiyonu 17/2. ve 17/4-b maddeleri uyarınca reddine; hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için ve sadece farz-ı muhal olarak, ... Konvansiyonu 17/2. ve 17/4-b maddelerinin uygulanamayacağı varsayımında ise somut hadisenin ... Konvansiyonun sınırlı sorumluluğa ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden ve bu bağlamda, davacının taleplerinin haksız ve fahiş olduğu izahtan vareste olduğundan, davanın müvekkil şirket bakımından reddine; davacı tarafından, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyeli olarak ikame edilen davanın, her halükarda külliyen reddine, davacının kötü niyetli olması nedeni ile alacak miktarının, % 20’sinden aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Uluslararası .........LTD. Şti. Vekili 20/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, bu nedenle yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamakla birlikte işbu davayı açmakta hukuki bir yararının da bulunmadığını, davacı tarafça ikame edilen davanın ... madde 32 uyarınca zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibine davalı şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasında yapılan ticari iş kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasar ve zararda taşımacının herhangi bir kusurunun olmadığını, hasarın uygunsuz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, ekspertiz raporu ile de ispatlı hale geldiğini, davaya konu somut olayda seyir güvenliğinin tehlikeye atıldığına yönelik somut hiçbir verinin olmadığını, taşıma esnasında kaza ve benzeri olağandışı bir durumun meydana gelmediğinin sabit olduğunu, bahsi geçen hasarın taşıma esnasında yapılan kusurlu bir eylemden kaynaklı olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın alt taşımacı ... Azerbaıjan Llc'ye ihbarına, Davanın alt taşımacı (fiili taşımacı)... ... ...'YE ihbarına, Yetki itirazımızın kabulü ile, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesine, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, süresi içerisinde açılmayan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı taraf aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/03/2025 tarih ve 2024/768 Esas - 2025/251 Karar sayılı kararında;"Dava, kargo taşımasından kaynaklı meydana gelen zarar nedeni ile açılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 413. maddesine göre tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1.b maddesinde uyuşmazlığın tahkim ile çözülmesi ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanunun' un 117/1. maddesi gereğince ilk itirazlar arasında sayılan tahkim itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır. İlk itiraz olan tahkim itirazı, dava şartlarından sonra incelenir.Somut olayda; taraflar arasında akdedilen 24.11.2022 tarihli sözleşmenin Tahkim başlıklı 7/2 maddesinin, Maddesinde; "Bir anlaşmaya varılamaması durumunda, ihtilaflı konular aşağıdaki gibi uluslararası hukuka uygun olarak davacının Tahkim Mahkemesinde değerlendirilmesine tabidir." Düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme ile taraflar ihtilaf halinde Tahkim yoluna başvuracaklarını kararlaştırmıştır. Düzenlemede hangi yer Tahkim kurallarının uygulanacağının da belirtilmiş olması da ihtilaf halinde tahkime başvurulacağının açık ve kesin bir şekilde kararlaştırıldığını göstermekle, HMK md. 413 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine karar verildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesine göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilerek (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 11.09.2024 Tarih, 2023/3834 Esas ve 2024/2195 Karar sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Tahkim şartı nedeniyle HMK mad. 413 uyarınca davanın usulden REDDİNE,2-Davalıların kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahkim şartının sadece ... Lojistik A.Ş.’yi bağlayacağını, diğer davalılara sirayet etmediğini, tarafı olmadığı bir tahkim anlaşmasıyla bağlı tutulmak üçüncü kişiler bakımından kural olarak mümkün olmadığını; Yargıtay kararları da, tahkim sözleşmesinin yalnızca tarafları bakımından sonuç doğuracağını ve üçüncü kişilere teşmil edilemeyeceğini vurgulamakta olduğunu, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/22697 K.2014/26896, T.17.09.2014, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2019/1-830 K.2022/653, T.17.05.2022, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 11.03.2004 T. 2003/2654 E. 2004/2603 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E.2022/1843, K.2022/1373, T.2022) ... Lojistik ile yapılan sözleşmedeki tahkim şartı yalnız ... Lojistik’i bağlayıp diğer davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Uluslararası Taş. Ltd. Şti.’ye teşmil edilemeyeceğini; bu diğer davalılar, tahkim şartına taraf olmadıkları için, mahkemenin yargılamasından muaf tutulmalarının doğru olmayacağını, Alt Taşıyıcının (...) Sözleşmenin Tarafı olmadığını, taşıma hukukunda alt taşıyıcı, asıl taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını; kendi yaptığı ayrı bir sözleşme veya fiilî taşıma ilişkisi kapsamında yükü taşıdığını; dolayısıyla üst taşıyıcı ile yük sahibi (gönderici) arasındaki tahkim klozu, davalı alt taşıyıcıya teşmil edilemeyeceğini; Yargıtay’ın yukarıda değinilen kararlarında ortaya konan “tahkim şartının nisbî etkisi” ilkesi, alt taşıyıcıların durumu için de geçerli olduğunu; sözleşmeye taraf olmayan alt taşıyıcı, o sözleşmedeki tahkim şartından yararlanarak davanın mahkemede görülmesini engelleyemeyeceğini; üst taşıyıcı ile davacı arasındaki tahkim anlaşmasının, sadece bu iki tarafı bağlayacağını; alt taşıyıcı ise davacının doğrudan doğruya (sözleşme dışı) muhatabı olduğundan, hakkında açılan dava genel mahkemede görülmeye devam edeceğini, ... Lojistik ile yapılan taşıma sözleşmesine sonradan dâhil edilen alt taşıyıcı, ana sözleşmenin tarafı olmadığı için bu sözleşmedeki tahkim şartıyla bağlı tutulamayacağını; Yargıtay, alt taşıyıcının imzası ya da açık kabulü olmaksızın tahkim klozunun alt taşıyıcıya sirayet etmeyeceğini içtihat ettiğini, (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E.2019/3156 K.2020/2913, T.2020) ... Sigorta A.Ş., tahkim anlaşmasının tarafı olmadığından yararlanamayacağını, tahkim anlaşması sigortacıya karşı ileri sürülemeyeceğinden, dava sigortacı yönünden Türk mahkemesinde görülmeye devam edeceğini; bu hususun doktrinde halefiyet hali dışında genel kaide olarak kabul edildiğini; sigortacı, kendi sigorta sözleşmesinde bir tahkim klozu yoksa veya davacı ile arasında tahkime dair bir anlaşma bulunmuyorsa, üçüncü kişi sıfatıyla taşıma sözleşmesindeki tahkim şartından yararlanamayacağını; Bölge Adliye Mahkemeleri kararları da sigorta şirketinin, poliçe kapsamındaki zarardan dolayı doğrudan sorumluluk davasında, taşıma sözleşmesindeki tahkim klozuna atıf yaparak yargılamadan kaçınamayacağı yönünde olduğunu; özetle, tahkim şartı yalnızca o şartı içeren sözleşmenin taraflarını bağlayacağını; alt taşıyıcı veya sorumluluk sigortacısı gibi, taşıma sözleşmesine taraf olmayan davalıların, bu sözleşmedeki tahkim klozuna dayanarak davanın tahkime gitmesini sağlama hakkına sahip olmadıklarını; Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve istinaf mahkemesi kararlarının bu yöndeki hukuki gerekçeyi net olarak ortaya koymakta olduğunu: davacının bu taraflar hakkındaki talebi, devam eden yargılamada Türk mahkemelerince incelenmeye devam edilmesi gerektiğini, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/22697 K.2014/26896, T.17.09.2014,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.1994/11-765, K.1995/39, T.01.02.1995)... Lojistik A.Ş. dışındaki davalılar cevap dilekçelerinde tahkim itirazında bulunmadıklarını, tahkim itirazı hakkının düştüğünü,
Davalılardan ... Lojistik A.Ş. dışındaki diğer davalılar olan ... Uluslararası ... Petrol Ürünleri Tur. Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş., süresi içinde verdikleri cevap dilekçelerinde herhangi bir tahkim itirazında bulunmadıklarını; bu durumun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. maddesi uyarınca tahkim iradesinin ileri sürülmediğini ve bu davalılar bakımından artık tahkim savunmasına dayanılamayacağını ortaya koymakta olduğunu, Tahkim itirazının, mahkemenin yargı yetkisine yönelik bir “ilk itiraz” niteliğinde olduğunu ve bu nedenle HMK m.116/2 hükmü uyarınca cevap dilekçesinde ve süresi içinde açık şekilde ileri sürülmesinin zorunlu olduğunu; aksi halde bu hakkın düşeceğini ve tarafın tahkime gönderilme talebinin dinlenemeyeceğini,(Yargıtay 11. HD, 19.11.2014, E.2013/15039, K.2014/17925, Yargıtay 15. HD, 2020/2523 E., 2021/1432 K.)Sözleşmenin yabancı dilde ve taraflardan birinin Türk olduğunu, Taraflardan birinin Türk vatandaşı olduğu ve sözleşmenin Türkiye’de ifa edildiği durumlarda, 10.04.1926 tarihli 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca sözleşmenin Türkçe dilinde yapılması zorunludur. Aksi halde sözleşme (ve içindeki tahkim klozu) geçersiz sayılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, 805 sayılı Kanun’un emredici olduğunu ve bu kanuna aykırı olarak yabancı dilde yapılan sözleşmelerin tarafları lehine hukuken nazara alınmayacağını belirtmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2012/4088 K.2013/3972, T.04.03.2013, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 28.02.2014 T., E.2014/1385, K.2014/3815, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.09.2017 T., E.2016/5836, K.2017/4720),
İlk derece mahkemesinin kararında, ... Lojistik dışındaki diğer davalılar bakımından hiçbir gerekçe belirtilmemesinin ciddi bir usuli sakatlık olduğunu; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297 uyarınca hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmaları ile bunların değerlendirilmesinin somut olarak gösterilmesinin zorunlu olduğunu; Yargıtay, karar gerekçesinin hiç olmamasını veya dosyaya özgü olmamasını bozma sebebi saymakta olduğunu (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2022/8493 K.2022/10258, T.12.10.2022, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2022/8493 K.2022/10258, T.12.10.2022) Gerekçesizlik, Anayasa m.141 ve HMK m.27 kapsamında tarafların adil yargılanma haklarını zedelemekte olup bölge adliye mahkemesince de re’sen gözetilmesi gereken bir usul eksikliği olduğunu; bu nedenle, mahkemenin diğer davalılara ilişkin herhangi bir red gerekçesi içermemesinin hükmün bozulmasını veya kaldırılmasını gerektirmekte olduğunu,
İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/251 karar sayılı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının forwarder, 1 ve 2 numaralı davalıların alt taşıyıcı, 3 numaralı davalının 2 numaralı davalının ...... Nakliyat Aracısı / Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalayanı olduğu dava konusu emtianın taşıyıcılar nezdinde Almanya'dan Kazakistan'a taşınması sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin davacı tarafından dava dışı göndericiye ödendiği iddiasıyla ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece tahkim şartı nedeniyle HMK mad. 413 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta davacı ile 1 numaralı davalı ... Lojistik Anonim Şirketi arasında akdedilen 24/11/2022 tarihli "...-... sayılı Taşıma ve Nakliye Hizmetleri Sözleşmesi"nin "Tahkim" başlıklı 7.2 maddesinin "Bir anlaşmaya varılamaması durumunda, ihtilaflı konular aşağıdaki gibi uluslararası hukuka uygun olarak davacıların bulunduğu yerdeki Tahkim Mahkemesinde değerlendirilmesine tabidir..." hükmünü içerdiği, söz konusu tahkim şartına istinaden sadece sözleşmenin tarafı olan bu davalı tarafından tahkim ilk itirazında bulunulduğu, ancak Mahkemece sözleşmenin tarafı olmayan ve HMK'nın 117/1 maddesi uyarınca cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazını ileri sürmeyen 2 ve 3 numaralı davalılar aleyhine açılan davanın hangi gerekçeyle tahkim şartı sebebiyle reddine karar verildiğinin açıklanmadığı, bu haliyle kararın HMK'nın 297 ve 298. maddelerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, tahkim itirazının tüm davalılar yönünden geçerli olup olmadığının gerekçeli bir şekilde değerlendirilmesi, tahkim ilk itirazının davalıların biri/bir kısmı için uygulanacağının düşünülmesi halinde bu davalı/davalılar yönünden tefrik kararı verilerek tahkim ilk itirazının değerlendirilmesi, diğer davalı/davalılar yönünden ise yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesidir. Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2025 tarih ve 2024/768 Esas ve 2025/251 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.