T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/440 Esas
KARAR NO: 2025/434 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/137 Esas- 2024/1104 Karar
TARİH: 14/11/2024
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine 2019 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, takip konusu senetlerde müvekkilinin alacaklı olarak gösterildiğini, senetlerin arkasının müvekkili adına ciro edilmek suretiyle en son alacaklı görünen davalı şirket tarafından icra takibi yapıldığını, takip sonucunda müvekkilinin İstanbul ilinde bulunan arsa vasıflı taşınmazın 23/341 hissesinin icra müdürlüğünce satıldığını ve dosyaya bu gayrimenkulün satışından 112.624,58 TL icra dosyasındaki borçtan düşüldüğünü, davalının ... marka ... model matbaa makinasını 26.000,00-EURO bedel ile müvekkiline sattığını, müvekkilinin 21.02.2019 ödeme günü ve 26.000,00-EURO bedelli olan seneti imzaladığını, 05.12.2017 tarihinde 10.000,00-TL 'lik çeki ve 2.000,00-TL nakit parayı ödeme gününden önce teslim ettiğini, çekin fotokopisinin yer aldığı ödemelerin yapıldığına dair davalının el yazısı ile yazılıp imzalanan belge aldığını, ödemenin günü gelmemesine rağmen davalının müvekkilini arayarak, iş yerine gelerek sürekli baskı yaptığını, müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin işlerine odaklanamadığını, aile huzurun kalmadığını, ödeme gününe 3-4 ay kala alacaklıya verilen senedin kaynağı olan ticaretin sebebi olan makineyi işyerinden müvekkilinin rızası dışında adamlarına aldırttığını, makineyi iade alan alacaklının kötüniyetli olarak aldığı paraları inkar ettiğini ve makinayı iade ettiği için alacaklıya hiçbir borcu kalmayan müvekkilini 12.000,00 EURO Borçlu göstererek hakkında icra takibine başlattığını, takip alacaklısının, haricen yapılan görüşmelerde aslında müvekkilininin borçlu olmadığını kabul ettiğini ve alacağı bulunmadığını bildirmesine rağmen takibe devam ettiğini, müvekkilinin alacaklı görünen davalı şirketten satın aldığı makinayı iade ettiğini ve Makinayı satın almak için 40,000+12.000 olmak üzere 2017 yılında ödenen parayı da iade istemediğini, bu durumda ticaretin konusu makina iade edildiğinden davalı/Alacaklıya müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek Menfi Tespit davasının kabulü ile müvekkilinin davaya ve icra takibine konu senet itibariyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas İcra dosyasının iptaline karar verilmesini, davalı tarafa müvekkili tarafından dava tarihine kadar yapılmış olan 112.620.000 TL ödemenin istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, davacını, müvekkil ile alacağına karşılık davacının verdiği senede ilişkin kısmı ödemeler olsa da 12.000,00 EURO'luk kısmı ödenmediğini, müvekkilinin kalan bakiyenin tarafına ödenmesi için davacıdan talepte bulunmuşsa da sonuç alamadığını ve alacağı için dava konusu takibin dayanağı olan senedi, Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibine koymak zorunda kaldığını, davacı tarafın aralarındaki ticari ilişkiyi de hem huzurdaki dava dilekçesinde hem de başlatmış oldukları icra takibine karşı borca itiraz olarak açılan takibe itiraz olan Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/273 esas sayılı dava dilekçesinde ikrar ettiğini, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkiline karşı borçlandığını, davacı tarafından 22/03/2019 tarihinde borca itiraz edildiğini, Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/273 esas sayılı dosyasından borcu olmadığına dair itiraz edildiğini, iş bu dosyadan yargılama yapılarak borçlunun iddialarının aksine dava reddedilerek hem dava hem de takibin kesinleştiğini, dosya borcuna karşılık üzerine kayıtlı tek taşınmaz olan İstanbul ilindeki taşınmazın cebri icra yoluyla 114.250 TL 'ye 3. Kişi olan ihale alacaklısına satıldığını, taşınmaz satış dışında da herhangi bir tahsilat yapılmadığını, güncel borç bakiyesinin devam ettiğini belirterek dava hak düşürücü sürede dava açılmadığından usulden ve hukuki, somut koşulları gerçekleşmeye davanın esastan reddedilerek, yine ortada davacı tarafça istirdadı talep edilebilecek bir ödeme de olmamakla davanın da yasal süresinde açılmamış olması sebebiyle davanın reddiyle birlikte davacı tarafın dava konusu değerin % 20 si oranında tazminata da mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/11/2024 tarih 2024/137 Esas- 2024/1104 Karar sayılı kararında; "....Önemle vurgulanmalıdır ki; istirdat davasının, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir (İİK.m.72/7). Dolayısıyla, borçlunun bu parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelinin icra dairesine ödendiği tarihte, 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kanunda öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re'sen göz önüne alınır. Davacı aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından davacı tarafından icra dosyasına en son 18/03/2022 tarihinde ödeme yapılmıştır. Davacı davasını 09/02/2024 tarihinde açmıştır. Yine arabuluculuk görüşmelerinin de 2024 yılında yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının davasını kanuna ve yerleşik içtihatlara göre icra dosyasına yatan son tahsilattan itibaren bir yıl içinde açması gerekmektedir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/13424 esas, 2018/240 karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/17636 esas, 2018/2275 karar sayılı ilamları). Somut olayda icra dosyasına yapılan son ödeme 18/03/2022 tarihinde gerçekleşmiş olup, iş bu dava 09/02/2024 tarihinde açılmıştır. Bu durumda dava tarihi itibariyle yasada öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Tüm hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan nedenlerle davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Menfi tespit davalarına dair mevzuat düzenlemelerinde, genel geçer bir zamanaşımı öngörülmediğini, bu kapsamda, icra takibi açılmadan önce hukuki yararının bulunduğunu ispat eden borçlunun, bu davayı her zaman açabileceğini, Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere yasa gereği özel nitelik taşımayan menfi tespit davaları, icra takibi başlamadan önce açılabileceği gibi takip sırasında ve hatta takibin kesinleşmesinden sonra dahi açılabilir. Zira menfi Tespit davasının açılabilmesi için İcra ve İflas Kanununda özel bir süre öngörülmemiştir (Yargıtay Üyesi Mahmut Coşkun, İtirazın İptali – Menfi Tespit – İstirdat – Tasarrufun İptali Davaları, Seçkin Yayınları, 6.Baskı, Ankara 2020, s.601). Yani menfi tespit davası, icra takibi başlamadan önce açılabileceği gibi, takip sırasında ve takibin kesinleşmesinden sonra da açılabilir (Prof.Dr.Baki KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.351 ; YHGK. 20.02.2013 T. E.2012/19-788 K.2013/250). Mahkemece ilamsız takiplerde yedi günlük itiraz süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmediği gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilemez (Y.21.HD. 24.04.2003 T. E.2003/2728 K.2003/3830). İlamsız (genel haciz yoluyla) takipte ödeme emrine karşı borçlunun itiraz, gecikmiş itiraz, takibin iptalini talep imkanlarının olması, menfi tespit davası açmasına engel de değildir (Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.127). Menfi tespit davasının açılabilmesi için İcra ve İflas Kanununda özel bir süre de öngörülmemiştir (Y.19.HD. 21.11.1996 T. 3930/10363 ; Y.19.HD. 20.11.1996 T. 2295/1032 ; Av.Talih UYAR, Menfi Tespit ve İstirdat Davası, 5.Baskı, Ankara 2022, s.103 ; Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baskı Ankara 2020, s.310). Yani takip sırasında menfi tespit davası, takip konusu borcun cebri icra tehdidi altında tamamen ödenmesine kadar açılabilir (m.72/f.7) (Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.321 ; Prof.Dr.Ramazan ARSLAN-Prof.Dr.Ejder YILMAZ, İcra ve İflas Hukuku, 6.Baskı, Ankara 2020, s.232-233 ; Y.19.HD. 04.03.2010 T. 8087/2298 ; Y.19.HD. 26.06.2008 T. 11563/7097). Süresi içinde hakkında yapılmış olan genel haciz yolu ile takibe itiraz etmemiş ya da itiraz edememiş olan borçlu, takip kesinleştikten sonra menfi tespit davası açabilir (Av.Talih UYAR, Menfi Tespit ve İstirdat Davası, 5.Baskı, Ankara 2022, s.14). İİK.m.72’ye göre borçlunun icra takibi kesinleştikten sonra borcunun bulunmadığının ispatında hukuki yararı bulunduğundan menfi tespit davası açmasında herhangi bir sakınca yoktur (Y.4.HD. 05.04.2012 T. 3239/5744 ; Av.Talih UYAR, Menfi Tespit ve İstirdat Davası, 5.Baskı, Ankara 2022, s.122). Bu dava zamanaşımına da tabi değildir (İstanbul Hakimi İsmail ERCAN, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2021, s.341). Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 02.05.2005 Tarihli 2005/1661 E. 2005/7411 K.sayılı kararında da aynı hususun vurgulandığını; “…Sözleşme ilişkisinin bulunduğu hallerde zamanaşımı süresi B.K.’nın genel hükümlerine göre 10 yıl olup, menfi tespit davasının icra takip tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılacağına dair yasada icra iflas kanununun 72.maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı tarafından aleyhine yapılan takip sonucu satış aşamasında menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır. İİK’nın 72/VII.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre, borçlu olmadığı paranın yatırılmasına nedenine dayalı olarak açılan istirdat davası için öngörülmüştür. Böyle olunca, açılan menfi tespit davasında zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece işin esası incelenerek taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 27.11.1995 Tarihli 7875/10257 sayılı kararı;“…Kendisine icra takibiyle ödeme emri gönderilen borçlunun, takibe itiraz etmekle beraber alacaklının 1 yıl içinde itirazın iptali davası ya da genel hükümler çerçevesinden alacak davası açmasını beklemeden borç tehdidinden kurtulmak amacıyla olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararının bulunacağını…” Sonuç olarak; yasa gereği özel nitelik taşımayan menfi tespit davaları, icra takibi başlamadan önce açılabileceği gibi takip sırasında ve hatta takibin kesinleşmesinden sonra dahi açılabileceğini, zira menfi tespit davasının açılabilmesi için İcra ve İflas Kanununda özel bir süre öngörülmediğinden istinaf etme mecburiyeti hasıl olduğunu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/137 Esas, 2024/1104 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne’ karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit ve ödenen 112.620,00 TL’nin istirdadı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında 02-12-2017 tanzim tarihli, 21-02-2019 vade tarihli 26.000Euro miktarlı bonodan kaynaklı 12.000,00 Euro asıl alacak, 20,30 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam: 12.020,30 EURO alacağın tahsili talebiyle 14/03/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesi ile; Davalı tarafından aleyhine 2019 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiğini, takip konusunun 02/12/2017 tanzim ve 21/02/2019 vade tarihli 26.000,00 EURO miktarlı bono olduğunu, takip sonucunda "İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel nolu, 341 m2 Arsa Vasıflı taşınmazın 23/341 hissesi" icra müdürlüğünce satılmış olup dosyaya bu gayrimenkulün satışından 112.624,58 TL icra dosyasındaki borçtan düşüldüğünü belirterek Menfi Tespit davasının kabulü ile davaya ve icra takibine konu senet itibariyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas İcra dosyasının iptaline, davalı tarafa haksız olarak yapılmış olan 112.620.000 TL ödemenin istirdadına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise cevap dilekçesinde; Davacı ..., aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından 14/03/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlanmış ve sonrasında 18/03/2019 tarihinde davacı / borçluya ödeme emri tebliğ olmuş, davacı /borçlu tarafından 22/03/2019 tarihinde borca itiraz edildiğini, Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/273 E. sayılı dosyasından borcu olmadığına dair itiraz edildiğini, iş bu dosyadan yargılama yapılarak borçlunun iddialarının aksine dava reddedilerek hem dava hemde takibin kesinleştiğini, kesinleşen icra takibine istinaden hali hazırda hala icra takibi tam olarak tahsil edilememiş olup, devam ettiğini, dosya borcuna karşılık üzerine kayıtlı tek taşınmaz olan İstanbul Sultangazi İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel de bulunan taşınmaz cebri icra yoluyla 114.250 TL 'ye 3. Kişi olan ihale alacaklısına satıldığını ve satışın kesinleştiğini, icra takibi de borç bakiyesi kapanmadığından kalan bakiye için hali hazırda icra takibinin devam ettiğini, taşınmaz satışı dışında da herhangi bir tahsilatta yapılmadığını, güncel borç bakiyesinin devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında, icra memurluğunca 10/01/2025 tarihli kapak hesabı yapıldığı ve bakiye borcun 831.300,39 TL. Olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacının talebi, icra takibine konu ( 02-12-2017 tanzim tarihli, 21-02-2019 vade tarihli 26.000Euro miktarlı bono) senetten kaynaklı davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı tarafa ödenen 112.620.000 TL.'nin istirdadı istemine ilişkin olduğu, gerek davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanı, gerekse davaya konu icra dosyasından yapılan 10/01/2025 tarihli kapak hesabına göre icra takibine konu borcun tamamının ödenmediği ve takibin devam ettiği anlaşılmıştır. İİK 72. maddesinde belirtilen menfi tespit ve istirdat davası, menfi tespit davası olarak açılmasına rağmen daha sonra istirdat davasına dönüşebilen dava türü olup ayrıca İİK.'nun 72. Maddesi uyarınca, borcun ödenmesinden önce menfi tespit davası açılma imkanı getirilmiş olmasına göre, borcun bir kısmını cebri icra baskısı altında ödemiş olan borçlu henüz ödenmemiş alacak kesimi için menfi tespit davası, alacağın ödenmiş bölümü için de istirdat davası açabilir. İİK.'nun 72. maddesinde, menfi tespit davası açılması için bir süre öngörülmemiş olup, borç ödeninceye kadar her zaman menfi tespit davası açılabilir. İcra ve İflas Kanununun 72/7. maddesine göre açılan istirdat davalarında bir yıllık hak düşürücü sürenin ise dosya borcunun tamamının ödendiği tarihten itibaren işlemeye başladığı,Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.11.2019 tarihli, 2018/290 E., 2019/5220 K. ve 24.04.2017 tarihli, 2016/7788 E., 2017/3214 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere icra dosyasındaki borç, tahsil harcı da dahil olmak üzere tüm ferileriyle birlikte tamamen kapatılmadığı sürece anılan Yasa hükmüyle öngörülen hak düşürücü süre işlemeye başlamaz. Somut olayda, dava tarihi itibariyle dosya borcunun tamamının ödenmediği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bu kapsamda davacı tarafın bedelsizlik iddiaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1878 Esas - 2023/5543 Karar sayılı kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/519 Esas -2014/7733 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/18054 Esas - 2014/3060 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/17646 Esas - 2015/8904 Karar sayılı ilamı benzer mahiyettedir.) Öte yandan davacının menfi tespit talebi nispi harca tabidir. Nispi harca tabi davalarda davacı, 6100 Sayılı HMK'nun 119/1-d maddesi uyarınca davanın konusu ve değerini dilekçede belirtmek, aynı Kanunun 120 maddesi uyarınca da bu değer üzerinden peşin nispi harcı yatırmak zorundadır. Mahkemece menfi tespit talebi yönünden yargılamaya devam olunması ve bir karar verilebilmesi için peşin nispi harcın yatırılması zorunludur. Davacı taraf, dava dilekçesinde dava değerini açıklamadığı, tevzi formunda ise dava değerinin112.620,00 TLgösterilip bu miktar üzerinden nisbi harcın yatırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesindeki menfi tespit talebi ise, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, bu durumda mahkemece, menfi tespit talebine konu bononun dava tarihi itibariyle değerini açıklaması ve bu değer üzerinden eksik peşin nispi harcı tamamlaması için davacı yana 6100 Sayılı HMK'nun 120/1 ve Harçlar Kanunun 30, 32 maddeleri uyarınca kesin süre verilmesi, harcın verilen kesin süre içerisinde yatırılması halinde yargılamaya devam olunması, harcın yatırılmaması halinde menfi tespit talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırılması, kanuni süre içerisinde yenileme yapılmaması halinde buna göre işlem yapılması gerekirken, harç tamamlatılmadığı gibi talep hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olması yerinde görülmemiştir. Kamu düzenine ilişkin bu husus HMK. 355 Madde uyarınca dairemizce resen gözetilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 353/1-a.4 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2024 Tarih ve 2024/137 Esas - 2024/1104 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 353/1-a4 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 355, 353/1-a4 maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.