T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/152 Esas
KARAR NO: 2025/120 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/367 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 09/12/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkil ...'nin; sonradan ... şirketiyle birleşerek sicilden terkin edilen ... Ticaret Limited Şirketi'nde geçmişte ortaklık yaptıklarını, aralarında yaşadıkları bazı sorunlar sebebiyle ortaklıklarını bitirme kararı aldıklarını, ...'ın şirketteki ortaklığını ...'e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ...'in ortaklıktan tüm haklarını ve hisselerini devrederek çıktığını, ortaklıktan ayrıldıktan sonra ... Şirketinde maddi, manevi bir payı kalmadığını, ... Teknolojileri şirketinin özellikle ağırlıklı yorgan sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu ve adına tescilli sinai mülkiyet hakları bulunduğunu, bunlardan bazılarının ... başvuru numaralı "..." markası, ... başvuru numaralı "..." markası, ... başvuru numaralı "..." buluş başlık isimli faydalı model olduğunu, müvekkili şirketin bu marka ve sinai mülkiyet haklarına uygun olarak www...com sitesinden online satış yaptığını, anılan web sitesinin şirketin ticari faaliyetlerinin başladığından beri online sipariş yoluyla satış yaptığı bir site olduğunu, bu web sitesi üzerinden satış yapıldıktan hemen sonra satış yapılan müşterilerden müvekkili şirkete şikayetler gelmeye başladığını, müşterilerin www...com web sitesi üzerinden alışveriş yaptıktan hemen sonra kendilerine başka bir şirketten sms yoluyla aynı ürün gamına ait "(ağırlıklı battaniye ürünü") reklam ve indirim haberleri geldiğini, bu smslerin ... isimli şirketten geldiğini oysa ki kendilerinin ... şirketinden herhangi bir alışveriş yapmadıkları gibi kişisel bilgilerini de ... şirketiyle paylaşmadıklarını belirttiklerini, müşterilerden kendilerine gelen smsleri iletmelerinin ve ekran görüntülerini atmalarının istendiğini, bu ekran görüntüsü ve smslerin dava dilekçesinde yer aldığını, özetle müvekkili şirket www...com internet sitesi üzerinden satış yapıldıktan hemen sonra, satış yapılan müşteriye davalı tarafından sms atılarak ...apise şirketinin tanıtım ve reklamının yapıldığını, ürünlerin daha uygun fiyatlı olduğu ileri sürülerek alışveriş yapan müşterinin ürünleri iade etmesinin ve ... şirketinden alışveriş yapmasının sağlanmaya çalışıldıüını, SMS atılan müşterilerin ... şirketiyle herhangi bir bilgi paylaşmamalarına rağmen, davalının bir şekilde www...com sitesinden müşteri bilgilerini hırsızlayarak bu eylemi gerçekleştirdiğini, davalının bu eylemlerinin hem TCK 136 tahtında verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçuna sebebiyet verdiğini, hem de ele geçirilen bu verilen hukuka aykırı bir şekilde kullanılıp müvekkili şirket ile yine hukuka aykırı bir rekabete girildiğinden ayrıca TTK 62 kapsamında haksız rekabet etme suçuna sebebiyet verdiğini, TTK 63 uyarınca bu eylemlerden ... şirketinin yetkilisi ...'in bizzat sorumlu olduğunu, davalı şirket ve yetkilisi hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup, savcılık dosya numarasının bilahere bildirileceğini, ... isimli SMS göndericinin "Cerrahpaşa üniversitesinin faydasını onayladığı", "dünyada ilk defa bir türk markası olan" ifadeleri içeren smslerinin tespitinin, bu smslerin kaç kişiye gönderildiğini ve bu yolla kaç muhatabın yanıltıldığının ve bu sms gönderilen kişilerden kaçının ... şirketinden alışveriş yaptığının tespitini talep ettiklerini, bu ifadelerin tüketiciyi veya muhatabını açıkça yanılttığını, davalı şirketin ürünlerinin Cerrahpaşa hastanesinden onaylı olmadığını, davalı şirketin ağırlık yorgan ve türev ürünlerini dünyada ilk defa üreten bir Türk Markası da olmadığını, müşterilerden gelen bazı şikayetlerin dilekçeye eklendiğini, diğer yandan davacı tarafından üretilen ağırlıklı yorgan ürününün Cerrahpaşa Tıp Fakültesi doktorlarından Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'e götürüldüğünü ve bu ürünlerin insan sağlığı üzerine olan etkilerinin araştırılması ve bu doğrultuda bir rapor tanzim edilmesinin talep edildiğini, davacı gözetimi ve denetimi altında ürettirilen bu ürünler için ismi geçen doktorlar tarafından bir araştırma yapıldığını ve bu ürünlerin insan sağlığı üzerine olumlu tesirlerinin tespit edildiğini, bu raporun yalnızca davacı ... adına alınmış olup, bu raporun tanzimi için davacıya fatura kesildiğini, fakat Davalı şirket yetkilisi ...'in yeni kurduğu şirkette bu raporu haksız bir şekilde tanıtım ve reklamlarına konu ettiğini, bu rapor üzerinden haksız bir gelir elde etme saikine girdiğini, davalı şirketin halen dahi yaptığı satışlarda, ... şirketi tarafından üretilen ürünlerin Cerrahpaşa hastanesi tarafından onaylı olduğunu ileri sürdüğünü ve bunun reklamını yaptığını, ... şirketinin internet sitesi olan www...com sitesinde reklamın ana sayfada bulunduğunu, ... şirketi tarafından satılan ürünlere Cerrahpaşa Tıp fakültesi tarafından yazılmış bir rapor bulunmadığını, bu reklamın 2023 yılından bu yana sitede yayınlandığını, o tarihten sonra tarafların şifahi görüşmelerinde bu reklamın kaldırılmasının defaatle talep edildiğini fakat sonuç alınamadığını, bu reklam ile Davalı müşterilerinin yanıltıldığını ve davacı ile haksız bir rekabete girildiğini, davalının ayrıca https://www...com/... linkinde sabit olan "..." isimli mağaza üzerinden ve https://www...com/... linkinden sabit olan "..." mağazası üzerinden satış yaptığını ve bu online satış pazarlarında da sattığı ürünlerde "Cerrahpaşa Hastanesi onaylıdır" ibaresini kullandığını ileri sürerek; davalının haksız rekabete sebep olan eylemlerinin tespiti ile bu eylemlerinin önlenmesine, davacı şirketin bundan kaynaklanan dolaylı zararının hesaplanmasına ve davalıdan tahsiline, davacı şirketin müşterilerinde oluşan ticari itibar kaybı sebebiyle 100.000 TL tutarında manevi tazminatın tahsiline, Davalının haksız rekabete sebebiyet veren eylemleri devam ettiği için ihtiyati tedbir yoluyla www...com sitesine erişimin engellenmesine, ... Tic. A.Ş. (Mersis: ...) (...com)'a müzekkere yazılarak "..." isimli mağazanın yargılama hakkında bir karar verilinceye kadar tedbiren kapatılmasına yahut ürünlerindeki görsellerin kaldırılmasına, yine ... Satış Ticaret A.Ş.'ne(...)(mersis: ...) müzekkere yazılarak "..." isimli mağazaya erişimin engellenmesine veya ürünlerindeki görsellerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirket yetkilisi ... ile davacı şirket ortağı ...'in, davacı şirkette geçmişte ortaklık yaptıklarını, davacı şirketin kuruluş tarihi olan 13/7/2018 tarihinden şirketteki hisseleri devrettiği Mart 2023 tarihine dek ...'in şirketteki ortaklığının devam ettiğini, bu süre içerisinde cam küreciklerle ağırlıklandırılmış battaniye ürünün tespit edilmesi, Çin’den nümunesinin getirtilip aynı zamanda nasıl üretildiğine dair know-how’ın Çin’li üreticilerden elde edilmesi, bu videolarla Türkiye’deki yerel üreticilere bu ürünün nasıl üretileceğinin anlatılması gibi konuları ...'in bizzat yönettiğini, ...'in, ağırlıklı battaniye ürününün pazarlama ve satış faaliyetlerini yürüttüğü yaklaşık 5 yıllık zaman zarfında şahsi numarası olan ... numaralı hattı müşteri temsilcisi olarak kullandığını, bu telefon numarasının; ...com web sitesi masaüstü sürümünde, ...com mobil arayüzünde, pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğü sosyal medya hesaplarında, google ve işbirliği yapılan daha birçok site ve platformda kayıtlı olduğunu, ortaklığın devam ettiği bu dönemde müşterilerin önemli bir kısmının sipariş vermeden önce telefonla, whatsapp yoluyla veya e-mail yoluyla ...'e ürün hakkında sorular sorduğunu, ...'in de bahsedilen müşteri temsilciği görevini ortaklığın sona erdirdiği tarihe kadar devam ettirdiğini, ...'in ...com internet sitesi üzerinden müşterilerin bilgilerini çaldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, mesaj gönderilen hiçbir telefon numarasının hukuka aykırı bir yöntemle ele geçirilmediğini, ...'in, davacı şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra davalı şirketin kurulduğunu ve ... tarafından yönetildiğini, www...com sitesi ve online pazaryerleri üzerinden ağırlıklı battaniye ürünlerinin satış ve pazarlamasının yapılmaya başlandığını, bu süreçte ...'in daha önce kullandığı telefon numarası olan ... nolu şahsi numarayı kullanmaya devam ettiğini, ...'in, bu numarayı ve ... nolu kurumsal numarayı aynı mobil cihaz üzerinden kullanarak ... şirketinin de müşteri temsilciliğini yapmaya başladığını, ...'in ... firması için çalıştığı dönemde davacı şirketin telefon, mail ve sosyal medya hesaplarını (bilerek veya bilmeyerek) güncellemediğinin taraflarınca anlaşıldığını, ...'in eskiden kullandığı telefon numarasına ve mail adresine ... ile ilgili mesaj/çağrı/mailler gelmeye devam ettiğini, ... tarafından iletişim numarası olarak gösterilen ve ...'e ait telefon numarasına, ağırlıklı battaniyeye ilgi duyan kişiler tarafından çağrı ve mesajlar gelmeye devam ettiğini, ancak ...'in, ...'a ulaşmak isteyen hiçbir kimseyi aldatmadığını ve bu kişilere bir yanlışlık olduğunu ilettiğini, yapılan aramaların ve whatsapp çağrılarının kaydı olmadığı için gelen bu aramaları mahkemeye göstermelerinin mümkün olmadığını, ancak ... tarafından silinmemiş bazı whatsapp mesajlarının dilekçe ekinde mahkeye sunulduğunu, söz konusu görüntülerde 6 farklı kişi tarafından ...'e mesaj gönderildiğinin görüldüğünü, bu kişilerin bu numaranın davacıya ait olduğunu zannettiklerini, bu görüntülerin, ...'e ait telefon numarasının davacıya ait iletişim sayfasında uzun bir süre boyunca yer aldığını ispatladığını, ...'in kayıtlarında bulabildiği son mesajın 8 Şubat 2024 tarihli whatsapp yazışması olduğunu, bunun da ...' ait telefon numarasının en azından 8 Şubat 2024 tarihine kadar ...com sitesinde yer almaya devam ettiğini gösterdiğini, şayet ... kötüniyetli bir davranış sergileme niyetinde olsa idi kendisini sinadahome yetkilisi zanneden kişilerin hatasından istifade edebileceğini, aksine bu numaranın sinadahome markasına ait olmadığını ve ... markasına ait olduğunu müşterilere ifade ettiğini, müvekkilinin kullandığı pazarlama yöntemlerinden birisinin de ağırlık battaniyeye ilgi duyduğunu düşündüğü kişilere tanıtım mesajı atmak olduğunu, internet üzerinden müvekkiline ulaşan, form dolduran, geçmişte ürünlerden satın almış birçok kişiye müvekkili tarafından mesaj gönderildiğini, müvekkilinin, çeşitli kanallardan hukuka uygun bir şekilde elde ettiği iletişim bilgilerini tanıtım faaliyetlerinde kullandığını, her ne kadar müvekkil sinadahome kanalından kendisine ulaşan kişileri hep doğru bir şekilde yönlendirmiş olsa da bu kişilerin iletişim bilgilerini "ağırlıklı battaniye müşteri kitlesi" adı altında kayıt altına aldığını ve hedef kitlesine eklediğini, müvekkilinin kendisini arayan, mesaj atan veya kendisiyle iletişime geçmiş bir kişiye sonraki bir tarihte mesaj atmasında haksız rekabet teşkil eden hiçbir durum olmadığını, müvekkilinin bu davranışı dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gibi TTK md 55'te detaylı bir şekilde sayılan örneklerin hiçbirisine benzemediğini, müvekkili tarafından gönderilen mesajların hiçbirisinin içeriğinde ve müvekkilin internet sitesi üzerinden yaptığı tanıtım faaliyetlerinde haksız rekabet teşkil eden bir davranış bulunmadığını, davacının, müvekkilinin gönderdiği mesajların içeriğinde haksız rekabet teşkil eden söylemler olduğunu, ayrıca müvekkilinin internet sitesinde haksız rekabet teşkil eden davranışlarda bulunduğunu iddia ettiğini, Cerrahpaşa Üniversitesi (Cerrahpaşa) tarafından yapılan bilimsel çalışmanın tanıtım faaliyetlerinde kullanılmasında herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, davacının Cerrahpaşa tarafından yapılan çalışmanın yalnızca davacı ... için kullanılabileceğini ve bu ürünlerin başka bir şirket tarafından kullanılmasının haksız rekabet teşkil edeceğini iddia ettiğini, ancak bu iddianın gerçek dışı olduğunu, çünkü Cerrahpaşa tarafından yapılan bilimsel çalışmanın, davacı ürünlerinin sağlığa etkilerini inceleyen bir çalışma olmayıp, ağırlık battaniye ürünlerinin insan sağlığı üzerine olan etkileri hakkında bir çalışma olduğunu, dolayısıyla bu çalışmanın sonucunun da davacı ürünlerine hasredilemeyeceğini, ayrıca söz konusu bilimsel çalışmanın 07-11 Aralık 2022 tarihli 22. Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi ve 9. Ulusal Uyku Tıbbı Tekniker ve Teknisyenliği Kongresinde tebliğ olarak sunulduğunu ve sonradan yayınlandığını, ilgili çalışmanın ilk sayfasının dilekçe ekinde sunulduğunu, Diğer yandan müvekkilinin Cerrahpaşa tarafından yapılan çalışmanın sadece kendi ürünü için faydalı olduğunu iddia etmediğini, Cerrahpaşa tarafında yapılan çalışmanın ağırlıklı battaniyelerle ilgili olduğunu, müvekkili de ağırlıklı battaniye ürettiğine göre Cerrahpaşa Üniversitesi tarafından yapılan çalışmanın sonuçlarının müvekkili şirketin ürünleri için de geçerli olduğunu, eğer davacı, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin Cerrahpaşa Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel çalışmadaki neticeleri vermediği iddiasında ise bunu kolayca ispatlayabileceğini, mahkemece talep edilmesi halinde müvekkili şirketin ürettiği bir battaniyeyi incelenmek üzere mahkemeye teslim etmeye hazır olduğunu, dava dilekçesinin 6. Sayfasında müvekkiline ait internet sitesine ait bir görsel kullanıldığını, görseldeki metin incelendiğinde müvekkilinin aldatıcı bir tanıtım yapmadığının da açıkça görüleceğini, söz konusu görselde "Cerrahpaşa Üniversitesi tarafından 2022 yılında yapılan bir araştırmada, ağırlıklı battaniye kullanımının, primer psikofizyolojik insomni tanısı alan hastalardaki kısa dönem etkileri incelendi. Ağırlıklı battaniye kullanımının uyku düzeni, anksiyete, derin uyku, huzursuz bacak sendromu ve psikofizyolojik sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren bu araştırma, özellikle farmakolojik tedaviye alternatif arayanlara yeni bir umut kaynağı olarak sunulabilir. Bu bilgiler ışığında, ağırlıklı battaniye kullanımının muhtemelen derin bası uyarımı ve melatonin artırıcı etkileri ile anksiyeteyi azalttığı söylenebilir. Özellikle farmakolojik tedaviyi istemeyen hastalar için ağırlıklı battaniyeler, önemli bir tedavi imkanı sunmaktadır." ifadelerinin yer aldığını, görüleceği üzere müvekkilinin Cerrahpaşa Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel çalışmada ... markasına ait ürünlerin kullanıldığı iddiasında olmadığını, bu çalışmanın ağırlık battaniye kullanımı ile ilgili olduğunu açıkça belirttiğini, bu çalışmayı kendisinin yaptırdığı iddiasında da olmadığını, müvekkilinin yaptığı tek şeyin, yapılan bir bilimsel çalışmanın sonucundan istifade ederek ürünlerinin tanıtımını yapmak olduğunu, bunun başka herhangi bir üniversite tarafından yapılan başka bir bilimsel çalışmanın sonuçlarının kullanılmasından hiçbir farkı olmadığını, müvekkilin kullandığı "..." ifadesinin haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkilinin, ağırlık battaniyeleri Türkiye'de ilk üreten marka olduğunu iddia etmediğini, ağırlıklı battaniye ürünün, uzun yıllardır dünyada bilinen ve kullanılan bir ürün olduğunu, müvekkilinin tanıtım mesajında bahsettiği ürünü belirli kayıtlarla sınırladığını, mesajda "ağırlıklı battaniye" ürününün "içi yün ve cam küreciklerden oluşan" versiyonundan bahsettiğini, gerçekten de müvekkilinin, içi yün ve cam küreciklerden oluşan ağırlık battaniyeyi üreten ilk şirket olduğunu, müvekkilinin bu ürünü ilk ürettiğinde piyasada ağırlı battaniyenin bu versiyonunun bulunmadığını, bu nedenle için yün ve cam küreciklerden oluşan ağırlıklı battaniye versiyonun ilk üreticisi olan müvekkilinin bunu tanıtım mesajlarında kullanmasının haksız rekabet teşkil etmediğini, davacının müşterilerinin ... ürünlerini iade etmeye yönlendirildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının sunduğu delillerde dahi buna ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığını, müvekkilinin, ağırlıklı battaniyeleri uygun fiyatlardan müşterilerine sattığını, müvekkilinin tanıtım mesajlarında ürünlerinin uygun fiyatlı olduğuna dair yaptığı vurgunun, haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının kendisinin, müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet teşkil eden birçok davranışta bulunduğunu, davacı ... ortağının, ...'e karşı ortaklığın nihayete ermesinden beri bir husumet beslediğini, davacının güttüğü husumeti gösteren birçok başka davranış olduğu gibi, bu davanın da davacının müvekkile karşı güttüğü husumetin bir tezahürü olduğunu, davacının, müvekkiline ait görselleri ... internet sitesinde kullandığını ve müvekkiline ait ürünleri alenen kötülediğini, davacının, ... üzerinden ... markalı ağırlık battaniyler sattığını, dilekçede paylaşılan linkte davacının, müvekkilinin kullandığı görselleri kullanarak müvekkilinin ürününü alenen kötülediğini, davacının kendi ürün görseli ile diğerleri adı altında paylaştığı görseli aynı karede kullanarak, diğerleri görselindeki ürünü açıkça kötülediğini, davacının diğerleri başlığı altında kullandığı görselin, müvekkili şirketin ... üzerinden yaptığı satışlarda kullandığı ana görsel olduğunu, müvekkiline ait telefon numarasının davacıya ait internet sitesinde kasten yerleştirilmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının, uzun süredir ağırlık battaniye piyasasındaki kişilere karşı düşmanca bir tavır sergilediğini, dava dilekçesinde bahsedilen faydalı modele dayanarak birçok kişiye dava açarak piyasada tekel oluşturmak istediğini, davacının İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/47 D. İş dosyası ile ... ve ... markalarının söz konusu faydalı modele tecavüz teşkil ettiğine dair bir bilirkişi raporu aldırdığını, davacının bu karara dayanarak ... markasına ait ürünlerin satışını tüm pazar yerlerinde durdurduğunu, sonradan yapılan yargılamalarda söz konusu bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunun ve ... ve ... markalarının faydalı modele tecavüz oluşturmadığının ortaya çıktığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesimim 2022/72 E. Numaralı dava dosyasında davacıya ait faydalı modelin iptaline karar verildiğini, davacının, sonradan müvekkili aleyhine dava açmak niyetiyle müvekkiline ait telefon numarasını kasten internet sitesinde bıraktığı kanaatinde olduklarını, davacının müvekkili ...'in itibarından istifade etmeye devam ettiğini, buna muvafakatleri olmadığını, davacıya ait interne sitesinin "Hakkımızda" bölümünün "Türkiye’nin ağırlıklı battaniyesini ... markasıyla üreten ... Limited, 2018 yılında Boğaziçi ve Marmara Üniversiteleri mezunu 2 genç tarafından kuruldu." ifadesinin yer aldığını, davacının bahsettiliği Boğaziçi Üniversitesi mezunu gencin ... olduğunu, haksız bir şekilde müvekkilinin Cerrahpaşa Üniversitesinin çalışmasından faydalandığını iddia eden davacının, ...'in Boğaziçi Üniversitesi mezunu olmasından faydalanmaktan geri durmadığını, davacının, müvekkilinin çözüm ortaklarına ulaşarak artık ...'le çalışmamaları yönünde üçüncü kişilere baskı uyguladığını, davacının dava dışı üçüncü kişi olan ...'a baskı uygulayarak artık müvekkiline mal üretmemesi yönünde ...'a teklifte bulunduğunın müvekkili tarafından öğrenildiğini, davacının tüm iddialarının doğru olduğu kabul edilse bile davacının tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, zira davacının zararını ve miktarını ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/12/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2024/367 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Talep; ihtiyati tedbir talebi istemine; ilişkindir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine konu istemi yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31/12/2022 tarihli çalışmanın yalnızca müvekkili ... (O dönem ... Teknolojileri A.Ş.) ürünleri üzerinden yapılan bir çalışma olduğunu; bahse konu sözleşmenin işbu dilekçe ekinde ibraz edilmekte olduğunu, davalı şirketin kendi ürünleri herhangi bir değerlendirmeye yahut çalışmaya konu olmamasına rağmen müvekkil şirketin ürünleri üzerinden yapılan çalışmadan haksız ve izinsiz bir şekilde yararlanmakta olduğunu, yine dilekçe ekinde sunulan 12.01.2024 tarihli yazıda görüleceği üzere Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... imzasıyla yazılan belgede "çalışma sonuçlarımız sadece bu firma tarafından çalışmada kullanılmak üzere verilen battaniyeler için geçerlidir." şeklinde açıkça belirtildiğini; ilgili çalışmanın yalnızca müvekkili şirketin ürünleri kapsamında olduğunun da yine 31/12/2022 tarihli sözleşmeden anlaşılmakta olduğunu; anılan sözleşmede kaç adet ürünün hangi sayıda hastada kullanılacağı gibi detayların açıkça yazıldığını, tüm bu sebeplerle, çalışmanın münhasıran müvekkili şirketin ürünleri ile yapıldığını, çalışmayı yapan ilgili hekimlerin çalışma sonuçlarının yalnızca müvekkili şirket tarafından temin edilen ürünler için geçerli olduğuna ilişkin açık beyanı sözleşme ve sözleşmedeki gizlilik hükümleri dikkate alındığında, davalı şirketin izinsiz ve haksız bir şekilde "cerrahpaşa hastanesi onaylıdır." yahut bu anlama gelebilecek ibareler ile satış ve pazarlama yapmasının haksız rekabet teşkil ettiğinden mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın hatalı olduğunu, Diğer yandan dosyaya ibraz edilen sms ve ekran görüntüleri incelendiğine, müvekkili şirket ... Mağazacılık tarafından kullanılan ve müvekkili şirketin marka tescili olan "..." markasından esinlenirek oluşturulmuş, www...com internet sitesi üzerinden satış yapıldıktan hemen sonra satış yapılan müşterilere davalı şirket ... tarafından sms gönderildiğinin ve bu gönderilen smslerin müşterilerin bilgi ve izni dışında olduğunu; dava dilekçeleri ekinde tüm ekran görüntüleri ve sms'ler paylaşıldığını, tüm bu hususlar gözetildiğinde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 09/12/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, davalının haksız rekabete sebebiyet veren eylemleri devam ettiği için ihtiyati tedbir yoluyla www...com sitesine erişimin engellenmesine, ... Tic. A.Ş. (Mersis: ...) (...com)'a müzekkere yazılarak "..." isimli mağazanın yargılama hakkında bir karar verilinceye kadar tedbiren kapatılmasına yahut ürünlerindeki görsellerin kaldırılmasına, yine ... Satış Ticaret A.Ş.'ne(...)(mersis: ...) müzekkere yazılarak "..." isimli mağazaya erişimin engellenmesine veya ürünlerindeki görsellerin kaldırılmasına, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve diğer dava harç ve masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tahsili istemli davada, davalı şirketin internet sitesine erişimin tedbiren engellenmesinin, davalı şirketin ... ve ... platformlarındaki sanal mağazalarına erişimin tedbiren engellenmesinin sağlanmasına yönelik olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda; dava, cevap dilekçeleri ve ekleri ile dosya kapsamında göre; davacının eski ortağı olan davacı şirket yetkilisinin, davacı müşterilerinin iletişim bilgilerini hukuka aykırı olarak ele geçirip, davacı şirket internet sitesinden yapılan online satışlar akabinde müşterilere kendi ürünün reklam ve tanıtımına yönelik gerçek dışı bilgiler içeren kısa mesajlar göndererek, davacı şirket müşterilerinin işlemlerini iptal etmeye yönelttiği, davacı şirket tarafından üretilen ağırlıklı yorgan ürünü için Cerrahpaşa Üniversitesi'nden alınan rapordaki sonuçları, kendi ürettiği ağırlıklı battaniye ürününün tanıtımını yapmak üzere haksız olarak kullandığı ve internet sitesindeki reklamda bu rapora haksız olarak yer verdiği, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki iddialarının esası bakımından, mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, davalı şirketin internet sitesine ve sanal mağazalarına erişiminin tedbiren engellenmemesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına dair de yaklaşık ispatın sağlanamadığı, henüz tüm delillerin toplanmamış ve tahkikata başlanmamış olması karşısında, mahkemece tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.