T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1510 Esas
KARAR NO: 2024/1757 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/529 Esas - 2023/897 Karar
TARİH: 15/11/2023
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/05/2023
BİRLEŞEN DAVA (BAKIRKÖY 7 ATM 2023/922 ESAS)
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 27/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Bakırköy 5. İş Mahkemesi 2016/519 E. sayılı dosya ile ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket'i aleyhine taraflarınca dava açıldığını, ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü sicilinde kayıtlı bir anonim şirket iken kaydının kapatıldığını, şirket ticaret sicilden terkin edildiğinden iş mahkemesinde açtıkları davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin TTK'nın 224 ve 445. maddeleri anlamında ihyası gerektiğini, açıkladıkları ve resen dikkate alınacak nedenlerle sicilden terkin olunan ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. İş Mahkemesi'nin 2016/519 E. sayılı dosyası ile ... Kuyumculuk İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava açtıklarını, ... Kuyumculuk İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü sicilinde kayıtlı bir anonim şirket iken kaydının kapatıldığını, şirket ticaret sicilden terkin edildiğinden iş mahkemesinde açtıkları davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirket tüzel kişiliğinin TTK'nın 224 ve 445. maddeleri anlamında ihyasının gerektiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/529 E. Sayılı dosyası ile ... Kuyumculuk şirketinin ihyası için dava açtılarını ve 13/09/2023 tarihli duruşmada "davanın yasal hasım konumundaki İTSM'nin yanında tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiği" gerekçesiyle şirketin son tasfiye memuru ... hakkında dava açmak için taraflarına süre verildiğini, ticaret sicilden terkin olunan şirketin ihyası ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, aralarında bulunan fiili ve hukuki irtibat nedeniyle dosyanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/529 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava davalı/tasfiye memuru usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/11/2023 tarih ve 2023/529 Esas - 2023/897 Karar sayılı kararında; "Asıl ve birleşen davalar, Tasfiye Halinde ...İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına ilişkindir. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Kuyumculuk İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 06/03/2020 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemlerler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilir" düzenlenmesine yer verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, Bakırköy 5. İş Mahkemesinden verilen 23/10/2020 tarih ve 2016/519 Esas 2020/409 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41 HD'nin 12/09/2022 tarih ve 2022/865 Esas 2022/952 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, davanın ilgili mahkemenin 2022/342 Esas sırasına kaydının yapıldığı, davacı tarafın ihyası istenen şirketten alacağı istemiyle başlattığı bu davada ihyası istenen davalı şirketin temsil edilmek üzere bu davayı açtığı, Tasfiye Halinde ... Kuyumculuk İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, TTK'nın 547.maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, son tasfiye memuru ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Asıl ve birleşen dosyalarda açılan davanın kabulü ile; -İstanbul Ticaret Sicilinin 366755-0 siciline kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy 5.iş mahkemesinin 2016/519 esas ve 2022/342 esas sayılı dosyaları ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla İHYASINA,-TTK 547 maddesi gereğince ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına, '' karar verilmiş ve karara karşı birleşen davada davalı/tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davalı tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yasalara ve yüksek yargı kararlarına tamamen aykırı karar verdiğini, kendisinin şirketi işletmeye son verdiği için kapattığını, işçilere kıdem tazminatı borcunun da olmadığını; tarafına haksız dava açıldığını, iş davasında taraf teşkili sağlanması için açılan ihya davasında kendi kusuru olmadığından yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmeyi de kabul etmediklerini, haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, kararı istinaf ettiklerini, İleri sürerek arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak gerekçelerle, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı 2023/529 Esas, 2023/897 Karar sayılı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; 6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde Halinde ... inşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen davada davalı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Birleşen davada davalı tasfiye memuru tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, davalının tüm tasfiye işlemleri sona erdikten sonra tasfiyeyi tamamladığı, işçilere herhangi bir borç da bulunmadığı, davalı aleyhine haksız olarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği yönündedir. Mahkemece ihyası talep edilen şirketin sicil kayıtları celbedilmiş olup, yapılan inceleme neticesinde; ihyası istenen şirketin, 14/02/2018 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, daha önce de şirket müdürü olan birleşen dava davalısı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı 15/09/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 06/03/2020 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 5 İş Mahkemesinin 2022/342 esas (2016/519 eski esas) sayılı dosyası kapsamından, davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine 08/06/2016 tarihinde itirazın işçilik alacağının tahsili istemi ile dava açtığı, yargılama sırasında şirketin terkin olduğunun anlaşılması nedeniyle, davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan dava tarihinin, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 06/03/2020 tarihinden önce olduğu, ihyası talep edilen şirkete dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının bu davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, terkinden önce başlatılan ve derdest olan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan birleşen davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen davada davalının, ihya koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davacının, ihyası istenen şirkettenişçilik alacağının bulunmadığı hususu ihya davasının konusu teşkil etmediğinden, buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memurunun, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest dava mevcut iken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak, ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, hükmedilen giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirkettenalınabilecek olması karşısında, mahkemece tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, birleşen davada davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.