T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1990 Esas
KARAR NO: 2025/1901 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/724 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 12/09/2025 (Ara Karar Tarihi)
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözlü olarak takas sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafından davalıya 3 sağlam araç verilmiş olup davalı tarafından da karşılığında biri tır olmak üzere iki tane de dorse verildiğini, davalının aynı zamanda aldığı araçlara ek olarak 160.000 TL ödeyeceğini kabul ettiğini, bu yapılan takas anlaşmasından sonra noterde satış sözleşmesi adı altında karşılıklı olarak devir işlemleri yapıldığını, davalı tarafından davacıya, ...plakalı, ... şase numaralı yarı römork, (bu araç davalı tarafından elinde tutulmuş müvekkil tarafından bütün yükümlülükleri yerine getirilmesine karşın davalı aracı anca müvekkil dava yoluna geçmeye hazırlanırken devri gerçekleştirilmiştir.), ..., ... plakalı, ... şase numaralı tır, ..., ... plakalı, ...şase numaralı yarı römork devredildiğini; davacı tarafından davalıya, ..., ... plakalı, ...şase numaralı kamyon, ... plakalı, ... şase numaralı araç, ... plakalı, ... şase numaralı kurtarıcı devredildiğini, ancak, davalı tarafından Kartal 33. Noterliği 21/02/2025 tarih ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi adı altında müvekkiline devri yapılan İveco Marka, ... T/P, ... plakalı, ... şase numaralı tırın ayıplı/change çıktığını, nitekim her iki tarafın da ticari işletmesiyle alakalı olarak yapılan işbu takas işlemlerinden sonra müvekkiline davalı tarafından devredilen ... plakalı aracın hem birçok masrafı ortaya çıkmış olup hem de change olduğunun ortaya çıktığını, ayrıca, müvekkilinin işbu aracı kullanamaması sebebiyle ticari olarak da kazanç kaybı ortaya çıktığını, aslında takas sözleşmesinin karşılığı olan ama davalı tarafından satış sözleşmesi adı altında noter kanalıyla müvekkili ...'a devredilen İveco Marka, ... T/P, ... plakalı, ... şase nolu bilgilerine sahip aracın “change” (şase numarası değiştirilmiş) olduğu ve hukuken trafikten men edilecek nitelikte olduğu kolluk kuvvetlerince tespit edildiğini ve trafikten men edilip hurdaya ayrıldığını (EK-2: Kartal 33. Noterliği 21/02/2025 tarih ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi, EK-3: Trafikten Men Edildiğine ve Hurdaya Ayrıldığına Dair Belge), davaya konu change çıkan araç trafikten men edildikten hemen sonra taraflarınca Kartal 23. Noterliği 16/06/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın ayıplı olduğuna ilişkin olarak makul süre içerisinde ihtarname çekildiğini (EK-5: Kartal 23. Noterliği 16/06/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname), akabinde davalı tarafından malın ayıplı olduğunu kabul ettiğine dair cevabi ihtarnamenin Sultanbeyli 2. Noterliği 23/06/2025 tarih ... yevmiye numarası ile davacı müvekkile ihtar edildiğini (EK-6 Sultanbeyli 2. Noterliği 23/06/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname), müvekkiline, ayıbın niteliği hakkında satış öncesi herhangi bir bilgi verilmediği gibi, aracın gerçek durumunun da gizlendiğini, bu durumun, Türk Borçlar Kanunu’nun 284. maddesi'nin atfıyla 219 ve devamı maddeleri gereğince açıkça ayıplı mal satışı niteliğinde olduğunu, ayrıca söz konusu ayıp, gizli ayıp niteliğinde olup ancak aracın ekspertiz ve resmi inceleme süreçleri sonucunda anlaşılabildiğini, ...plakalı, ... şase numaralı yarı römorkun ancak 12/07/2025 tarihinde müvekkiline devri gerçekleştiğini, davalı tarafından elinde tutulmuş müvekkil tarafından bütün yükümlülükleri yerine getirilmesine karşın davalı aracı anca somut olayımız ile ilgili dava süreci başlamaya yakın devrini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin, aracı devraldıktan sonra da faturaları ekte sunacakları üzere araç için harcamalar yaptığını, araç change çıktığı gibi ekstra sorunları da çıktığını, işbu faturalar haricinde yapılan birçok masraf bulunduğunu, bu masraflara ait bilgi ve belgelerin de yine ek olarak paylaşıldığını, faturalı işlemler dışında açık hesapta çalışıldığını, bu yüzden araç change çıkmasına rağmen ödemelerin devam ettiğini, yapılan harcamalara ilişkin 06.05.2025 tarihli ... numaralı 90.800,00 TL bedelli fatura ve 02.06.2025 tarihli ... numralı 42.000,00 TL bedelli faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu, bu işlemlere ilişkin tanıklarında ayrıca sunulacağını (EK-4: Yapılan Masraflara İlişkin Fatura), aracın change çıkması ve trafikten men edilmesi sebebiyle araç iadesi imkansız hale geldiğinden malın bedelinin ticari avans faiziyle nakden isteme hakkı doğduğunu, dava konusu change çıkan araca takılacak parçalar için yapılan siparişlerin her defasında hatalı geldiğini, şase numarasına göre verilen siparişler başka araca uygun olduğu için dava konusu change araca uymadığını akabinde müvekkilinin aracın change araç olma durumunu sorguladığını, bu durum davalıya bildirilmesine karşın davalının herhangi bir şekilde ilgilenmediğini, akabinde polis eşliğinde araç kontrol edildiğinde aracın change olduğunun bu şekilde tamamen ortaya çıktığını (EK-3: Trafikten Men Edildiğine ve Hurdaya Ayrıldığına Dair Belge) (EK- 8: Müvekkil ifade), buna ilişkin olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/113144 soruşturma numarasıyla davalı hakkında soruşturma başlatılmış olup halen soruşturma devam ettiğini, müvekkili ile davalı arasında Kartal 33. Noterliği 21/02/2025 tarih ... yevmiye numarası ile 500.000,00 TL üzerinden satış sözleşmesi imzalandığını, ancak, her ne kadar 500.000,00 bedelli satış sözleşmesi adı altında noter kanalı ile davacı müvekkile devir yapılmışsa da aracın aslında takas sözleşmesine istinaden devredildiğinin davalının Sultanbeyli 2. Noterliği 23/06/2025 tarih ... yevmiye numarası ile gönderdiği cevabi ihtarname ile de sabit olduğunu, nitekim davacı ile davalı arasında araçların ve dorselerin karşılıklı olarak değişimi neticesinde değişimi yapılan ve müvekkile devredilen araçlardan biri olan davaya konu ... aracın change çıkması ve trafikten men edilmesi sebebiyle davacının uğramış olduğu gerçek zararın satış sözleşmesinin imzalandığı tarihteki aracın gerçek rayiç değeri olduğunu, bilirkişilerce müvekkili tarafından devredilen araçlar ve alınan araçların değerlerinin hesaplanması gerekmekte olup aynı zamanda davalının elden borcu da bulunduğunu, malın iadesi de imkansız hale geldiğinden davalının işbu bedeli nakden tazmin zorunluluğu bulunduğunu, TBK m. 219 ve devamı maddeleri uyarınca uğranılan zararın davalıdan tazminini talep ettiklerini, ayrıca, davacı müvekkil tarafından işbu huzurdaki davaya gelmeden önce yaptığı tüm zarar kalemlerinin de tazminini talep ettiklerini, müvekkilinin davaya konu change çıkan aracı devraldıktan sonra herhangi bir şekilde kullanamadığını, aracın hem sanayide tamiri gerekecek ve uzun süre araçtan mahrum kalınacak şekilde davacı müvekkiline teslim edilmiş olup hem de aracın change çıkmasından kaynaklı olarak trafikten men edildiğini, aracın işletilmesi de imkansız hale geldiğinden zararların katbekat artarak devam ettiğini, aracın işletilememesinden kaynaklı oluşan zararların anlaşılması açısından her iki tarafın da ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, ayrıca, mahkemece işbu davaya konu sıfır araç, ikinci el araç, tekne taşıma işi yapan araçla aynı nitelikteki araçların getireceği kazanç ile alakalı ilgili yerlere müzekkere yazılarak emsal araştırması yapılması ve bilirkişilerin de ticari defterlere ve eldeki emsallere göre ticari kazanç kaybını hesaplaması gerektiğini, alacağın rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ve ihtiyati haciz talep etme durumu doğduğunu, borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğu istihbar edildiğinden aynı zamanda dava süreci uzun süreceğinden hak ve menfaat kaybı yaşanmaması için, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın ticari avans faizi ile tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğum doğduğunu, ihtiyati haczin teminatlı bir şekilde verilmesinin müvekkilini ciddi anlamda ekonomik olarak sarsacağını, sunulan cevabi ihtarnamede de görüleceği üzere ayıp davalı tarafından kabul edilmiş olup ayrıca aracın change çıktığı ve hurdaya ayrıldığından alacağın ve zararın baki olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabul edilmesini talep ettiklerini ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 12/09/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/724 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;"Öncelikle dava Tazminat talebinden ibarettir. İncelenen dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesi anlatımıyla talebinin tazminat olduğu, dosyadaki iddiaların bu aşamada soyut iddialar olduğu, iddiaları destekler mahiyette dosyaya somut bir delil de sunulmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği, ayrıca mal kaçırma kastına ilişkin de dosyada herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle yaklaşık ispat koşuluğunun gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
"gerekçesi ile, ''1-Davacının ihtiyati haciz verilmesi talebinin İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda, müvekkilin ihtiyati haciz talebinin reddedildiğinin, gerekçe olarak iddiaların soyut nitelikte olduğunun, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin ve mal kaçırma kastına dair somut belge bulunmadığının belirtildiğini; ancak dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında bu gerekçenin hukuka uygun olmadığını, Müvekkili ile davalı arasında yapılan araç takası ve akabinde imzalanan satış sözleşmesi uyarınca müvekkiline devredilen araç change çıkmış olup kolluk kuvvetlerince trafikten men edilerek hurdaya ayrıldığını; bu hususun resmi tutanaklarla sabit olduğunu; ayrıca müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede ayıbın açıkça bildirildiğini, davalının ise gönderdiği cevabi ihtarnamede aracın ayıplı olduğunu kabul ettiğini; söz konusu ihtarnamelerin dosya kapsamında olduğunu; bu belgelerin, alacağın varlığını ve haklılığını yaklaşık ispat seviyesinde ortaya koymakta olduğunu, Öte yandan, müvekkili tarafından araç için yapılan masrafların faturalı olarak sunulduğunu, davalının edimini gereği gibi ifa etmediği hususuun da somut belgelerle desteklendiğini; dolayısıyla mahkemece “soyut iddia” olarak nitelendirilen hususlar gerçekte somut ve resmi belgelerle kanıtlandığını, Yerel mahkemenin gerekçesinin, ihtiyati haciz kurumunun özüne de aykırı olduğunu; İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz için aranacak şartın, alacağın likit olması ve yaklaşık ispatla gösterilmesi olduğunu; bu aşamada tam bir ispat yükü aranmadığının Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiğini; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/3804 E., 2017/2515 K. sayılı kararında, “İhtiyati haciz talebinde alacağın varlığının tam olarak ispatı aranmaz, yaklaşık ispat yeterlidir” denilmekte olduğunu; aynı şekilde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2014/15835 E., 2015/3757 K. sayılı kararında da ihtiyati haczin ispat yükü açısından tam ispat değil, yaklaşık ispatın yeterli olduğunun vurgulandığını, Müvekkilin uğradığı zararın her geçen gün artmakta olup, alacağın güvence altına alınmaması halinde telafisi güç zararların doğacağı açıktır. Davalının kötü niyetli tutumları, mal kaçırmaya yönelik eylemleri ve ayıbı kabul eden beyanı birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu izahtan vareste olduğunu, İleri sürerek, açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/724 Esas sayılı dosyasında verilen 12/09/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların dava konusu alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyaten haczine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında varlığı iddia olunan takas sözleşmesine istinaden davalının davacıya devrettiği ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle, aracın rayiç değerinin, araç için yapılan masraflar ile kazanç kaybından oluşan maddi zararın tespit ve tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafından şimdilik 590.000,00-TL alacak için ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece istemine reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; dava ve cevap dilekçeleri ve ekleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bu aşamada davacının varlığını iddia ettiği, ayıplı ifa nedeniyle doğan zarara dayalı, rehinle temin edilmemiş, muaccel alacağın varlığı ve bilhassa miktarı hususunda mevcut delil durumuna göre yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, davacı alacağının varlığı ve miktarının tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak yargılama ile tespit edilebileceği, değişen delil durumuna göre mahkemeden her zaman geçici hukuki koruma talep edilebileceği de gözetildiğinde, davanın bulunduğu aşama itibariyle mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.