T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1989 Esas
KARAR NO: 2025/1850 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/459 D. İş Esas - 2025/464 Karar
TARİH: 19/08/2025
EK KARAR TARİHİ : 09/09/2025
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Talep eden vekili talep dilekçesi ile;... Turhal/Tokat Şubesine ait, 30/07/2025 Keşide Tarihli, ... Seri Numaralı, 2 000.000,00 TL Bedelli çeke istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL bakımından ihtiyati haciz başvurusu yapma gereği hasıl olduğunu, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve laacaklarının ihtiyaten haczine, İstanbul 37 . İcra Dairesi ... Esas dosyasından infazına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 19/08/2025 tarih ve 2025/459 D.İş Esas - 2025/464 Karar sayılı kararı ile; '' Talep konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 100.000,00 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 15.000,00 TL teminat karşılığında İİK”nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı borçlulardan ... vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından düzenlendiği iddia edilen ve lehtarı ... olan, no: 5655918 sayılı, 30/06/2025 keşide tarihli ve 1.000.000 TL bedelli çek her nasılsa aralarında bir hukuki ilişki olmayan ... isimli kişi eline geçtiğini, çek üzerinde sonradan bedel 2.000.000 TL’ye, keşide tarihi de 30/07/2025’e çevrildiğini, söz konusu değişikliklerin yanına atılan paraflar müvekkilin imzası ile bağdaşmadığını, Lehtar ... çeki ciro ederek gerçek bir ticari ilişkisi olmadığı ...’a kötüniyetli olarak devrettiğini, çek hamil ... tarafından 01/08/2025 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğini, muhatap banka ise 11/08/2025 tarihli yazısıyla “çekin bedeli ve keşide tarihinde tahrifat bulunduğu, değişikliklere ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığı” gerekçeleriyle ödeme yapmadığını, hamilin İstanbul 37. İcra Dairesi ... sayılı dosya üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe başladığını, Alacaklı taraf aynı zamanda 15/08/2025 tarihinde çek üzerindeki bedel 2.000.000 TL görünmesine rağmen 100.000 TL alacakla sınırlı olmak üzere İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/459 D.iş, 2025/464 K.sayılı kararı ile 100.000 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı aldığını, 2.000.000 TL olan çek üzerine dayandırılmış olmasına rağmen, yalnızca 100.000 TL’lik kısım yönünden ihtiyati haciz istendiği, çekin bedeli ile talep arasındaki fark alacaklının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, hesap özetinden de anlaşılacağı üzere çekin bankaya ibraz edildiği 01/08/2025 tarihinde müvekkilin çek hesabında 2.003.227,40 TL nakit bulunduğunu, çekin karşılıksız olmadığını, icra takibinde yetki, borçlunun yerleşim yeri veya senedin ödeme yeridir. müvekkilin yerleşim yeri İstanbul dışındadır ve Tokat'ın Turhal İlçesi olduğunu, takibe konu evrakın muhatap bankası da ... Turhal şubesi olup İstanbul yetki çevresi dışında olduğunu, İstanbul 37. İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu, Bu nedenle mahkemenin de yetkisiz şekilde ihtiyati haciz kararı verdiğini, işbu nedenle itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 09/09/2025 tarih ve 2025/459 D.İş Esas - 2025/464 Karar sayılı ek kararı ile;".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz kararına konu ... Turhal/TOKAT şubesine ait, 30/07/2025 Keşide Tarihli, ... Seri Numaralı, 2.000.000,00 TL bedelli çek aslı incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de İİK'nın 257/1. maddesindeki şartların mevcut olduğu ve 258. maddesindeki yaklaşık ispat koşullarının da oluştuğu sonucuna varılarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtirazın ihtiyati haczin dayandığı nedenler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlı olarak incelenmesi, çek üzerinde tarifat iddiası ve imzaya yönelik itiraz ile kötü niyete ilişkin itirazın açılması muhtemel davanın konusu oluşturması, ihtiyati haciz kararına itiraz nedeni olarak düzenlenmemiş olması nedeni ile itirazın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-İhtiyati haciz kararına yapılan itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında verilen ihtiyati haciz kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu çekin karşılıksız çıkmadığını, çekteki tahrifat nedeniyle bankada yeteri kadar mevduat olmasına rağmen çekin banka tarafından ödenmediğini, bununla beraber ihtiyati hacze kon çek İstanbul 37. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz ile birlikte takibe konu edilse de bu takibin de İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/541 Esas sayılı davası üzerinden alınan ara karar ile durdurulduğunu, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir alacak olması gerektiği şartının eldeki talepte gerçekleşmediğini, banka yazısı gereğince çekin karşılıksız olmadığı, ibraz tarihinde müvekkilin hesabında 2.003.227,40 TL bulunduğunun açık olduğunu, dolayısıyla alacağın varlığı ve muacceliyeti hususunda mahkemenin kanaatinin isabetsiz olduğunu, mahkemenin itiraz nedenlerini “ileride açılacak menfi tespit davasında incelenir” gerekçesiyle reddettiğini, çekteki tahrifat ve imza uyuşmazlığının doğrudan alacağın dayanağına ilişkin olduğunu, bu husus görmezden gelinerek ihtiyati haczin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Çekin hamil ... tarafından 01/08/2025 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğini, muhatap bankanın ise 11/08/2025 tarihli yazısıyla “çekin bedeli ve keşide tarihinde tahrifat bulunduğu, değişikliklere ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığı” gerekçeleriyle ödeme yapmadığını, zira çekteki tahrifatlara ilişkin kalem renkleri ve tonlarının dahi birbirinden farklı olduğunu, Bununla yetinmeyen hamilin İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe başladığını, alacaklı tarafın aynı zamanda 15/08/2025 tarihinde çek üzerindeki bedel 2.000.000 TL görünmesine rağmen 100.000 TL alacakla sınırlı olmak üzere İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/459 D. İş, 2025/464 Karar sayılı kararı ile 100.000 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı aldığını, karar konusu ihtiyati haciz talebi bedeli 2.000.000 TL olan çek üzerine dayandırılmış olmasına rağmen, yalnızca 100.000 TL’lik kısım yönünden ihtiyati haciz istendiğini, çekin bedeli ile talep arasındaki farkın, alacaklının kötü niyetli davranarak gerçeğe aykırı şekilde ihtiyati haciz kararı aldırmaya çalıştığını gösterdiğini, Alacaklı tarafın hiçbir hukuki meşruiyeti bulunmayan, açıkça tahrifata uğratılmış bir kâğıdı çekmiş gibi göstererek icra dairesine başvurduğunu, takibe dayanak yapılan senedin düzenleniş tarihi ve bedeli üzerinde silinti, kazıntı ve değişiklikler içerdiğini, bedel hanesindeki 1.000.000 TL tutarının 2.000.000 TL’ye çıkarıldığı, düzenleme tarihindeki 30/06/2025 ifadesinin 30/07/2025’e çevrildiğinin sabit olduğunu, bunun kambiyo senedinde “asli unsurları” ortadan kaldıran vahim bir sahtekârlık olduğunu, Çekin lehtar tarafından ciro edildiğini, ancak muhatap bankanın 11/08/2025 tarihli yazısıyla “keşide tarihinde ve bedelde tahrifat yapıldığı ve bu tahrifata ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığı” gerekçesiyle ödemeden imtina ettiğini, bankanın bu yazısının çekin şekil şartlarını kaybettiğini ve müvekkilimin iradesini içermediğini resmi şekilde ortaya koyduğunu, banka dahi bu sahteciliği tespit etmişken, alacaklının hâlâ bu kâğıt üzerinden takip başlatmasının iyi niyetle bağdaşmayacağını ve açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, dolayısıyla bu türden bir belgeye dayanılarak da ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, Kambiyo vasfı olmadığını, senedin hükümsüz olduğunu, çekteki tahrifatın kambiyo vasfını ortadan kaldırdığını ve tahrifata dayalı takip yapılamayacağını, bu hususun da senet metninde açıkça ve ilk bakışta anlaşıldığını, nitekim ekli yazıdan da anlaşılacağı üzere muhatap banka tarafından da bu sebeple ödeme yapılmadığını, zira ekli hesap özetinden de anlaşılacağı üzere çekin bankaya ibraz edildiği 01/08/2025 tarihinde müvekkilin çek hesabında 2.003.227,40 TL nakit bulunduğunu, çekin karşılıksız olmadığını, Muhatap bankanın ... Beylikdüzü Şubesi’nin 11/08/2025 tarihli resmi yazısında ve çek arkasına yazdığı yazısında, çek üzerinde keşide tarihi ve bedelde tahrifat yapıldığı, bu tahrifata ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığının açıkça belirtildiğini, bu haliyle söz konusu çekin kambiyo senedi vasfını yitirmiş olduğunu, İİK m.257 anlamında ihtiyati hacze dayanak olamayacağını, Takibe konu çekin "karşılıksızdır" işlemi görmediğini, aksine, muhatap banka tarafından yalnızca tahrifat nedeniyle ödeme yapılmadığının belirtildiğini, bu durumda alacaklı tarafın “çek karşılıksızdır” iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, kanunun aradığı şekilde bu türden bir işleme tabi tutulmayan çek ile ilgili olarak kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takip yapılmasının mümkün olmadığını, muhatap banak tarafından çekin arkasına “keşide tarihinde ve bedelde tahrifat yapıldığı ve bu tahrifata ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığı” gerekçesiyle ödeme yapılamadığının belirtildiğini, bunun "karşılıksızdır" işlemi olmadığını, dolayısıyla bu hususun da icra müdürlüğü ve mahkeme tarafından resen gözetilmesi gerektiğini, hesapta bakiye bulunmasına rağmen ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dolayısıyla İİK 257. maddede gereken şartların oluşmadığını, alacaklının talebi ve yukarıdaki hususlar birlikte değerlendirildiğinde yargılamayı gerektirdiğini, vadesi gelmiş bir borçtan da söz edilemeyeceğini, müvekkilin imzası ve iradesi olmadığını, bu hususta ayrıca İcra Hukuk mahkemesine dava açıldığını, bu hususlar da yargılamayı gerektirdiğinden meşru ve vadesi gelmiş bir alacaktan söz edilemeyeceğini, Kambiyo senedine dayanarak ihtiyati haciz isteminde bulunan alacaklının Ticaret Hukuku bakımından haklı hamil durumunda olması gerektiğini, somut olayda çek incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk, talep edenin de meşru hamil olmadığının görüldüğünü, ciro silsilesinin muntazam olabilmesi için ilk cironun senedin lehtarı tarafından yapılması gerektiğini, senedin lehtarı tarafından yapılmayan ciro ve ondan sonraki ciroların geçersiz olacağını, bu nedenle ciro silsilesinde kopukluk bulunan bir senedi iktisap eden kişinin senedin yetkili hamili olamayacağını ve senet bağlamında hak talep edemeyeceğini, somut olayda çekin ön yüzünde keşidecisinin ..., çekin arka sayfasında ilk cirantanın da ... olduğunu, bu nedenle ilk cironun senedin lehtarı olan kişi tarafından yapılmadığını, ...'nın cirosunun da kim tarafından silindiğinin belli olmadığını, yine bu hususlar yargılamayı gerektirdiğinden ihityati haciz kararının haksız olduğunu, Takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, İİK m.50 uyarınca icra takibinde yetkinin borçlunun yerleşim yeri veya senedin ödeme yerinde olduğunu, müvekkilin yerleşim yerinin İstanbul dışında ve Tokat'ın Turhal ilçesinde olduğunu, kaldı ki takibe konu evrakın muhatap bankasının da ... Turhal şubesi olduğunu, İstanbul yetki çevresinin dışında olduğunu, bu nedenle takibin açıkça yetkisiz dairede başlatıldığını, takip dayanağı çek olduğundan, çekin ödeme yeri TTK’nın 780/1-d bendi uyarınca çekte gösterilmiş ise o yer icra dairesi, gösterilmemiş ise TTK’nın 781. maddesinin 2. fıkrası uyarınca muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinin yetkili olduğunu, ayrıca TTK’nın 781. maddesinin 3. fıkrası “Düzenleme yeri gösterilmemiş çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır” hükmünü içerdiğini, İİK’nın 50/1. maddesi uyarınca çekin düzenlendiği yer icra dairesinin yetkili olduğunu, o yer icra dairelerinde takip yapılabileceğini, somut olayda muhatap banka ... Turhal Şubesi, yine takibe konu evrak üzerinde düzenleme ve dolayısıyla da ödeme yeri Turhal ilçesi olduğu açıkça yazdığından İstanbul 37. İcra Dairesinin yetkisiz icra dairesi olduğunu, bu nedenle yetkili yerin Turhal İcra Daireleri olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece 19/08/2025 tarihli karar ile; ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılmak suretiyle itirazlar incelenmiş ve 09/09/2025 tarihli ek karar ile;İhtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Talep dayanağı; ... Turhal/Tokat şubesine ait, 30/07/2025 Keşide Tarihli, ... Seri Numaralı, 2 000.000,00 TL Bedelli çekin, keşidecisi ..., lehdarı ... olan çekin, lehdar tarafından ihtiyati haciz talep eden ...'a ciro edildiği, hamil tarafından .../ Beylikdüzü Şubesine ibraz ettiği ve banka tarafından '' ibraz edilen iş bu çek üzerindeki yazılı bedelin tespitinin mümkün olmaması nedeni ile işleme alınmadığının,'' çek arkasına şerh düşüldüğü anlaşılmıştır. İİK’nın 258. maddesinde ise ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri ,çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Ancak, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanır ve HMK’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir. (Emsal: Yargıtay 11. HD 2016/12815 Esas 2016/9299 Karar) Somut olaya dönüldüğünde; talep dayanağı 30/07/2025 Keşide Tarihli, ... Seri Numaralı, 2 000.000,00 TL Bedelli çekin, ... Turhal/Tokat şubesi nezdindeki hesaptan keşide edildiği, çekin süresi içinde .../ Beylikdüzü Şubesine ibraz edildiği, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ...'ın yerleşim yeri adresinin; Beylikdüzü/İstanbul olduğu, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlulardan lehtar ...'un adresi Küçükçekmece/ İstanbul olduğu, diğer borçlu keşideci ...'nın adresinin ise Turhal/ Tokat olduğu, talep dilekçesinde ayrıca her iki borçlunun 2. Adresi olarak Beşiktaş/İstanbul adresinin gösterildiği, uyap sisteminden borçluların mernis adresleri sorgulandığında ilk yazılan adreslerin mernis adresleri olduğu, her iki borçlununda Beşiktaş/ İstanbul adresinin mernis adresleri olmadığından bu 2. yazılan adresin borçluların yerleşim yeri adresleri olmadığının tespit edildiği, buna göre ne alacaklının yerleşim yeri, ne borçluların yerleşim yerleri, ne keşide yeri ne de ödeme yerinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki sınırları dahilinde bulunmadıkları, mahkemece bu gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 09/09/2025 tarihli ek kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, ihtiyati hacze itiraz edenin, mahkemenin yetkisine yönelik itirazının kabulü ile; ilk derece mahkemesinin 19/08/2025 tarih ve 2025/459 D.İş Esas - 2025/464 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati hacze itiraz eden ...'nın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/09/2025 tarih ve 2025/459 D.İş Esas - 2025/464 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2- İhtiyati hacze itiraz eden ...'nın, mahkemenin yetkisine yönelik itirazının kabulü ile; İlk derece mahkemesinin 19/08/2025 tarih ve 2025/459 D.İş Esas - 2025/464 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının itiraz eden ... yönünden KALDIRILMASINA,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
3-Yasa gereği ihtiyati hacze itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-İhtiyati haciz talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 6-İhtiyati hacze itiraz eden vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/b maddesine göre taktir olunan 12.500,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edene iadesine, 8-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 255,00 TL istinafa gidiş-dönüş masrafı olmak üzere; toplam 1.938,10 TL' nin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, 9-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.