T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1057 Esas
KARAR NO: 2025/968 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/604 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 10/10/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; İş bu tanıma ve tenfiz konulu davada dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talep edildiğini, ancak mahkemenizce "yaklasık ispat koşulunu sağlamadığı ve bu nedenle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, bu sebepten ötürü davanın incelenmesi sırasında müvekkilinin hali hazırda Tataristan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesinin ... sayılı, 10 Mart 2023 tarihli, Rusya Federasyonu adına verilmiş karar ile kesinleşmiş alacağına kavuşmasının önüne geçilmemesi ve davalıların mal kaçırma ihtimalleri bulunduğundan dolayı tekrar ihtiyati haciz talep etme zorunluluğunun doğduğunu, öncelikle İİK'nın 257. Maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olmasının yeterli olduğunu, kanunun aradığı alacağın ispatı hususunun gerek doktrin gerek uygulama gerekse de yüksek mahkeme kararları ile sabit olup yaklaşık ispat kuralı olduğunu, dava dilekçeleri ekinde noter onaylı tercümesini sunduklarını, yabancı mahkeme kararının ise müvekkilin alacaklı olduğunu tam anlamıyla ortaya koyduğunu, zira bir alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilebilmesi için alacağın dayandığı mahkeme kararının yerli mahkeme tarafından tanınmasının beklenmesine gerek bulunmadığının yüksek mahkeme kararları ile yerleşik bir içtihat olduğunu, "İİK'nın 257. Maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olmasın yeterlidir. Dairemizin yerleşik kararlarında da, ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispat yeterli kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkemece aleyhine ihtiyati haciz istenen ... yönünden ihtiyati haciz talebinin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak gösterilen 25/03/2013 tarihli 45.530 Euro bedelli ve yine 25/03/2013 tarihli 186.000,00 TL bedelli banka dekontları sunulmuş olup üzerlerinde “... A.Ş. Hisse Devir Bedeli” açıklaması bulunmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Dairemizin yerleşik kararlarında da, ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispat yeterli kabul edilmektedir. ... yönünden ihtiyati haciz talebinin sunulan banka dekontları ve miktarı nazara alınarak kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, temyiz eden ihtiyati haciz isteyenin ... Yönünden temyiz isteminin kabulü ile hükmün ... yönünden bozulması gerekmiştir." şeklinde olduğu, bozma gerekçesinin huzurdaki davaya da emsal teşkil ederek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.,
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/10/2024 (Ara Karar Tarihi) ve 2024/604 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Davacı vekili, dilekçesinde de bahsettiği üzere, daha öncede dava dilekçesiyle bereber ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkememizce 29.08.2024 tarihli kararla talebin reddine karar verilmiş, kararın gerekçesi ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Davacı vekilinin, bu sefer 04.10.2024 tarihli yukarıda özetlenen dilekçesiyle aynı talebi yinelediği, fakat dilekçesi incelendiğinde, her hangi yeni bir sebep göstermediği, yeni bir delil sunmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle, daha önce mahkememizce verilen 29.08.2024 tarihli karardan sonraki dönemde talebin reddin kararı verilmesini gerektiren şart ve durumda da herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, '1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yukarıda bilgilileri verilmiş dosya ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında Tataristan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesinde görülen yargılama sonucu Rusya Federasyonu adına verilen ... sayılı, 10 Mart 2023 tarihli karar uyarınca "İstanbul’da bulunan ... ŞİRKETİ’nden (Tescil no: ..., Mersis No. ...) Nijnekamsk Şehri’nde bulunan “Nijnekamskneftehim” ... A.Ş.ye ( Devlet esas tescil no:..., Vergi np: ...) ödenmek üzere yükümlülüklerin yerine getirilme günü Rusya Bankasının kuruna göre 2972701,09 USD borç, 272328,63 USD faiz, 487930,31 USD ceza tutarının tahsil edilmesine, Devlet vergisi olarak da ... Ruble alınmasına," karar verildiğini ve 22 Haziran 2023 tarihinde kesinleşmiş olan karara karşı tanıma tenfiz talepli dava ikame edildiğini, Diğer yandan Davalı .... için Kazan Mahkemesi tarafından Rusya Federasyonu adına 2-879/202 Sayılı 16.02.2023 Tarihli Kararı ile 10490524,88 USD borcun, bu borcun 07.07.2022 ile 16.02.2023 tarihleri arası işlemiş faiz tutarı olan 503401,48 USD'nin ve 17.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizinin; ... Nolu Kredi Sözleşmesi uyarınca borçlanılan 2973701,06 USD borcun ve bu borçtan 23.07.2022 ile 16.02.2023 tarihleri arasında tahakkuk eden 246673,82 USD faizin, 01.10.2022 ile 16.02.2023 tarihleri arasında işleyen 2119447,29 ceza tutarının ve 17.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizinin ifası tarihinde Rusya Bankasının Kuruna göre ödemesine hükmettiğini ve yine anılı karar tanıma tenfiz davalarına konu edildiğini, Yargılama esnasında son dönemde Türk Lirasının tüm para birimlerine karşı yaşadığı değer kaybı neticisinde, davalı şirketin müvekkil şirkete olan borcu Türk Lirası bazında hızla artmakta olduğunu; bu durum da davalı şirketin ödeme kabileyetini yitirme ve dava konusu olan yabancı mahkeme kararında davalı aleyhine hükmedilen tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 200.000,00 Amerikan Doları tutarının davalılardan tahsiline yönelik şüphe arttığından dolayı İİK m. 257/2 hükmü kapsamında herhangi başkaca teminatı olmayan alacak için ihtiyati haciz isteminde bulunulduğunu; taleplerinin öncelikle alacağın tahsilini güvence altına almayı ve böylece alacaklının haklarını korumayı amaçlayan geçici bir önlem olup aksi halde yargılama devam ederken müvekkilin alacağına erişmesini imkansız kılacak durumlar ortaya çıkartılması endişesinin yüksek olduğunu, 27.08.2024 tarihli dava dilekçeleri ile birlikte davalıların malları üzerinde her birine 200.000,00-ABD Dolarına kadar haciz talep edildiğini; taleplerinin 19.08.2024 tarihinde "mevcut delil durumu" ve "yaklaşık ispat" kuralı gerekçe gösterilerek reddedildiğini; bu kararın taraflarınca istinaf edilmediğini, Akabinde 04.10.2024 tarihinde taraflarınca yeniden ihtiyati haciz talep edildiğini ve bu sefer taleplerine işbu dilekçe ekinde mahkemeye sundukları ve borçluların medyada yer bulduğunu ve işçilerini mağdur ettiği bu sebeple de yargı yoluna gidildiği yönünde haber sunulduğunu ancak buna rağmen taleplerinin 10.10.2024 tarihinde reddedildiğini ve redde ilişkin kararın taraflarına tebliğ edilmediğini; uzun süredir davalar ile uğraşan şirketin borçlarını ödememek adına mal kaçıracağı gerçeği hayatın olağan akışına uygun olmakla beraber davalıların mal kaçırma şüphesini artırmakta olduğunu; yargılama sırasında müvekkile olan borcundan ve sair diğer alacaklarından kurtulmak amacıyla kötü niyetli şekilde hareket etmesi ihtimaline karşı davalının mallarının geçici hukuki koruma yöntemlerinden ihtiyati haciz ile garanti altına alınması gerektiğini, Tanıma ve tenfiz talep ettikleri yargı kararlarının açıkça davalıların borcunu ortaya koymakta ve bu durum da yaklaşık ispat koşulunu sağlamakta olduğunu; Yargıtay 6. HD., E. 2014/3906 K. 2014/4941 T. 14.4.2014 kararında da:"İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesindeki muacceliyet koşulları oluşmadığı gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiştir. Tenfiz kararı kesinleşmeden ifa edilemez ise de bu karara dayanarak ihtiyati haciz istenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. İhtiyati haczi tamamlayan merasimin gerçekleşip gerçekleşmediği sonraki bir aşama olup hükme gerekçe yapılamaz. Kaldı ki İcra İflas kanunu'nun 257. maddesinde ihtiyati haczin vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu için istenebileceği düzenlenmiş olduğu gibi, vadesi gelmemiş borçlar için de istenebilme koşulları ayrıca gösterilmiştir. Tenfiz kararının amacı, yabancı ülkelerde hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesini sağlamaya yöneliktir. Buna göre yabancı mahkeme veya hakem heyeti tarafından verilen bir kararla tespit edilen alacak hakkında tedbir niteliğinde bulunan ihtiyati hacze karar verilmesi için yabancı kararın tenfizi koşulunun aranmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü ihtiyati haciz kararı ile sadece borçlunun mal ve haklarına geçici olarak el konulmaktadır." denilerek yabancı mahkeme kararlarının tanıma tenfizi yargılaması esnasında borçlu mallarına ihtiyati haciz koyulabileceğinin belirtildiğini, İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu ret kararı kanunun aradığı ispat şartından uzakta olduğunu; Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerince tanınacak bir yabancı mahkeme kararı mevcutken daha ileri ispat olarak ne sunulabileceği meçhul olmakla beraber davalı şirketin borçlarının olduğu ve şirketin zor durumda olduğu da medyaya dahi konu olmuş bir olgu olduğunu; müvekkilin yargılama sırasında hakkını kaybetmesi söz konusu olabileceğinden İİK'nin tanımış olduğu hakkın uygulanması gerektiğini; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında henüz tenfiz kararı kesinleşmemiş yabancı mahkeme kararına konu alacağın ilama dayalı olması karşısında muaccel olmadığının kabul edilemeyeceğini belirttiğini; işbu istinaf başvurularına ek olarak emsalleri paylaşılan yerleşik içtihatlarda da görülüğü üzere İİK'nın aradığı koşulların sağlanmış olduğu hallerde ihtiyati haciz koruması talepte bulunana sağlanması; hukuk üstünlüğünün sağlanması adına alacaklının alacağına kavuşmasının önünde engeller kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin dikkatini, ilk derece mahkemesinin davada adli bir kararın verilmesine ilişkin koşulları, özellikle de mal varlıklarına geçici olarak el konulmasının alacaklı Rus şirketi '...'in haklarını garanti altına almak için gerekli bir ihtiyati tedbir olduğunu doğru bir şekilde değerlendirmediğine çektiklerini; buna ek olarak, mahkeme, görünüşe göre, talep edilen güvenlik tedbirinin, borçlular tarafından alacaklıya henüz ödenmemiş olan büyük miktardaki borçla (1,4 milyar Türk lirasına eşdeğer olan 4 milyar rubleden fazla) ve varlıkları gizlemeyi ve/veya kaçırmayı amaçlayan kötü niyetli işlemler riskiyle ilgili olduğu gerçeğini dikkate almadığını, İlk derece mahkemesi, Türkiye'nin usul hukuku normlarına (İcra Takibi Kanunu'nun 257. Maddesi) ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına aykırı olarak geçici tedbirlerin uygulanmasının reddine karar verdiğini; bu koşullar altında taraflarınca ilk derece mahkemesinin ihtiyatı haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılması ve ... A.Ş. ve ... aleyhindeki ihtiyati haciz taleplerinin karşılanması talep edilmekte olduğunu, Yerleşik yargı kararları uyarınca da yabancı mahkeme veya hakem kararı varlığında muaccel olmuş olan ve başkaca teminatı bulunmayan borcun İİK m. 257'de belirlenmiş "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü şartlarını yerine getirdiğini; hal böyle olunca reddedilen talepleri yönünden istinaf başvurunda bulunma zorunluluğunun doğduğunu,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve mahkemenizce de re'sen gözetilecek nedenlerden dolayı, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/604 Esas sayılı dosyasında verilmiş 10.10.2024 Tarihli İhtiyati Haciz taleplerinin reddi ara kararının KALDIRILARAK İHTİYATİ HACİZ TALeplerinin KABULÜNE, İİK m.257 vd. hükümleri uyarınca, davalinin menkul, gayrimenkul, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile banka hesaplarının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşuluyla şimdilik 200.000,00 Amerikan Doları kadarına kadar olan kısmının ... Montaj A.Ş.'den ve 200.000,00 Amerikan Dolarına kadar olan kısmının ...'dan İHTİYATİ HACİZ YOLUYLA haczedilmesine, yargılama giderleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına; karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. 11/02/202 Talep; yabancı mahkeme kararının tenfizi talepli davada, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut talepte; davacı vekili, davalılar aleyhine Tataristan Cumhuriyeti Tahkim Mahkemesinin А65-33527/2022 sayılı, 10 Mart 2023 tarihli, Rusya Federasyonu adına verilmiş kararının ve Yüksek Mahkemenin 33-10774/2023 Sayılı 30.10.2023 tarihli Kararının tenfizini ve hüküm altına alınan alacağın tahsilinin temini için davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, dava dilekçesi ekinde yabancı mahkeme ilamı, Türkçe tercümesi, apostil şerhi sunulmuş, daha sonra dosyaya kesinleşme tarihlerine ilişkin tercüme evrakı sunulmuştur. 5718 Sayılı MÖHUK'un 53. Maddesine göre; tenfiz dilekçesine Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi, ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya daha sonra sunulan kesinleşmeye ilişkin tercüme sunulmuş ise de, ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belgenin bulunduğunun ve ilamların kesinleştiği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde anlaşılamadığı, bu hususta davalıların itirazının bulunduğu, bu hususta ve tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin Mahkemece de bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği de dikkate alındığında dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler ile bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; talep dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davcıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.